hastalığı ile cümle
hastalığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Dünya Sağlık Örgütü, hastalığı tedavi amacıyla bazı ilaçlarda indirim yapılmasını sağlamıştır.حينها، فكر مجلس الصحة بطرق لإيقاف المرض من الإنتشار أكثر.
Hastalığın her 10.000 kişide 30’unda görülebilir.هذا يحدث لشخص واحد من كل 10,000 شخص يتعرضون لهذا المخدر.
Hastalığın tedavisi kendisini büyük miktarda borç içine soktu.أدى مرضها إلى غرق الأسرة في كثير من الديون.
Babası tüberküloz hastalığına yakalanmıştı, doğumundan kısa süre sonra Massachusetts'e taşındılar.توفيّ والده من مرض السل وهو الحادية عشرة من العمر وبعدها انتقلت عائلته إلى لورانس في ولاية ماساتشوستس.
Ancak Parkinson hastalığı'na yakalandı.بسبب مرض باركنسون .
Kısa vadede radyasyon hastalığı, uzun vadede kanser görülür.ويظهر هذا التوتر على كل من المدى القصير والطويل سرطان.
ALS hastalarının çoğu da hastalığın kendisinden değil de solunum problemleri (pneumonia) yüzünden ölmektedir.كما أن معظم المرضى لا يموتون من المرض ذاته بقدر موتهم من أمراض أخرى ومضاعفات مرتبطة بالمرض.
Etken, Sığır vebası hastalığı etkeni ile aynı familyadadır.حيث ينتمي فيروس داء الكلب المعروف إلى نفس العائلة.
Veba hastalığından dolayı ölmüştür.توفي في النجف بالطاعون.
Uzun sürebilir; hastalığın toplam süresi 1 yıla uzayabilir.قد يستغرق العلاج ما يصل إلى سنة واحدة للقضاء تماما على المرض.
Bu nedenle bunlar kalp damar hastalığı olan kişilere tavsiye edilmez.على سبيل المثال، لا يوجد شئ يسمى مرض القلب.
1990 - Fransa, deli dana hastalığı nedeniyle Birleşik Krallık'tan sığır ve sığır eti ithalini yasakladı.2002 أعلنت فرنسا رفع الحظر عن لحوم الأبقار البريطانية.
Kabakulak aşısı, kabakulak hastalığını güvenli bir şekilde önler.لقاح الحمى الصفراء آمن بشكل عام.
Kanser hastalığı insanlığın en büyük düşmanıdır.مرض السرطان هو عدو البشريه الأكبر
Alzheimer hastalığı yavaşça ve hissedilmeden oluşur.الزهايمر مرض يحصل ببطئ وبدون الشعور به
Trabzon'da COVID-19 hastalığı nedeniyle tedavi gördüğü hastanede 14 Nisan 2020'de hayatını kaybetti.[9]توفي في 14 أبريل 2020 في إحدى مستشفيات طرابزون بعد إصابته بفيروس كوفيد-19.[1]
1882 - Robert Koch, verem hastalığına neden olan bakteriyi (mycobacterium tuberculosis) keşfettiğini duyurdu.1882 — Robert Koch anuncia a descoberta da bactéria responsável pela tuberculose (Mycobacterium tuberculosis).
Hastalığın bu ağır türüne ilk kez 1953 yılında Filipinler’de rastlandı.Esta forma grave da doença foi relatada pela primeira vez em 1953, nas Filipinas.
Hastalık ve hastalığın mekanizması ilk kez 1941'de the Blitz of London'da açıklandı.A doença e seus mecanismos foram elucidados pela primeira vez na Blitzkrieg de Londres em 1941.
Bir insanda görülen hastalığın türü, enfeksiyona sebep olan Echinococcus türüne bağlıdır.O tipo de doença que ocorre nas pessoas depende do tipo de Echinococcus que causa a infeção.
Hastalığın iki tipi vardır.Essa doença tem dois tipos.
70'i aşkın ülkede yaklaşık 700 milyon kişi, hastalığın yaygın görüldüğü bölgelerde yaşamaktadır.Em torno de 700 milhões de pessoas, em mais de 70 países, vivem em áreas onde a doença é comum.
Zelig'in hastalığı nükseder ve bir kez daha etrafına uyum sağlamaya çalışır.A doença de Zelig retorna, e ele tenta novamente se adaptar.
1946'da hastalığı nedeniyle emekliye ayrıldı.Teve de se demitir em 1946 devido a uma doença.
Bu kısa dönemin van Gogh'un hastalığının çalışmaları üzerinde etkisini gösterdiği tek dönem olduğunu söyler.Ele comentou que este pequeno período foi a única época que a doença de Van Gogh afetou sua arte.
Hastalığın nasıl yayıldığı bilinmemektedir.Ainda não se sabe como a doença se propaga.
Yaklaşık 1112 yılında, Aleksios romatizma hastalığına yakalandı ve hareket edemez oldu.Por volta de 1112, Aleixo caiu doente de reumatismo e não conseguia se mexer.
"Wilson hastalığı".Doença de Wilson.
Hastalığı önlemek için en iyi yapılabilecek sigara içmemektir.A melhor maneira de prevenir a doença é não fumar.
Parkinson hastalığıDoença de Parkinson.
Bu hastalığın ekonomik maliyetinin yılda 3 milyar Amerikan Doları civarında olduğu tahmin edilmektedir.O custo económico da doença foi estimado em cerca de 3 bilhões de dólares por ano.
John Herbert üç aylıkken yılancık hastalığından, Henry ise 1863 yılında 16 yaşındayken zatürreeden öldü.John Hebert morreu de erisipela aos três meses de idade, e Henry morreu de pneumonia aos 16 anos em 1863.
Bu hastalığın teşhisi genellikle hastalığın işaretlerine ve belirtilerine dayanılarak konulabilir.O diagnóstico normalmente pode ser feito baseado nos sinais e sintomas da doença.
Kendi adıyla anılan Pick hastalığı'nı ve bu hastalıkta karakteristik olan Pick cisimciklerini tanımlamıştır.É conhecido por ter identificado a Demência de Pick e os Corpos de Pick, que são característicos da doença.
Hastalığın yaygın olduğu bölgelerde, tüm gruplar aynı anda ve her yıl prazikuantel ilacıyla tedavi edilebilir.Em áreas onde a doença é comum, o medicamento praziquantel pode ser dado uma vez por ano, para todo o grupo.
Temizlik ve hijyeni geliştirmek de hastalığın yayılmasını yavaşlatır.Melhorar a limpeza e saneamento irá também diminuir o disseminação.
Claudius'un hastalığına ilişkin modern teşhisler geçen yüzyılda birkaç defa değişmiştir.Ao longo do século passado, o diagnóstico moderno da aparência de Cláudio mudou por diversas ocasiões.
Hastalığın başlangıcında her zaman güvenilir bir ayırt edici olmayabilir.No entanto, na fase inicial da doença este indicador nem sempre é confiável.
Oyuncu hastalığı yenmiştir.A atriz se curou da doença.
Hastalığın gelişimi konusunda bir etkiye sahip olup olmadıkları kesin değildir.Não é claro se afetam a progressão da doença.
Viral virülans faktörleri enfeksiyona neden olurlar ve meydana gelen viral hastalığın ciddiliğini belirlerler.O fator de virulência viral determina se a infecção ocorre e o quão graves são os sintomas da doença viral.
Thomas Addison, 1849'da Addison hastalığını ilk tanımlayan kişidir.A primeira descrição clara da doença foi feita por Thomas Addison em 1849.
Althusser hayatının geri kalan kısmında düzenli tekrarlayan ruh hastalığından muzdarip oldu.A partir de então, Althusser sofreu de enfermidades periódicas durante o resto de sua vida.
Bunun bir örneği, fenilketonuria hastalığının en yaygın olan tipidir.Um exemplo disso é que o acontece com o tipo mais comum de fenilcetonúria.
İnsanlarda bu hastalığın önlenmesi, hayvanların bu hastalığa karşı aşılanmasıyla sağlanmaktadır.A prevenção da doença em seres humanos é alcançada pela vacinação dos animais contra a doença.
Bu yüzden hastalığın tanısında genetik testler güvenilir bir seçenek oluşturmaz.Por conseguinte, os testes genéticos não são uma alternativa confiável no diagnóstico da doença.
Hastalığın belirtileri genellikle 5-6 yaşlarında ortaya çıkar.Os sintomas geralmente começam a aparecer entre os 5 e 6 meses de idade.
Bu yüzden, bu hastalığın bir alanda varlığını sürdürebilmesi için insanlarda her sene tekrarlanması gerekir.Dessa forma, a doença deve ocorrer a cada ano em humanos situados em determinada área afetada.
Sonradan çeşitli çarpışmalara katıldı ve 1370'te İspanya'da savaşmakta iken dizanteri hastalığına yakalandı.Entretanto, depois de outras aventuras militares ele acabou pegando disenteria na Espanha em 1370.
2010 yılında akut hepatit A hastalığından dolayı 102.000 kişi ölmüştür.Em 2010, a hepatite A aguda provocou a morte a 102 000 pessoas.
Dünya Sağlık Örgütü, hastalığı tedavi amacıyla bazı ilaçlarda indirim yapılmasını sağlamıştır.A Organização Mundial de Saúde fornece medicamentos para o tratamento da doença a custo reduzido.
Hastalığın görülme sıklığının 2014 yılına kadar bu alanlarda arttığı gözlenmiştir.Essas áreas também têm visto um aumento nos casos até 2014.
Alt tür pallidumun tersine, sinir hastalığına sebep olmazlar.Ao contrário do subtipo pallidum, estas subespécies não causam doenças neurológicas.
Hastalığın ilerleyen safhalarında; abdomen, akciğer ve başka diğer bölgelere metastazlar görülebilir.Na doença já avançada, pode haver metástases para o abdome, pulmões e outros órgãos.
Hastalığın sinir sistemini etkilemediği durumlarda tedavi gerektirmeyebilir.O tratamento da doença quando não envolve o sistema nervoso pode não ser necessário.
Hastalığın bulaştığı insan sayısı 1995 yılında 500,000 olarak tahmin edilmektedir.A última estimativa do número de pessoas infectadas foi de mais de 500.000 em 1995.
Anoksi İrtifâ hastalığı HipoksifiliHepatite autoimune Entenda a doença
Viral bir koyun-keçi hastalığıdır.Lanolina: Uma ovelha mal-humorada.
Bölümde Secde sırasında hastalığından dolayı vefat etmiştir.Morreu de uma doença durante a sua campanha no Sião.
Önlemek için, hastalığın görüldüğü bölgelerde sivrisineklerin azaltılması gerekir.A prevenção envolve a diminuição das picadas dos mosquitos em áreas onde ocorre a doença.