hastalığı ile cümle

hastalığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu hastalığın genel seyri hastalıktan oluşan şikayetlerin artması (lat.Etiología general (causas de la enfermedad).
Nefrit: Bir böbrek hastalığı.Migraña: Una pesadilla cerebral.
Sürgün yaşamı ve memleket hasreti hastalığın hızlı ilerlemesine neden oluyordu.El proceso tenía que ser acelerado por la urgente necesidad de viviendas.
Lyme hastalığı tanımlandı.Enfermedad de Lyme.
Soğuk algınlığı, en sık görülen insan hastalığıdır ve insanları global olarak etkiler.La neumonía adquirida en la comunidad es un tipo de neumonía y afecta a personas de todas las edades.
Bunun bir örneği, fenilketonuria hastalığının en yaygın olan tipidir.Un ejemplo de esto es el tipo más común de fenilcetonuria.
Oyuncu hastalığı yenmiştir.El actor padecía la enfermedad de Alzheimer.
Hastalığın belirtileri genellikle 5-6 yaşlarında ortaya çıkar.Los síntomas generalmente suelen aparecer después de los 5 años de edad.
Borchert, karaciğer hastalığının tedavisi için İsviçre Basel'de bir sağlık merkezine yatırıldı.En septiembre, Borchert se trasladó a un sanatorio en la ciudad suiza de Basilea para intentar curarse.
Alt tür pallidumun tersine, sinir hastalığına sebep olmazlar.Al contrario de su apariencia, no ocasionan polución.
İnsanlarda bu hastalığın önlenmesi, hayvanların bu hastalığa karşı aşılanmasıyla sağlanmaktadır.Si tiene niños en casa hay que cuidarlos de animales que tengan esta enfermedad.
Bu erken başlangıç dönemi hastalığın adına yanıltıcı bir isim olarak "çocukluk dönemi"ni ekler.Este inicio temprano le da al nombre de este trastorno un final ligeramente engañoso 'de la infancia'.
Pick hastalığı nadir görülen nörodejeneratif bir hastalık.La enfermedad de Pick es una enfermedad neurodegenerativa poco frecuente.
19 Kasım 1949'da kısa bir hastalığı müteakip öldü.Murió en esta ciudad tras una breve enfermedad el 19 de noviembre de 1949.
Vicente hastalığı nedeniyle törene katılamadı.Hannelore no pudo asistir a la boda debido a su enfermedad.
Natta'ya 1956 yılında Parkinson hastalığı teşhisi konuldu.En 1956 le diagnosticaron la enfermedad de Parkinson.
Bunların çoğu eşcinselliği "akıl hastalığı" olarak tanımlıyordu.Muchos de estos automóviles eran pintados "psicodélicamente".
Veba hastalığından dolayı ölmüştür.Murió de la peste.
Ayrıca bu aşı, dolaşımdaki enfeksiyonların sayısını azaltarak aşılanmayan çocuklarda da hastalığı önleyebilir.También el tamaño de la vacuola limita lo que se puede almacenar de malato.
Plak tipi sedef (psoriazis) : Hastalığın en sık görülen türüdür.Las manifestaciones incluyen: Fatiga: Es uno de los síntomas más frecuentes de esta enfermedad.
Ancak bu arada hastalandı ve hastalığının sonunda öldü, böylece başlattığı sefer yarım kaldı.Ese año se puso cada vez más enfermo, hasta que finalmente lo hizo.
Verem hastalığından orada 17 Mart 1862'de ölmüştür.Murió de tuberculosis en Niza el 17 de marzo de 1862.
Bu yıllarda sarılık geçirdi ve 11 yaşındayken ülseratif kolit hastalığına yakalandı.A los once años padeció un brote de fiebre reumática.
Akromegali hastalığının %90 ı hipofiz bezindeki tümörden kaynaklanır.Más de un 90% de casos de mesotelioma están vinculados a la exposición al asbesto.
Bu hastalığın kendini göstermesi 10-20 yılı bulmaktadır.Se da entre los 10 y 20 días de adquirida la infección.
13 Temmuz 1539'da veba hastalığından vefat etti.Murió en 1541 a causa de la peste.
Ayrıca Jigsaw ilerleyen kanser hastalığı yüzünden bir de Doktor Lynn Denlon'ı kaçırttırmıştır.Amanda se retira, a pedido de Jigsaw, a secuestrar a la doctora Lynn Denlon.
Bu bitkinin kökünün kaynatılarak elde edilen suyunun içilmesi şeker hastalığına iyi geldiği ifade edilir.El agua potable de esos estanques se considera curativa.
Parkinson hastaligini taklit eden diger hastaliklar Parkinsonian hastaliklar olarak tanimlanir.Las drogas antiparkinsonianas son aquellas drogas que tratan los síntomas de la enfermedad de Parkinson.
Fakat hastalığı gittikçe ağırlaşmaktaydı.Sin embargo, su enfermedad se agravó.
Hastalığın nadir görüldüğü yerlerde 12 aylıkken uygulanması uygundur. canlı aşı.En lugares donde la enfermedad no es muy común se recomienda administrarla a la edad de doce meses.
Huntington hastalığı (HD), genetik bir nörolojik hastalıktır.La enfermedad de Huntington es un trastorno neurológico degenerativo hereditario.
Kronik kalp krizi hastalığına yakalanmıştır.¿Cómo está el estrés ligado a la enfermedad cardíaca?
Demansın yaygın olan bir şekli Alzheimer hastalığıdır. ^ "Dementia".Esta enfermedad no es una forma normal del envejecimiento.​ El alzheimer es la forma más común de la demencia.
Kronik bir hastalığı sebebiyle de askerlik yapmadı.No hizo el servicio militar a causa de su enfermedad.
Kendisini en ufak büyüyü yapmaktan bile uzak tutan bir hastalığı vardır.También tiene un conocimiento limitado de la magia.
Hastalığın konakçı sayısı az olmasına rağmen tüm dünyada yaygındır.Es una enfermedad rara, aunque se ha descrito en todo el mundo.
Kızamık aşısı kızamık hastalığını önlemede çok etkili bir aşıdır.Por lo tanto una mayor dosis de cafeína parece ser eficaz en la prevención de apnea de la prematurez.
Ancak hastalığı nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı ve aynı yıl öldü.A continuación, se retiró y murió en el mismo año en su hogar.
Hastalığı sırasındaiçine kapandı ve sadece günlüğüne yazdı.Ella misma debió padecer para escribir su Diario íntimo.
Hastalığın inkübasyon süresi 2 yıldan uzun sürer.La longevidad de esta especie es de 2 años.
Şimdiye kadar olan sonuçlar gösteriyor ki; hastalığın bir alandaki kısa vadeli etkileri çok ciddidir.Se ha establecido que los efectos a corto plazo de la enfermedad pueden ser desastrosos.
Evlendikten kısa bir süre sonra multipl skleroz (MS) hastalığı olduğunu duyurdu.Al poco tiempo de su matrimonio, Linda desarrolló esclerosis múltiple.
Bu, uyanma görüleri ve uyuyamama hastalığı ile Gözlemci'yi lanetler.Esto maldice al vigía con visiones de vigilia y una incapacidad para conciliar el sueño.
Bu şekilde, iki ayrı kişide görülen aynı hastalığın tedavisi birbirinden farklılıklar gösterebilmektedir.Ahora se sabe que ambos médicos estaban describiendo aspectos diferentes de la misma enfermedad.
Bathgate 26 Şubat 2016'da 83 yaşında Alzheimer hastalığından Mississauga, Ontario'da yaşama veda etmiştir.Bathgate murió el 26 de febrero de 2016 en su casa en Mississauga, Ontario.
4 Mart 1986'da kanser hastalığından vefat etti.Falleció el 4 de marzo del 2008 víctima de cáncer.
Hastalığın spesifik bir tedavisi yoktur.No existe un tratamiento curativo específico de la enfermedad.
Burada iken hastalığı daha fazlalaşmış ve 15 Aralık 1823 tarihinde vefat etmiştir.Hallándose gravemente enfermo, dictó su testamento el 15 de agosto de 1834.
Belsoğukluğu hastalığı kişiye cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır.Se entera que el hombre tiene una enfermedad de transmisión sexual.
2011 yılında kendisine Basedow hastalığı teşhisi kondu.En octubre solicitó licencia por enfermedad.
Bu olay onda akıl hastalığına neden olacak sanrıları tetiklemiştir.Allí se interesó por la deficiencia mental.
Hastalığın kuluçka süresi 9-10 gün kadardır.El periodo de incubación es de nueve a diez días.
Hastalığın mortalitesi düşük olmasına karşın yüksek morbiditeye sahiptir.La queratoconjuntivitis produce una alta morbilidad, pero con baja mortalidad.
Alzheimer hastalığı ve kanser olabilir.Puede ser un tratamiento potencial de la enfermedad de Alzheimer y la demencia.
Hayvanlarda ender olarak görülür, başlıca insan ve primatların bir hastalığıdır.La enfermedad se transmite principalmente por contacto entre un animal sano y uno enfermo.
O, hastalığına rağmen çalışmaya gitti.È venuto al lavoro nonostante la malattia.
Hastalığın başlangıç yaşı değişkenlik göstermektedir.L'età di esordio della malattia è variabile.
Hastalığın nasıl yayıldığı bilinmemektedir.Non si sa come si diffonda la malattia.
Parkinson hastalığıMalattia di Parkinson

İlgili Sayfalar