hastalığı ile cümle

hastalığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
1964 yılında şeker hastalığından öldü.Elle décède en 1944 de la Maladie de Charcot.
Hastalığın seyri kötüdür ve 12-36 saatte ölümle sonuçlanır.La mort par manque de sommeil survient après six à trente-deux mois.
Köpek hastalığı oldukça şiddetli ve bulaşıcı bir hastalıktır.La maladie de Carré est une maladie virale très contagieuse.
Veba hastalığından dolayı ölmüştür.Il est probable qu'il mourut de la peste.
Hastalığın bulaştığı insan sayısı 1995 yılında 500,000 olarak tahmin edilmektedir.L’OMS estime l’incidence mondiale de la maladie à 500 000 cas par an.
Ağırlaşan hastalığı nedeniyle tekrar Ankara'ya dönmek zorunda kaldı.Il dut rentrer à Belgrade pour des raisons de santé.
2014 yılında Sadakov, kendisine ALS hastalığı teşhisi konduğunu duyurdu.En avril 2015, Solder révèle qu'on lui a diagnostiqué un cancer du testicule.
Amiloid β proteinin oligomerik şekli Alzheimer hastalığının gelişimi ile ilişkili olduğu bulunmuştur.L'amyloïde β sous forme oligomérique est considérée comme cause de la maladie d'Alzheimer.
Özellikle hangi noktada Mozart hastalığı hakkında haberdar oldu ve bu eserlerini etkiledi.Ce décès bouleverse Mozart, et va influencer la composition de son opéra alors en chantier.
Acil servise başvuran çocukların % 85'inin hastalığı hafiftir.85 % des enfants examinés aux urgences pour croup présentent la forme légère.
Hastalığın popüler kültürdeki olumsuz imajına rağmen, hastaların çok büyük kısmı tedaviden fayda görebilirler.Quelle que soit l’ampleur de l’alcoolisme, chaque malade peut bénéficier d’un traitement.
Hastalığın histolojik tipinin prognoz üzerinde etkisi vardır.Complications affect adversely the prognosis of a disease.
Bununla birlikte bazı faktörler hastalığın ortaya çıkma riskini arttırabilir.Les enfants semblent plus particulièrement à risque de développer la maladie.
Hastalığın nedir?¿Qué enfermedad tienes?
Hastanın hastalığı iyileşiyor.El paciente está recuperándose de su enfermedad.
O, hastalığına rağmen çalışmaya gitti.Fue a trabajar pese a estar enfermo.
Tom'un bir kalp hastalığı var.Tom tiene una enfermedad cardíaca.
ALS hastalığı günümüzde ABD'de Lou Gehrig'in hastalığı olarak da bilinmektedir.Esta enfermedad en los libros de Medicina estadounidenses es conocida como la enfermedad de Lou Gehrig.
Bu uluslararası bir kuruluştu ve amacı da insanları epilepsi hastalığı hakkında eğitmekti.Esta organización es una fundación internacional con el objetivo de proporcionar educación sobre la epilepsia.
AIDS hastalığının virüsü HIV, bu enzimi kullanarak insanları enfekte eder.El VIH infecta a los seres humanos gracias a esta enzima.
İshal El, ayak, ağız hastalığı için özel bir tedavi yoktur.No existe tratamiento específico para la enfermedad de manos, pies y boca.
Tifo hastalığı İspanya'da görüldü, bu hastalığın Avrupa'da ilk ortaya çıkışıydı.El Tifus arrasa en España, su primera aparición en Europa.
9 Şubat 1943'te ilerlemiş kalp hastalığından 61 yaşında öldü.El 9 de febrero de 1943, murió a la edad de 61 años de una avanzada enfermedad de corazón.
Gine solucanı hastalığı eski çağlardan beri bilinmektedir.La enfermedad del tétanos, es conocida desde la antigüedad.
Bu hastalığın ölüme yol açması çok nadirdir.Raramente esta enfermedad supone la muerte de la persona infectada.
Bu hastalığı ilk olarak Alois Alzheimer tanımlamıştır.Allí fue examinada por el Dr. Alois Alzheimer.
Hastalığı geçirenlerin ömür boyu bağışıklık kazanabileceği bilinmektedir.Los infectados que sobreviven adquieren inmunidad de por vida.
Parkinson hastalığıEnfermedad de Parkinson.
Hastalığın tanısı birçok yolla yapılır.Las enfermedades infecciones son transmitidas de muchas formas.
Son iki yılını hastalığı nedeniyle eve bağlı olarak geçirdi.Su trabajo se había reducido durante sus últimos dos años de vida a causa de la enfermedad.
Hansen 1860'lardan beri frengi hastalığına sahipti fakat 1912 yılında kalp krizinden öldü.Hansen sufría de sífilis desde los 1860s, pero fallece de un ataque cardiaco.
Hastalığı nedeniyle Prospect Cottage, Dungeness, Kent'e taşındı.Su enfermedad le llevó a mudarse a Prospect Cottage, Dungeness, cerca de una central nuclear.
Hastalığın süresi birkaç haftadan birkaç aya kadar değişiklik gösterir.La duración de la enfermedad varía desde algunos días a varias semanas.
Parkison hastalığına ilk yakalanan kişidir ve parkinson hastalığına ismini vermiştir.Este trabajo sería el último antes de verse seriamente afectado por enfermedad de Parkinson.
Tanılama zorulukları nedeniyle, hastalığın toplumda görülme sıklığının küçümsenmesi olasılığı vardır.Debido a estas dificultades de evaluación, es posible que se subestime el carácter común de la enfermedad.
Ama hastalığı ve erken ölümü, onun imparatorluğu dönüştürme fikirlerine ve çalışmalarına engel oldu.Pero su enfermedad y su muerte anticipada nunca le dejaron poner en práctica sus ideas.
Bahçesaray'da veba hastalığından 1607'de öldü.Murió en la epidemia de peste de 1603.
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu hastalığın en çok işlendiği ve ana tema olduğu bir eserdir.Al día siguiente, tiene lugar a las nueve de la mañana la Procesión del Entierro, la más solemne.
Hukuk okumak istemişti ama hastalığı buna engel oldu.Trató de centrarse en la enseñanza, pero su enfermedad se lo dificultó.
1999 yılından beri Amyotrofik lateral skleroz (ALS) hastalığıyla mücadele etmektedir.A raíz de todo ello, a finales de ese año le fue diagnosticado esclerosis lateral amiotrófica (ELA).
" Peptik ülser hastalığı ve Helicobacter pylori'nin zaman çizelgesi ^ "U.Va."Tratamiento de la úlcera péptica por Helicobacter pylori."
Ancak Parkinson hastalığı'na yakalandı.Sufre la enfermedad de Parkinson.
Bu bileşiklerin Alzheimer hastalığınin başlangıcını da geciktirdiği gösterilmiştir.Posteriormente se sabría que su retiro se debía al inicio de su enfermedad de Alzheimer.
"Wilson hastalığı".Enfermedad de Wilson.
Dimetil fumaratın multipl skleroz hastalığında özürlülük ilerlemesini anlamlı olarak azalttığı bulunmuştur.El dimetil fumarato reduce significativamente la progresión de la discapacidad en la esclerosis múltiple.
Aynı alan hastalığın zamanla yayılmasını nitelendirmek amacı ile tekrar tekrar ziyaret edilmektedir.Al visitarse la misma área repetidamente se puede caracterizar la expansión de la enfermedad en el tiempo.
Yine hastalığın düzeyine göre bu döngü süreleri değişiklik gösterir.Se piensa que todos los casos de esta enfermedad se deben a mutaciones de novo.
Hürrem Sultan'ın zehirlenerek ya da kadın hastalığı sonucu öldüğü rivayet edilir.Se habló de cansancio y hasta de enfermedad del Maestro.
Bu hastalığa yeni tip Creutzfeldt-Jakob hastalığı (new variant Creutzfeldt-Jakob disease, nvCJD) da denmiştir.Nueva variante de la enfermedad de Creutzfeldt-Jakob.
Şubat 1998'de şeker hastalığı nedeniyle sağ bacağını kaybetti.En 1998 le fue amputada la pierna derecha debido a la diabetes que padecía.
Tüm bunlara Reyno hastalığı iki bacağını da kestirmek zorunda kaldı.Debido a un accidente de la niñez, ambos pies tuvieron que serle amputados.
Gut hastalığındaki en önemli ayırıcı tanı septik artrittir.El diagnóstico diferencial más importante en la gota es con la artritis séptica.
Romatizma hastalığı her yaşta görülebilir.La enfermedad puede ser evidente a cualquier edad.
Şimdi tekrar insan olunca hastalığı geri gelmiştir.Es el restablecimiento de la salud una vez que ha aparecido la enfermedad.
Liliya Brik, hastalığın ilerleyen safhasında 87 yaşında intihar etti.Lilia Brik se suicidó a los 87, tras haber sufrido la fractura de fémur.
Son yıllarını Parkinson hastalığı ile mücadele ederek geçirdi.Sus últimos años los vivió sufriendo de la enfermedad de Parkinson.
Diğer tedaviler hastalığın tipine bağlıdır.El tipo de tratamiento depende de la etapa de la enfermedad.
Bazı hastalıklara neden olurlar (uyku hastalığı vs.).Tiene una enfermedad vil (有惡疾).
Lejyoner hastalığı, Legionella pneumophila adlı bakterinin etken olduğu hastalık.Era una bacteria del género Legionella del cual destaca la Legionella pneumophila.
Ai, 1993'te babasının hastalığı sebebiyle Çin'e geri döndü.Regresó a Colombia en 1957 con motivo de la enfermedad de su padre.

İlgili Sayfalar