hastalığı ile cümle

hastalığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kalp hastalığı vardı.Elle avait le cœur malade.
Hastalığın yayıldığı söyleniyor.On dit que la maladie s'est propagée.
Doktor onun hastalığının tedavi edilemez olduğunu söyledi.Le médecin a dit que sa maladie est incurable.
Alzheimer hastalığı yavaşça ve hissedilmeden oluşur.La maladie d'Alzheimer évolue lentement, insensiblement.
Bu bir kontrol etme hastalığıdır.C'est un maniaque du contrôle.
Thomas Addison, 1849'da Addison hastalığını ilk tanımlayan kişidir.Thomas Addison a été le premier à décrire la maladie d'Addison en 1849.
Marie Claire Tchecola, ebola hastalığından kurtulan Gineli bir hemşiredir.Marie Claire Tchecola est une infirmière guinéenne et survivante du virus Ebola.
Aralık ayında bir böbrek hastalığına muzdarip oldu ve daha sonra Panzer Ordusu Müfettişi yapıldı.En décembre, il est atteint d'une maladie du rein et, plus tard, il devient inspecteur des troupes blindées.
Hişam 6 Şubat 743'te bir Çarşamba günü difteri hastalığından ölmüştür.Hichām meurt de diphtérie le mercredi 6 février 743.
ALS hastalığı günümüzde ABD'de Lou Gehrig'in hastalığı olarak da bilinmektedir.Les Américains appellent désormais ce mal dégénératif la maladie de Lou-Gehrig.
Ancak Parkinson hastalığı'na yakalandı.Il est atteint de la maladie de Parkinson.
Bu madde tifüs hastalığı hakkındadır.Cet article traite de la fièvre typhoïde.
Bu yüzden hastalığın tanısında genetik testler güvenilir bir seçenek oluşturmaz.Les tests génétiques ne constituent donc pas un moyen fiable de diagnostiquer la maladie,.
Bu hastalığın genetik olduğu da düşünülmektedir.La cause de cette maladie est génétique.
Aynı alan hastalığın zamanla yayılmasını nitelendirmek amacı ile tekrar tekrar ziyaret edilmektedir.Le même secteur est ensuite périodiquement visité pour caractériser la propagation de la maladie.
Bu nedenle bunlar kalp damar hastalığı olan kişilere tavsiye edilmez.Elles sont déconseillées notamment pour les porteurs de stimulateurs cardiaques.
Ama hastalığı ve erken ölümü, onun imparatorluğu dönüştürme fikirlerine ve çalışmalarına engel oldu.Sa maladie et sa mort prématurée l’empêchèrent de mettre en pratique ses vues.
O yüzden bir yaşlılık hastalığı olarak düşünülmemelidir.Mais elle ne peut pas être qualifiée de vieillissante.
Nisan 2009'da doktorlar hastalığın tamamen karaciğerine sıçradığını açıkladı.En août 2002, il révèle au grand public qu’il est atteint de la maladie d'Alzheimer.
Hastalığın inkübasyon süresi 2 yıldan uzun sürer.Il faut attendre plus de deux ans la guérison.
Çölyak hastalığı genetik bir hastalıktır, yani ailevi kalıtım söz konusudur.La FSH est une maladie génétique, donc à transmission familiale.
Kanser hastalığı nedeniyle uzun süre tedavi gördü.Il y était hospitalisé depuis un certain temps à cause de son traitement contre le cancer.
Hastalığın mortalitesi düşük olmasına karşın yüksek morbiditeye sahiptir.La morbidité peut être très élevée, mais la mortalité est faible.
Locked-in adı verilen felç hastalığına tutulmuştur.Elle est atteinte du locked-in syndrome.
Tekrar insan olunca hastalığı geri gelir.Après une période de rémission, la maladie réapparaît.
Yulafın en önemli hastalığıdır.Elle est la plus grave maladie virale.
2003 yılında Alzheimer hastalığına yakalandı.En 2003, elle est atteinte de la maladie d'Alzheimer.
Hastalığın ilerleyen günlerinde (4 ila 7 gün) görüntü kızamık gibi olabilir.Une fuite d’air prolongée (plus de 4-7 jours) nécessitera une chirurgie.
Bu görevde iken 1882 sonlarında hastalandı ve hastalığı uzun sürdüğü için görevinden alındı.Il tient ces postes jusqu'en 1842 quand la maladie l'oblige à démissionner.
Akromegali hastalığının %90 ı hipofiz bezindeki tümörden kaynaklanır.90 % de la perte de poids pendant l’hibernation est due à ces phases de réveil.
Şifalı ılıcalarda, birçok hastalığın iyileşmesinde yararlanılan birçok kaplıca bulunur.De nombreux malades viennent le voir dans l'espoir d'une guérison.
Tiflis’e dönünce hastalığı daha ağır bir devreye girmişti.Au retour sur Brest, la situation s'aggrave.
Akinezi, Parkinson hastalığının başlıca belirtisidir.Exemple : la maladie de Parkinson.
1995 yılında Alzheimer hastalığından öldü.Il meurt de la maladie d'Alzheimer en 2005.
Van Gogh hastalığının ne olduğu günümüzde anlaşılamamıştır.La cause de la maladie de Dupuytren reste toujours inconnue de nos jours.
Carol hastalığın yayılmaması için onları yaktığını söyler.Ruth y a mis le feu pour empêcher la propagation de la maladie.
1882 - Robert Koch, verem hastalığına neden olan bakteriyi (mycobacterium tuberculosis) keşfettiğini duyurdu.1873-1882 : Robert Koch met en évidence le bacille responsable de la tuberculose (Mycobacterium tuberculosis).
Hastalığın etiyolojisi kesin olarak ortaya konulamamıştır.L'étiologie de cette maladie est encore mal comprise.
Berger hastalığı (IgA nefropatisi) ile karıştırılmamalıdır.Ne doit pas être confondu avec Boala (Boala).
Fakat hastalığı gittikçe ağırlaşmaktaydı.Mais la maladie ne cessait d'empirer.
Bu hastalığın görülmesi durumunda tahriş edici kıyafetler giyilmez ve cilde kese uygulanmaz.Le problème en découlant est celui de la disparition de ces vestiges sous le béton et leur non valorisation.
Ancak annesi hastalığından dolayı vefat eder.Sa mère meurt alors de cette maladie.
Tifo hastalığı İspanya'da görüldü, bu hastalığın Avrupa'da ilk ortaya çıkışıydı.Plus tard en août, le virus a été trouvé en Russie occidentale, faisant sa première apparition en Europe.
Hansen 1860'lardan beri frengi hastalığına sahipti fakat 1912 yılında kalp krizinden öldü.Hansen, atteint de syphilis depuis les années 1860, meurt d'une crise cardiaque.
Yani CAG tekrar sayısı arttıkça hastalığın belirtilerinin ortaya çıktığı yaş küçülür.Heureusement, comme pour la poliomyélite, le nombre de cas semblait diminuer avec l'arrivée du froid.
Hastalığın teşhisi ve takibine dikkat edilmesi gerekir.Le diagnostic et le traitement de la cause sont indispensables.
Bu hastalığı taşıyanlara albinizm ya da albino denir.Ses habitants sont appelés les Albiassains et les Albiassaines.
Piyer, esir alındığı sırada anjin hastalığına yakalanır ve ölür.Une balle dans la jambe, Jonathan est capturé et emprisonné.
Alzheimer hastalığı ve kanser olabilir.Elle souffre alors d'un cancer et de la maladie d'Alzheimer.
Annedeki şeker hastalığı.La maladie de la suie.
Parkinson hastalığıSouffrant de la maladie de Parkinson.
Lise dönemlerinde, kendisini hayatı boyunca rahatsız edecek sedef hastalığı ortaya çıktı.Au cours de ces combats, il a acquis des afflictions qui le préoccupe le reste de sa vie.
Hastalığın prognozu daima şüphelidir.La mauvaise foi est toujours soupçonnée.
MS 442'de veba hastalığının yaygın hale gelmesi kaledekilerin hayatını kaybetmelerine neden olmuştur.La peste de 1004 en particulier semble avoir fait des ravages.
Kuduz hastalığı konusunda birçok yayımlanmış kitabı vardır.Il y a beaucoup de maladies psoriques.
Bu tür yetenekler hastalığın tanısını zorlaştırmaktadır.Or, ce symptôme rend le diagnostic de la maladie très compliqué.
Siyahi insanlar doğuştan sarıhumma hastalığına karşı dirençlidir.Il est moyennement résistant à la maladie des taches noires.
Kızıl hastalığı, bu toksinlerden meydana gelir.Cette maladie touche les enzymes des globules rouges.
Son yıllarında Alzheimer hastalığına yakalanmıştı.Pendant les dernières années de sa vie, il fut atteint de la maladie d'Alzheimer.
İnsanlarda bu hastalığın önlenmesi, hayvanların bu hastalığa karşı aşılanmasıyla sağlanmaktadır.On présume qu'ils sont préservés de cette maladie par leur manière de vivre.

İlgili Sayfalar