Ana içeriğe geç
Sözlük

hassas ile cümle

hassas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu da onları içinde bulundukları ortam için çok hassas ölçücü yapar.Sono abilissimi nel mimetizzarsi completamente nell'ambiente in cui si trovano.
Yaşadığı olaylardan sonra çok etkilendiği için çok hassaslaşmıştır.È facilmente spaventata dalle esperienze che ha avuto lì.
Fakat, bu anormallikler, teşhis aracı olarak kullanılabilmeyi sağlayacak ölçüde hassas değildir.Queste ultime caratteristiche sono tuttavia difficilmente utilizzabili come strumenti diagnostici.
Ayrıca ismi konusunda çok hassastır ve ismiyle dalga geçilmesinden hiç hoşlanmaz.Ha una cotta per Soso e non le importa di essere presa in giro da lei.
Doğu - hassas bir mesele.Восток - дело тонкое.
Mevzuyu son derece hassas bir biçimde takip etmeyi sürdüreceğiz.Мы ещё очень внимательно понаблюдаем за ситуацией.
Aynı zamanda kendinden genç ve küçük olanlara karşı hassastır.Питается также собственной молодью и более мелкими сородичами.
Bu malzeme kimyasal olarak dayanıklıdır, ancak bazı solventlere karşı hassastır.Материал химически устойчив, но уязвим к воздействию растворителей.
Müzikte dalgın bir hassasiyet vardır." şeklinde anlatır.«У нас очень чёткое музыкальное взаимопонимание друг друга» — как позже скажет она.
Bu bakteriler sıcaklık değişimlerine karşı da oldukça hassastırlar.Однако эти личинки очень чувствительны к изменениям температуры.
İslami hassasiyetlere dikkat edilmiş.Хорошо знал исламское право.
Konunun ne kadar hassas olduğunun farkındayım ve bu konuyu bir politik konu haline getirmemeliyiz.Я многого не знаю об истории этого движения, и поэтому я не являюсь компетентным в этом вопросе человеком.
Genellikle vadeli seçici ses hassasiyetinin yerine kullannılır.Термин часто используется как синоним термина селективная звуковая чувствительность.
Arıların duyargaları o kadar hassastır ki 2 km mesafeden balın kokusunu alırlar.Обладает отличным нюхом, благодаря которому чует пищу за милю от себя.
Ayrıca koku ve tat alma duyuları da hassastır.И духи́, и помойная вонь одинаково ему интересны.
Bunlar, zamanında (JIT) üretime hassas izleme sayesinde olanak sağlamaktadır.Они употребляются в прошедшем времени в инфинитиве (совершенного и несовершенного вида).
( Derinlik, insanın en kapsamlı gereksinimlerine olan hassaslığında yaratılan dengeden söz eder.(Борис Полевой ярко показал, как можно жить в самых нежизненных условиях.
Mayın bu hassas yapısından ötürü tehlikeli bulunmuş ve yerini TM-41 tanksavar mayınına bırakmıştır.Оказалась сложной в производстве и обращении, поэтому со временем была заменена противотанковой миной ТМ-41.
Çok yüksek bir hassasiyete sahiptir.Имеет чрезвычайно чувствительное обоняние.
Bazı hassas bilgilerin gizlendiği duruşma tutanakları Savunma Bakanlığı resmî sitesinden yayınlandı.2) В статье использованы материалы из опубликованных Министерством Обороны сведений:
Çünkü bebekler antikolinerjiklerin etkisine çok hassastır.Казарки очень чувствительны к антропогенному воздействию.
Tespit hassasiyeti 104 s içinde 2 × 10−14 erg cm−2s−1 dir.Чувствительность детектора — 2⋅10−14 эрг см−2с−1 104 секунд.
Yörünge tuzağı yüksek kütle kesinliğine, yüksek hassaslığa ve iyi bir dinamik aralığına(menziline) sahiptir.Лжец, обладатель дара внушения, а также отличный лгун.
En sık rastlanılan bulgu sol alt kadrandaki hassasiyettir.По непонятной причине чаще поражается левая стопа.
Hassasiyeti genellikle düşüktür.Острота зрения обычно не снижается.
Süreölçer ya da Kronometre, zamanı hassas bir şekilde ölçmeye yarayan sayaç.Хронофантастика, темпоральная фантастика, или хроноопера — жанр, рассказывающий о путешествиях во времени.
Daha hassas olmak, GDDR5 SGRAM iki yazma saatler, iki byte atanan her biri kullanır.أن تكون أكثر دقة، ويستخدم SGRAM GDDR5 الساعات الكتابة اثنين، كل واحد منهم إلى تعيين اثنين بايت.
Gereksinim analizi, pek çok hassas psikolojik becerinin katıldığı uzun ve yorucu bir süreç olabilir.تحليل المتطلبات يمكن أن يكون عملية طويلة ومتعبة وتشارك خلالها العديد من المهارات النفسية الحساسة.
MSG hassasiyeti olduğunu düşünen kişiler, bunu uygun klinik değerlendirmelerle teyit edebilir.وينبغي تشجيع الأشخاص الذين يعتبرون أنفسهم متحسسين لمادة MSG على تأكيد ذلك من خلال تقييم طبي مناسب.
"Azınlık" terimi, Türkiye'de hassas bir konudur ve hassas olmaya devam etmektedir.في حين أن مصطلح «الأقلية» في حد ذاته لا تزال قضية حساسة في تركيا.
Ek olarak, kadınlar erkeklere oranla tütünün zararlarına karşı daha büyük hassasiyet gösterirler.بالإضافة إلى ذلك، فإن النساء أكثر عرضة للآثار الضارّة للدخان من الرجال.
Hareketlerin çok hassas olması gerekir.وتتسم الحركة بحساسية كبيرة.
Calvin'in hassas sağlığı ve devlete olan faydalılığı Servet'e kişisel olarak karşı olduğunu belli etmiyordu.صحة كالفين وفائدته للدولة جعلتاه لم يظهر شخصياً ضد سيرفيت.
Seçilecek yöntem, proteinin ne derece hassas olduğu ve hücrelerin ne derece sağlam olduğuna bağlıdır.تعتمد الطريقة المختارة على هشاشة البروتين ومدى تجلّد الخلايا.
Bu ürüne veya bileşenlerinin herhangi birine karşı aşırı hassasiyeti olanlarda kontrendikedir.فرط الحساسية لهذا المحضر أو لأحد مكوناته.
Kalın olmasına rağmen derileri çok hassastır.وهي محنطة، لكن الجلد متهالك.
Hassas sıvıların kimyasal özelliğini bozmaz.ومع ذلك فإنه ليس مثاليًا لتلطيخ الكيمياء الهيستولوجية المناعية.
Ürün neme karşı hassastır ve nemli yaz lokallerinde dağınık ve yapışkan olabilir.الصيف مثير للضيق عند السهل ومنعش عند الوديان الثلاثة.
Menoraji yaşayan kadınlar ise demir eksikliğine karşı daha hassastır.وبشكل عام النساء أكثر عرضة من الرجال للإصابة بفقر الدم بعوز الحديد.
Filler düşük frekanslarda duyabilirler ve en hassas oldukları aralık 1 kHz civarındadır.يمكن للأفيال سماع الترددات المنخفضة تصل حساسيتها إلى ما يقرب من 1كيلو هرتز.
Lezyonlar ağrılı ya da hassas olabilir (%30), ve genital organların dışında meydana gelebilir (%2–7).As lesões podem ser dolorosas ou leves (30%), e podem ocorrer fora dos órgãos genitais (2–7%).
Kadınlardaki en hassas erojen bölgedir ve genelde cinsel hazzın anatomik olarak başlıca kaynağıdır.É a zona erógena de maior sensibilidade da mulher e geralmente a principal fonte anatómica de prazer sexual.
Bu nedenle, prizmanın ve örneğin sıcaklığının hassas olarak kontrol edilmelidir.Assim, a temperatura do prisma e a temperatura da amostra têm de ser controladas com alta precisão.
Klitoris karmaşık bir yapı olup büyüklüğü ve hassasiyeti kişiden kişiye değişebilir.O clitóris é uma estrutura complexa de tamanho e sensibilidade variáveis.
Daha sonra, termometrenin icadından sonra, hassas sıcaklık ölçülebildi.Mais tarde, após a invenção do termômetro, a propriedade temperatura pôde ser quantificada.
Örnek bir uygulama olarak, bir kamyonun yerini hassas olarak belirleme problemini düşünün.Como um exemplo de aplicação, consideremos o problema de determinar a localização precisa de um carro.
Televizyon kamerasının ilk prototipleri oldukça başarısız ve hassaslıktan yoksundu.As primeiras câmeras de televisão não tinham sensibilidade.
Zosimus'un Eudoksia ile ilgili yazdıkları genellikle düşmancadır ve anlattıklarının hassasiyeti şüphelidir.Porém,o relato de Zósimo sobre a vida de Eudóxia lhe é geralmente hostil e sua exatidão é duvidosa.
Bu basmak için hassas bir yoldur.É um caminho delicado para andar.
Bu da onları içinde bulundukları ortam için çok hassas ölçücü yapar.Isso também os torna sensíveis em seus ambientes.
Bu klasik deneyler artan hassasiyetle birçok kez tekrarlandı.Os experimentos foram repetidos muitas vezes desde então, com precisão crescente.
Savaş zamanında gelişen Alman karşıtı hassasiyetler nedeniyle Saxe-Coburg-Gotha'dan değiştirildi.Foi alterado de Saxe-Coburgo-Gota por causa do sentimento anti-germânico no Reino Unido.
Hassasiyet, birkaç yıl sonra kısmen sağlanabilmektedir.Certamente em poucos anos saberemos com mais certeza.
Apple Kalem, basınç hassasiyeti ve açı algılama özelliğine sahiptir.Célula de Merckel, sensíveis a tacto e pressão.
Bazı hassas bilgilerin gizlendiği duruşma tutanakları Savunma Bakanlığı resmî sitesinden yayınlandı.Devido à algumas questões, todas as identidades secretas foram retiradas do banco de dados da polícia.
Çok yüksek bir hassasiyete sahiptir.Ele tem uma sensibilidade extrema.
Hassas ve duygusal biridir.Sensível e sentimental.
Çok hassas ve spesifik bir testtir.Quereis uma prova clara e sensível?
Ek olarak, kadınlar erkeklere oranla tütünün zararlarına karşı daha büyük hassasiyet gösterirler.As mulheres são mais suscetíveis aos efeitos nocivos do fumo do tabaco do que os homens.
Nihal hassas, duygusal ve yalnız biridir.Violação é bastante infantil, sensível e solitário.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod