Ana içeriğe geç
Sözlük

hassas ile cümle

hassas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bunu yaptiginizda, savas topculariniz daha hassas,isabetli hedef vurabilirler.Jego efektem była celność artylerii.
Bunu yaptiginizda, savas topculariniz daha hassas,isabetli hedef vurabilirler.한번 시작하게 되면, 적중률이 높아지게 되죠.
Bunu yaptiginizda, savas topculariniz daha hassas,isabetli hedef vurabilirler.Một khi bạn làm vậy, việc nghiên cứu pháo của bạn sẽ rất chính xác.
Bunu yaptiginizda, savas topculariniz daha hassas,isabetli hedef vurabilirler.Når du kan gøre dette bliver dit artilleri præcist.
Bunu yaptiginizda, savas topculariniz daha hassas,isabetli hedef vurabilirler.Sekalinya itu terjadi, meriam Anda menjadi akurat.
Bunu yaptiginizda, savas topculariniz daha hassas,isabetli hedef vurabilirler.Una vez que uno hace eso, su artillería se vuelve acertada.
Bunu yaptiginizda, savas topculariniz daha hassas,isabetli hedef vurabilirler.Una volta fatto questo, l'artiglieria diventa precisa.
Bunu yaptiginizda, savas topculariniz daha hassas,isabetli hedef vurabilirler.Une fois que vous faites ça, votre artillerie devient précise.
Bunu yaptiginizda, savas topculariniz daha hassas,isabetli hedef vurabilirler.Wenn Sie das einmal machen, wird Ihre Artellerie sehr präzise.
Bunu yaptiginizda, savas topculariniz daha hassas,isabetli hedef vurabilirler.Zodra je dat doet, wordt je artillerie nauwkeurig.
Bunu yaptiginizda, savas topculariniz daha hassas,isabetli hedef vurabilirler.Μόλις εφαρμόσεις κάτι τέτοιο τα όπλα σου στοχεύουν ακριβέστερα.
Bunu yaptiginizda, savas topculariniz daha hassas,isabetli hedef vurabilirler.Веднъж щом направите това, вашата артилерия става точна.
Bunu yaptiginizda, savas topculariniz daha hassas,isabetli hedef vurabilirler.С применением этого метода артиллерия становится точной.
Bunu yaptiginizda, savas topculariniz daha hassas,isabetli hedef vurabilirler.Як тільки ви це зробите, ваша артилерія стає точнішою.
Bunu yaptiginizda, savas topculariniz daha hassas,isabetli hedef vurabilirler.מרגע שעשית זאת, הארטילריה שלך הפכה למדוייקת.
Bunu yaptiginizda, savas topculariniz daha hassas,isabetli hedef vurabilirler.بمجرد أن تفعل ذلك، مدفعيتك تصبح دقيقة التصويب.
Bunu yaptiginizda, savas topculariniz daha hassas,isabetli hedef vurabilirler.砲術の精度が向上しました これは何を意味するのでしょうか?
Bu parlaklığın çok rezil hassasiyetleri bile aydınlattığını gördüm.E vi como o esplendor pode iluminar até mesmo as vulnerabilidades mais abjectas.
Bu parlaklığın çok rezil hassasiyetleri bile aydınlattığını gördüm.Ich war auf soviel seltsame Liebe getroffen, und ich fiel fast selbstverständlich in ihr verzauberndes Raster.
Bu parlaklığın çok rezil hassasiyetleri bile aydınlattığını gördüm.J'ai vu comment la magnificence peut illuminer la plus abjecte des vulnérabilités.
Bu parlaklığın çok rezil hassasiyetleri bile aydınlattığını gördüm.저는 너무나 많은 기이한 사랑을 만났어요.
Bu parlaklığın çok rezil hassasiyetleri bile aydınlattığını gördüm.Mi sono imbattuto in tanto amore unico, e mi sono adattato naturalmente a questi incantevoli percorsi.
Bu parlaklığın çok rezil hassasiyetleri bile aydınlattığını gördüm.Napotkałem dużo dziwnej miłości, i w naturalny sposób sam wpadłem w jej sidła.
Bu parlaklığın çok rezil hassasiyetleri bile aydınlattığını gördüm.Postrehol som tak veľa zvláštnej lásky, a cítil som sa veľmi prirodzene vo vnútri týchto vzorcov.
Bu parlaklığın çok rezil hassasiyetleri bile aydınlattığını gördüm.Tôi đã bặt gặp nhiều dạng tình yêu lạ lùng, và rất tự nhiên tôi bị cuốn hút bởi nét mê hoặc của chúng.
Bu parlaklığın çok rezil hassasiyetleri bile aydınlattığını gördüm.Y vi cómo el esplendor puede iluminar incluso las vulnerabilidades más abyectas.
Bu parlaklığın çok rezil hassasiyetleri bile aydınlattığını gördüm.Είχα συναντήσει τόση πολύ παράξενη αγάπη, και σαγηνεύτικα τόσο φυσικά από τα μαγευτικά μοτίβα του.
Bu parlaklığın çok rezil hassasiyetleri bile aydınlattığını gördüm.Я зустрів так багато дивної любові, але відчував себе досить природньо у цих чудернацьких візерунках життя.
Bu parlaklığın çok rezil hassasiyetleri bile aydınlattığını gördüm.Я увидел так много странной любви, но чувствовал себя естественно, очарованный ей.
Bu parlaklığın çok rezil hassasiyetleri bile aydınlattığını gördüm.פגשתי כל-כך הרבה סוגים של אהבה אחרת,
Bu parlaklığın çok rezil hassasiyetleri bile aydınlattığını gördüm.لقد صادفت الكثير من أشكال الحب الغريبة،
Bu parlaklığın çok rezil hassasiyetleri bile aydınlattığını gördüm.そして私はその魅惑的なパターンに 自然と はまりこんでいきました
Bu pişmemiş yumurta gibi çok hassas objeleri tutabilir veya bu durumda bir ampülü.Dokáže zdvihnúť veľmi krehké objekty, napríklad surové vajce alebo v tomto prípade žiarovku.
Bu pişmemiş yumurta gibi çok hassas objeleri tutabilir veya bu durumda bir ampülü.Dovede zvednout velmi křehké objekty, jako syrové vajíčko, či v tomto případě žárovku.
Bu pişmemiş yumurta gibi çok hassas objeleri tutabilir veya bu durumda bir ampülü.Er kann sehr zerbrechliche Objekte aufheben, wie ein rohes Ei oder in diesem Fall eine Glühbirne.
Bu pişmemiş yumurta gibi çok hassas objeleri tutabilir veya bu durumda bir ampülü.달걀이나 전구와 같은 깨지기 쉬운 것을 살며시 잡을 수 있습니다.
Bu pişmemiş yumurta gibi çok hassas objeleri tutabilir veya bu durumda bir ampülü.Maar hij kan ook zeer delicate objecten zoals een rauw ei oppakken of, in dit geval, een gloeilamp.
Bu pişmemiş yumurta gibi çok hassas objeleri tutabilir veya bu durumda bir ampülü.Poate ridica obiecte foarte delicate ca un ou nefiert, sau, în acest caz, un bec.
Bu pişmemiş yumurta gibi çok hassas objeleri tutabilir veya bu durumda bir ampülü.Potrafi podnieść delikatne przedmioty, np. surowe jajko lub żarówkę.
Bu pişmemiş yumurta gibi çok hassas objeleri tutabilir veya bu durumda bir ampülü.Può sollevare oggetti delicati come un uovo crudo, o in questo caso, una lampadina.
Bu pişmemiş yumurta gibi çok hassas objeleri tutabilir veya bu durumda bir ampülü.Vous pouvez également saisir des objets délicats tel un oeuf cru, ou dans ce cas une ampoule électrique.
Bu pişmemiş yumurta gibi çok hassas objeleri tutabilir veya bu durumda bir ampülü.Μπορεί να σηκώσει λεπτεπίλεπτα αντικείμενα όπως ένα ωμό αυγό, ή σε αυτή την περίπτωση, μία λάμπα.
Bu pişmemiş yumurta gibi çok hassas objeleri tutabilir veya bu durumda bir ampülü.Може да вдига много деликатни обекти като сурово яйце, или, в този случай, електрическа крушка.
Bu pişmemiş yumurta gibi çok hassas objeleri tutabilir veya bu durumda bir ampülü.Она может брать очень хрупкие предметы вроде сырого яйца, или, в этом случае, лампочки.
Bu pişmemiş yumurta gibi çok hassas objeleri tutabilir veya bu durumda bir ampülü.הוא יכול להרים דברים מאוד שבירים כמו ביצה טרייה. או כמו במקרה הזה, נורה.
Bu pişmemiş yumurta gibi çok hassas objeleri tutabilir veya bu durumda bir ampülü.أو أن تحمل أشياء هشة جدأً مثل " بيضة " أو كما في مثل هذه الحالة " مصباح إضاءة "
Bu pişmemiş yumurta gibi çok hassas objeleri tutabilir veya bu durumda bir ampülü.掴むこともできます 一番いいのは 最初のプロトタイプ作成に200ドルしか かからなかったことです
Bu protein hassasiyet hücresinde direnç hücresine göre farklılık gösteriyor.이 단백질이 감수성 세포에서 내성세포로 변한다는 것 의미합니다.
Bu protein hassasiyet hücresinde direnç hücresine göre farklılık gösteriyor.la cellula sensibile in cellula resistente.
Bu protein hassasiyet hücresinde direnç hücresine göre farklılık gösteriyor.שהחלבון הזה משתנה בין התא הרגיש לתא העמיד.
Bu protein hassasiyet hücresinde direnç hücresine göre farklılık gösteriyor.أن هذا البروتين يتحول .من الخلية الحساسة إلى الخلية المقاومة
Bu protein hassasiyet hücresinde direnç hücresine göre farklılık gösteriyor.変えているということです 実際には 細胞が耐性を持つよう
Buradaki rakam, bu maviyle işaretlediğim, hassas hesaplamayla bulduğumuz tam doğru rakam.Đây là biểu đồ chính xác, và tôi sẽ tô nó bằng màu xanh Con số này ở đây
Buradaki rakam, bu maviyle işaretlediğim, hassas hesaplamayla bulduğumuz tam doğru rakam.Tohle je správné... udělám to modře... tady to číslo.
Buradaki rakam, bu maviyle işaretlediğim, hassas hesaplamayla bulduğumuz tam doğru rakam.To jest to właściwe-- i zrobię to na niebiesko-- liczba tutaj.
Buradaki rakam, bu maviyle işaretlediğim, hassas hesaplamayla bulduğumuz tam doğru rakam.Αυτός είναι ο σωστός αριθμός, και θα τον σημειώσω με μπλε χρώμα.
Burunlarımız köpeklerinki kadar hassas değildir.Il nostro naso non č come quello di un cane.
Burunlarımız köpeklerinki kadar hassas değildir.L'homme n'a pas l'odorat du chien.
Burunlarımız köpeklerinki kadar hassas değildir.Nuestras narices no son sensitivas como las de los perros.
Burunlarımız köpeklerinki kadar hassas değildir.Η μύτη μαs δεν είναι ευαίσθητη, όπωζ του σκύλου.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod