Ayrıca şunu da biliyoruz ki esneme bulaşıcılığına hassas olan insanlar oldukça empatiye sahipler.Vi vet att människor som lätt smittas är mycket empatiska.
Ayrıca şunu da biliyoruz ki esneme bulaşıcılığına hassas olan insanlar oldukça empatiye sahipler.We weten tevens dat mensen met een sterke geeuwreflex zeer empathisch zijn.
Ayrıca şunu da biliyoruz ki esneme bulaşıcılığına hassas olan insanlar oldukça empatiye sahipler.Wir wissen auch, dass Leute, die sehr leicht vom Gähnen angesteckt werden, hoch empathisch sind.
Ayrıca şunu da biliyoruz ki esneme bulaşıcılığına hassas olan insanlar oldukça empatiye sahipler.Мы также знаем, что люди, часто подверженные "заражению" зевотой, очень чуткие.
Ayrıca şunu da biliyoruz ki esneme bulaşıcılığına hassas olan insanlar oldukça empatiye sahipler.Също така знаем, че хората, които се заразяват от прозявка са много съпричастни.
Ayrıca şunu da biliyoruz ki esneme bulaşıcılığına hassas olan insanlar oldukça empatiye sahipler.בנוסף, אנחנו יודעים שאנשים שנדבקים מפיהוקים בקלות הם מאד אמפתיים.
Ayrıca şunu da biliyoruz ki esneme bulaşıcılığına hassas olan insanlar oldukça empatiye sahipler.وكذلك، فإن الناس الذين لديهم الكثير من عدوى التثاؤب هم متعاطفون للغاية.
Ayrıca şunu da biliyoruz ki esneme bulaşıcılığına hassas olan insanlar oldukça empatiye sahipler.共感の能力が高いようです 共感能力に問題を抱える 自閉症児などには
Bazı çocuklar florasan ışıklardan rahatsız olur. Bazılarının sese karşı hassasiyeti vardır.Nogle børn generes af lysstofrør; andre har problemer med lydfølsomhed.
Bazı çocuklar florasan ışıklardan rahatsız olur. Bazılarının sese karşı hassasiyeti vardır.Vannak gyerekek, akiket zavarnak a neon fények, mások a hangokra érzékenyek.
Bazı çocuklar florasan ışıklardan rahatsız olur. Bazılarının sese karşı hassasiyeti vardır.Vissa barn ogillar ljus, andra är känsliga för ljud.
Bazı çocuklar florasan ışıklardan rahatsız olur. Bazılarının sese karşı hassasiyeti vardır.Κάποια παιδιά ενοχλούνται από τις λάμπες φθορισμού, ενώ άλλα έχουν προβλήματα λόγω ακουστικής ευαισθησίας.
Bazı kişiler yüksek ozon ve ince partikül konsantrasyonlarına diğerlerine göre daha hassastır.Algumas pessoas são mais vulneráveis do que outras a elevadas concentrações de ozono e de partículas finas.
Bazı kişiler yüksek ozon ve ince partikül konsantrasyonlarına diğerlerine göre daha hassastır.Algunas personas son más vulnerables a altas concentraciones de ozono y de partículas finas que otras.
Bazı kişiler yüksek ozon ve ince partikül konsantrasyonlarına diğerlerine göre daha hassastır.Bizonyos emberek sebezhetőbbek a magasabb ózonkoncentrációkra és finomabb részecskékre, mint mások.
Bazı kişiler yüksek ozon ve ince partikül konsantrasyonlarına diğerlerine göre daha hassastır.Jotkut ihmiset ovat herkempiä otsonin ja hiukkasten korkeille pitoisuuksille kuin toiset.
Bazı kişiler yüksek ozon ve ince partikül konsantrasyonlarına diğerlerine göre daha hassastır.Nekateri ljudje so bolj občutljivi na visoke koncentracij e ozona in na lebdeče delce kot drugi.
Bazı kişiler yüksek ozon ve ince partikül konsantrasyonlarına diğerlerine göre daha hassastır.Niektorí ľudia sú citlivejší na vysoké koncentrácie ozónu a jemných častíc ako iní.
Bazı kişiler yüksek ozon ve ince partikül konsantrasyonlarına diğerlerine göre daha hassastır.Nogle mennesker er mere sårbare over for høje koncentrationer af ozon og småpartikler end andre.
Bazı kişiler yüksek ozon ve ince partikül konsantrasyonlarına diğerlerine göre daha hassastır.Sommige mensen zij n kwetsbaarder voor hoge concentraties ozon en fijn stof dan anderen.
Bazı kişiler yüksek ozon ve ince partikül konsantrasyonlarına diğerlerine göre daha hassastır.Verschiedene Menschen reagieren unterschiedlich empfindlich auf hohe Ozon- und Partikelkonzentrationen.
Bazı kişiler yüksek ozon ve ince partikül konsantrasyonlarına diğerlerine göre daha hassastır.Vissa människor är känsligare för höga koncentrationer av ozon och små partiklar än andra.
Bazı kişiler yüksek ozon ve ince partikül konsantrasyonlarına diğerlerine göre daha hassastır.Wrażliwość na wysokie stężenia ozonu i pyłów jest różna u różnych ludzi.
Bazı kişiler yüksek ozon ve ince partikül konsantrasyonlarına diğerlerine göre daha hassastır.Ορισμένα άτομα είναι περισσότερο ευάλωτα στις υψηλές συγκεντρώσεις όζοντος και μικροσωματιδίων απ' ό,τι άλλα.
Bazı kişiler yüksek ozon ve ince partikül konsantrasyonlarına diğerlerine göre daha hassastır.Някои хора са по-уязвими от други от високите концентрации на озон и фини частици.
Bazılarının sese karşı hassasiyeti vardır.Altri hanno problemi con la sensibilità ai suoni.
Bazılarının sese karşı hassasiyeti vardır.Anak lain mempunyai masalah dengan kepekaan suara.
Bazılarının sese karşı hassasiyeti vardır.Andere haben Probleme mit Geräuschempfindlichkeit.
Bazılarının sese karşı hassasiyeti vardır.Anderen hebben problemen met geluiden.
Bazılarının sese karşı hassasiyeti vardır.D'autres ont des problèmes avec une sensibilité au son.
Bazılarının sese karşı hassasiyeti vardır.다른 아이들은 소리에 예민한 문제가 있습니다.
Bazılarının sese karşı hassasiyeti vardır.loisteputket, toiset ovat herkkiä äänille.
Bazılarının sese karşı hassasiyeti vardır.Otros tienen problemas con la sensibilidad sonora.
Bazılarının sese karşı hassasiyeti vardır.Outros têm problemas de sensibilidade ao som.
Bazılarının sese karşı hassasiyeti vardır.לאחרים יש בעיות של רגישות לצלילים.
Bazılarının sese karşı hassasiyeti vardır.آخرون لديهم حساسية تجاه الأصوات .
Bazılarının sese karşı hassasiyeti vardır.この辺は多種多様です
Ben biraz hassasiyet kaybetme, ama I Tamam olacağını düşünüyorum.Přestávám být trochu precizní, ale myslím, že to bude OK.
Ben biraz hassasiyet kaybetme, ama I Tamam olacağını düşünüyorum.Sto perdendo un po' di precisione, ma penso che andra' bene.
Ben biraz hassasiyet kaybetme, ama I大丈夫だと思います。
Ben dil ve mantık konusunda çok hassasım.Không ai có thế say đắm hơn chính mình về ngôn ngữ và về lý lo.
Ben dil ve mantık konusunda çok hassasım.누구도 언어와 이성에 대해 나자신보다 더 열정적일 수 없다.
Ben dil ve mantık konusunda çok hassasım.Nimeni nu poate fi mai pasionat decât mine când vine vorba de limbaj şi raţiune.
Ben dil ve mantık konusunda çok hassasım.Personne ne peut être plus passionné que moi pour le langage et la raison.
Ben dil ve mantık konusunda çok hassasım.אף אחד לא יכול להיות נלהב יותר מאשר לעצמי על שפה ועל הסיבה.
Ben dil ve mantık konusunda çok hassasım.ただわたしは右脳についてと、
Benim acıya alerjim var, çok hassasım...Je suis délicat et je suis allergique à la doleur.
Beyin ani hareketle başa çıkmak için çok hassas.Creierul e prea fragil ca să facă față mișcării bruște.
Beyin ani hareketle başa çıkmak için çok hassas. Hatta bedeninin her parçası öyle.Das Gehirn ist zu empfindlich für so plötzliche Bewegungsänderung, ebenso wie der Rest des Körpers.
Beyin ani hareketle başa çıkmak için çok hassas. Hatta bedeninin her parçası öyle.Il cervello, come gli altri organi, non tollera gli sbalzi di velocità.
Beyin ani hareketle başa çıkmak için çok hassas.Het brein is te teer om zulke plotselinge bewegingen te verdragen.
Beyin ani hareketle başa çıkmak için çok hassas.뇌는 너무 허약해 갑작스런 움직임에 대처할수 없습니다.
Beyin ani hareketle başa çıkmak için çok hassas.Možgani so preveč krhki za nenadne gibe.
Beyin ani hareketle başa çıkmak için çok hassas.Mózg jest zbyt delikatny by znieść tak nagły ruch.
Beyin ani hareketle başa çıkmak için çok hassas.Não bộ quá mong manh để chịu đựng được chuyển động bất ngờ này.
Beyin ani hareketle başa çıkmak için çok hassas.Мозг слишком хрупок, чтобы выдерживать резкое движение.
Beyin ani hareketle başa çıkmak için çok hassas.המוח עדין מדי להתמודד עם תנועות פתאומיות.
Beyin ani hareketle başa çıkmak için çok hassas.الدماغ لا يزال هشًا للغاية للتعامل مع حركة مفاجئة.
Beyin ani hareketle başa çıkmak için çok hassas.身体の他の部分についても同様だ
Biliyorsunuz, çok uzun zamandır söylüyoruz, şehrinizdeki ekonomik toplumların sağlığı konusunda hassasız.Hemos dicho durante mucho tiempo que somos vitales para la salud de las comunidades económicas de la ciudad.