Ana içeriğe geç
Sözlük

hassas ile cümle

hassas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sapmanın nedeni büyük bir olasılıkla o zamanlarda daha hassas bir ölçme yönteminin bulunmamış olmasıdır.Z knihy vyplývá, že v té době byl evidentně bez větších finančních prostředků.
Çünkü Elia’nın hassas bir sağlığı vardı.Terezie měla velmi křehké zdraví.
D1 ve D2 hatları uyarılmış hallerinin bilinen hassas yapılarını temsil eder.Diody D1 a D2 jsou určeny k teplotní kompenzaci uvedených tranzistorů.
Lezyonlar ağrılı ya da hassas olabilir (%30), ve genital organların dışında meydana gelebilir (%2–7).Leziunile pot fi dureroase sau sensibile (30%), și pot fi localizate în afara organelor genitale (2–7%).
Herhangi bir şey gizli olduğunda, doğal olarak kişiye özel veya hassas bir durum var demektir.Când ceva este intim unei persoane, înseamnă că ceva este inerent special sau sensibil pentru aceasta.
İnç” cinsinden daha hassas ölçünün alındığı yerdir.Ba, de ce o tai, de ce odrăslește mai vârtos.
Bu durum, bazı etnik gruplarda Batılı yaşam tarzına karşı artan hassasiyetten kaynaklanıyor olabilir.Cauza o poate constitui sensibilitatea crescută a anumitor grupuri etnice la stilul de viață occidental.
Filler düşük frekanslarda duyabilirler ve en hassas oldukları aralık 1 kHz civarındadır.Elefanții pot să audă la frecvențe joase și sunt cei mai sensibili la 1 kHz.
Simetrinin hassas tanımının değişik ölçüleri ve işlemsel tanımları vardır.Noțiunile de simetrie precise au diferite măsuri și definiții operaționale.
Çok hassas ve spesifik bir testtir.Este un clip sensibil și special!
NRAO, kendi hassas radyo teleskoplarını tasarlar, inşa eder ve çalıştırır.NRAO proiectează, construiește și operează propriile radiotelescoape de mare sensibilitate.
Diğer bir kategori hassas türlerdir.O altă categorie vulnerabilă o reprezintă persoanele vârstnice.
Bu bakteriler sıcaklık değişimlerine karşı da oldukça hassastırlar.Florile sunt foarte sensibile la variațiile de temperatură.
Rolling Stone dergisi şarkıyı hassas ve rahatsız edici olarak tanımladı.Rolling Stone a chemat cântecul „delicat și obsedant”.
Kalın olmasına rağmen derileri çok hassastır.Deși tare, pielea elefantului este foarte sensibilă.
Lezyonlar ağrılı ya da hassas olabilir (%30), ve genital organların dışında meydana gelebilir (%2–7).A bőrsérülések fájdalmasak, érzékenyek lehetnek (30%), és a genitália körül is megjelenhetnek (2–7%).
Avrupa Forumu için en önemli ve hassas konulardan bir tanesi de Sırbistan Kosova buluşması idi.A mai Szerbia egyik legkritikusabb, legérzékenyebb pontja minden bizonnyal Koszovó státusza.
Edward boyu konusunda çok hassastır.Ed nagyon érzékeny a magasságára.
Bu bize on kat daha hassas bir ölçüm imkanı verir.Ez akár százszoros nagyítást is lehetővé tesz.
Bu nedenle, prizmanın ve örneğin sıcaklığının hassas olarak kontrol edilmelidir.Ezért a prizma hőmérsékletét és a minta hőmérsékletét nagy pontossággal kell szabályozni.
Bu hipotezi teyit etmek için radyal hızın daha hassas ölçümleri gereklidir.A feltételezés bizonyításához pontosabb radiálissebesség-mérések szükségesek.
Queen grubundan esinlenilerek yazılan "Brown Eyes" ise Gaga'ya göre albümün en hassas şarkısıdır.A Brown Eyes-t a Queen együttes inspirálta, és Gaga szerint a leginkább sebezhető dal az albumról.
Çok kaygısı olan insanlar bu fobiye karşı daha hassastırlar.A körülöttük mozgó bolondok egyre ijesztőbbek Barnabás számára.
Hadislerin aktarılması ve derlenmesi, ilk dönemden itibaren üzerinde hassasiyetle durulan bir konu olmuştur.A konfliktusról való tudósítás és az innét történő jelentésküldés már a kezdetek óta bonyolult volt.
Hassasiyet mümkün olduğunca korunmaktadır.A mérendő tulajdonság megváltozására a lehető legnagyobb mértékben érzékeny.
Daha sonra, termometrenin icadından sonra, hassas sıcaklık ölçülebildi.Később, a hőmérő feltalálása után az anyagok hőmérsékletét már számszerűsíteni lehetett.
Hareketlerin çok hassas olması gerekir.Érzékszerveik igen érzékenyek.
Kolay evcilleşebilen fakat çok hassas ve kırılgan hayvanlardır.Könnyen megszelídíthető, barátságos, ám rendkívül félénk állat.
( Derinlik, insanın en kapsamlı gereksinimlerine olan hassaslığında yaratılan dengeden söz eder.(Néhány előleges pont a közoktatásügy legégetőbb szükségleteiről.
Bir erkek çocuğu olarak çok utangaç ve hassas biriydi.Csinos, kissé nőiesen karcsú fiú volt.
Au-Pairler çocuklar konusunda çok hassas ve titiz olmak zorundadırlar.A szőrzetnek durva tapintásúnak és simának kell lennie.
Bunun sonucunda dişte hassasiyet görülebilir.2. Ezután következhet az illat kóstolgatása.
Elektriksel yük değişimlerine karşı oldukça hassaslardır.Nagyon érzékeny a termőhely változásaira.
Yönlendirme sistemi daha hassastır.Az átültetésre érzékeny.
Çünkü bebekler antikolinerjiklerin etkisine çok hassastır.Imeväisikäiset ovat herkkiä antikolinergien vaikutuksille.
Savaş zamanında gelişen Alman karşıtı hassasiyetler nedeniyle Saxe-Coburg-Gotha'dan değiştirildi.Saksi-Coburg-Gotha nimi vaihdettiin sodan aikaisten saksalaisvastaisten tunteiden takia.
Bu bize on kat daha hassas bir ölçüm imkanı verir.Tämä olisi kymmenen kertaa aiempaa arvioitua suurempi.
Hassasiyet mümkün olduğunca korunmaktadır.Tukaani on oletuksena mahdollisimman turvallinen.
Bu bakteriler sıcaklık değişimlerine karşı da oldukça hassastırlar.Elin reagoi hyvin herkästi lämpötilan muutoksiin.
Kadınlar erkeklere oranla hiponatremiye karşı daha hassastırlar.Tommy on kuitenkin vähän epävarmempi käsittelemään naisia.
Çok yüksek bir hassasiyete sahiptir.Se on erittäin tuntoherkkä.
Bir erkek çocuğu olarak çok utangaç ve hassas biriydi.Adam oli henkilönä ujo ja herkkä.
Bu çok zayıf bir sinyaldir ve alınması için hassas rayo alıcısı gerekir.Rautatie oli välttämätön jotta herkästi pilaantuva hiiva saatiin jakeluun.
Yönlendirme sistemi daha hassastır.Taistelujärjestelmä on vuoropohjainen.
Şu anda hassas bir konumdayım.Tällä hetkellä olen herkässä tilassa.
Bu durum, bazı etnik gruplarda Batılı yaşam tarzına karşı artan hassasiyetten kaynaklanıyor olabilir.Αυτό μπορεί να οφείλεται στην ενισχυμένη ευαισθησία στον Δυτικό τρόπο ζωής σε ορισμένες εθνοτικές ομάδες.
Potasyum nitrat hassas dişler için kullanılan bazı diş macununda bulunabilir.Το νιτρικό κάλιο χρησιμοποιείται σε κάποιες οδοντόκρεμες για ευαίσθητα δόντια.
Savaş zamanında gelişen Alman karşıtı hassasiyetler nedeniyle Saxe-Coburg-Gotha'dan değiştirildi.Άλλαξε από Σαξονίας-Κόμπουρκ & Γκότα εξαιτίας του αντιγερμανικού αισθήματος κατά την διάρκεια του πολέμου.
Fazlasıyla duygusal ve hassas...Είναι ένα πολύ ανθρώπινο, αναλογικό πράγμα...
Hassas döküm tekniği binlerce yıl geriye uzanır.Ο συνδυασμός αυτών των αστρονομικών θέσεων επαναλαμβάνεται μετά από χιλιάδες χρόνια.
( Yalnızca dikkatli, hassas ve becerikli çabalar devamlılık gösterecek sonuçlara ulaşır. )(Θεμελιώδες, αλλά τελευταία αμφισβητούμενο έργο για την απόλυτη χρονολόγηση).
Lezyonlar ağrılı ya da hassas olabilir (%30), ve genital organların dışında meydana gelebilir (%2–7).Læsionerne kan være smertefulde eller ømme (30 %), og kan forekomme andre steder end på genitalierne (2–7 %).
Tipik olarak etkiyi belirlemek için hassas analitik bir denge gerektirir.Det kræver typisk en følsom analytisk balance at påvise virkningen.
Argon, azota hassas olan havaya duyarlı bileşiklerin sentezinde kullanılır.Argon bruges i syntesen af luftfølsomme forbindelser, som er følsomme over for nitrogen.
Calvin'in hassas sağlığı ve devlete olan faydalılığı Servet'e kişisel olarak karşı olduğunu belli etmiyordu.Calvins skrøbelige helbred og brugbarhed for staten betød, at han ikke personligt deltog i sagen mod Serveto.
Soğuklara karşı hassastır.Er desuden ømfindtlig overfor kulde.
Menoraji yaşayan kadınlar ise demir eksikliğine karşı daha hassastır.Kvinder, som oplever menorrhagi har større risiko for jernmangel end den gennemsnitlige person.
Bu tepeler çok dar oldukarı için dalaga boyları hassas ölçümler sonucunda bulunur.Disse tre klatrestier har en gennemsnitlig sværhedsgrad.
Touch ID bunun ardından bu bilgiyi son derece ayrıntılı ve hassas bir şekilde analiz eder.Efterfølgende kan flegmatikeren udlægge en dyb og grundig analyse af det pågældende emne.
Arıların duyargaları o kadar hassastır ki 2 km mesafeden balın kokusunu alırlar.Den brune hyæne kan lugte ådsler 14 km væk.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod