Bu kadar hassas bir Hindistanlı kadın bulamazsınız.Najbardziej dokładne w Indiach.
Bu kadar hassas bir Hindistanlı kadın bulamazsınız.Niciodată nu vei găsi femei indiene atât de precise.
Bu kadar hassas bir Hindistanlı kadın bulamazsınız.Nikde nenajdete tak přesné Indky.
Bu kadar hassas bir Hindistanlı kadın bulamazsınız.Non troverete mai donne indiane tanto precise.
Bu kadar hassas bir Hindistanlı kadın bulamazsınız.Nooit vind je Indische vrouwen die zo precies werken.
Bu kadar hassas bir Hindistanlı kadın bulamazsınız.Nunca encontrarão mulheres indianas tão rigorosas.
Bu kadar hassas bir Hindistanlı kadın bulamazsınız.Sie werden nie so präziese indische Frauen finden.
Bu kadar hassas bir Hindistanlı kadın bulamazsınız.Vous ne trouverez jamais de femmes indiennes plus précises que ça.
Bu kadar hassas bir Hindistanlı kadın bulamazsınız.Δεν θα βρείτε πουθενά Ινδές τόσο σχολαστικές.
Bu kadar hassas bir Hindistanlı kadın bulamazsınız.Вам не удастся найти настолько аккуратных индийских женщин.
Bu kadar hassas bir Hindistanlı kadın bulamazsınız.Індійські жінки не бувають настільки ретельними.
Bu kadar hassas bir Hindistanlı kadın bulamazsınız.Никога няма да намерите по-прецизни индийки.
Bu kadar hassas bir Hindistanlı kadın bulamazsınız.לעולם לא תמצא אישה הודית כל כך מדויקת.
Bu kadar hassas bir Hindistanlı kadın bulamazsınız.لن تجد أبداً إمرأة هندية دقيقة جداً
Bu kadar hassas bir Hindistanlı kadın bulamazsınız.どこまでも精密に
Bu kadar hassas bir Hindistanlı kadın bulamazsınız.你無可能揾到做嘢咁精確嘅印度女性
Bu karbon nanotüp ağları çok hassas ve bu yüzden desteklenmeleri lazım.A szén nanocső hálók nagyon vékonyak, ezért valami támasztékra van szükség.
Bu karbon nanotüp ağları çok hassas ve bu yüzden desteklenmeleri lazım.Dessa nätverk av kolnanorör är väldigt bräckliga, och eftersom de är så ömtåliga måste de stödjas upp.
Bu karbon nanotüp ağları çok hassas ve bu yüzden desteklenmeleri lazım.Die koolstofnanobuisnetwerken zijn extreem dun, en omdat ze zo kwetsbaar zijn, moeten ze ondersteund worden.
Bu karbon nanotüp ağları çok hassas ve bu yüzden desteklenmeleri lazım.Diese Netze aus Kohlenstoffnanoröhren sind hauchdünn, und da sie so zart sind, müssen sie verstärkt werden.
Bu karbon nanotüp ağları çok hassas ve bu yüzden desteklenmeleri lazım.탄소 나노튜브로 이루어진 네트워크는 굉장히 조잡합니다. 또 약하기 때문에 이들은 지지가 필요합니다.
Bu karbon nanotüp ağları çok hassas ve bu yüzden desteklenmeleri lazım.Reţelele de carbon sunt foarte fragile, din cauza asta au nevoie de un suport.
Bu karbon nanotüp ağları çok hassas ve bu yüzden desteklenmeleri lazım.Taka sieć nanorurek węglowych jest niezwykle delikatna, przez co wymaga wzmocnienia.
Bu karbon nanotüp ağları çok hassas ve bu yüzden desteklenmeleri lazım.Takéto siete uhlíkových nanorúrok sú mimoriadne krehké a preto potrebujú nejakú podporu.
Bu karbon nanotüp ağları çok hassas ve bu yüzden desteklenmeleri lazım.Сети углеродных нанотрубок очень хрупки, вследствие чего нуждаются в укреплении.
Bu karbon nanotüp ağları çok hassas ve bu yüzden desteklenmeleri lazım.Тези мрежи от въглеродни нанотръби са изключително нестабилни и поради това, трябва да бъдат поддържани.
Bu karbon nanotüp ağları çok hassas ve bu yüzden desteklenmeleri lazım.Ці мережі вуглецевих нанотрубок надзвичайно тендітні, внаслідок чого потребують зміцнення.
Bu karbon nanotüp ağları çok hassas ve bu yüzden desteklenmeleri lazım.עם זאת, יש בעיה. רשתות של ננו-צינוריות פחמן הן שבריריות מאוד,
Bu karbon nanotüp ağları çok hassas ve bu yüzden desteklenmeleri lazım.هذه الشبكات من أنابيب الكربون النانونية رقيقة جداً، وبالتالي فهي تحتاج للدعم.
Bu karbon nanotüp ağları çok hassas ve bu yüzden desteklenmeleri lazım.網構造はとても壊れやすいので 維持する支えが必要でした この為 紙を使うことにしました
Bundan da çok net para çok hassas olur.Me gustaría dejar aquí muy claro también que el dinero es algo muy frágil.
Bundan da çok net para çok hassas olur.Αυτό θα επίσης καταστήσω απολύτως σαφές ότι τα χρήματα είναι πολύ εύθραυστη.
Bu neden mi önemli? Çünkü bu cihaz çok daha hassas.왜 이것이 중요할까요? 왜냐하면 단순히 듣는 것 보다 훨씬 더 민감하기 때문이죠,
Bu neden mi önemli? Çünkü bu cihaz çok daha hassas.למה זה חשוב? כי זה הרבה יותר רגיש.
Bu neden mi önemli? Çünkü bu cihaz çok daha hassas.مالذي يجعل من هذا الأمر مهما؟ لأنه أكثر حساسية بكثير.
Bu neden mi önemli? Çünkü bu cihaz çok daha hassas.こちらは腹部超音波検査装置の一例です
Bunlar, hassas ve eşitlikçi olan kendi kendine örgütlenebilme yollarıdır. -- girişimciliktir --Det er måder at lave selvorganisering, at lave entrepenørskab, - - som er bløde og som er egalitære.
Bunlar, hassas ve eşitlikçi olan kendi kendine örgütlenebilme yollarıdır. -- girişimciliktir --Er zijn manieren om aan zelforganisatie -- aan ondernemerschap -- te doen die zacht en egalitair zijn.
Bunlar, hassas ve eşitlikçi olan kendi kendine örgütlenebilme yollarıdır. -- girişimciliktir --자기조직적인 방법들 - 기업가적인 일을 하는 - 방법들이 존재하며 그것들은 부드럽고, 평등합니다.
Bunlar, hassas ve eşitlikçi olan kendi kendine örgütlenebilme yollarıdır. -- girişimciliktir --São formas de fazer a auto-organização — de fazer empreendedorismo — que são gentis, que são igualitários.
Bunlar, hassas ve eşitlikçi olan kendi kendine örgütlenebilme yollarıdır. -- girişimciliktir --So kann man Selbstorganisation praktizieren — Unternehmertum praktizieren — die behutsam und egalitär ist.
Bunlar, hassas ve eşitlikçi olan kendi kendine örgütlenebilme yollarıdır. -- girişimciliktir --Sono modi di creare l'auto-organizzazione - di fare imprenditoria - gentili, ugualitari.
Bunlar, hassas ve eşitlikçi olan kendi kendine örgütlenebilme yollarıdır. -- girişimciliktir --Te sposoby tworzenia samoorganizacji -- przedsiębiorczości -- są delikatne, są egalitarne.
Bunlar, hassas ve eşitlikçi olan kendi kendine örgütlenebilme yollarıdır. -- girişimciliktir --Αυτοί είναι τρόποι αυτοοργάνωσης -- για επιχειρηματικότητα -- που είναι ευγενείς, που είναι ισότιμοι.
Bunlar, hassas ve eşitlikçi olan kendi kendine örgütlenebilme yollarıdır. -- girişimciliktir --Това са начини за създаване на самоорганизация -- на предприемачество -- които са нежни, които са егалитарни.
Bunlar, hassas ve eşitlikçi olan kendi kendine örgütlenebilme yollarıdır. -- girişimciliktir --אלו דרכים לביצוע ארגון-עצמי ויזמות שהן עדינות ודוגלות בשוויון זכויות.
Bunlar, hassas ve eşitlikçi olan kendi kendine örgütlenebilme yollarıdır. -- girişimciliktir --انها طرق للقيام بالتنظيم الذاتي -- القيام المشاريع -- معتدلة, فيها من المساواة.
Bunlar, hassas ve eşitlikçi olan kendi kendine örgütlenebilme yollarıdır. -- girişimciliktir --より親切で平等な方法だといえます このような仕事のために良い方法を探したいのなら
Bunlar, iki üç milimetre hassasiyetinde üç boyutlu gerçek nokta bulutları.2~3mm의 정확도로 측정된 실제 3D 점들이지요.
Bunlar, iki üç milimetre hassasiyetinde üç boyutlu gerçek nokta bulutları.2〜3ミリという高い精度があります 非常に正確で詳細な
Bunlar, iki üç milimetre hassasiyetinde üç boyutlu gerçek nokta bulutları.Ce sont réellement des points 3D avec une précision de 2 à 3 mm.
Bunlar, iki üç milimetre hassasiyetinde üç boyutlu gerçek nokta bulutları.Dies sind tatsächliche 3D-Messpunkte mit 2-3 mm Genauigkeit.
Bunlar, iki üç milimetre hassasiyetinde üç boyutlu gerçek nokta bulutları.Dit is de werkelijke 3D-puntenweergave met twee tot drie millimeter nauwkeurigheid.
Bunlar, iki üç milimetre hassasiyetinde üç boyutlu gerçek nokta bulutları.Ezek valóban a 3 dimenzós tér pontjai, két vagy három miliméteres pontossággal.
Bunlar, iki üç milimetre hassasiyetinde üç boyutlu gerçek nokta bulutları.Ini adalah titik 3 dimensi yang sesungguhnya dengan ketepatan 2 hingga 3 milimeter.
Bunlar, iki üç milimetre hassasiyetinde üç boyutlu gerçek nokta bulutları.Isto são mesmo pontos a 3D com a precisão de dois a três milímetros.
Bunlar, iki üç milimetre hassasiyetinde üç boyutlu gerçek nokta bulutları.Sono punti reali in 3D con una precisione di 2 o 3 millimetri.
Bunlar, iki üç milimetre hassasiyetinde üç boyutlu gerçek nokta bulutları.Son puntos 3D reales con precisión de entre dos y tres milímetros.
Bunlar, iki üç milimetre hassasiyetinde üç boyutlu gerçek nokta bulutları.Sunt de fapt puncte 3D cu o acuratețe de doi sau trei milimetri.
Bunlar, iki üç milimetre hassasiyetinde üç boyutlu gerçek nokta bulutları.To są punkty 3D zebrane z dokładnością dwóch, trzech milimetrów.