Bu bir bakıma da, bazı tür beyin hasarının göstergesidir.ודרך אגב, זה גם אחד המאפיינים של סוגים מסוימים של נזק מוחי.
Bu bir bakıma da, bazı tür beyin hasarının göstergesidir.كما أنه بالمناسبة، يعتبر عدم الشعور بالندم عرض من أعراض التلف الدماغي
Bu bir bakıma da, bazı tür beyin hasarının göstergesidir.脳の眼窩前頭皮質に
Bu, bir hedef üzerine odaklanma ve çok fazla hasara sebep olma fırsatını verir.Dzięki temu możecie skupić się na celu i spowodować duże uszkodzenia.
Bu, bir hedef üzerine odaklanma ve çok fazla hasara sebep olma fırsatını verir.목표물에 집중해서 큰 피해를 줄 수 있는 기회를 제공합니다
Bu, bir hedef üzerine odaklanma ve çok fazla hasara sebep olma fırsatını verir.Tato vlastnost poskytuje vozidlu možnost soustředit se na cíl a způsobit hodně poškození.
Bu da San Franciso'da meydana gelen hasar.40~50마일 정도 남쪽에 위치해 있습니다. 그리고 이 피해는 샌프란시스코에서 발생했지요
Bu da San Franciso'da meydana gelen hasar.Tällaista vahinkoa se aiheutti San Franciscossa, moottoritie romahti täällä näin.
Bu da San Franciso'da meydana gelen hasar.سان فرانسيسكو --وهذا الدمار حدث في سان فرانسيسكو
Bu dosya hasarlı ve oynatılamayabilir.Acest fișier este deteriorat și poate să nu fie redabil.
Bu dosya hasarlı ve oynatılamayabilir.Ce fichier est endommagé et risque de ne pas être lisible.
Bu dosya hasarlı ve oynatılamayabilir.Denne fil er beskadiget og kan måske ikke afspilles.
Bu dosya hasarlı ve oynatılamayabilir.Diese Datei ist beschädigt und kann möglicherweise nicht abgespielt werden.
Bu dosya hasarlı ve oynatılamayabilir.Dit bestand is beschadigd en is mogelijk niet afspeelbaar.
Bu dosya hasarlı ve oynatılamayabilir.El archivo está dañado y puede no ser reproducido.
Bu dosya hasarlı ve oynatılamayabilir.Este ficheiro está danificado e pode não conseguir ser reproduzido.
Bu dosya hasarlı ve oynatılamayabilir.Filen är skadad och kanske inte är spelbar.
Bu dosya hasarlı ve oynatılamayabilir.Questo file è danneggiato e potrebbe non essere riproducibile.
Bu dosya hasarlı ve oynatılamayabilir.Soubor je poškozený a nemusí se podařit jej přehrát.
Bu dosya hasarlı ve oynatılamayabilir.Ten plik jest uszkodzony i jego odtworzenie może nie być możliwe.
Bu dosya hasarlı ve oynatılamayabilir.Tento súbor je poškodený a nedá sa prehrať.
Bu dosya hasarlı ve oynatılamayabilir.Το αρχείο είναι κατεστραμμένο και δεν μπορεί να αναπαραχθεί.
Bu dosya hasarlı ve oynatılamayabilir.Цей файл пошкоджено, він можете бути непридатним для відтворення.
Bu dosya hasarlı ve oynatılamayabilir.このファイルは壊れていて再生できないかもしれません。
Bu durum ayrıca, 18 Haziran 2003 tarihli Konsey Tavsiye Kararının Üye Devletler’i hasar azaltmaCannabis: popularitet kan have toppet — mens folkesundhedsspørgsmål får større betydning
Bu durum ayrıca, 18 Haziran 2003 tarihli Konsey Tavsiye Kararının Üye Devletler’i hasar azaltmaDetta innebär att cannabis är den vanligaste illegala drogen i Europa. Positionen som den
Bu durum ayrıca, 18 Haziran 2003 tarihli Konsey Tavsiye Kararının Üye Devletler’i hasar azaltmaÉ também evidente num relatório recente da Comissão
Bu durum ayrıca, 18 Haziran 2003 tarihli Konsey Tavsiye Kararının Üye Devletler’i hasar azaltmaHelyzetkép a börtönökből: a kábítószer-használóknak szóló szolgáltatások továbbra sem elég fejlettek
Bu durum ayrıca, 18 Haziran 2003 tarihli Konsey Tavsiye Kararının Üye Devletler’i hasar azaltmaKanabis: popularita už možno dosiahla vrchol, ako narastá uznávanie otázok verejného zdravia
Bu durum ayrıca, 18 Haziran 2003 tarihli Konsey Tavsiye Kararının Üye Devletler’i hasar azaltmaKonopí: oblíbenost drogy už možná dosáhla vrcholu – s rostoucím vědomím problémů veřejného zdraví
Bu durum ayrıca, 18 Haziran 2003 tarihli Konsey Tavsiye Kararının Üye Devletler’i hasar azaltmaZapor: storitve za uživalce drog ostajajo slabo razvite?
Bu durum, söz gelimi, tedavi ve hasar azaltma tedbirleri için giderek daha geçerli olmaktadır.Dat is bijvoorbeeld in toenemende mate het geval voor behandeling en schadebeperkende maatregelen.
Bu durum, söz gelimi, tedavi ve hasar azaltma tedbirleri için giderek daha geçerli olmaktadır.Dette gælder f.eks. i stigende grad for behandlings- og skadesreduktionsforanstaltninger.
Bu durum, söz gelimi, tedavi ve hasar azaltma tedbirleri için giderek daha geçerli olmaktadır.Dies gilt beispielsweise in zunehmendem Maße für Maßnahmen zur Behandlung und Schadensminimierung.
Bu durum, söz gelimi, tedavi ve hasar azaltma tedbirleri için giderek daha geçerli olmaktadır.Ez a kezelési és ártalomcsökkentő intézkedésekre például egyre inkább igaz.
Bu durum, söz gelimi, tedavi ve hasar azaltma tedbirleri için giderek daha geçerli olmaktadır.Projets de recherche dans les États membres
Bu durum, söz gelimi, tedavi ve hasar azaltma tedbirleri için giderek daha geçerli olmaktadır.Tämä koskee entistä useammin esimerkiksi hoitoa sekä haittoja vähentäviä toimenpiteitä.
Bu durum, söz gelimi, tedavi ve hasar azaltma tedbirleri için giderek daha geçerli olmaktadır.To se týká v rostoucí míře například opatření v oblasti léčby a minimalizace škod.
Bu durum, söz gelimi, tedavi ve hasar azaltma tedbirleri için giderek daha geçerli olmaktadır.Toto napríklad v zvýšenej miere platí pre liečbu a opatrenia na znižovanie škôd.
Bu durum, söz gelimi, tedavi ve hasar azaltma tedbirleri için giderek daha geçerli olmaktadır.Vse bolj to drži za ukrepe zdravljenja in zmanjševanja škode.
Bu durum, söz gelimi, tedavi ve hasar azaltma tedbirleri için giderek daha geçerli olmaktadır.W coraz większym stopniu dzieje się tak w przypadku np. leczenia i środków z zakresu ograniczania szkód.
Bu durum, söz gelimi, tedavi ve hasar azaltma tedbirleri için giderek daha geçerli olmaktadır.Това важи във все по-голяма степен, например, за мерките за лечение и намаляване на вредите.
Bu gen hasar görmüştür.Avem de-a face cu o gena defecta.
Bu gen hasar görmüştür.Danificaram o gene.
Bu gen hasar görmüştür.Dañó al gen.
Bu gen hasar görmüştür.Gen je poškozen.
Bu gen hasar görmüştür.I cambiamenti danneggiavano il gene.
Bu gen hasar görmüştür.Ils endommageaient le gène.
Bu gen hasar görmüştür.변이가 유전자에 손상을 준 것입니다
Bu gen hasar görmüştür.Mutacja zniszczyła gen.
Bu gen hasar görmüştür.Nó gây tổn thương cho gen.
Bu gen hasar görmüştür.Sie beschädigten das Gen.
Bu gen hasar görmüştür.Ze beschadigden het gen.
Bu gen hasar görmüştür.Προκαλούσε βλάβη στο γονίδιο.
Bu gen hasar görmüştür.Били са увредени.
Bu gen hasar görmüştür.Они повреждают ген.
Bu gen hasar görmüştür.Це пошкодило ген.
Bu gen hasar görmüştür.זה פגע בגן.
Bu gen hasar görmüştür.يُتلف الجين
Bu gen hasar görmüştür.これらは