Finn ve Rey hasar almış üsten kaçarlar, yaralı Ren onları takip eder ve üzerlerine gider.Ren yang terluka mengejar Finn dan Rey di luar Markas.
Gemi ağır hasar görmüş olmasına karşın onarıldı ve daha sonra yeniden hizmete alındı.Pesawat ini kemudian diperbaiki lalu kembali ke pelayanan .
Bölgenin işgal hasar raporunu hazırladı.Jawatan Kehutanan merehabilitasi kerusakan lahan ini.
Yüksek kafa içi basıncı beynin sıkışmasına yol açar ve beyin hasarı ve diğer komplikasyonlara neden olur.Suhu tubuh yang terlalu tinggi dapat merusak otak dan organ vital lainnya.
Savaştan sonra kulüp Savaş Hasar Komisyonu'ndan 22.278£ tutarında tazminat almıştır.Sau chiến tranh, câu lạc bộ nhận được 22.278 bảng tiền bồi thường từ Ủy ban Thiệt hại Chiến tranh.
Deprem San Francisco'da özellikle Marina ve South of Market bölgelerindeki binalarda hasara neden oldu.Tại thành phố San Francisco, trận động đất làm hự hại nặng các công trình trong khu Marina và South of Market.
Duvar çeşitli yerlerde hasar görmüş olmasına karşın, birçok yerde görülebilmektedir.Tường bị hư hại ở một số nơi, nhưng vẫn có thể trông thấy ở nhiều nơi.
Hafif kruvazör Honolulu hasar aldı ama görevine devam etti.Tàu tuần dương hạng nhẹ USS Honolulu bị hư hại nhưng vẫn tiếp tục hoạt động.
2 Mayıs 1620'de bir depremde şehirdeki birçok bina hasar gördü.Ngày 2 tháng 5 năm 1620, một trận động đất khiến nhiều tòa nhà trong thành phố bị hư hại nặng.
Blücher az hasar görmüştü ancak dokuz mürettebat ölmüş, üç mürettebat da yaralanmıştı.Blücher chỉ bị hư hại nhẹ nhưng có đến chín người thiệt mạng và ba người khác bị thương.
USS Cassin muhribi alabora oldu ve muhrip Downes ciddi hasar gördü.Tàu khu trục USS Cassin bị lật úp, còn tàu khu trục USS Downes bị hư hỏng nặng.
Diğer çeşitli kiliseler ve binalar hasar gördü.Nhiều tòa nhà và nhà thờ bị tàn phá.
Bütün hastaneler tahrip olmuş veya kötü bir şekilde hasarlı ve terkedilmiş durumda.Tất cả bệnh viện đều bị phá hủy hoặc hư hỏng nặng nên không còn sử dụng được nữa.
Diş çürükleri (kaviteleri), dişlerin yapısına hasar veren bulaşıcı bir hastalıktır.Sâu răng là một bệnh phá hoại cấu trúc của răng.
Ancak sigortacının hasar giderleri azalacağından sovtaj önem taşımaktadır.Nó cho phép hãng bảo hiểm gốc giảm rủi ro bảo hiểm.
Can kaybı olmazken, küçük çaplı hasarlar meydana geldi.Trước trừ cái hại lớn, thì cái hại nhỏ tự không còn.
Sisoy Veliki savaş gemisi ise aldığı büyük hasar sonucunda ertesi gün batırılmak zorunda kalınır.Chiến hạm Sisoy Veliki bị hư hại nặng do trúng thủy lôi vào mạn tàu và phải đánh chìm vào ngày hôm sau.
Amiral Chuichi Nagumo, düşmanın destek birimlerine ağır hasar vererek başarıya ulaştı.Tại đây Đô đốc Chuichi Nagumo đã thành công trong việc tiêu diệt rộng rãi các cơ sở hạ tầng.
Özellikle kazlar ve martılar çok ciddi hasarlara neden olurlar.Các trang trại chăn nuôi gia cầm và thủy sản chịu tổn thất nghiêm trọng.
Hasar gören vücut bölgesi örtülür.Làm tổn thương vùng da bị nổi ban.
Deprem sonrası en büyük hasar ortaçağ kenti L'Aquila'da oldu.Tiếp sau trận động đất là hàng loạt cơn dư chấn dữ dội tại vùng L'Aquila.
Çoğu durumunda bu yerler büyük hasar alanıdır.Ở một số vùng, loài này là một mối phiền hà đáng kể.
Suyla temas halinde hasar alırlar.Nó sẽ hoạt động khi tiếp xúc với nước.
Geminin aldığı başka iki isabet de küçük çaplı hasar yarattı.Hai phát bắn trúng khác gây ra những hư hại nhẹ.
Artık lag shoot yapmanıza gerek yok, hasar vermek için direk skine vurmak yeterli.Nhưng súng cối bắn không chính xác nên chỉ dùng bắn đạn trái phá theo diện tích.
Gerçekte ise beyinde hasar görüp bir yetenek kaybına yol açmayacak bir bölge yoktur.Nhưng thay vào đó, gần như không có vùng não nào bị tổn thương mà không mất đi khả năng.
Depremde Erivan'daki önemli yapılar büyük hasar gördü.Trên toàn Honduras, ngành nông nghiệp chịu thiệt hại nghiêm trọng.
H314 Ciddi cilt yanıklarına ve göz hasarına yol açar.R41: Gây hại nghiêm trọng với mắt.
Kafa ayrıca ısırarak da ağır hasar vererek acı çektirebilir.Nếu bị cắn nó chỉ gây đau đớn.
Doğmamış çocukta hasara yol açabilir.Sự cũng cố này có thể gây tổn thương có con non khi sinh đẻ.
Bu hasarları iyileştirir ve satılabilir.Hầu hết các trường hợp này có thể được điều trị và chữa khỏi.
Evlerin üçte biri hasar gördü ve nüfusun yarısı azaldı.Ngay cả khi đó, số lượng trong đàn của chúng đã giảm đến một phần ba và số lượng con non giảm còn một nửa.
Cerrahi Selby'nin hayatını kurtarırken, hayatının geri kalanında da kalıcı hasarlar verdi.Khi nghe tin Liza tự tử, anh sống phần đời còn lại trong đau đớn.
Suriye İç Savaşı sırasında kale bombardımanlardan dolayı hasar almıştır.Một phần ngôi đền đã bị hư hại ở mức độ nào đó bởi vụ đánh bom năm 2013 trong cuộc nội chiến Syria.
VIT (Vitality) (Dayanma gücü) HP miktarınızı, aldığınız hasarı (sihir olmadan), HP iyileşme hızınızı etkiler.あなたがたがさばくそのさばきで、自分もさばかれ、あなたがたの量るそのはかりで、自分にも量りが与えられるであろう。
İçinde bulunan ahşap katlar çıkan yangınlarda yanarak hasar görmüştür.の巻』 ^ 葛飾署を花火で全焼させたことがあったため。
Tavna Osmanlı Dönemi'nin ilk yıllarında hasar görmüş ancak daha sonra halk tarafından restore edilmiştir.文成帝の初年、中散に任じられ、殿中曹給事中に転じた。
Evlerin üçte biri hasar gördü ve nüfusun yarısı azaldı.市内にあった家屋の3分の1が損壊し、人口は半減した。
Binada hasar meydana geldi.建物に被害が出る。
1522'de bir deprem ile büyük hasar görmüştür.1522年に地震で破壊された。
Gerçekte ise beyinde hasar görüp bir yetenek kaybına yol açmayacak bir bölge yoktur.実際には、ダメージを受けても能力の喪失をもたらさない脳の領域は存在しない。
Kendisine düzenlenen bir suikastta beyni ağır hasarlara uğramıştı.破砕された頭蓋骨は脳の深くに達していた。
Eşdeğer mal, malın uğradığı hasara ve değerine göre verilir.遺産相続:残された財産の分配・処分。
Sadece bacaklarından hasar alırlar.あなた、私の脚を傷つけるつもり!
Bunun dışında arabalar hiçbir şekilde hasar almamaktadır.逆にそれ以外ではダメージを受けない。
Hastaneden bildirildiğine göre bu tür hasar aldıktan hiç kimse birkaç dakikadan fazla yaşayamazdı.病院で発表された声明では、このような重傷を負った後で数分以上生存することは、誰にとっても不可能であると述べられた。
Hava Bombası gibi alan hasarı vermez.爆弾のように、差し迫った危険を作り出すものではない。
Aksi halde mesajın yolda değiştirilmiş ya da hasara uğramış olduğu anlar.但し此の通信が途中で消えたか、或いは如何に扱はれたかは自分は知らんのである。
1789'da aldığı bir hasar sonucu, sol gözünün görme yetisini kaybetmiştir.1789年に左目の視力を失い、リタイアを余儀なくされる。
1807 yılında çıkan bir yangında fabrikası hasar gördü.1877年の火事で工場が破壊された。
Ağır hasar verirler.大きく損傷する。
Hava saldırıları yüzünden hasar gördü.空襲を受けて損傷。
Bu şekilde etrafındaki ünitelere ve binalara hasar verirler.」によって野原家や周りのビルを破壊する。
Eğer 4 dakika boyunca oksijensizlik devam ederse beyinde geri dönülmez hasar meydana gelebilir.30分以内に停止できなかった場合は脳に不可逆的な変化が起こる場合がある。
Büyürse zombilere daha fazla hasar verir.ゾンビ系の魔物にダメージが増える。
Sinir hücrelerinin sürekli bir hasarı değil, yalnızca basit, geçici bir hasarıdır.他家神経移植は問題を残し、一般的ではない。
Ay gibi cisimlerin manyetik alanları yoktur ve güneş rüzgarı yüzeylerine direkt olarak hasar verir.月のような天体は磁場を持っていないため、太陽風は直接地表に吹き付ける。
Böylece kurşunun verdiği hasar artardı.銃弾がどんな損傷を引き起こしたかは想像出来なかった。
Alanda büyük hasar meydana geldi.区域に甚大な被害が出る。
Hasar çok geniş kapsamlıdır, reaktörun tamir için ayrılması gerekir.ダメージは大したことはなく、応急修理でしのいだ。