Ana içeriğe geç
Sözlük

hasar ile cümle

hasar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu kez torpido bot pruvadan hafif hasar gördü.По сути представляло собой торпедный катер малой видимости.
Hasar gören araçları da tamir edebilme yeteneğine sahip ikinci sınıfımız.Repair Item — умение чинить повреждённые предметы.
3840 kişi öldü, 9232 bina hasar gördü.В Непале погибли 8699 человек, 22 489 ранены, пострадали 8 млн человек.
Artık lag shoot yapmanıza gerek yok, hasar vermek için direk skine vurmak yeterli.Нельзя применять для стрельбы патроны с усиленным зарядом пороха во избежание повреждения оружия.
Bazıları maddi hasarlara sebep olan 3-4 ay süresince artçı sarsıntılar devam etti.Заживание ран длится 3—4 месяца, когда мочеиспускание вызывает боли.
Bu çabalara rağmen söylenene göre ağaç 1907 yılında bir kar fırtınası sırasında büyük hasar gördü.رغم كل هذه الجهود إلا أنه ذكر أن الشجرة قد عانت من تلف كبير أثناء عاصفة جليدية في عام 1907.
Bunun neticesinde birinci kattaki birçok oda hasarlandı.ونتيجة لذلك، تم تدمير العديد من الغرف الموجودة الطابق الأول.
1943'te bir bombardıman sırasında büyük hasar gören kilise bu hali ile Batı Berlin'in simgesi oldu.الكنيسة التي شهدت حصار كبير أثناء قصف في عام 1943 أصبحت مع هذا الحال رمز برلين الغربية.
Dört sinagog yakıldı ve 220 Yahudi evi yakıldı, yağmalandı veya hasara uğradı.حرقت أربع معابد يهودية وسويت بالأرض وأحرق أو نهب أو أتلف 220 منزل لليهود.
Savaştan sonra kulüp Savaş Hasar Komisyonu'ndan 22.278£ tutarında tazminat almıştır.تسلم النادي تعويضات بعد الحرب، من لجنة أضرار الحرب مايساوي 22278 باوند.
Saray 1481 depreminde hasar gördü, biraz ardından tamir edildi.ألحق أضرار بالقصر بسبب الزلزال الذي وقع في 1481، وقد تم إصلاحه بعد ذلك بوقت قصير.
1872 depremi İskenderun'da çok hasara neden olmuştur.تسبب زالزل 1872 في خسائر فادحة في إسكندرونة.
Hafif kruvazör Honolulu hasar aldı ama görevine devam etti.بينما تعرض الطراد يو إس اس «هونولولو» لأضرار، ولكنه ظل في الخدمة.
Eşdeğer mal, malın uğradığı hasara ve değerine göre verilir.ومروءة المال الإصابة ببذله في مواقعه المحمودة عقلاً وعرفًا وشرعًا.
Ağır hasar verirler.ولحقت أضرار بالغة.
Bu durumlarda, kan basıncının hızla düşmesi, devam eden organ hasarını durdurmak için zorunludur.في هذه الحالات، يعد التخفيض السريع لضغط الدم ضروريًا جدًا لوقف استمرار تضرر الأعضاء.
Yavuz ve Midilli İstanbul'a hasar görmeden döndüler.وعاد ياووز وميديللي دون أية خسائر.
1856'da gerçekleşen bir mühimmat patlaması neticesinde sarayın alt kısmı büyük hasar gördü.تضرر الجزء السفلي من القصر بشدة من جراء انفجار ذخيرة في عام 1856.
Fransa sadece verilen hasarlardan dolayı tazminat cezası istemiyordu.بدلا من ذلك، فرضت الحكومة غرامات فقط.
Çok çeşitli sinir hasarları olduğundan dolayı açıklamada herhangi bir sınıflandırma sistemi yoktur.حتى الآن, لا يوجد نظام تصنيف مخصص يمكنه أن يصف كل أنواع إصابات الأعصاب.
Binada hasar meydana geldi.ولحقت أضرار بالمنزل.
Elektrik yayının ısısı genellikle yalıtkana onarılamayacak bir hasar verir.الحرارة الناتجة عن القوس غالبا تسبب أضرار للعازل لا يمكن إصلاحها .
Böylelikle yumruklar daha az hasar vermektedir.بينما كانت القناطر أقل تضررا.
Bunun Emevilerin Mekke'yi ele geçirme sırasında verdikleri hasarla ilgili olduğu düşünülmektedir.هو ممن يُشتبه بهم عندما يدخل ماكايي.
Tedavi edilen hastaların yüzde yirmisi küçük hasarla iyileşir.حيث يتعافى 20% من المرضى المُعالَجين مع إصابتهم بعقابيل خفيفة.
İklim değişikliği tarım da büyük hasarlara yol açmaktadır.يسبب التغير المناخي العديد من المخاطر الكبيرة في مجال الزراعة.
3000'den fazla ev de hasar gördü.وانجرفت أو تضررت أكثر من ثلاثة آلاف سيارة.
Sonuç olarak az bir miktar hasar oluşmuştur.ووقعت أضرار محدودة.
Gölbaşı'nda ağır hasar oldu.وحدثت أضرار شديدة جداً في نيو جيرسي.
Ana madde: Nöropraksi Bu, sinir hasarının en hafif olanıdır ve tamamen iyileştirilebilir.يعتبر هذا النوع الشكل الأقل حدة في إصابات الأعصاب مع إمكانية التعافي التام.
En sonunda gemisi büyük bir hasar alır.يمتاز المركب بخاصة استرطاب كبيرة.
Uzay mekiği iniş sırasında hasar görmüştür.وسجلت صور أثناء الهبوط.
Bilgi, hasarlı olmayan modelite haricindeki modalitelerden verilirse hastalar gelişebilir.قد يتحسن المرضى اذا قدموا معلومات في الطرق الأخرى غير تلك التالفة.
Binalarda yapısal hasar verebilir ve zayıf duvarlar yıkılabilir.هذه الخاصية ستتأثر بشكل سلبي جدا مع تدمر جدران السنخ.
Ancak ünü çok hasar gördü.بل على العكس يكون لها ضرر كبير..
Daha az hasar verirler ve daha çok hasar alırlar.يتباطئ نموهما وتصبح أقل ضررا.
11. ve 12. yüzyıllarda Selçuklu ve Bizans İmparatorlukları arasındaki savaş sırasında manastır hasar gördü.لكنه دُمر جزئياً خلال الحروب بين الدولة السلجوقية والإمبراطورية البيزنطية في القرنيين الحادي عشر والثاني عشر.
1993 Bosna Savaşı sırasında Hırvat güçleri tarafından hasar gördü.في عام 1993 قام الجيش الكرواتي بتدمير الجسر أثناء حرب البوسنة.
Saray İkinci Dünya Savaşı sırasında büyük bir hasar görmüş ve sonraki seneler yeniden yapılmıştır.شهد القصر حصار كبير أثناء الحرب العالمية الثانية وتم تشيده من جديد في السنوات التالية.
Fakat şu an ne kadar güçlü oldukları veya hasar verme seviyeleri bilinmemektedir.لم يتضح بعد مدى الضرر أو الخسائر المحتملة.
Hasarlı deri yüzeyine direkt olarak uygulanmamalıdır.تطبيقه على سطح الجلد لا يسبب أي ضرر.
Yüksek kafa içi basıncı beynin sıkışmasına yol açar ve beyin hasarı ve diğer komplikasyonlara neden olur.قد يتسبب الضغط المرتفع داخل القحف الدماغي إلى الضغط على الدماغ, مما يؤدي إلى تلف في نسيج الدماغ ومضاعفات أخرى.
14.401 bina yıkılmış, 4.043 bina da ağır hasara uğramıştır.تراوحت خسائر الزلزال بين 3 و4 بليون دولار أمريكي، حيث انهار 412 مبنىً وأصيب 3124 مبنى بأضرار بالغة.
Optik siniri hasarı genellikle kalıcı görme kaybına yol açar.يسبب هذا المرض فقدان البصر شبه كلياً في غالب الأحيان.
Bu nedenle mezar yapılarının bazı kısımları hasarlı durumdadır.والصور في المقبرة إلى حد ما تضررت بشدة.
Yangında hasar gördü.فأضرما النار في الغيضة.
Tilki Andrei, sniper tüfeğiyle Raskoln'un kafasına sıkar ve beyninde ciddi hasarlar oluşmasına yol açar."طلقة كرونلين" هي عبارة عن جرح من طلقة سريعة للغاية في الرأس تتسبب في نزع الأحشاء من الدماغ.
1990'da çıkan bir yangında hasar gördü ve kullanılamaz hâle geldi.وحدث عليها حريق في عام 1988 وقضى تقريبا عليها .
Yüzlerce şehir ve kasaba hasar gördü.تضررت مئات المدن والقرى.
Kayıplar ve hasarالخسائر والأضرار
Bazı hasarlı binalar yıkıldı - Veryansın TV".20 Feb 2023.
Bu çabalara rağmen söylenene göre ağaç 1907 yılında bir kar fırtınası sırasında büyük hasar gördü.Apesar desses esforços, a árvore teria sofrido danos pesados durante uma tempestade de gelo em 1907.
Yapılan anestezinin türü, hasarın karmaşıklığına bağlıdır.O tipo de anestesia utilizada depende da complexidade da lesão.
MÖ 165'te çıkan yangında hasar görmüş ve tamir edilmiştir.Danificada pelo fogo em 165 a.C., foi restaurada.
Ancak kısa zamanda bu hasarlar onarılmıştır.Apesar de tudo, os danos foram rapidamente reparados.
Hasarın derecesi: Bir sinir onarıldıktan sonra, sinir uçlarındaki rejenerasyon, tüm yönlere doğru büyür.O nível de lesão: após o reparo de um nervo, as terminações nervosas regeneradoras devem crescer até o alvo.
Çoğu sistem hasarın derecesini, belirtiler (semptomlar), patoloji ve prognoz ile ilişkilendirir.A maioria dos sistemas tentam correlacionar o grau de lesão com sintomas, patologia e prognóstico.
İran-Irak Savaşı' nda büyük hasar gören şehir daha sonra yeniden inşa edilmiştir.A Guerra Irã-Iraque danificou grande parte da cidade, que foi reconstruída posteriormente.
Sadece bacaklarından hasar alırlar.Você está machucando minha perna!
Havadaki 10−7 g/m³ kadar düşük OsO4 bile akciğerde, deri ve gözde ciddi hasarlara yol açabilir.As concentrações no ar tão baixas quanto 10−7 g/m³ podem causar congestão nos pulmões, danos a pele e olhos.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod