Ana içeriğe geç
Sözlük

hasar ile cümle

hasar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Göçler ve 1995 yılında meydana gelen deprem yüzünden ağır hasar görmüştür.Gravemente danneggiato dopo il terremoto del 2009.
Geminin aldığı başka iki isabet de küçük çaplı hasar yarattı.Altri colpi raggiunsero la nave ma causando danni minori.
Sağ eli ve motor-refleks sistemi düzeltilemez biçimde hasar gördü.La meccanica e la configurazione del propulsore rimasero però immutate.
Yeniden hasar gören denizaltı, bunun üzerine bulunduğu yerde bırakıldı.Un sottomarino nucleare è scomparso, ma viene in seguito ritrovato distrutto.
Binada ağır hasar oluştu.L'edificio è stato gravemente danneggiato.
Vücut direnci tamamen hasarlıdır.La scoperta del corpo è un colpo duro per tutti.
Size yapılan saldırının hasarını azaltır.Buttala via che ti fa male.
Hasar aldığında küçük Wario'ya dönüşen Wario, bu formdayken koşarak hasar verme yetisini yitirir.Apparsa nella serie Wario Land, per trasformarsi in esso Wario deve toccare un Minicula.
Buna ek olarak döşeme hasarları da oluştu.Inoltre, sono attrezzati anche per svolgere riparazioni.
Katedral hasar gördü ve yavaş yavaş çürümeye yüz tuttu.La chiesa è tuttora abbandonata e continua lentamente a sprofondare.
Binanın çatısı 1990 yılında çıkan bir yangında ciddi hasar görmüştür.La pianta è rimasta gravemente danneggiata da un incendio doloso nel 1998.
1669da Etna Dağı patlaması şehre büyük hasar verdi.Nel 1664 un uragano distrusse la città.
Bütün hastaneler tahrip olmuş veya kötü bir şekilde hasarlı ve terkedilmiş durumda.Tutti gli ospedali della città furono distrutti o risultarono talmente danneggiati da dover essere evacuati.
Merkez Bankası'nın itibarı İrlanda mali krizinde hasar gördü.La perdita del Nord Africa acuì il problema fiscale.
Sol kolu kırıldı ve böbreklerinde hasar oluşmuştu.Il braccio sinistro è danneggiato vicino ai polsi.
Evlerin üçte biri hasar gördü ve nüfusun yarısı azaldı.Треть домов получила повреждения, население уменьшилось наполовину.
Kolaylıkla hasar görürler ve bu tür bebekler için özel atölyeler bulunmaktadır.Они легко повреждаются и существуют специальные мастерские для таких кукол.
Massava limanında büyük hasar meydana geldi, çok sayıda kişi hayatını kaybetti.Был нанесён значительный ущерб порту Массауа и имелись человеческие жертвы.
Saldırıda yaralanan olmazken camlarda ve bir arabada maddi hasar oluştu.Несмотря на отсутствие травм, ущерб был нанесен окнам и машине.
Kendisine düzenlenen bir suikastta beyni ağır hasarlara uğramıştı.Он получил тяжелейшую черепно-мозговую травму, повредил лицо.
Kasabada sadece 13 ev hasar görmeden savaşı atlattı.После войны в деревне уцелел всего 21 дом.
1977'de ses tellerinin hasar görmesiyle bir yıl şarkı söyleyememiştir.За 73 минуты не пропустил ни одного гола.
Sonuç olarak az bir miktar hasar oluşmuştur.Результатом атаки стали незначительные повреждения.
Bu hasar etkilenen sinirlerde sinyallerin iletimini bozar.Это повреждение ухудшает проводимость сигналов в пострадавших нервах.
İklim değişikliği tarım da büyük hasarlara yol açmaktadır.Изменения климата приводят к большим убыткам в сельском хозяйстве.
Üçüncü dönemde konakta hasara yol açar.В третьем периоде наступает катастрофический износ.
Hiçbir can kaybı olmamış, ama maddi hasar oluşmuştur.Жертв нет, но был нанесён большой материальный ущерб.
USS Pennsylvania - Hasar gördü.Уфимский научный центр РАН.
Sol kolu kırıldı ve böbreklerinde hasar oluşmuştu.У него была повреждена левая ключица и раздроблена кисть левой руки.
Hasar görmüş daha sonra yeniden restore edilmiştir.Был реконструирован, но позднее снова повреждён.
Oldukça seri ateş edebiliyor ve en yüksek hasarı veriyor.Могут нанести значительный урон, и лучше расстреливать их издалека.
Sonuçta kalıcı beyin hasarı meydana gelebilir.Изредка могут возникать разрывы спинного мозга.
USS Nevada - Hasar gördü , karaya oturdu.CSS «Генерал Самтер» — выведен из строя, выбросился на берег.
DNA'da meydana gelen hasarın tipi mutagenin tipine bağlıdır.Тип повреждения ДНК зависит от типа мутагена.
Çifte Hasar rünü, belli bir süre saldırı hasarınızı iki katına çıkarır.Двойной урон — вдвое увеличивает наносимый оружием урон.
Servis aracı ise büyük hasar gördü.Сам вертолет получил серьезные повреждения.
Şehir merkezi bu saldırı sonucu neredeyse % 90 oranında hasar gördü.Деревня была разрушена во время этих сражений примерно на 90 %.
Gözlem balonuyla desteklenen gemi önemli hasarlar verdi.В составе звена ведущим Балебиным бомбовым ударом потоплен сторожевой корабль.
Bölgedeki altı şehirde 4300'den fazla bina hasar gördü.В результате, были повреждены свыше 260 зданий города.
Kinto-un asla hasar görmez.Впрочем, Крот никогда на них за это не обижается.
Tamamen boşaldığında ise hasar almaya başlarsınız.Если он побежит в вашу сторону, то вам будут нанесены повреждения.
Alanda büyük hasar meydana geldi.Местности был нанесён значительный ущерб.
Arabasına saldırıldı ve okuldaki dolabına hasar verildi.Его побили и заперли в школьном шкафчике.
Aşırı şekilde hasar görmüş olan orijinali uzun zaman önce kaybolmuştur.Долгое время оригинал телеграммы считался утерянным.
Ayrıca İngiliz Inflexible ve Fransız savaş gemileri Suffren ve Gaulois çok ağır bir şekilde hasar almıştır.Британский линейный крейсер «Инфлексибл» и французский броненосец «Галуа» получили тяжёлые повреждения.
Alman kayıpları daha ağırdı, 28 uçak kaybedildi, 23 uçak ise hasar gördü.Японцы потеряли 29 самолётов, ещё 74 было повреждено.
Hasarlar gemiye saldıran düşmanlar tarafından açılmıştır.При высадке корабли были обнаружены противником.
Bu gemilerden birine hasar verilmiş diğerleri batmıştır.Уже при погрузке часть кораблей получили повреждения.
Kütüphane, 1999 yılındaki Marmara depreminde ağır hasar gördü.Мария в течение нескольких месяцев находилась в тяжелейшей депрессии.
Uzun dönemde hemiplejik ataklar ve kalıcı hasarlar nedeniyle güçten düşürücüdür.Со временем она излечивается от постоянного страха и лунатизма.
Via dei Fori Imperiali ( Modern Roma'da bir yol) üzerinden geçtiği için biraz hasar görmüştür.Часть императорских форумов погребена под улицей Виа деи Фори Империали (Via dei Fori Imperiali).
1491 yılında, katedral bir depremde ağır hasar gördü.В 1641 году храм серьёзно пострадал во время землетрясения.
MÖ 165'te çıkan yangında hasar görmüş ve tamir edilmiştir.При пожаре в 1655 году костёл пострадал, но был быстро восстановлен.
1990'ların başlarında sivil savaş sırasında havaalanı ağır bir şekilde hasar gördü.В начале 1990-х гг во время войны аэропорт был полностью разрушен.
Mürettebatta bir yaralanma yoktu, fakat çarpışmada iki tekne de hasar gördü.К счастью, никто не погиб при столкновении, и эти два судна были только немного повреждены.
Zombileri çimçikleyerek hasar verir.Остальные пытались как-то сманеврировать.
Küçük hasarlar çoğunlukla DNA onarım sistemleri tarafından onarılır.Фотодимеры обычно удаляются при репарации ДНК.
Ağır hasar almıştı ve batmaya başladı.Она паниковала, и, кажется, начала тонуть.
Bir başka dezavantaj ise, yüklenen verilerin zaman zaman, bir kısmında hasar meydana gelebilmektedir.Когда же господствует Вражда, появляется своеобразие материальных элементов, появляется множество.
Yavuz, herhangi bir hasar almadı fakat Yadigar-ı Millet muhribi battı.«Голос Тидуса: Мы сумели спастись целыми и невредимыми, но Юна что-то потеряла.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
hasar ile cümle - Sayfa 16 - hasar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App