Ana içeriğe geç
Sözlük

has ile cümle

has kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Kistik fibrozis genetik bir hastalıktır.Cystic fibrosis is a genetic disease.
Kistik fibrozis, kalıtsal bir hastalıktır.Cystic fibrosis is a genetic disease.
Ne kadar zamandır hastaydın?How long were you sick?
O şeker hastasıdır ve körlükten muzdariptir.He is diabetic and suffers from blindness.
Hastamız bilincini yeniden kazanıyor.Our patient is regaining consciousness.
O, hava yastığı nedeniyle hastaneye kaldırılmak zorunda kaldı.He had to be hospitalized because of an airbag.
Bir başka kurban, hastanede kalmaya devam ediyor.One other victim remains hospitalized.
Tom sadece hasta gibi davranıyor.Tom is just pretending to be sick.
Alzheimer hastalığı tüm dünyada yaklaşık 50 milyon insanı etkilemektedir.Alzheimer's disease affects nearly 50 million people around the world.
O gelmedi, çünkü hastaydı.He didn't come, because he was sick.
Yarın üzüm hasat edeceğim.Tomorrow I will harvest grapes.
Mary hasta bir kadındır.Mary is a patient woman.
Hasta akciğer kanserinden öldü.The patient died from lung cancer.
Hasta mı olacaksın?Are you going to be sick?
Biz hasta olduk.We've been patient.
Tom yataktan kalkmak için çok hastaydı.Tom was too sick to get out of bed.
Gerçekten hasta olduğumu düşünüyorum.I think I'm really sick.
Görünüşe göre Tom hasta.Apparently, Tom is sick.
Mary hastanede ölüyor.Mary is dying in the hospital.
Oğlun hasta.Your son is sick.
Tom'un hasta olduğunu düşünüyorum.I think that Tom is sick.
Onlar oldukça hasta.They're pretty sick.
Tom o hastanedeyken Mary'nin çocuklarına baktı.Tom took care of Mary's children while she was in the hospital.
Ben hastanedeyken Tom köpeğime baktı.Tom looked after my dog while I was in the hospital.
Tom'u hastaneye götürmemiz gerek.We need to take Tom to the hospital.
Ben gerçekten hasta mıyım?Am I really sick?
Diyabet, tedavi edilmesi pahalı bir hastalıktır.Diabetes is an expensive disease to treat.
Yaklaşık 29 milyon Amerikalı'ya şeker hastalığı teşhisi kondu.About 29 million Americans have been diagnosed with diabetes.
Tom Mary'nin zihinsel olarak hasta olduğunu düşünüyor.Tom thinks Mary is mentally ill.
Bu çevrede bir hastane var mı?Is there a hospital around here?
Tom geçen hafta çok hastaydı.Tom was very sick last week.
Kimse bu hastayı umursamıyor.No one is caring for this patient.
Kimse bu hastayı önemsemiyor.No one is caring for this patient.
Hiç kimse bu hastayı önemsemiyor.No one is caring for this patient.
Hiç kimse bu hastayı umursamıyor.No one is caring for this patient.
Tom'un hasta olduğunu duyuyorum.I hear Tom is sick.
Bu şarkı beni vatan hasreti çeken yapıyor.This song makes me homesick.
Tom'un hasta olmadığını umuyorum.I hope Tom isn't sick.
Karaciğer hasarına neden olabilir.It can cause liver damage.
Tom geçen hafta hastalandı.Tom got sick last weekend.
Şimdi hiçbir şekilde hasta olmama izin verilmiyor. Yarın benim tatilim.I am, by no means, allowed to become ill now, tomorrow is my holiday.
Bir sepet dolusu mantar hasat etti.He harvested a basketful of mushrooms.
Tom'un hasta olduğunun farkında değildim.I wasn't aware that Tom was sick.
Tom'un burada olmamasının nedeni hasta olmasıdır.The reason Tom isn't here is because he's sick.
Son zamanlarda biraz hastaydım.I've been a little sick lately.
Bir hastanede çalışmak istiyorum.I want to work in a hospital.
Hastaydım ama şimdi iyiyim.I was sick, but I'm fine now.
Tom, Mary'yi en yakın hastaneye götürdü.Tom drove Mary to the nearest hospital.
Tom Mary'yi en yakın hastaneye götürdü.Tom drove Mary to the nearest hospital.
Bir hastane laboratuvarında çalışıyorum.I work in a hospital laboratory.
Deneyimsiz dağcılar sıklıkla irtifa hastalığına yakalanırlar.Inexperienced climbers often suffer with altitude sickness.
Tom, Noel'i hastanede geçirmekten korktu.Tom dreaded having to spend Christmas in the hospital.
Tom Noel arifesinden beri hastanede.Tom has been in the hospital since Christmas Eve.
Tom, Noel'i hastanede geçirmekten çok mutsuzdu.Tom was very unhappy about having to spend Christmas in the hospital.
Yaşlanma ölmek zorunda olduğunuz bir hastalıktır.Ageing is a disease that you must die of.
Genç insanlar çok hassastır.Young people are very impressionable.
Şimdi hastaya ne söylemem gerek?What should I tell the patient now?
Ciddi maddi hasar vardı.There was severe property damage.
Sıtma, önlenebilir bir hastalıktır.Malaria is a preventable disease.
Birkaç küçük hasar aldık.We sustained some minor damage.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod