has ile cümle
has kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
4
ORT. KELİME
Karaciğer hasarına neden olabilir.It can cause liver damage.
Tom geçen hafta hastalandı.Tom got sick last weekend.
Şimdi hiçbir şekilde hasta olmama izin verilmiyor. Yarın benim tatilim.I am, by no means, allowed to become ill now, tomorrow is my holiday.
Bir sepet dolusu mantar hasat etti.He harvested a basketful of mushrooms.
Tom'un hasta olduğunun farkında değildim.I wasn't aware that Tom was sick.
Tom'un burada olmamasının nedeni hasta olmasıdır.The reason Tom isn't here is because he's sick.
Son zamanlarda biraz hastaydım.I've been a little sick lately.
Bir hastanede çalışmak istiyorum.I want to work in a hospital.
Hastaydım ama şimdi iyiyim.I was sick, but I'm fine now.
Tom, Mary'yi en yakın hastaneye götürdü.Tom drove Mary to the nearest hospital.
Tom Mary'yi en yakın hastaneye götürdü.Tom drove Mary to the nearest hospital.
Bir hastane laboratuvarında çalışıyorum.I work in a hospital laboratory.
Deneyimsiz dağcılar sıklıkla irtifa hastalığına yakalanırlar.Inexperienced climbers often suffer with altitude sickness.
Tom, Noel'i hastanede geçirmekten korktu.Tom dreaded having to spend Christmas in the hospital.
Tom Noel arifesinden beri hastanede.Tom has been in the hospital since Christmas Eve.
Tom, Noel'i hastanede geçirmekten çok mutsuzdu.Tom was very unhappy about having to spend Christmas in the hospital.
Yaşlanma ölmek zorunda olduğunuz bir hastalıktır.Ageing is a disease that you must die of.
Genç insanlar çok hassastır.Young people are very impressionable.
Şimdi hastaya ne söylemem gerek?What should I tell the patient now?
Ciddi maddi hasar vardı.There was severe property damage.
Sıtma, önlenebilir bir hastalıktır.Malaria is a preventable disease.
Birkaç küçük hasar aldık.We sustained some minor damage.
Ben çok iyi haşlanmış yumurta yaparım.I make a very good poached egg.
Öğün yemeklerimi hastanede yiyorum.I eat my meals at the hospital.
Tom, Mary'nin hasta görünmediğini söyledi.Tom said Mary didn't look sick.
Ben senin hassasiyetini takdir ediyorum.I appreciate your sensitivity.
Tom hastaneden eve gitti.Tom is home from the hospital.
Tom yakındaki bir hastanede öldü.Tom died in a nearby hospital.
Tom yakınlardaki bir hastanede öldü.Tom died at a nearby hospital.
Tom hastaneden ayrılmadı.Tom didn't leave the hospital.
Bütün sistemlerimiz hasarlıydı.All our systems were damaged.
Tom apar topar bir hastaneye götürüldü.Tom was rushed to a hospital.
Hasar çok büyüktür.The damage is too extensive.
Akıl hastalığı bir hastalıktır.Mental illness is a disease.
Tom daha sonra bir hastanede öldü.Tom died later in a hospital.
Tom'un hasarı düzeltmesini istiyorum.I want Tom to fix the damage.
Hasar geri döndürülemezdir.The damage is irreversible.
Hasar kontrolü kolaydır.The damage control is easy.
Hasta insanlardan uzak dur.Stay away from sick people.
Tom'un ender bir cilt hastalığı var.Tom has a rare skin disease.
Hastalığın seyri endişe veriyor.The prognosis is alarming.
Bir hastanız öldü.A patient of yours died.
Tom hasarı araştırdı.Tom surveyed the damage.
Kendimi fiziksel olarak hasta hissediyorum.I feel physically sick.
Ben hasta olduğum için seninle gitmeyeceğim.As I'm sick, I won't go with you.
Ben, hasta olduğum için seninle gitmeyeceğim.As I'm ill, I won't go with you.
Endişeyle hastaydım.I was sick with worry.
Kardeşim, eğitim hastanesinde bir hemşire.My brother is a nurse at the teaching hospital.
Tom hasta gibi görünüyordu.Tom seemed to be ill.
Bu nadir bir hastalık.It's a rare disease.
Tom hasta yatağında kalıyor.Tom remains sick in bed.
Tom hastalanmış olmalı.Tom must've been ill.
Bu dünya hasta.This world is sick.
Hastanelerden nefret ediyorum.I hate hospitals.
Gerçekten hastalandım.I got real sick.
Kendimi her sabah hasta hissediyorum.I feel sick every morning.
Karım hasta.My wife is ill.
O hassas bir konu.That's a touchy issue.
Tom'un hasta olduğunu biliyorum.I know that Tom has been sick.
Hasta ve sapık olmadığımı hepimiz biliyoruz.We all know that I am not ill and pervert.