Ana içeriğe geç
Sözlük

harun ile cümle

harun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.Ấy khác_nào dầu quí_giá đổ ra trên đầu , Chảy xuống râu , tức râu của A-rôn , Chảy đến trôn áo người ;
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.Itu seperti minyak wangi berharga yang dituangkan ke atas kepala Harun, lalu turun ke leher bajunya
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.Jako mast výborná na hlavě, sstupující na bradu, bradu Aronovu, tekoucí až i na podolek roucha jeho.
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.Je to jako výborný olej na hlave, ktorý steká na bradu Áronovu, ktorý steká na okraj jeho rúcha.
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.머리에 있는 보배로운 기름이 수염 곧 아론의 수염에 흘러서 그 옷깃까지 내림 같고
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.Mint a drága olaj a fejen, a mely aláfoly a szakállon, az Áron szakállán; a mely lefoly köntöse prémjére;
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.כשמן הטוב על הראש ירד על הזקן זקן אהרן שירד על פי מדותיו׃
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.‎مثل الدهن الطيب على الراس النازل على اللحية لحية هرون النازل الى طرف ثيابه‎.
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.這 好 比 那 貴 重 的 油 、 澆 在 亞 倫 的 頭 上 、 流 到 鬍 鬚 . 又 流 到 他 的 衣 襟
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.這 好比 那 貴 重 的 油 、 澆在 亞倫 的 頭上 、 流到 鬍鬚 . 又 流到 他 的 衣襟
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.Aber den einen Widder sollst du nehmen, und Aaron und seine Söhne sollen ihre Hände auf sein Haupt legen.
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar."Asimismo, tomarás uno de los carneros, y Aarón y sus hijos pondrán sus manos sobre la cabeza del carnero
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.A vezmeš toho jedného barana, a Áron a jeho synovia položia svoje ruky na hlavu barana,
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.Barana także jednego weźmiesz, na którego głowę Aaron i synowie jego włożą ręce swoje.
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.Depois tomarás um carneiro, e Arão e seus filhos porão as mãos sobre a cabeça dele,
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.Derpå skal du tage den ene Væder, og Aron og hans Sønner skal lægge deres Hænder på dens Hoved.
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.Ja ota toinen oinaista, ja Aaron poikinensa laskekoon kätensä sen oinaan pään päälle.
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.너는 또 수양 하나를 취하고 아론과 그 아들들은 그 수양의 머리위에 안수할지며
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.Nato vzameš enega ovna, in Aron in sinovi njegovi naj mu polože roke svoje na glavo.
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.Ngươi cũng hãy bắt một trong hai con chiên đực, A-rôn và các con trai ngươi sẽ nhận tay mình trên đầu nó;
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.Ngươi cũng hãy bắt một trong hai con_chiên đực , A-rôn và các con_trai ngươi sẽ nhận tay mình trên đầu nó ;
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.Och du skall taga den ena väduren, och Aron och hans söner skola lägga sina händer på vädurens huvud.
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.Prenderai poi uno degli arieti; Aronne e i suoi figli poseranno le mani sulla sua testa
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.Să iei pe unul din cei doi berbeci; şi Aaron şi fiii lui să-şi pună mînile pe capul berbecului.
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.Så skal du ta den ene vær, og Aron og hans sønner skal legge sine hender på værens hode.
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.Skopce také jednoho vezmeš, a vloží Aron a synové jeho ruce své na hlavu toho skopce.
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.Tu prendras l`un des béliers, et Aaron et ses fils poseront leurs mains sur la tête du bélier.
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.Vedd az egyik kost is, és Áron és az õ fiai tegyék kezeiket a kos fejére.
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.И возьми одного овна, и возложат Аарон и сыны его руки свои на голову овна;
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.При това, да вземеш единия овен; и Аарон и синовете му да положат ръцете си на главата на овена.
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.ואת האיל האחד תקח וסמכו אהרן ובניו את ידיהם על ראש האיל׃
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.وتاخذ الكبش الواحد. فيضع هرون وبنوه ايديهم على راس الكبش.
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.你 要 牽 一 隻 公 綿 羊 來 、 亞 倫 和 他 兒 子 、 要 按 手 在 這 羊 的 頭 上
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.你 要 牽一隻公綿 羊來 、 亞倫 和 他 兒子 、 要 按手 在 這羊 的 頭上
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.Azután állíttasd a tulkot a gyülekezet sátora elé, és Áron és az õ fiai tegyék kezeiket a tulok fejére.
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.Breng dan de jonge stier naar de tabernakel en laten Aäron en zijn zonen hun handen op zijn kop leggen.
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.Før Tyren frem foran Åbenbaringsteltet, og Aron og hans Sønner skal lægge deres Hænder på Tyrens Hoved.
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.In pripelji junca pred shodni šator, in Aron in sinovi njegovi naj polože roke svoje juncu na glavo.
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.Ja tuo mullikka ilmestysmajan eteen, ja Aaron poikineen laskekoon kätensä mullikan pään päälle.
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.너는 수송아지를 회막 앞으로 끌어 오고 아론과 그 아들들은 그 송아지 머리에 안수할지며
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.Potom dovedieš junca pred stán shromaždenia, a Áron a jeho synovia položia svoje ruky na hlavu junca.
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.Přivedeš také volka před stánek úmluvy, i vloží Aron a synové jeho ruce své na hlavu volka.
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.Przywiedziesz też cielca przed namiot zgromadzenia, i włoży Aaron i synowie jego ręce swoje na głowę cielca.
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.Să aduci viţelul înaintea cortului întîlnirii, şi Aaron şi fiii lui să-şi pună mînile pe capul viţelului.
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.И приведи тельца пред скинию собрания, и возложат Аарон и сыны его руки свои на голову тельца,
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.והקרבת את הפר לפני אהל מועד וסמך אהרן ובניו את ידיהם על ראש הפר׃
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.وتقدم الثور الى قدام خيمة الاجتماع. فيضع هرون وبنوه ايديهم على راس الثور.
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.你 要 把 公 牛 牽 到 會 幕 前 、 亞 倫 和 他 兒 子 要 按 手 在 公 牛 的 頭 上
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.你 要 把 公牛 牽到 會 幕前 、 亞倫 和 他 兒子 要 按手 在 公牛 的 頭上
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Aaron şi -a întins mîna peste apele Egiptului; şi au ieşit broaştele şi au acoperit ţara Egiptului.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Arão, pois, estendeu a mão sobre as águas do Egito, e subiram rãs, que cobriram a terra do Egito.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.A-rôn giơ tay mình trên các sông rạch xứ Ê-díp-tô, ếch nhái bò lên lan khắp xứ.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.A-rôn giơ tay mình trên các sông_rạch xứ Ê - díp-tô , ếch_nhái bò lên lan khắp xứ .
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Då räckte Aron ut sin hand över Egyptens vatten, och paddor stego upp och övertäckte Egyptens land.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Entonces Aarón extendió su mano sobre las aguas de Egipto, y subieron ranas que cubrieron la tierra de Egipto
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.És kinyujtá kezét Áron Égyiptom vizeire, és békák jövének fel és ellepék Égyiptom földét.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.In iztegne Aron roko svojo nad vodami Egipta, in žabe so prilezle na dan in pokrile deželo Egiptovsko.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.I vztáhl Aron ruku svou na vody Egyptské; a vystoupily žáby a přikryly zemi Egyptskou.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.아론이 팔을 애굽 물들 위에 펴매 개구리가 올라와서 애굽 땅에 덮이니
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Maka Harun mengacungkan tongkatnya ke atas semua air, lalu muncullah katak-katak memenuhi seluruh negeri
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod