harun ile cümle

harun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.Ngươi cũng hãy bắt một trong hai con chiên đực, A-rôn và các con trai ngươi sẽ nhận tay mình trên đầu nó;
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.Ngươi cũng hãy bắt một trong hai con_chiên đực , A-rôn và các con_trai ngươi sẽ nhận tay mình trên đầu nó ;
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.Och du skall taga den ena väduren, och Aron och hans söner skola lägga sina händer på vädurens huvud.
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.Prenderai poi uno degli arieti; Aronne e i suoi figli poseranno le mani sulla sua testa
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.Să iei pe unul din cei doi berbeci; şi Aaron şi fiii lui să-şi pună mînile pe capul berbecului.
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.Så skal du ta den ene vær, og Aron og hans sønner skal legge sine hender på værens hode.
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.Skopce také jednoho vezmeš, a vloží Aron a synové jeho ruce své na hlavu toho skopce.
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.Tu prendras l`un des béliers, et Aaron et ses fils poseront leurs mains sur la tête du bélier.
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.Vedd az egyik kost is, és Áron és az õ fiai tegyék kezeiket a kos fejére.
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.И возьми одного овна, и возложат Аарон и сыны его руки свои на голову овна;
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.При това, да вземеш единия овен; и Аарон и синовете му да положат ръцете си на главата на овена.
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.ואת האיל האחד תקח וסמכו אהרן ובניו את ידיהם על ראש האיל׃
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.وتاخذ الكبش الواحد. فيضع هرون وبنوه ايديهم على راس الكبش.
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.你 要 牽 一 隻 公 綿 羊 來 、 亞 倫 和 他 兒 子 、 要 按 手 在 這 羊 的 頭 上
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.你 要 牽一隻公綿 羊來 、 亞倫 和 他 兒子 、 要 按手 在 這羊 的 頭上
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.Azután állíttasd a tulkot a gyülekezet sátora elé, és Áron és az õ fiai tegyék kezeiket a tulok fejére.
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.Breng dan de jonge stier naar de tabernakel en laten Aäron en zijn zonen hun handen op zijn kop leggen.
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.Før Tyren frem foran Åbenbaringsteltet, og Aron og hans Sønner skal lægge deres Hænder på Tyrens Hoved.
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.In pripelji junca pred shodni šator, in Aron in sinovi njegovi naj polože roke svoje juncu na glavo.
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.Ja tuo mullikka ilmestysmajan eteen, ja Aaron poikineen laskekoon kätensä mullikan pään päälle.
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.너는 수송아지를 회막 앞으로 끌어 오고 아론과 그 아들들은 그 송아지 머리에 안수할지며
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.Potom dovedieš junca pred stán shromaždenia, a Áron a jeho synovia položia svoje ruky na hlavu junca.
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.Přivedeš také volka před stánek úmluvy, i vloží Aron a synové jeho ruce své na hlavu volka.
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.Przywiedziesz też cielca przed namiot zgromadzenia, i włoży Aaron i synowie jego ręce swoje na głowę cielca.
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.Să aduci viţelul înaintea cortului întîlnirii, şi Aaron şi fiii lui să-şi pună mînile pe capul viţelului.
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.И приведи тельца пред скинию собрания, и возложат Аарон и сыны его руки свои на голову тельца,
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.והקרבת את הפר לפני אהל מועד וסמך אהרן ובניו את ידיהם על ראש הפר׃
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.وتقدم الثور الى قدام خيمة الاجتماع. فيضع هرون وبنوه ايديهم على راس الثور.
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.你 要 把 公 牛 牽 到 會 幕 前 、 亞 倫 和 他 兒 子 要 按 手 在 公 牛 的 頭 上
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.你 要 把 公牛 牽到 會 幕前 、 亞倫 和 他 兒子 要 按手 在 公牛 的 頭上
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Aaron şi -a întins mîna peste apele Egiptului; şi au ieşit broaştele şi au acoperit ţara Egiptului.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Arão, pois, estendeu a mão sobre as águas do Egito, e subiram rãs, que cobriram a terra do Egito.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.A-rôn giơ tay mình trên các sông rạch xứ Ê-díp-tô, ếch nhái bò lên lan khắp xứ.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.A-rôn giơ tay mình trên các sông_rạch xứ Ê - díp-tô , ếch_nhái bò lên lan khắp xứ .
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Då räckte Aron ut sin hand över Egyptens vatten, och paddor stego upp och övertäckte Egyptens land.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Entonces Aarón extendió su mano sobre las aguas de Egipto, y subieron ranas que cubrieron la tierra de Egipto
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.És kinyujtá kezét Áron Égyiptom vizeire, és békák jövének fel és ellepék Égyiptom földét.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.In iztegne Aron roko svojo nad vodami Egipta, in žabe so prilezle na dan in pokrile deželo Egiptovsko.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.I vztáhl Aron ruku svou na vody Egyptské; a vystoupily žáby a přikryly zemi Egyptskou.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.아론이 팔을 애굽 물들 위에 펴매 개구리가 올라와서 애굽 땅에 덮이니
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Maka Harun mengacungkan tongkatnya ke atas semua air, lalu muncullah katak-katak memenuhi seluruh negeri
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Niin Aaron ojensi kätensä Egyptin vetten yli, ja sammakoita nousi, ja ne peittivät Egyptin maan.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Og Aron rakte sin Hånd ud over Ægyptens Vande. Da kravlede Frøerne op og fyldte Ægypten.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Og Aron rakte ut sin hånd over Egyptens vann, og froskene kom op og dekket hele Egyptens land.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Vtedy vystrel Áron svoju ruku na egyptské vody, a vyšly žaby a pokryly Egyptskú zem.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Аарон простер руку свою на воды Египетские; и вышли жабы и покрыли землю Египетскую.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.И Аарон простря ръката си над египетските води и възлязоха жабите и покриха Египетската земя.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.ויט אהרן את ידו על מימי מצרים ותעל הצפרדע ותכס את ארץ מצרים׃
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.فمدّ هرون يده على مياه مصر. فصعدت الضفادع وغطت ارض مصر.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.亞 倫 便 伸 杖 在 埃 及 的 諸 水 以 上 、 青 蛙 就 上 來 遮 滿 了 埃 及 地
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.亞倫 便 伸 杖 在 埃及 的 諸水 以上 、 青蛙 就 上 來遮滿 了 埃及 地
Böylece Harun'la oğulları RAB'bin Musa aracılığıyla verdiği bütün buyrukları yerine getirdiler.A Áron a jeho synovia učinili všetky veci, ktoré prikázal Hospodin skrze Mojžiša.
Böylece Harun'la oğulları RAB'bin Musa aracılığıyla verdiği bütün buyrukları yerine getirdiler.Aäron en zijn zonen deden alles wat de HERE hun door Mozes had opgedragen.
Böylece Harun'la oğulları RAB'bin Musa aracılığıyla verdiği bütün buyrukları yerine getirdiler.Aaron et ses fils firent toutes les choses que l`Éternel avait ordonnées par Moïse.
Böylece Harun'la oğulları RAB'bin Musa aracılığıyla verdiği bütün buyrukları yerine getirdiler.Aaron şi fiii lui au făcut toate cele poruncite de Domnul prin Moise.
Böylece Harun'la oğulları RAB'bin Musa aracılığıyla verdiği bütün buyrukları yerine getirdiler.Aarón y sus hijos hicieron todas las cosas que Jehovah había mandado por medio de Moisés
Böylece Harun'la oğulları RAB'bin Musa aracılığıyla verdiği bütün buyrukları yerine getirdiler.Áron azért és az õ fiai mind akképen cselekedének, a mint megparancsolta vala nékik az Úr Mózes által.
Böylece Harun'la oğulları RAB'bin Musa aracılığıyla verdiği bütün buyrukları yerine getirdiler.Aronne e i suoi figli fecero quanto era stato ordinato dal Signore per mezzo di Mosè
Böylece Harun'la oğulları RAB'bin Musa aracılığıyla verdiği bütün buyrukları yerine getirdiler.A-rôn và các con trai người làm mọi điều y như Ðức Giê-hô-va cậy Môi-se truyền dặn vậy.
Böylece Harun'la oğulları RAB'bin Musa aracılığıyla verdiği bütün buyrukları yerine getirdiler.A-rôn và các con_trai người_làm mọi điều y_như Ðức_Giê - hô-va cậy Môi-se truyền dặn vậy .

İlgili Sayfalar