RAB, Edom sınırındaki Hor Dağında Musayla Haruna şöyle dedi:Ðức Giê-hô-va phán cùng Môi-se và A-rôn trên núi Hô-rơ, tại bờ cõi xứ Ê-đôm, mà rằng:
RAB, Edom sınırındaki Hor Dağında Musayla Haruna şöyle dedi:Ðức_Giê - hô-va phán cùng Môi-se và A-rôn trên núi Hô-rơ , tại bờ_cõi xứ Ê - đôm , mà rằng :
RAB, Edom sınırındaki Hor Dağında Musayla Haruna şöyle dedi:E falou o Senhor a Moisés e a Arão no monte Hor, nos termos da terra de Edom, dizendo:
RAB, Edom sınırındaki Hor Dağında Musayla Haruna şöyle dedi:És szóla az Úr Mózesnek és Áronnak, a Hór hegyénél, Edom földének határán, mondván:
RAB, Edom sınırındaki Hor Dağında Musayla Haruna şöyle dedi:Il Signore disse a Mosè e ad Aronne al monte Cor, sui confini del paese di Edom
RAB, Edom sınırındaki Hor Dağında Musayla Haruna şöyle dedi:I mluvil Hospodin k Mojžíšovi a Aronovi na hoře Hor, při pomezí země Edom, řka:
RAB, Edom sınırındaki Hor Dağında Musayla Haruna şöyle dedi:In GOSPOD ogovori Mojzesa in Arona na gori Horu ob meji pokrajine Edomske, rekoč:
RAB, Edom sınırındaki Hor Dağında Musayla Haruna şöyle dedi:I rzekł Pan do Mojżesza i do Aarona na górze Hor, nad granicą ziemi Edomskiej, mówiąc:
RAB, Edom sınırındaki Hor Dağında Musayla Haruna şöyle dedi:Jehovah habló a Moisés y a Aarón en el monte Hor, en la frontera de la tierra de Edom, diciendo
RAB, Edom sınırındaki Hor Dağında Musayla Haruna şöyle dedi:여호와께서 에돔 땅 변경 호르산에서 모세와 아론에게 말씀하시니라 가라사대
RAB, Edom sınırındaki Hor Dağında Musayla Haruna şöyle dedi:L`Éternel dit à Moïse et à Aaron, vers la montagne de Hor, sur la frontière du pays d`Édom:
RAB, Edom sınırındaki Hor Dağında Musayla Haruna şöyle dedi:Mutta Herra sanoi Moosekselle ja Aaronille Hoorin vuorella, Edomin maan rajalla, näin:
RAB, Edom sınırındaki Hor Dağında Musayla Haruna şöyle dedi:Och HERREN talade till Aron på berget Hor, vid gränsen till Edoms land, och sade:
RAB, Edom sınırındaki Hor Dağında Musayla Haruna şöyle dedi:Og Herren sa til Moses og Aron ved fjellet Hor, på grensen av Edoms land:
RAB, Edom sınırındaki Hor Dağında Musayla Haruna şöyle dedi:Og HERREN talede til Moses og Aron ved Bjerget Hor ved Grænsen til Edoms Land og sagde:
RAB, Edom sınırındaki Hor Dağında Musayla Haruna şöyle dedi:Toen zei de HERE bij de grens van het land Edom tegen Mozes en Aäron:
RAB, Edom sınırındaki Hor Dağında Musayla Haruna şöyle dedi:Und der HERR redete mit Mose und Aaron am Berge Hor, an den Grenzen des Landes der Edomiter, und sprach:
RAB, Edom sınırındaki Hor Dağında Musayla Haruna şöyle dedi:Και ελαλησε Κυριος προς τον Μωυσην και προς τον Ααρων εν τω ορει Ωρ πλησιον των οριων της γης Εδωμ, λεγων,
RAB, Edom sınırındaki Hor Dağında Musayla Haruna şöyle dedi:И сказал Господь Моисею и Аарону на горе Ор, у пределов земли Едомской, говоря:
RAB, Edom sınırındaki Hor Dağında Musayla Haruna şöyle dedi:Тогава Господ говори на Моисея и Аарона на планината Ор, при границите на Едомската земя, казвайки:
RAB, Edom sınırındaki Hor Dağında Musayla Haruna şöyle dedi:ויאמר יהוה אל משה ואל אהרן בהר ההר על גבול ארץ אדום לאמר׃
RAB, Edom sınırındaki Hor Dağında Musayla Haruna şöyle dedi:وكلم الرب موسى وهرون في جبل هور على تخم ارض ادوم قائلا
RAB, Edom sınırındaki Hor Dağında Musayla Haruna şöyle dedi:耶 和 華 在 附 近 以 東 邊 界 的 何 珥 山 上 、 曉 諭 摩 西 、 亞 倫 說
RAB, Edom sınırındaki Hor Dağında Musayla Haruna şöyle dedi:耶和華 在 附近 以 東邊界 的 何珥 山上 、 曉諭 摩西 、 亞倫說
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.Aber der HERR verstockte das Herz Pharaos, daß er sie nicht hörte, wie denn der HERR gesagt hatte.
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.Ale Hospodin zatvrdil srdce faraonovo, a neposlúchol ich, tak ako hovoril Hospodin Mojžišovi.
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.De az Úr megkeményíté a Faraó szívét, és nem hallgata reájok, a mint megmondotta vala az Úr Mózesnek.
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.GOSPOD pa je otrdil srce Faraonovo in ni ju slušal, kakor je bil govoril GOSPOD Mojzesu.
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.I zatwardził Pan serce Faraonowe, i nie usłuchał ich, jako był powiedział Pan Mojżeszowi.
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.I zsilil Hospodin srdce Faraonovo, a neposlechl jich, tak jakž byl mluvil Hospodin k Mojžíšovi.
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.그러나 여호와께서 바로의 마음을 강퍅케 하셨으므로 그들을 듣지 아니하였으니 여호와께서 모세에게 말씀하심과 같더라
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.Mas o Senhor endureceu o coração de Faraó, e este não os ouviu, como o Senhor tinha dito a Moisés.
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.Men HERREN forhærdede Faraos Hjerte, så han ikke hørte på dem, således som HERREN havde sagt til Moses.
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.Men Herren forherdet Faraos hjerte, så han ikke hørte på dem, således som Herren hadde sagt til Moses
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.Men HERREN förstockade Faraos hjärta, så att han icke hörde på dem, såsom HERREN hade sagt till Mose.
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.Mutta Herra paadutti faraon sydämen, niin ettei hän kuullut heitä, niinkuin Herra oli sanonutkin Moosekselle.
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.Pero Jehovah endureció el corazón del faraón. Y éste no los escuchó, tal como Jehovah lo había dicho a Moisés
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.Но Господ закорави сърцето на Фараона, та не ги послуша, според както Господ беше говорил на Моисея.
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.Но Господь ожесточил сердце фараона, и он не послушал их, как и говорил Господь Моисею.
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.ויחזק יהוה את לב פרעה ולא שמע אלהם כאשר דבר יהוה אל משה׃
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.ولكن شدّد الرب قلب فرعون فلم يسمع لهما كما كلم الرب موسى
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.耶 和 華 使 法 老 的 心 剛 硬 、 不 聽 他 們 、 正 如 耶 和 華 對 摩 西 所 說 的
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.耶和華 使 法老 的 心剛硬 、 不 聽 他 們 、 正如 耶和華 對 摩西 所 說的
RAB halkı cezalandırdı. Çünkü Harun'a buzağı yaptırmışlardı.A Hospodin bil ľud preto, že boli spravili to teľa, ktoré spravil Áron.
RAB halkı cezalandırdı. Çünkü Harun'a buzağı yaptırmışlardı.Also strafte der HERR das Volk, daß sie das Kalb hatten gemacht, welches Aaron gemacht hatte.
RAB halkı cezalandırdı. Çünkü Harun'a buzağı yaptırmışlardı.Domnul a lovit cu urgie poporul, pentru că făcuse viţelul făurit de Aaron.
RAB halkı cezalandırdı. Çünkü Harun'a buzağı yaptırmışlardı.Ðức Giê-hô-va hành phạt dân sự là vậy, vì dân sự là gốc phạm về tượng bò vàng mà A-rôn đã làm ra.
RAB halkı cezalandırdı. Çünkü Harun'a buzağı yaptırmışlardı.Ðức_Giê - hô-va hành phạt dân_sự là vậy , vì dân_sự là gốc phạm về tượng bò vàng mà A-rôn đã làm ra .
RAB halkı cezalandırdı. Çünkü Harun'a buzağı yaptırmışlardı.Feriu, pois, o Senhor ao povo, por ter feito o bezerro que Arão formara.
RAB halkı cezalandırdı. Çünkü Harun'a buzağı yaptırmışlardı.I bil Hospodin lid, proto že učinili tele, kteréž byl udělal Aron.
RAB halkı cezalandırdı. Çünkü Harun'a buzağı yaptırmışlardı.Il Signore percosse il popolo, perché aveva fatto il vitello fabbricato da Aronne
RAB halkı cezalandırdı. Çünkü Harun'a buzağı yaptırmışlardı.In GOSPOD je udaril ljudstvo, zato ker so naredili tele, ki ga je napravil Aron.
RAB halkı cezalandırdı. Çünkü Harun'a buzağı yaptırmışlardı.여호와께서 백성을 치시니 이는 그들이 아론의 만든바 그 송아지를 만들었음이더라
RAB halkı cezalandırdı. Çünkü Harun'a buzağı yaptırmışlardı.L`Éternel frappa le peuple, parce qu`il avait fait le veau, fabriqué par Aaron.
RAB halkı cezalandırdı. Çünkü Harun'a buzağı yaptırmışlardı.megverte az Úr a népet ezért [is], a mit cselekedtek a borjúval, melyet Áron készített vala.
RAB halkı cezalandırdı. Çünkü Harun'a buzağı yaptırmışlardı.Niin Herra rankaisi kansaa, koska he olivat teettäneet vasikan, jonka Aaron teki.
RAB halkı cezalandırdı. Çünkü Harun'a buzağı yaptırmışlardı.Og HERREN slog Folket, fordi de havde lavet Tyrekalven, den, Aron lavede.
RAB halkı cezalandırdı. Çünkü Harun'a buzağı yaptırmışlardı.Således slo Herren folket fordi de hadde gjort kalven - den som Aron hadde laget.
RAB halkı cezalandırdı. Çünkü Harun'a buzağı yaptırmışlardı.Så straffade HERREN folket, därför att de hade gjort kalven, den som Aron gjorde.
RAB halkı cezalandırdı. Çünkü Harun'a buzağı yaptırmışlardı.Skarał tedy Pan lud, przeto, że uczynili byli cielca, którego był uczynił Aaron.