harun ile cümle

harun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.Aaron să ia ţapul care a ieşit la sorţi pentru Domnul, şi să -l aducă jertfă de ispăşire.
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.A obětovati bude Aron kozla toho, na něhož by los padl Hospodinu, obětovati jej bude za hřích.
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.A-rôn sẽ biểu dẫn con dê đực bắt thăm về phần Ðức Giê-hô-va lại gần và dâng nó làm của lễ chuộc tội.
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.A-rôn sẽ biểu dẫn con dê đực bắt_thăm về phần Ðức_Giê - hô-va lại gần và dâng nó làm của lễ chuộc tội .
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.De bok waarop het lot van de HERE valt, moet Aäron als een zondoffer aan de HERE offeren.
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.Então apresentará o bode sobre o qual cair a sorte pelo Senhor, e o oferecerá como oferta pelo pecado;
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.És áldozza meg Áron azt a bakot, a melyre az Úrért való sors esett, és készítse el azt bûnért való áldozatul.
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.Farà quindi avvicinare il capro che è toccato in sorte al Signore e l'offrirà in sacrificio espiatorio
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.In Aron naj pripelje kozla, ki ga je zadel žreb za GOSPODA, in ga daruje v daritev za greh.
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.Ja Aaron tuokoon sen kauriin, jonka arpa määräsi Herralle, ja uhratkoon sen syntiuhriksi.
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.Kambing yang terpilih bagi TUHAN harus dipersembahkan untuk kurban pengampunan dosa
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.아론은 여호와를 위하여 제비뽑은 염소를 속죄제로 드리고
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.Och den bock som lotten bestämmer åt HERREN skall Aron föra fram och offra till syndoffer.
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.og den Buk, der ved Loddet tilfalder HERREN, skal Aron føre frem og ofre som Syndoffer;
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.Og den bukk som ved loddet er tilfalt Herren, skal Aron føre frem og ofre til syndoffer.
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.Und soll den Bock, auf welchen das Los des HERRN fällt, opfern zum Sündopfer.
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.и да приведе Аарон козела, на който е паднал жребият в Господа, и да го принесе в принос за грях;
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.и приведет Аарон козла, на которого вышел жребий для Господа, ипринесет его в жертву за грех,
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.והקריב אהרן את השעיר אשר עלה עליו הגורל ליהוה ועשהו חטאת׃
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.ويقرّب هرون التيس الذي خرجت عليه القرعة للرب ويعمله ذبيحة خطية.
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.亞 倫 要 把 那 拈 鬮 歸 與 耶 和 華 的 羊 、 獻 為 贖 罪 祭
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.亞倫 要 把 那 拈鬮歸與 耶和華 的 羊 、 獻為贖 罪 祭
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.Aäron en de andere Israëlieten zagen de straling en durfden niet bij hem in de buurt te komen.
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.Harun dan seluruh rakyat melihat bahwa Musa bercahaya mukanya, dan mereka takut mendekatinya
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.Ja kun Aaron ja kaikki israelilaiset näkivät Mooseksen kasvojen ihon säteilevän, pelkäsivät he lähestyä häntä.
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.아론과 온 이스라엘 자손이 모세를 볼 때에 모세의 얼굴 꺼풀에 광채 남을 보고 그에게 가까이 하기를 두려워하더니
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.Men Aron og alle Israeliterne så Moses, og se, hans Ansigts Hud strålede, og de turde ikke komme ham nær.
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.Nhưng A-rôn cùng cả dân Y-sơ-ra-ên nhìn Môi-se thấy mặt người sáng rực, sợ không dám lại gần.
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.Nhưng A-rôn cùng cả dân Y-sơ-ra-ên nhìn Môi-se thấy mặt người sáng_rực , sợ không dám lại gần .
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.Och när Aron och alla Israels barn sågo huru Moses ansiktes hy strålade, fruktade de för att komma honom nära.
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.Og Aron og alle Israels barn så at huden på Moses' ansikt skinte; og de fryktet for å komme nær til ham.
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.И увидел Моисея Аарон и все сыны Израилевы, и вот, лице его сияет, и боялись подойти к нему.
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.וירא אהרן וכל בני ישראל את משה והנה קרן עור פניו וייראו מגשת אליו׃
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.فنظر هرون وجميع بني اسرائيل موسى واذا جلد وجهه يلمع. فخافوا ان يقتربوا اليه.
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.亞 倫 和 以 色 列 眾 人 看 見 摩 西 的 面 皮 發 光 、 就 怕 挨 近 他
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.亞倫 和 以色列 眾人 看 見 摩西 的 面皮 發光 、 就 怕 挨近 他
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Bawalah Harun dan Eleazar, anaknya, naik ke Gunung Hor
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Ga met Aäron en zijn zoon Eleazar de berg Hor op.
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Hãy bắt A-rôn và Ê - lê-a-sa , con_trai người , biểu đi lên núi Hô-rơ ;
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Hãy bắt A-rôn và Ê-lê-a-sa, con trai người, biểu đi lên núi Hô-rơ;
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Ia pe Aaron şi pe fiul său Eleazar, şi suie -i pe muntele Hor.
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.너는 아론과 그 아들 엘르아살을 데리고 호르산에 올라
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Nimm aber Aaron und seinen Sohn Eleasar und führe sie auf den Berg Hor
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Ota Aaron ja hänen poikansa Eleasar ja vie heidät Hoorin vuorelle.
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Pojmi Arona a Eleazara syna jeho, a uvedeš je na horu Hor.
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Pojmi Árona i Eleazára, jeho syna, a vyveď ich na vrch Hor.
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Prendi Aronne e suo figlio Eleazaro e falli salire sul monte Cor
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Prends Aaron et son fils Éléazar, et fais-les monter sur la montagne de Hor.
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Ta Aron og Eleasar, hans sønn, og før dem op på fjellet Hor,
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Tag Aron og hans Søn Eleazar og før dem op på Bjerget Hor;
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Tag nu Aron och hans son Eleasar med dig, och för dem upp på berget Hor,
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Toma a Aarón y a su hijo Eleazar, y haz que suban al monte Hor
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Toma a Arão e a Eleazar, seu filho, e faze-os subir ao monte Hor;
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Vedd Áront és Eleázárt, az õ fiát, és vezesd fel õket a Hór hegyére.
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Vzemi Arona in sinu njegovega Eleazarja ter ju pelji vrh gore Hora,
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Weźmijże Aarona i Eleazara syna jego, a każ im wstąpić na górę Hor;
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.λαβε τον Ααρων και Ελεαζαρ τον υιον αυτου και αναβιβασον αυτους εις το ορος Ωρ
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Вземи Аарона и сина му Елеазара и изведи ги на планината Ор;
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.и возьми Аарона и Елеазара, сына его, и возведи их на гору Ор.
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.קח את אהרן ואת אלעזר בנו והעל אתם הר ההר׃

İlgili Sayfalar