harun ile cümle
harun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.In obleci Arona v sveta oblačila ter ga pomazili in posveti, da mi opravlja duhovniško službo.
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.I obleczesz Aarona w szaty święte, a pomażesz, i poświęcisz go, aby mi sprawował urząd kapłański.
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.Ja pue Aaron pyhiin vaatteisiin ja voitele hänet ja pyhitä hänet, että hän pappina palvelisi minua.
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.Kenakan pakaian imam pada Harun, dan minyakilah dia supaya ia dikhususkan untuk melayani Aku sebagai imam
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.아론에게 거룩한 옷을 입히고 그에게 기름을 부어 거룩하게 하여 그로 내게 제사장의 직분을 행하게 하라
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.Och du skall sätta på Aron del heliga kläderna, och smörja honom och helga honom till att bliva präst åt mig
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.Og du skal klæ Aron i de hellige klær og salve ham og hellige ham, og så skal han tjene mig som prest.
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.og ifør Aron de hellige Klæder. salv og hellig ham til at gøre Præstetjeneste for mig.
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.Să îmbraci pe Aaron cu veşmintele sfinte, să -l ungi, şi să -l sfinţeşti, ca să-Mi facă slujba de preot.
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.und Aaron die heiligen Kleider anziehen und ihn salben und weihen, daß er mein Priester sei;
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.Vestirás a Aarón con las vestiduras sagradas, lo ungirás y lo consagrarás, para que me sirva como sacerdote
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.и да облечеш Аарона с светите одежди, да го помажеш, та да го осветиш, за да Ми свещенодействува;
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.и облеки Аарона в священные одежды, и помажь его, и освяти его, чтобы он был священником Мне.
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.והלבשת את אהרן את בגדי הקדש ומשחת אתו וקדשת אתו וכהן לי׃
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.وتلبس هرون الثياب المقدسة وتمسحه وتقدسه ليكهن لي.
Harunu kutsal kılmak için başına yağ dökerek meshetti.In vlije mazilnega olja Aronu na glavo in ga pomazili, da ga posveti.
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.要 給 亞 倫 穿 上 聖 衣 、 又 膏 他 使 他 成 聖 、 可 以 給 我 供 祭 司 的 職 分
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.要 給亞 倫 穿上 聖衣 、 又 膏 他 使 他 成聖 、 可以 給 我 供 祭司 的 職分
‹‹Harun En Kutsal Yeri, Buluşma Çadırını, sunağı arındırdıktan sonra, canlı tekeyi sunacak.A když by dokonal očištění svatyně a stánku úmluvy a oltáře, obětovati bude kozla živého.
‹‹Harun En Kutsal Yeri, Buluşma Çadırını, sunağı arındırdıktan sonra, canlı tekeyi sunacak.In ko dokonča spravo svetišča in shodnega šatora in oltarja, naj pripelje živega kozla.
‹‹Harun En Kutsal Yeri, Buluşma Çadırını, sunağı arındırdıktan sonra, canlı tekeyi sunacak.그 지성소와 회막과 단을 위하여 속죄하기를 마친 후에 산 염소를 드리되
‹‹Harun En Kutsal Yeri, Buluşma Çadırını, sunağı arındırdıktan sonra, canlı tekeyi sunacak.И совершив очищение святилища, скинии собрания и жертвенника,приведет он живого козла,
‹‹Harun En Kutsal Yeri, Buluşma Çadırını, sunağı arındırdıktan sonra, canlı tekeyi sunacak.וכלה מכפר את הקדש ואת אהל מועד ואת המזבח והקריב את השעיר החי׃
‹‹Harun En Kutsal Yeri, Buluşma Çadırını, sunağı arındırdıktan sonra, canlı tekeyi sunacak.ومتى فرغ من التكفير عن القدس وعن خيمة الاجتماع وعن المذبح يقدم التيس الحي
‹‹Harun En Kutsal Yeri, Buluşma Çadırını, sunağı arındırdıktan sonra, canlı tekeyi sunacak.亞 倫 為 聖 所 、 和 會 幕 、 並 壇 、 獻 完 了 贖 罪 祭 、 就 要 把 那 隻 活 著 的 公 山 羊 奉 上
‹‹Harun En Kutsal Yeri, Buluşma Çadırını, sunağı arındırdıktan sonra, canlı tekeyi sunacak.亞倫為聖 所 、 和 會幕 、 並壇 、 獻完 了 贖罪祭 、 就 要 把 那 隻 活著 的 公山羊 奉上
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.A Áron bude na ňom kadiť kadivo z voňavých vecí, každého rána; keď upraví lampy, vtedy to bude kadiť.
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.Aäron moet elke morgen als hij de lampen in orde maakt, geurige kruiden op het altaar verbranden.
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.Aarón quemará incienso aromático sobre él; lo quemará cada mañana cuando prepare las lámparas
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.Aaron va arde pe el tămîie mirositoare; va arde tămîie în fiecare dimineaţă, cînd va pregăti candelele;
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.Aaron y fera brûler du parfum odoriférant; il en fera brûler chaque matin, lorsqu`il préparera les lampes;
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.A będzie kadził na nim Aaron kadzeniem z wonnych rzeczy na każdy poranek; przygotowawszy lampy, będzie kadził.
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.Aronne brucerà su di esso l'incenso aromatico: lo brucerà ogni mattina quando riordinerà le lampad
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.I kaditi bude na něm Aron kadidlem z vonných věcí; každého jitra, když spraví světla, kaditi bude.
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.In Aron naj zažiga na njem blagodišeče kadilo; vsako jutro, ko pripravlja svetilnice, naj zakadi.
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.아론이 아침마다 그 위에 향기로운 향을 사르되 등불을 정리할 때에 사를지며
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.Mỗi buổi sớm mai, khi A-rôn làm đèn, sẽ xông hương tại nơi đó.
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.Mỗi buổi sớm_mai , khi A-rôn làm đèn , sẽ xông hương tại nơi đó .
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.Og Aron skal brenne velluktende røkelse på det; hver morgen når han steller lampene, skal han brenne den.
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.På det skal Aron brænde vellugtende Røgelse; hver Morgen, når han gør Lamperne i Stand, skal han antænde den.
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.Setiap pagi pada waktu Harun datang untuk menyiapkan lampu, ia harus membakar dupa harum di atas mezbah itu
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.Und Aaron soll darauf räuchern gutes Räuchwerk alle Morgen, wenn er die Lampen zurichtet.
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.И всяка заран Аарон нека кади над него благовонен темян; когато приготвя светилата нека кади с него.
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.На нем Аарон будет курить благовонным курением; каждоеутро, когда он приготовляет лампады, будет курить им;
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.והקטיר עליו אהרן קטרת סמים בבקר בבקר בהיטיבו את הנרת יקטירנה׃
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.فيوقد عليه هرون بخورا عطرا كل صباح. حين يصلح السرج يوقده.
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.亞 倫 在 壇 上 要 燒 馨 香 料 作 的 香 . 每 早 晨 他 收 拾 燈 的 時 候 、 要 燒 這 香
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.亞倫 在 壇上 要 燒馨 香料 作 的 香 . 每 早晨 他 收拾 燈 的 時候 、 要 燒這香
Harun İsrail topluluğuna bunları anlatırken, çöle doğru baktılar. RABbin görkemi bulutta görünüyordu.아론이 이스라엘 자손의 온 회중에게 말하매 그들이 광야를 바라보니 여호와의 영광이 구름 속에 나타나더라
Harun İsrail topluluğuna bunları anlatırken, çöle doğru baktılar. RABbin görkemi bulutta görünüyordu.ויהי כדבר אהרן אל כל עדת בני ישראל ויפנו אל המדבר והנה כבוד יהוה נראה בענן׃
Harun İsrail topluluğuna bunları anlatırken, çöle doğru baktılar. RABbin görkemi bulutta görünüyordu.فحدث اذ كان هرون يكلم كل جماعة بني اسرائيل انهم التفتوا نحو البرية. واذا مجد الرب قد ظهر في السحاب.
Harun İsrail topluluğuna bunları anlatırken, çöle doğru baktılar. RABbin görkemi bulutta görünüyordu.亞 倫 正 對 以 色 列 全 會 眾 說 話 的 時 候 、 他 們 向 曠 野 觀 看 、 不 料 、 耶 和 華 的 榮 光 在 雲 中 顯 現
Harun İsrail topluluğuna bunları anlatırken, çöle doğru baktılar. RABbin görkemi bulutta görünüyordu.亞倫 正 對以色列 全 會眾 說話 的 時候 、 他 們向曠 野 觀看 、 不料 、 耶和華 的 榮光 在 雲中顯現
Harun, ‹‹Karılarınızın, oğullarınızın, kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin›› dedi.A-rôn đáp rằng: Hãy một những vòng vàng đeo nơi tai vợ, con trai và con gái các ngươi đi, rồi đem lại cho ta.
Harun, ‹‹Karılarınızın, oğullarınızın, kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin›› dedi.아론이 그들에게 이르되 너희 아내와 자녀의 귀의 금고리를 빼어내게로 가져 오라
Harun, ‹‹Karılarınızın, oğullarınızın, kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin›› dedi.ויאמר אלהם אהרן פרקו נזמי הזהב אשר באזני נשיכם בניכם ובנתיכם והביאו אלי׃
Harun, ‹‹Karılarınızın, oğullarınızın, kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin›› dedi.فقال لهم هرون انزعوا اقراط الذهب التي في آذان نسائكم وبنيكم وبناتكم وأتوني بها.
Harun, ‹‹Karılarınızın, oğullarınızın, kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin›› dedi.亞 倫 對 他 們 說 、 你 們 去 摘 下 你 們 妻 子 兒 女 耳 上 的 金 環 、 拿 來 給 我
Harun, ‹‹Karılarınızın, oğullarınızın, kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin›› dedi.亞倫對 他 們說 、 你 們去 摘下 你 們 妻子 兒女 耳上 的 金環 、 拿來 給我
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.A Áron bude obetovať kozla, na ktorého padne los Hospodinovi, a bude ho obetovať obeťou za hriech.