Harun ailesinin başı Yehoyada ve onunla birlikte olanlar 3 700 kişi.耶 何 耶 大 是 亞 倫 家 的 首 領 . 跟 從 他 的 有 三 千 七 百 人
Harun ailesinin başı Yehoyada ve onunla birlikte olanlar 3 700 kişi.耶何耶大是亞 倫家 的 首領.跟從 他 的 有 三千七百 人
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.A oblečeš Arona v roucha svatá a pomažeš ho a posvětíš ho, aby úřad kněžský konal přede mnou.
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.És öltöztesd fel Áront a szent ruhákba, és kend fel õt; így szenteld fel, és legyen papom.
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.E vestirás Arão das vestes sagradas, e o ungirás, e o santificarás, para que me administre o sacerdócio.
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.Farai indossare ad Aronne le vesti sacre, lo ungerai, lo consacrerai e così egli eserciterà il mio sacerdozio
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.Geef Aäron de heilige kleren aan, zalf en heilig hem, zodat hij voor Mij het priesterambt kan uitoefenen.
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.In obleci Arona v sveta oblačila ter ga pomazili in posveti, da mi opravlja duhovniško službo.
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.I obleczesz Aarona w szaty święte, a pomażesz, i poświęcisz go, aby mi sprawował urząd kapłański.
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.Ja pue Aaron pyhiin vaatteisiin ja voitele hänet ja pyhitä hänet, että hän pappina palvelisi minua.
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.Kenakan pakaian imam pada Harun, dan minyakilah dia supaya ia dikhususkan untuk melayani Aku sebagai imam
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.아론에게 거룩한 옷을 입히고 그에게 기름을 부어 거룩하게 하여 그로 내게 제사장의 직분을 행하게 하라
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.Och du skall sätta på Aron del heliga kläderna, och smörja honom och helga honom till att bliva präst åt mig
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.Og du skal klæ Aron i de hellige klær og salve ham og hellige ham, og så skal han tjene mig som prest.
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.og ifør Aron de hellige Klæder. salv og hellig ham til at gøre Præstetjeneste for mig.
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.Să îmbraci pe Aaron cu veşmintele sfinte, să -l ungi, şi să -l sfinţeşti, ca să-Mi facă slujba de preot.
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.und Aaron die heiligen Kleider anziehen und ihn salben und weihen, daß er mein Priester sei;
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.Vestirás a Aarón con las vestiduras sagradas, lo ungirás y lo consagrarás, para que me sirva como sacerdote
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.и да облечеш Аарона с светите одежди, да го помажеш, та да го осветиш, за да Ми свещенодействува;
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.и облеки Аарона в священные одежды, и помажь его, и освяти его, чтобы он был священником Мне.
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.והלבשת את אהרן את בגדי הקדש ומשחת אתו וקדשת אתו וכהן לי׃
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.وتلبس هرون الثياب المقدسة وتمسحه وتقدسه ليكهن لي.
Harunu kutsal kılmak için başına yağ dökerek meshetti.In vlije mazilnega olja Aronu na glavo in ga pomazili, da ga posveti.
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.要 給 亞 倫 穿 上 聖 衣 、 又 膏 他 使 他 成 聖 、 可 以 給 我 供 祭 司 的 職 分
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.要 給亞 倫 穿上 聖衣 、 又 膏 他 使 他 成聖 、 可以 給 我 供 祭司 的 職分
Harun İsrail topluluğuna bunları anlatırken, çöle doğru baktılar. RABbin görkemi bulutta görünüyordu.아론이 이스라엘 자손의 온 회중에게 말하매 그들이 광야를 바라보니 여호와의 영광이 구름 속에 나타나더라
Harun İsrail topluluğuna bunları anlatırken, çöle doğru baktılar. RABbin görkemi bulutta görünüyordu.ויהי כדבר אהרן אל כל עדת בני ישראל ויפנו אל המדבר והנה כבוד יהוה נראה בענן׃
Harun İsrail topluluğuna bunları anlatırken, çöle doğru baktılar. RABbin görkemi bulutta görünüyordu.فحدث اذ كان هرون يكلم كل جماعة بني اسرائيل انهم التفتوا نحو البرية. واذا مجد الرب قد ظهر في السحاب.
Harun İsrail topluluğuna bunları anlatırken, çöle doğru baktılar. RABbin görkemi bulutta görünüyordu.亞 倫 正 對 以 色 列 全 會 眾 說 話 的 時 候 、 他 們 向 曠 野 觀 看 、 不 料 、 耶 和 華 的 榮 光 在 雲 中 顯 現
Harun İsrail topluluğuna bunları anlatırken, çöle doğru baktılar. RABbin görkemi bulutta görünüyordu.亞倫 正 對以色列 全 會眾 說話 的 時候 、 他 們向曠 野 觀看 、 不料 、 耶和華 的 榮光 在 雲中顯現
Harun, ‹‹Karılarınızın, oğullarınızın, kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin›› dedi.A-rôn đáp rằng: Hãy một những vòng vàng đeo nơi tai vợ, con trai và con gái các ngươi đi, rồi đem lại cho ta.
Harun, ‹‹Karılarınızın, oğullarınızın, kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin›› dedi.아론이 그들에게 이르되 너희 아내와 자녀의 귀의 금고리를 빼어내게로 가져 오라
Harun, ‹‹Karılarınızın, oğullarınızın, kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin›› dedi.ויאמר אלהם אהרן פרקו נזמי הזהב אשר באזני נשיכם בניכם ובנתיכם והביאו אלי׃
Harun, ‹‹Karılarınızın, oğullarınızın, kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin›› dedi.فقال لهم هرون انزعوا اقراط الذهب التي في آذان نسائكم وبنيكم وبناتكم وأتوني بها.
Harun, ‹‹Karılarınızın, oğullarınızın, kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin›› dedi.亞 倫 對 他 們 說 、 你 們 去 摘 下 你 們 妻 子 兒 女 耳 上 的 金 環 、 拿 來 給 我
Harun, ‹‹Karılarınızın, oğullarınızın, kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin›› dedi.亞倫對 他 們說 、 你 們去 摘下 你 們 妻子 兒女 耳上 的 金環 、 拿來 給我
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.A Áron bude obetovať kozla, na ktorého padne los Hospodinovi, a bude ho obetovať obeťou za hriech.
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.Aaron să ia ţapul care a ieşit la sorţi pentru Domnul, şi să -l aducă jertfă de ispăşire.
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.A obětovati bude Aron kozla toho, na něhož by los padl Hospodinu, obětovati jej bude za hřích.
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.A-rôn sẽ biểu dẫn con dê đực bắt thăm về phần Ðức Giê-hô-va lại gần và dâng nó làm của lễ chuộc tội.
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.A-rôn sẽ biểu dẫn con dê đực bắt_thăm về phần Ðức_Giê - hô-va lại gần và dâng nó làm của lễ chuộc tội .
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.De bok waarop het lot van de HERE valt, moet Aäron als een zondoffer aan de HERE offeren.
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.Então apresentará o bode sobre o qual cair a sorte pelo Senhor, e o oferecerá como oferta pelo pecado;
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.És áldozza meg Áron azt a bakot, a melyre az Úrért való sors esett, és készítse el azt bûnért való áldozatul.
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.Farà quindi avvicinare il capro che è toccato in sorte al Signore e l'offrirà in sacrificio espiatorio
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.In Aron naj pripelje kozla, ki ga je zadel žreb za GOSPODA, in ga daruje v daritev za greh.
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.Ja Aaron tuokoon sen kauriin, jonka arpa määräsi Herralle, ja uhratkoon sen syntiuhriksi.
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.Kambing yang terpilih bagi TUHAN harus dipersembahkan untuk kurban pengampunan dosa
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.아론은 여호와를 위하여 제비뽑은 염소를 속죄제로 드리고
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.Och den bock som lotten bestämmer åt HERREN skall Aron föra fram och offra till syndoffer.
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.og den Buk, der ved Loddet tilfalder HERREN, skal Aron føre frem og ofre som Syndoffer;
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.Og den bukk som ved loddet er tilfalt Herren, skal Aron føre frem og ofre til syndoffer.
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.Und soll den Bock, auf welchen das Los des HERRN fällt, opfern zum Sündopfer.
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.и да приведе Аарон козела, на който е паднал жребият в Господа, и да го принесе в принос за грях;
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.и приведет Аарон козла, на которого вышел жребий для Господа, ипринесет его в жертву за грех,
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.והקריב אהרן את השעיר אשר עלה עליו הגורל ליהוה ועשהו חטאת׃
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.ويقرّب هرون التيس الذي خرجت عليه القرعة للرب ويعمله ذبيحة خطية.
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.亞 倫 要 把 那 拈 鬮 歸 與 耶 和 華 的 羊 、 獻 為 贖 罪 祭
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.亞倫 要 把 那 拈鬮歸與 耶和華 的 羊 、 獻為贖 罪 祭
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.Aäron en de andere Israëlieten zagen de straling en durfden niet bij hem in de buurt te komen.