Ana içeriğe geç
Sözlük

harun ile cümle

harun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Tinha Moisés oitenta anos, e Arão oitenta e três, quando falaram a Faraó.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Und Mose war achtzig Jahre alt und Aaron dreiundachtzig Jahre alt, da sie mit Pharao redeten
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Vả , khi hai người tâu cùng Pha-ra-ôn , thì Môi-se tuổi đã được tám mươi , còn A-rôn tám mươi ba .
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Vả, khi hai người tâu cùng Pha-ra-ôn, thì Môi-se tuổi đã được tám mươi, còn A-rôn tám mươi ba.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Ητο δε ο Μωυσης ηλικιας ογδοηκοντα ετων, ο δε Ααρων ογδοηκοντα τριων ετων, οτε ελαλησαν προς τον Φαραω.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.А Моисей бе на осемдесет години, а Аарон на осемдесет и три години, когато говориха на Фараона.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Моисей был восьмидесяти, а Аарон восьмидесяти трех лет, когда стали говорить они к фараону.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.ומשה בן שמנים שנה ואהרן בן שלש ושמנים שנה בדברם אל פרעה׃
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.وكان موسى ابن ثمانين سنة وهرون ابن ثلاث وثمانين سنة حين كلما فرعون.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.摩 西 亞 倫 與 法 老 說 話 的 時 候 、 摩 西 八 十 歲 、 亞 倫 八 十 三 歲
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.摩西亞 倫與 法老 說話 的 時候 、 摩西 八十 歲 、 亞倫 八十三 歲
Firavun Musayla Harunu çağırtarak, ‹‹Bu kez günah işledim›› dedi, ‹‹RAB haklı, ben ve halkım haksızız.바로가 사람을 보내어 모세와 아론을 불러 그들에게 이르되 이번은 내가 범죄하였노라 여호와는 의로우시고 나와 나의 백성은 악하도다
Firavun Musayla Harunu çağırtarak, ‹‹Bu kez günah işledim›› dedi, ‹‹RAB haklı, ben ve halkım haksızız.וישלח פרעה ויקרא למשה ולאהרן ויאמר אלהם חטאתי הפעם יהוה הצדיק ואני ועמי הרשעים׃
Firavun Musayla Harunu çağırtarak, ‹‹Bu kez günah işledim›› dedi, ‹‹RAB haklı, ben ve halkım haksızız.فارسل فرعون ودعا موسى وهرون وقال لهما اخطأت هذه المرّة. الرب هو البار وانا وشعبي الاشرار.
Firavun Musayla Harunu çağırtarak, ‹‹Bu kez günah işledim›› dedi, ‹‹RAB haklı, ben ve halkım haksızız.法 老 打 發 人 召 摩 西 亞 倫 來 、 對 他 們 說 、 這 一 次 我 犯 了 罪 了 、 耶 和 華 是 公 義 的 、 我 和 我 的 百 姓 是 邪 惡 的
Firavun Musayla Harunu çağırtarak, ‹‹Bu kez günah işledim›› dedi, ‹‹RAB haklı, ben ve halkım haksızız.法老 打發人 召 摩西亞 倫來 、 對 他 們說 、 這 一 次 我 犯了罪 了 、 耶和華 是 公義 的 、 我 和 我 的 百姓 是 邪惡的
Firavun Musayla Harunu çağırtıp, ‹‹Gidin, bu ülkede Tanrınıza kurban kesin›› dedi.8:21 Da forderte Pharao Mose und Aaron und sprach: Gehet hin, opfert eurem Gott hier im Lande.
Firavun Musayla Harunu çağırtıp, ‹‹Gidin, bu ülkede Tanrınıza kurban kesin›› dedi.(8:21) Pharaon appela Moïse et Aaron et dit: Allez, offrez des sacrifices à votre Dieu dans le pays.
Firavun Musayla Harunu çağırtıp, ‹‹Gidin, bu ülkede Tanrınıza kurban kesin›› dedi.A faraon volal na Mojžiša a na Árona a povedal: Iďte, obetujte svojmu Bohu tu v zemi.
Firavun Musayla Harunu çağırtıp, ‹‹Gidin, bu ülkede Tanrınıza kurban kesin›› dedi.Då kallade Farao Mose och Aron till sig och sade: »Gån åstad och offren åt eder Gud här i landet.»
Firavun Musayla Harunu çağırtıp, ‹‹Gidin, bu ülkede Tanrınıza kurban kesin›› dedi.Da kalte Farao Moses og Aron til sig og sa: Gå og ofre til eders Gud her i landet!
Firavun Musayla Harunu çağırtıp, ‹‹Gidin, bu ülkede Tanrınıza kurban kesin›› dedi.Da lod Farao Moses og Aron kalde og sagde: "Gå hen og bring eders Gud et Offer her i Landet!"
Firavun Musayla Harunu çağırtıp, ‹‹Gidin, bu ülkede Tanrınıza kurban kesin›› dedi.Então chamou Faraó a Moisés e a Arão, e disse: Ide, e oferecei sacrifícios ao vosso Deus nesta terra.
Firavun Musayla Harunu çağırtıp, ‹‹Gidin, bu ülkede Tanrınıza kurban kesin›› dedi.És hívatá a Faraó Mózest és Áront és monda: Menjetek, áldozzatok a ti Istenteknek ezen a földön.
Firavun Musayla Harunu çağırtıp, ‹‹Gidin, bu ülkede Tanrınıza kurban kesin›› dedi.바로가 모세와 아론을 불러 이르되 너희는 가서 이 땅에서 너희 하나님께 희생을 드리라
Firavun Musayla Harunu çağırtıp, ‹‹Gidin, bu ülkede Tanrınıza kurban kesin›› dedi.Niin farao kutsutti Mooseksen ja Aaronin ja sanoi: "Menkää ja uhratkaa Jumalallenne tässä maassa".
Firavun Musayla Harunu çağırtıp, ‹‹Gidin, bu ülkede Tanrınıza kurban kesin›› dedi.Pha-ra-ôn bèn đòi Môi-se và A-rôn mà phán rằng : Hãy đi dâng tế_lễ cho Ðức_Chúa_Trời các ngươi trong xứ .
Firavun Musayla Harunu çağırtıp, ‹‹Gidin, bu ülkede Tanrınıza kurban kesin›› dedi.Pha-ra-ôn bèn đòi Môi-se và A-rôn mà phán rằng: Hãy đi dâng tế lễ cho Ðức Chúa Trời các ngươi trong xứ.
Firavun Musayla Harunu çağırtıp, ‹‹Gidin, bu ülkede Tanrınıza kurban kesin›› dedi.Povolal pak Farao Mojžíše a Arona, a řekl: Jděte, obětujte Bohu svému tu v zemi.
Firavun Musayla Harunu çağırtıp, ‹‹Gidin, bu ülkede Tanrınıza kurban kesin›› dedi.Tedaj pokliče Faraon Mojzesa in Arona ter reče: Idite, darujte Bogu svojemu tu v deželi!
Firavun Musayla Harunu çağırtıp, ‹‹Gidin, bu ülkede Tanrınıza kurban kesin›› dedi.И призвал фараон Моисея и Аарона и сказал: пойдите, принесите жертву Богу вашему в сей земле.
Firavun Musayla Harunu çağırtıp, ‹‹Gidin, bu ülkede Tanrınıza kurban kesin›› dedi.Тогава Фараон повика Моисея и Аарона и рече: Идете, принесете жертва на вашия Бог в тая земя.
Firavun Musayla Harunu çağırtıp, ‹‹Gidin, bu ülkede Tanrınıza kurban kesin›› dedi.ויקרא פרעה אל משה ולאהרן ויאמר לכו זבחו לאלהיכם בארץ׃
Firavun Musayla Harunu çağırtıp, ‹‹Gidin, bu ülkede Tanrınıza kurban kesin›› dedi.فدعا فرعون موسى وهرون وقال اذهبوا اذبحوا لالهكم في هذه الارض.
Firavun Musayla Harunu çağırtıp, ‹‹Gidin, bu ülkede Tanrınıza kurban kesin›› dedi.法 老 召 了 摩 西 亞 倫 來 、 說 、 你 們 去 、 在 這 地 祭 祀 你 們 的 神 罷
Firavun Musayla Harunu çağırtıp, ‹‹Gidin, bu ülkede Tanrınıza kurban kesin›› dedi.法老 召 了 摩西亞 倫來 、 說 、 你 們去 、 在 這地 祭祀 你 們 的 神罷
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.Ao saírem da presença de Faraó depararam com Moisés e Arão que vinham ao encontro deles,
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.A stretli Mojžiša a Árona, ktorí im stáli oproti, keď vychádzali od faraona,
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.Cînd au ieşit dela Faraon, au întîlnit pe Moise şi pe Aaron, care îi aşteptau.
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.Cuando ellos salían del palacio del faraón, se encontraron con Moisés y Aarón, que estaban esperándolos
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.En sortant de chez Pharaon, ils rencontrèrent Moïse et Aaron qui les attendaient.
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.És mikor kijövének a Faraótól, szembe találkozának Mózessel és Áronnal.
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.Ja kun he lähtivät faraon luota, kohtasivat he Mooseksen ja Aaronin, jotka odottivat heitä,
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.Ketika mereka keluar dari istana, mereka bertemu dengan Musa dan Harun yang sedang menunggu mereka
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.Khi lui ra khỏi Pha-ra-ôn thì họ gặp Môi-se và A-rôn đợi tại đó ,
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.Khi lui ra khỏi Pha-ra-ôn thì họ gặp Môi-se và A-rôn đợi tại đó,
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.그들이 바로를 떠나 나올 때에 모세와 아론이 길에 선 것을 만나
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.Ko so se torej sešli z Mojzesom in Aronom, ki sta stala, da bi jih srečala na poti od Faraona,
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.kwamen zij Mozes en Aäron tegen.
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.Och när de kommo ut ifrån Farao, träffade de Mose och Aron, som stodo där för att möta dem;
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.Og da de kom ut fra Farao, møtte de Moses og Aron, som stod og ventet på dem.
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.Og da de ved deres Bortgang fra Farao traf Moses og Aron, som stod og ventede på dem,
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.Potkali se s Mojžíšem a Aronem, kteříž stáli, aby jim vstříc vyšli, když by se vraceli od Faraona.
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.Quando, uscendo dalla presenza del faraone, incontrarono Mosè e Aronne che stavano ad aspettarli
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.Tedy oni zabieżeli Mojżeszowi i Aaronowi, którzy stali, aby się z nimi spotkali, gdy wychodzili od Faraona.
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.Und da sie von Pharao gingen, begegneten sie Mose und Aaron und traten ihnen entgegen
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.Εξερχομενοι δε απο του Φαραω, συνηντησαν τον Μωυσην και τον Ααρων, ερχομενους εις συναντησιν αυτων
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.И като излизаха от Фараоновото присъствие, срещнаха Моисея и Аарона, които се намираха на пътя;
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.И когда они вышли от фараона, то встретились с Моисеем и Аароном, которые стояли, ожидая их,
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.ויפגעו את משה ואת אהרן נצבים לקראתם בצאתם מאת פרעה׃
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod