harun ile cümle
harun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.ויפל משה ואהרן על פניהם לפני כל קהל עדת בני ישראל׃
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.فسقط موسى وهرون على وجهيهما امام كل معشر جماعة بني اسرائيل.
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.摩 西 亞 倫 就 俯 伏 在 以 色 列 全 會 眾 面 前
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.摩西亞 倫就 俯伏 在 以色列 全 會眾 面前
Çölde hepsi Musayla Haruna yakınmaya başladı.A reptali, celá obec synov Izraelových, proti Mojžišovi a proti Áronovi na púšti.
Çölde hepsi Musayla Haruna yakınmaya başladı.Cả hội chúng Y-sơ-ra-ên oán trách Môi-se và A-rôn tại nơi đồng vắng,
Çölde hepsi Musayla Haruna yakınmaya başladı.Cả hội chúng Y-sơ-ra-ên oán_trách Môi-se và A-rôn tại nơi đồng vắng ,
Çölde hepsi Musayla Haruna yakınmaya başladı.Di padang gurun itu mereka semua mengomel kepada Musa dan Harun
Çölde hepsi Musayla Haruna yakınmaya başladı.Entonces toda la congregación de los hijos de Israel murmuró contra Moisés y Aarón en el desierto
Çölde hepsi Musayla Haruna yakınmaya başladı.És zúgolódék Izráel fiainak egész gyülekezete Mózes és Áron ellen a pusztában.
Çölde hepsi Musayla Haruna yakınmaya başladı.E toda a congregação dos filhos de Israel murmurou contra Moisés e contra Arão no deserto.
Çölde hepsi Musayla Haruna yakınmaya başladı.Et toute l`assemblée des enfants d`Israël murmura dans le désert contre Moïse et Aaron.
Çölde hepsi Musayla Haruna yakınmaya başladı.In die woestijn beklaagden de Israëlieten zich tegenover Mozes en Aäron en zeiden:
Çölde hepsi Musayla Haruna yakınmaya başladı.In mrmrala je vsa občina sinov Izraelovih zoper Mojzesa in Arona v puščavi,
Çölde hepsi Musayla Haruna yakınmaya başladı.I reptalo všecko shromáždění synů Izraelských proti Mojžíšovi a proti Aronovi na poušti.
Çölde hepsi Musayla Haruna yakınmaya başladı.I szemrało wszystko zgromadzenie synów Izraelskich przeciw Mojżeszowi i przeciw Aaronowi na puszczy.
Çölde hepsi Musayla Haruna yakınmaya başladı.Ja koko Israelin kansa napisi Moosesta ja Aaronia vastaan erämaassa;
Çölde hepsi Musayla Haruna yakınmaya başladı.이스라엘 온 회중이 그 광야에서 모세와 아론을 원망하여
Çölde hepsi Musayla Haruna yakınmaya başladı.Men hele Israeliternes Menighed knurrede mod Moses og Aron i Ørkenen,
Çölde hepsi Musayla Haruna yakınmaya başladı.Nel deserto tutta la comunità degli Israeliti mormorò contro Mosè e contro Aronne
Çölde hepsi Musayla Haruna yakınmaya başladı.Och Israels barns hela menighet knorrade emot Mose och Aron i öknen;
Çölde hepsi Musayla Haruna yakınmaya başladı.Og hele Israels barns menighet knurret mot Moses og Aron i ørkenen.
Çölde hepsi Musayla Haruna yakınmaya başladı.Şi toată adunarea copiilor lui Israel a cîrtit în pustia aceea împotriva lui Moise şi Aaron.
Çölde hepsi Musayla Haruna yakınmaya başladı.Und es murrte die ganze Gemeinde der Kinder Israel wider Mose und Aaron in der Wüste
Çölde hepsi Musayla Haruna yakınmaya başladı.Και εγογγυζε πασα η συναγωγη των υιων Ισραηλ κατα του Μωυσεως και κατα του Ααρων εν τη ερημω.
Çölde hepsi Musayla Haruna yakınmaya başladı.А в пустинята цялото общество израилтяни роптаеха против Моисея и Аарона.
Çölde hepsi Musayla Haruna yakınmaya başladı.И возроптало все общество сынов Израилевых на Моисея и Аарона в пустыне,
Çölde hepsi Musayla Haruna yakınmaya başladı.וילינו כל עדת בני ישראל על משה ועל אהרן במדבר׃
Çölde hepsi Musayla Haruna yakınmaya başladı.فتذمر كل جماعة بني اسرائيل على موسى وهرون في البرية.
Çölde hepsi Musayla Haruna yakınmaya başladı.以 色 列 全 會 眾 在 曠 野 向 摩 西 、 亞 倫 發 怨 言
Çölde hepsi Musayla Haruna yakınmaya başladı.以色列 全 會眾 在 曠野 向 摩西 、 亞倫發 怨言
dokunmuş giysileri -Kâhin Harunun kutsal giysileriyle oğullarının kâhin giysilerini-áo lễ , áo thánh cho A-rôn thầy tế_lễ cả , và bộ áo cho các con_trai người , đặng làm chức tế_lễ ;
dokunmuş giysileri -Kâhin Harunun kutsal giysileriyle oğullarının kâhin giysilerini-áo lễ, áo thánh cho A-rôn thầy tế lễ cả, và bộ áo cho các con trai người, đặng làm chức tế lễ;
dokunmuş giysileri -Kâhin Harunun kutsal giysileriyle oğullarının kâhin giysilerini-A szolgálathoz való ruhákat, Áron papnak szent öltözetit, és az õ fiainak öltözetit, a papi szolgálatra.
dokunmuş giysileri -Kâhin Harunun kutsal giysileriyle oğullarının kâhin giysilerini-de ambtskleding die Aäron en zijn zonen als priesters zullen dragen,
dokunmuş giysileri -Kâhin Harunun kutsal giysileriyle oğullarının kâhin giysilerini-de stickade kläderna och prästen Arons andra heliga kläder, så och hans söners prästkläder,
dokunmuş giysileri -Kâhin Harunun kutsal giysileriyle oğullarının kâhin giysilerini-i jemne pletené rúcha do služby a sväté rúcha pre Árona, kňaza, a rúcha jeho synov, aby konali kňazskú službu,
dokunmuş giysileri -Kâhin Harunun kutsal giysileriyle oğullarının kâhin giysilerini-I roucha k službě, i roucha svatá Aronovi knězi, i roucha synů jeho, aby mi úřad kněžský konali;
dokunmuş giysileri -Kâhin Harunun kutsal giysileriyle oğullarının kâhin giysilerini-제사직을 행할 때에 입는 공교히 짠 의복 곧 제사장 아론의 성의와 그 아들들의 옷과
dokunmuş giysileri -Kâhin Harunun kutsal giysileriyle oğullarının kâhin giysilerini-og embedsklærne og de hellige klær til Aron, presten, og presteklærne til hans sønner,
dokunmuş giysileri -Kâhin Harunun kutsal giysileriyle oğullarının kâhin giysilerini-pakaian ibadat untuk Harun dan anak-anaknya, yang harus dipakai pada waktu mereka bertugas sebagai imam
dokunmuş giysileri -Kâhin Harunun kutsal giysileriyle oğullarının kâhin giysilerini-Pragtklæderne, de hellige Klæder til Præsten Aron og hans Sønners Klædet til Brug ved Præstetjenesten,
dokunmuş giysileri -Kâhin Harunun kutsal giysileriyle oğullarının kâhin giysilerini-službena oblačila in sveta oblačila za Arona duhovnika in oblačila sinov njegovih za duhovsko službo;
dokunmuş giysileri -Kâhin Harunun kutsal giysileriyle oğullarının kâhin giysilerini-Także szaty do służby, i szaty święte Aaronowi kapłanowi, i szaty synom jego ku sprawowaniu kapłaóstwa.
dokunmuş giysileri -Kâhin Harunun kutsal giysileriyle oğullarının kâhin giysilerini-virkapuvut ja pappi Aaronin muut pyhät vaatteet sekä hänen poikiensa pappispuvut,
dokunmuş giysileri -Kâhin Harunun kutsal giysileriyle oğullarının kâhin giysilerini-и одежды служебные и одежды священные Аарону священнику, и одежды сынам его, для священнослужения,
dokunmuş giysileri -Kâhin Harunun kutsal giysileriyle oğullarının kâhin giysilerini-служебните одежди, светите одежди на свещеника Аарона, и одеждите на синовете му, за да свещенодействуват;
dokunmuş giysileri -Kâhin Harunun kutsal giysileriyle oğullarının kâhin giysilerini-ואת בגדי השרד ואת בגדי הקדש לאהרן הכהן ואת בגדי בניו לכהן׃
dokunmuş giysileri -Kâhin Harunun kutsal giysileriyle oğullarının kâhin giysilerini-والثياب المنسوجة والثياب المقدسة لهرون الكاهن وثياب بنيه للكهانة
dokunmuş giysileri -Kâhin Harunun kutsal giysileriyle oğullarının kâhin giysilerini-精 工 作 的 禮 服 、 和 祭 司 亞 倫 、 並 他 兒 子 用 以 供 祭 司 職 分 的 聖 衣
dokunmuş giysileri -Kâhin Harunun kutsal giysileriyle oğullarının kâhin giysilerini-精工 作 的 禮服 、 和 祭司 亞倫 、 並 他 兒子 用以 供 祭司 職分 的 聖衣
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.alles solches Fett legten sie auf die Brust; und er zündete das Fett an auf dem Altar.
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.a položili tuky na prsia, a kadiac pálil tuky na oltári.
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.A položili včecken tuk na hrudí; i pálil ten tuk na oltáři.
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.au pus grăsimile acestea deasupra piepturilor, şi el a ars grăsimile pe altar.
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.để những mỡ nầy trên o , rồi xông mỡ nơi bàn_thờ .
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.để những mỡ nầy trên o, rồi xông mỡ nơi bàn thờ.
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.dessa fettstycken lade de på bringorna; och han förbrände fettstyckena på altaret.
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.di atas dada kedua binatang itu, lalu Harun membakarnya di atas mezbah
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.disse Fedtdele lagde de oven på Bryststykkerne, og Fedtstykkerne bragte han som Røgoffer på Alteret,