Davutun yaklaştığını gören Ornan, harman yerinden çıktı, varıp Davutun önünde yüzüstü yere kapandı.Ketika Arauna melihat Raja Daud datang, ia mendapatkan Daud dan sujud di depannya
Davutun yaklaştığını gören Ornan, harman yerinden çıktı, varıp Davutun önünde yüzüstü yere kapandı.다윗이 오르난에게 나아가매 오르난이 내어다보다가 다윗을 보고 타작마당에서 나와서 얼굴을 땅에 대고 절하매
Davutun yaklaştığını gören Ornan, harman yerinden çıktı, varıp Davutun önünde yüzüstü yere kapandı.Toen Ornan de koning zag naderen, verliet hij zijn dorsvloer en boog neer op de grond voor koning David.
Davutun yaklaştığını gören Ornan, harman yerinden çıktı, varıp Davutun önünde yüzüstü yere kapandı.И пришел Давид к Орне. Орна, взглянув и увидевДавида, вышел из гумна и поклонился Давиду лицем до земли.
Davutun yaklaştığını gören Ornan, harman yerinden çıktı, varıp Davutun önünde yüzüstü yere kapandı.ויבא דויד עד ארנן ויבט ארנן וירא את דויד ויצא מן הגרן וישתחו לדויד אפים ארצה׃
Davutun yaklaştığını gören Ornan, harman yerinden çıktı, varıp Davutun önünde yüzüstü yere kapandı.وجاء داود الى ارنان وتطلّع ارنان فرأى داود وخرج من البيدر وسجد لداود على وجهه الى الارض.
Davutun yaklaştığını gören Ornan, harman yerinden çıktı, varıp Davutun önünde yüzüstü yere kapandı.大 衛 到 了 阿 珥 楠 那 裡 、 阿 珥 楠 看 見 大 衛 、 就 從 禾 場 上 出 去 、 臉 伏 於 地 、 向 他 下 拜
Davutun yaklaştığını gören Ornan, harman yerinden çıktı, varıp Davutun önünde yüzüstü yere kapandı.大衛 到 了 阿珥楠 那裡 、 阿珥楠 看 見 大衛 、 就 從禾場 上 出去 、 臉伏 於地 、 向 他 下拜
Ekinini getireceğine, Buğdayını harman yerinde toplayacağına güvenir misin?( 39 : 15 ) Chờ thì ngươi cậy nó đem ngũ_cốc về , Và nhờ nó gom lúa_mì lại trong sân ngươi ư ?
Ekinini getireceğine, Buğdayını harman yerinde toplayacağına güvenir misin?(39:15) Chờ thì ngươi cậy nó đem ngũ cốc về, Và nhờ nó gom lúa mì lại trong sân ngươi ư?
Ekinini getireceğine, Buğdayını harman yerinde toplayacağına güvenir misin?(39:15) Te fies-tu à lui pour la rentrée de ta récolte? Est-ce lui qui doit l`amasser dans ton aire?
Ekinini getireceğine, Buğdayını harman yerinde toplayacağına güvenir misin?Akar-é szolgálni néked a bölény? Avagy meghál-é a te jászolodnál?
Ekinini getireceğine, Buğdayını harman yerinde toplayacağına güvenir misin?Apakah kaupercayakan dia mengumpulkan panenmu, dan membawanya ke tempat penebahanmu
Ekinini getireceğine, Buğdayını harman yerinde toplayacağına güvenir misin?Či mu budeš veriť, že svezie tvoje semeno a sprace tvoje humno?
Ekinini getireceğine, Buğdayını harman yerinde toplayacağına güvenir misin?Conterai su di lui, che torni e raduni la tua messe sulla tua aia
Ekinini getireceğine, Buğdayını harman yerinde toplayacağına güvenir misin?¿Crees que él ha de regresar para recoger el grano de tu era
Ekinini getireceğine, Buğdayını harman yerinde toplayacağına güvenir misin?Er Vildoksen villig at trælle for dig, vil den stå ved din Krybbe om Natten?
Ekinini getireceğine, Buğdayını harman yerinde toplayacağına güvenir misin?Fiarás dele que te torne o que semeaste e o recolha � tua eira?
Ekinini getireceğine, Buğdayını harman yerinde toplayacağına güvenir misin?Har vel villoksen lyst til å tjene dig? Vil den bli natten over ved din krybbe?
Ekinini getireceğine, Buğdayını harman yerinde toplayacağına güvenir misin?그것이 네 곡식을 집으로 실어오며 네 타작 마당에 곡식 모으기를 그것에게 의탁하겠느냐
Ekinini getireceğine, Buğdayını harman yerinde toplayacağına güvenir misin?Magst du ihm trauen, daß es deinen Samen dir wiederbringe und in deine Scheune sammle?
Ekinini getireceğine, Buğdayını harman yerinde toplayacağına güvenir misin?Moreš se li zanesti nanj, da spravi žetev tvojo in zbere žito na gumnu tvojem?
Ekinini getireceğine, Buğdayını harman yerinde toplayacağına güvenir misin?Powierzyszże mu się, żeby zwiózł nasienie twoje, a do gumna twojego zgromadził?
Ekinini getireceğine, Buğdayını harman yerinde toplayacağına güvenir misin?Skall vildoxen finnas hågad att tjäna dig och att stanna över natten invid din krubba?
Ekinini getireceğine, Buğdayını harman yerinde toplayacağına güvenir misin?Taipuuko villihärkä sinua palvelemaan, ja yöpyykö se sinun seimesi ääreen?
Ekinini getireceğine, Buğdayını harman yerinde toplayacağına güvenir misin?Te laşi tu pe el, pentru căratul rodurilor tale, ca să le strîngă în aria ta?
Ekinini getireceğine, Buğdayını harman yerinde toplayacağına güvenir misin?Zal de wilde os u willen dienen? Zal hij 's nachts bij uw voerbak blijven staan?
Ekinini getireceğine, Buğdayını harman yerinde toplayacağına güvenir misin?Zdaž se jemu dověříš, že sveze semeno tvé, a na humno tvé shromáždí?
Ekinini getireceğine, Buğdayını harman yerinde toplayacağına güvenir misin?Θελεις εμπιστευθη εις αυτον να σοι φερη τον σπορον σου και να συναξη αυτον εν τω αλωνιω σου;
Ekinini getireceğine, Buğdayını harman yerinde toplayacağına güvenir misin?Поверишь ли ему, что он семена твои возвратит и сложит на гумно твое?
Ekinini getireceğine, Buğdayını harman yerinde toplayacağına güvenir misin?Ще се довериш ли на него да ти прибере житото ти И да го събере в гумното ти?
Ekinini getireceğine, Buğdayını harman yerinde toplayacağına güvenir misin?התאמין בו כי ישוב זרעך וגרנך יאסף׃
Ekinini getireceğine, Buğdayını harman yerinde toplayacağına güvenir misin?أتأتمنه انه يأتي بزرعك ويجمع الى بيدرك
Ekinini getireceğine, Buğdayını harman yerinde toplayacağına güvenir misin?豈 可 信 靠 他 把 你 的 糧 食 運 到 家 、 又 收 聚 你 禾 場 上 的 穀 麼
Ekinini getireceğine, Buğdayını harman yerinde toplayacağına güvenir misin?豈 可信 靠 他 把 你 的 糧食運 到家 、 又 收聚 你 禾場 上 的 穀麼
Harman yerinde buğday döverken, Ornan arkasına dönüp meleği gördü. Yanındaki dört oğlu gizlendi.A obrátiv se Ornan, uzřel toho anděla, a čtyři synové jeho s ním skryli se. Ornan pak mlátil pšenici.
Harman yerinde buğday döverken, Ornan arkasına dönüp meleği gördü. Yanındaki dört oğlu gizlendi.Ja kun Ornan kääntyi, näki hän enkelin, ja hänen neljä poikaansa piiloutui; sillä Ornan oli puimassa nisuja.
Harman yerinde buğday döverken, Ornan arkasına dönüp meleği gördü. Yanındaki dört oğlu gizlendi.때에 오르난이 밀을 타작하다가 돌이켜 천사를 보고 네 아들과 함께 숨었더니
Harman yerinde buğday döverken, Ornan arkasına dönüp meleği gördü. Yanındaki dört oğlu gizlendi.Ornan s'a întors şi a văzut îngerul, şi cei patru fii ai lui s'au ascuns împreună cu el: treiera grîul atunci.
Harman yerinde buğday döverken, Ornan arkasına dönüp meleği gördü. Yanındaki dört oğlu gizlendi.Ornan se retourna et vit l`ange, et ses quatre fils se cachèrent avec lui: il foulait alors du froment.
Harman yerinde buğday döverken, Ornan arkasına dönüp meleği gördü. Yanındaki dört oğlu gizlendi.Орна обратился, увидел Ангела, и четыре сына его с ним скрылись. Орна молотил тогда пшеницу.
Harman yerinde buğday döverken, Ornan arkasına dönüp meleği gördü. Yanındaki dört oğlu gizlendi.וישב ארנן וירא את המלאך וארבעת בניו עמו מתחבאים וארנן דש חטים׃
Harman yerinde buğday döverken, Ornan arkasına dönüp meleği gördü. Yanındaki dört oğlu gizlendi.فالتفت أرنان فرأى الملاك. وبنوه الاربعة معه اختبأوا. وكان ارنان يدرس حنطة.
Harman yerinde buğday döverken, Ornan arkasına dönüp meleği gördü. Yanındaki dört oğlu gizlendi.那 時 阿 珥 楠 正 打 麥 子 . 回 頭 看 見 天 使 、 就 和 他 四 個 兒 子 都 藏 起 來 了
Harman yerinde buğday döverken, Ornan arkasına dönüp meleği gördü. Yanındaki dört oğlu gizlendi.那 時阿珥楠 正打 麥子 . 回頭 看 見 天使 、 就 和 他 四 個兒 子 都 藏起 來了
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.A tak sišla na humno a urobila všetko tak, ako jej rozkázala jej svokra.
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.A tak szła na one bojewisko, i uczyniła to, co jej rozkazała świekra jej.
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.Die avond ging zij naar de dorsvloer en deed precies wat haar schoonmoeder had gezegd.
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.Elle descendit à l`aire, et fit tout ce qu`avait ordonné sa belle-mère.
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.Então desceu � eira, e fez conforme tudo o que sua sogra lhe tinha ordenado.
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.Entonces Rut bajó a la era e hizo todo lo que su suegra le había mandado
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.És lement a szérûre, és mindent úgy cselekedett, a mint napaasszonya parancsolta.
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.In odide doli na gumno in stori vse, kakor ji je bila velela tašča njena.
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.그가 타작 마당으로 내려가서 시모의 명대로 다 하니라
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.Nàng bèn đi xuống sân đạp lúa , và làm theo mọi điều mẹ chồng mình đã dặn .
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.Nàng bèn đi xuống sân đạp lúa, và làm theo mọi điều mẹ chồng mình đã dặn.
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.Niin hän meni alas puimatantereelle ja teki aivan niin, kuin hänen anoppinsa oli häntä käskenyt.
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.Och hon gick ned till tröskplatsen och gjorde alldeles såsom hennes svärmoder hade bjudit henne.
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.Rut s'a pogorît la arie, şi a făcut tot ce poruncise soacră-sa.
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.Så gik hun ned på Tærskepladsen og gjorde alt, hvad hendes Svigermoder havde pålagt hende.