Bunu yaparak harikulade bir iş başarmış gibi hissetmezsiniz.Не се чувстваш велик, след като си направил това.
Bunu yaparak harikulade bir iş başarmış gibi hissetmezsiniz.אתם לא מרגישים תחושת גדלות מלעשות זאת.
Bunu yaparak harikulade bir iş başarmış gibi hissetmezsiniz.أنت ايضًا لا تشعر بالمجد من فعل ذلك.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Bởi chúng ta không phải những lọ mứt; chúng ta là những con người phi thường, khác biệt, tuyệt vời.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.För vi är inte syltburkar. Vi är extraordinära, annorlunda, underbara människor.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Hagyjuk a címkéket, mert nem lekvárosüvegek vagyunk. Mi rendkívüli, különböző, csodálatos emberek vagyunk.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Karena kita bukan botol selai, kita manusia yang luar biasa, beragam, indah.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.우리는 잼 단지가 아니잖아요. 우리들은 특별하고, 다르고, 경이로운 사람들이니까요.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Nie jesteśmy słoikami na dżem. Jesteśmy wspaniałymi, różnymi, cudownymi ludźmi.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Pentru că nu suntem borcane cu gem; suntem oameni extraordinari, diferiţi, minunaţi.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Perché non siamo barattoli di marmellata; siamo persone straordinarie, diverse, bellissime.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Porque nós não somos frascos de compotas; nós somos pessoas extraordinárias, diferentes e fantásticas.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Porque no somos botes de mermelada; porque somos seres extraordinarios, diferentes y maravillosos.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Pretože nie sme zaváraninové fľaše -- sme výnimoční, odlišní, nádherní ľudia.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Protože nejsme žádné sklenice marmelády; jsme neobyčejní, různorodí, skvělí lidé.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Want we zijn geen jampotjes; wij zijn buitengewone, verschillende, fantastische mensen.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Wir sind keine Marmeladengläser. Wir sind außergewöhnliche, andersartige, wunderbare Menschen.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Διότι δεν είμαστε βάζα μαρμελάδας, είμαι μοναδικοί, διαφορετικοί, υπέροχοι άνθρωποι.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Защото ние не сме буркани за сладко; ние сме изключителни, различни, прекрасни хора.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Потому что мы -- не банки с вареньем; мы экстраординарные, разные, удивительные люди.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Тому що ми не банки з джемом; Ми дивовижні, різні, чудові люди.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.אנחנו לא צנצנות ריבה. אנחנו אנשים יוצאי דופן, שונים ונפלאים.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.لأننا لسنا مرطبانات مربي متشابهة ، نحن أناس فوق الوصف، مختلفون، و رائعون.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.皆 素晴らしい個々の人間なのです ありがとう
Değil mi? Gerçekten de kendine harikulade dürüst.맞습니까? 정말 놀랍게 진실해요
Değil mi? Gerçekten de kendine harikulade dürüst.Po prostu nadzwyczajnie.
Değil mi? Gerçekten de kendine harikulade dürüst.Verdad? maravillosamente verdadero consigo mismo.
Değil mi? Gerçekten de kendine harikulade dürüst.Wunderbar treu.
Değil mi? Gerçekten de kendine harikulade dürüst.Σωστά; Απλά, υπέροχα ειλικρινής απέναντι στον εαυτό της.
Değil mi? Gerçekten de kendine harikulade dürüst.כן? פשוט נאמנה לעצמה להפליא.
Değil mi? Gerçekten de kendine harikulade dürüst.صحيح؟ صادقة مع نفسها بصورة مدهشة.
Değil mi? Gerçekten de kendine harikulade dürüst.いけばそれだけですばらしい環境に
"Dünyadaki en harikulade şey nedir, Yudhisthira?""Apa hal yang paling mengagumkan di dunia ini, Yudhisthira?"
"Dünyadaki en harikulade şey nedir, Yudhisthira?""Care e cel mai grozav lucru din lume, Yudhisthira?"
"Dünyadaki en harikulade şey nedir, Yudhisthira?""Co jest najcudowniejszą rzeczą na świecie,Yudhisthira?"
"Dünyadaki en harikulade şey nedir, Yudhisthira?""Jakáže je nejpodivuhodnější věc na světě Judhištiro?"
"Dünyadaki en harikulade şey nedir, Yudhisthira?"유디슈티라야, 세상에서 가장 경이로운 것이 무엇이냐?"
"Dünyadaki en harikulade şey nedir, Yudhisthira?""Mi a világon a legcsodálatosabb dolog Yudhisthira?"
"Dünyadaki en harikulade şey nedir, Yudhisthira?""Qual é a coisa mais espantosa do mundo, Yudhisthira?"
"Dünyadaki en harikulade şey nedir, Yudhisthira?""Qual è la cosa più stupefacente del mondo, Yudhisthira?"
"Dünyadaki en harikulade şey nedir, Yudhisthira?""¿Qué es lo más asombroso de este mundo, Yudhisthira?"
"Dünyadaki en harikulade şey nedir, Yudhisthira?""Trên thế giới này điều gì kinh ngạc nhất, Yudhisthira?"
"Dünyadaki en harikulade şey nedir, Yudhisthira?""Was ist die erstaunlichste Sache in der Welt, Yudhisthira?"
"Dünyadaki en harikulade şey nedir, Yudhisthira?""Wat is het meest wonderlijke ding op aarde, Yudhisthira?"
"Dünyadaki en harikulade şey nedir, Yudhisthira?""Ποιο είναι το πιο θαυμαστό πράγμα στον κόσμο, Γιουντισθίρα;"
"Dünyadaki en harikulade şey nedir, Yudhisthira?""Кое е най-чудното нещо на света, Юдхистхира?"
"Dünyadaki en harikulade şey nedir, Yudhisthira?""Юдхиштхи́ру спросили: "Что является самым большим чудом на Земле?"
"Dünyadaki en harikulade şey nedir, Yudhisthira?""Яка найдивовижніша річ у світі, Юдхіштхіро?"
"Dünyadaki en harikulade şey nedir, Yudhisthira?""מהו הדבר המופלא ביותר בעולם, יודהיסטירא?"
"Dünyadaki en harikulade şey nedir, Yudhisthira?"" ما هو أعجب شئ في العالم ، يا "يودهيسثيرا" ؟.
"Dünyadaki en harikulade şey nedir, Yudhisthira?"そう聞かれ、ユディシュティラはこう答えました。
-- dünyanın dört bir tarafında birçok ülkeden. Harikuladeydi.In diverse landen over de hele wereld.
Gerçekten de kendine harikulade dürüst.Doar minunat de sincer cu sine.
Gerçekten de kendine harikulade dürüst.Gewoon heerlijk trouw aan zichzelf.
Gerçekten de kendine harikulade dürüst.Hű önmagához.
Gerçekten de kendine harikulade dürüst.Juste terriblement vrai à lui-même.
Gerçekten de kendine harikulade dürüst.Nó chân thực một cách tuyệt vời.
Gerçekten de kendine harikulade dürüst.Solo straordinariamente fedele a se stesso.
Gerçekten de kendine harikulade dürüst.Просто замечательно верен себе.
Gerçekten de kendine harikulade dürüst.Просто чудесно верен на самия себе си.