hareketsiz ile cümle

hareketsiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bir mindere oturmak zorundaydı; kıprdamadan, hareketsiz biçimde, çünkü çok ağrısı vardı.He had to sit on a cushion, stand still, not move, because it was very painful.
Hareketsiz duruyorlar.They are immobile.
Onların hepsi hareketsiz gazlardır.They're all these inert gases.
Hareketsiz derken kastım onların hiçbir şey yapmamasıdır.Inert just means that they don't do anything.
Ve bunlar hareketsizdir.But these are inert.
Hamid'in annesi üzüntüsünden hareketsizdi.Hamid's mother was motionless with grief.
"Ne yapıyor?" Bilirsiniz, rock konserlerinde sahnede tamamen hareketsiz sadece bunu yaparak dururum.I'll play at these rock shows, be on stage standing completely still, and they're like,
İstediğiniz yüksek kontrol ise oldukça hareketsiz kalmalısınız.You have to stay so still if you want to have the most control.
Ben konuşsaydım, o hareketsiz ve saman debriyaj karanlığa gençlik sıçrama acı?If I spoke, would that motionless and suffering youth leap into the obscurity-- clutch at the straw?
Hareketsiz bir keşif vurdu sanki O, stok kıpırdamadan durdu.He stood stock-still, as if struck motionless by a discovery.
Çene yüzler-ecek hareketsiz var olmak iş parçasına rağmen çene saptırma için paralelThe jaw faces will still be parallel to the work piece despite jaw deflection
Yani hareketsizliğe karşı ivme.So inertia versus momentum.
Bir grup hareketsiz parton.What do you see? You see a frozen bunch of partons.
Onları sadece hareketsiz bir grup parton kümesi gibi düşünün.You just get to think of it as a population of frozen partons."
Sönük ve hareketsiz olmak.Restlessness.
"Sönük ve hareketsiz olmak" yasak.No restlessness.
Birşeyin statik yani hareketsiz olduğunu karar vermek için neleri bilmeliyiz? -In order for something to be static, where it's not moving-- what do we know about it?
Beynin bu bölümleri hareketsizleşmeye başlıyor.These parts of the brain are quieting down.
Eğer olaylar hareketsiz kalırsa, hikayeler ölür, çünkü hayat hiçbir zaman hareketsiz değildir.If things go static, stories die, because life is never static.
Başından beri, tüm fantastik kitapların haritası olmuştur, ama bu haritalar hareketsizdi.All along, all fantasy books have always had maps, but these maps have been static.
Sandalyeler hareketsiz, canlı değiller.They're inanimate, they're not alive.
Hareketsiz ülkelerde ciddi bir sorun var.We have a severe problem in countries which are at a standstill.
Çatıda hareketsiz hayat, fiçılarda cansız ağaçlar, kırık bir dal, köpekler, dışkı, gökyüzü.Still life on a rooftop, dead trees in barrels, a bench broken, dogs, excrement, sky.
Ey Tanrı, susma, Sessiz, hareketsiz kalma!Keep not thou silence, O God: hold not thy peace, and be not still, O God.
Eğer dileseydi, onu elbette hareketsiz kılardı.He could have kept it motionless if He liked.
Eğer dileseydi, onu elbet hareketsiz kılardı.He could have kept it motionless if He liked.
Dileseydi onu elbet hareketsiz de kılardı.He could have kept it motionless if He liked.
Bakmaz mısın Rabbin gölgeyi nasıl uzatıyor? Dileseydi onu hareketsiz kılardı.Have you not seen how your Lord lengthens out the shadow?
Nitekim dileseydi onu hareketsiz de yapardı.He could have kept it motionless if He liked.
Dilerse rüzgarı durdurur ve onlar suyun üzerinde hareketsiz kalırdı.He could stop the wind if He pleased, then they would be stranded on its surface.
Eğer dileseydi, onu elbette hareketsiz kılardı. Sonra nasıl Güneş'i ona delil yapmışız!And if He willed, He could have made it still; then We made the sun a proof upon it.
Eğer dileseydi, onu elbet hareketsiz kılardı. Sonra biz güneşi, ona delil kıldık.And if He willed, He could have made it still; then We made the sun a proof upon it.
Dileseydi onu elbet hareketsiz de kılardı. Sonra biz güneşi, ona (gölgeye) delil kılmışızdır.And if He willed, He could have made it still; then We made the sun a proof upon it.
Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığına dikkat ettin mi? Nitekim dileseydi onu hareketsiz de yapardı.O dear Prophet, did you not see your Lord, how He spread the shade?
Dileseydi onu hareketsiz kılardı. Sonra nasıl Güneş'i ona delil kılıyoruz?Had it been His will, He could have made it constant.
Hareketsiz ResimStill Picture
Belirli bir süre hareketsizliğin ardından ekran koruyucuyu otomatik başlatır.Automatically start the screen saver after a period of inactivity.
Bu, oldukça hareketsiz bir demokraside ileri yönde atılmış bir adım." diyor.This is a step forward in a quite inert democracy," he said.
Genellikle filleri ve diğer büyük memelileri hareketsizleştirmek için kullanılır.It is often used to immobilize elephants and other large mammals.
Bu bakteri türü hareketsizdir ve spor oluşturmaz. [1]It is non-motile and non-spore-forming. The type strain is CH7T (=KCTC 9997T =DSM 17585T).[1]
Tiger 131 taretini hareketsiz hale getiren hasar.The damage that immobilized the turret on Tiger 131.
1878'de, gemi Konstantinopolis'e demirlendi ve neredeyse 20 yıl boyunca hareketsiz kaldı.In 1878, the ship was laid up in Constantinople, and she remained inactive for almost 20 years.
Bununla birlikte, göz asla tamamen hareketsiz değildir, ancak bakış pozisyonu sürüklenir.However, the eye is never completely still, but gaze position will drift.
Kilise yetkilileri hükümetin hareketsizliğini ayrımcılığa atfetmedi.Church officials did not attribute government inaction to discrimination.
Hareketsiz tomurcuklardan üretilen sürgünler büyüyebilir ve daha üretkendir.Shoots generated from dormant buds can grow but are more productive.
2) faj kitaplığı, hareketsizleştirilmiş bir hedef üzerinde yıkanır.2) the library of phage are washed over an immobilised target.
Ayrıca adsorbatlar yüzey üzerinde hareketsizdir.Also, the adsorbates are immobile on the surface.
Adsorbe edici gaz, hareketsiz bir duruma adsorbe olur.The adsorbing gas adsorbs into an immobile state.
Hücreler yüzeye tutunma eğilimindedir böylece kolayca hareketsiz hale getirilebilirler.Cells tend to attach to the surface so they can be easily immobilized.
İHA, operatöre tam hareketli video ve hareketsiz görüntüler veren bir kamera ile donatılmıştır.The UAV is equipped with a camera, which gives the operator full-motion video and still images.
Hareketsiz görüntüleme ve video kaydını destekleyen arkaya bakan 2.0 megapiksel kamera var.There is a rear-facing 2.0 megapixel camera that supports still imaging and video recording.
Kötü nöbetler daha sık hale geldi ve onu uzun süre hareketsiz bıraktı.The bad spells became more frequent, immobilizing him for long periods of time.
Ancak parti uzun bir süre hareketsiz kaldı.[1]However, the party went into a long period of inactivity.[6]
Ancak Kızıl Ordu şehir sınırlarında durdu ve orada birkaç hafta hareketsiz kaldı.However, the Red Army stopped at the city limits and remained inactive there for several weeks.
Hareketsiz görüntülerde bunu bu kadar iyi çekmek, gerçek bir sanatsal yetenek gerektirir."To pull it off so well in still images takes real artistic talent."
Gram pozitif, hareketsiz, asit haslığına sahip çubuk bakterilerGram-positive, nonmotile, acid-fast rods.
Görelilik ilkesinde Mutlak dinginlik (hareketsizlik) yoktur.Es wirkt nicht dämpfend (sedierend).
Uzun süre sessiz ve hareketsiz olarak uygulanan Asana artık meditasyona özgü bir davranış olarak kabul edilir.Lange ruhig bewegungslos gehaltene Asanas sind bereits meditativ.
Bu süre içerisinde tamamen hareketsiz kalır.Hier verbringen sie die Zeit völlig inaktiv.
0- Bir robot insanlığa zarar veremez veya hareketsiz kalarak insanlığın zarar görmesine izin veremez.Ein Roboter darf keinen Menschen verletzen oder durch Untätigkeit zu Schaden kommen lassen.

İlgili Sayfalar