Zillur Rahman 1952'de Bengali dili hareketine katıldı.Rahman participou no Movimento da Língua Bengalesa de 1952.
Castro'nun planlarını dinledikten sonra 26 Temmuz Hareketine üye olarak katılır.Ele ouve aos planos de Castro e se junta como membro do Movimento 26 de Julho.
Doktor, Bağımsızlık hareketinin liderlerinden.Médico e líder do movimento de independência.
Indiana'da doğan Jones, Halkın Tapınağı hareketini 1950’lerde başlatmıştır.Jones nasceu em Indiana e começou o Templo do Povo na década de 1950.
Programın bu ikinci sezonunun sonucunda Dostluk İçin Futbol hareketine bir lider seçildi.O resultado da segunda edição do programa foi a eleição de um líder do movimento Futebol pela Amizade.
Van Buren'i avutan Irving, senatonun bu partizan hareketinin geri tepeceğini öngörmüştü.Consolando Van Buren, Irving previu que movimento partidário do Senado seria um tiro pela culatra.
Moğolistan'da 1990 Demokratik Devrimi sırasında gençlik hareketinin öncülerinden biriydi.Durante a Revolução Democrática da Mongólia em 1990, ele foi um dos pioneiros do movimento de juventude.
Irksal hijyen fikirler Nazi hareketine uzaktı.A ideia dos higienistas raciais estava longe de ser exclusiva do movimento nazista.
Ekim ayının sonunda hareketin 3 milyon, Aralık ayında ise 9 milyonu üyesi vardı.No final de Setembro já tinha nove mil acções, e no final de Novembro dez mil.
8 Mart 1964'te Malcolm X, İslam Ümmeti hareketinden ayrıldığını açıkladı.Em 8 de março de 1964 Malcolm X anunciou seu rompimento com a instituição muçulmana.
Nadiren de olsa, ukiyo-e hareketinden önce var olan erotik boyalı el kitapları da bulunmaktadır.Apesar de raros, existe também em pergaminhos pintados a mão que precedem o movimento ukiyo-e.
Haskala hareketinin liderlerine Maskil (מַשְׂכִּיל) denir.Líderes do movimento foram chamados Haskalah Maskilim (משכילים).
Filolaos (MÖ 4. Yüzyıl), Dünya’nın hareketine dair tez hazırlayan ilk kişilerdendi.Pelo que se sabe, Filolau foi o primeiro pensador a atribuir movimento à Terra.
Đste bu uluslararası Delphi hareketinin hayata geçtiği an oldu.Este foi iniciado por o Conselho Delphic Internacional .
Bu eğimli hareketin ivmesi elektronun synchrotron radyasyonu formunda enerji ışımasını içerir.A aceleração deste movimento em curva induz um elétron a irradiar energia na forma de radiação síncrotron.
Şu an Olimpik Hareketin içinde 205 adet UOK’lar, Ulusal Olimpiyat Komiteleri vardır.Existem atualmente 35 FIs no Movimento Olímpico, representando cada um dos esportes olímpicos.
Bu hareketin sebepleri belli değildir.As razões para esta ação são incertas.
1960'larda Metabolizma hareketinin kurucularından biridir.Com alguns colegas fundou o Movimento Metabolista em 1960.
İrlanda Cumhuriyet hareketine ilgi duysa da politik olarak aktif değildi.Era um simpatizante do Republicanismo irlandês, mas nunca foi politicamente activo.
Modern ilkel hareketin ilk sanatçısıdır.É o primeiro grande artista protestante.
Protestan Reform Hareketinin başlamasıyla ortaya çıkmıştır.Início da Reforma Protestante.
Ancak hareketin yönü, gökbilimcileri şaşırtmaktadır.A geometria dos apêndices deixou os astrônomos perplexos.
Lescat, Aksiyon française (AF) monarşist hareketinin lideri olan Charles Maurras ile özel bir dostluk kurdu.Barrès estava perto de Charles Maurras fundador de Acção Française, um partido monárquico.
Genç Almanya hareketinin içinde yer aldı.Foi um dos incentivadores do movimento da Jovem Alemanha.
Fransa'daki işçi hareketini destekledi.Nele dissolveu-se o Partido dos Trabalhadores da França.
Bu istisnai hareketin nedeni ise "haksız ve bencil spekülasyonlara bir son vermek için" idi.O Vaticano justificou-se sua ação "para pôr fim à injusta e irrefletida especulação."
1981 yılına kadar kadın hareketinde kaldı.O grupo manteve-se em atividade até 1981.
Alman sendikal hareketine karşı muhalefet yürüttü.Opôs-se à reunificação alemã.
Yugoslavya kökenli Praksis Okulu bu hareketin temsilcilerinden biriydi.A escola de estilo ocidental foi introduzida como agente para alcançar esse objetivo.
Ana madde: Olimpiyat sembolleri Olimpik hareketin ideallerinin temsili için semboller kullanılır.O Movimento Olímpico utiliza símbolos para representar os ideais consagrados na Carta Olímpica.
Bu nokta hareketin ekseni üzerindedir.Esse ponto comum está dentro do eixo desse movimento.
Bu süre içinde maçlarında bitirici Pedigree hareketini kullanmaya başladı.Durante esse tempo, ele passou a usar o Pedigree como movimento de finalização.
Bu hareketinin ardından: 'Aman tanrım, bunu yapmaya devam ettiğim için çok üzgünüm...Você começa a pensar: 'Ai meu Deus, eu tenho que fazer isso ou aquilo'.
Kadın hareketinden de sorumluydu.Esteve envolvida no movimento do sufrágio feminino.
Bu hareket iki farklı tip hareketin kombinasyonu olarak kabul edilir: öteleme hareketi ve dönme hareketi.Tal processo de regressão abrange dois mecanismos diversos: o interior e o retrocesso.
19. yüzyılda Leipzig Almanya ve Saksonya Krallığı içinde gelişen liberalleşme hareketini merkezi oldu.No século XIX, Angra constitui-se em centro e alma do movimento liberal em Portugal.
Parti ırkçı hareketin antisemitizmini benimsedi.Foi o vulgarizador do anti-semitismo racial.
Ardından End of Days hareketini yapıp Miz'i tuşladı ve maçı kazandı.Ele concordou e, por muitos meses, ele trabalhou e ganhou a poção.
1609 yılında Kepler gezegensel hareketin üç yasasından ilk ikisini yayınladı.Neste livro apresentam-se as duas primeiras leis de Kepler do movimento planetário.
Yaşanan tartışmanın sonunda Orton herkese RKO yapsa da Mahal ona Khallas hareketini yaptı.O segmento acabou após Orton atacar todos com um RKO, sendo então atacado por um Khallas de Mahal.
Kısa sürede Kafkasya'daki devrimci hareketin önderlerinden biri oldu.E um dos cabeças da revolução dentro do castelo.
Publarda ve evlerin kapalı kapıları ardında büyük bir protesto hareketinin planları yapılmaya devam ediyordu.Em portas de fábricas ou em praças ele tinha um grande poder de mobilização.
Daha sonra ise Libya'dan gelen bir istila hareketini püskürttü.Enviou tropas para Líbia com essa finalidade.
Bölüm, Birleşik Devletler'deki Afroamerikan sivil haklar hareketine referanslar içerir.O episódio faz referências ao Movimento dos direitos civis dos negros nos Estados Unidos.
Bu sistemde sporcuların yaptıkları her bir hareketin (atlayışlar,dönüşler,kaldırışlar) bir ham puanı vardır.Elke speler legt een fiche (of bedrag) in de pot.
Kuvâ-yi Milliye hareketinin önderlerinden biridir.Timmerspijkers werden vroeger aangeduid met het gewicht (in pond) per duizend.
1 Temmuz 2017'de Sosyalist Parti'den ayrılarak kendi hareketini kurmuştur.Op 1 juli 2017 kondigde hij aan dat hij de Parti socialiste verliet en een eigen beweging oprichtte.
Neo-soul hareketini başlattığı varsayılır.Hij wordt geassocieerd met de neo-soulbeweging.
Bu, kadın hakları hareketinde odak noktasıdır.De vrouw met de weegschaal stelt Rechtvaardigheid voor.
19. yüzyılda, Slovak ulusal hareketinin merkezlerinden biriydi.In de negentiende eeuw werd de stad een van de centra van de Slowaakse nationale beweging.
Kadın hareketinden de sorumluydu.Ook was ze betrokken bij de vrouwenbeweging.
O, genel olarak Siyonist hareketinde de aktif idi.Als zodanig was hij vooral actief in de oecumenische beweging.
1609’da Kepler, gezegenlerin Güneş etrafındaki hareketini açıklayan üç yasa yayınladı.In 1609 en 1619 formuleerde Johannes Kepler zijn drie wetten over de beweging van de planeten om de zon.
İrlanda Cumhuriyet hareketine ilgi duysa da politik olarak aktif değildi.Hoewel niet politiek actief, voelde hij zich wel verwant met de Ierse republikeinse zaak.
Neue Deutsche Welle müzikal hareketinin bir parçası olarak kabul edilir.Hun muziek wordt onder de Neue Deutsche Welle geklasseerd.
1968 yılında Fransa'daki gençlik hareketinin merkezi olarak hatırlanır.Deze werd in 1969 voortgezet als het Landelijk Centrum voor Gereformeerd Jeugdwerk.
Bölüm, Birleşik Devletler'deki Afroamerikan sivil haklar hareketine referanslar içerir.Documenten van de Afro-Amerikaanse burgerrechtenbeweging Voorwerpen van o.a.
Kuruluşundan itibaren Fidel Castro'nun 26 Temmuz Hareketinin içinde oldu.Vrijwel meteen na de ontmoeting met Fidel wordt hij lid van Castro's Beweging van de 26ste juli.
Daha sonra ise Libya'dan gelen bir istila hareketini püskürttü.Daarnaast voerde hij expedities uit in Libië.
Önkol için pronasyon hareketini pronator quadratus ve pronator teres kasları sağlar.Met de musculus pronator teres zorgt de M. pronator quadratus voor pronatie van de onderarm.