Fark ettim ki, benim görevim insanların içindeki yetenekleri harekete geçirmekti.Jeg indså, at min opgave var at vække mulighederne i andre mennesker.
Fark ettim ki, benim görevim insanların içindeki yetenekleri harekete geçirmekti.제 일은 다른 이들의 능력을 일깨우는 것이라는 깨달음이죠.
Fark ettim ki, benim görevim insanların içindeki yetenekleri harekete geçirmekti.Rájöttem, hogy az én dolgom az, hogy más emberekben felébresszem a lehetőséget.
Fark ettim ki, benim görevim insanların içindeki yetenekleri harekete geçirmekti.Saya tersadar bahwa tugas saya adalah untuk membangkitkan kebermungkinan dalam diri orang lain.
Fark ettim ki, benim görevim insanların içindeki yetenekleri harekete geçirmekti.Tôi đã nhận ra nhiệm vụ của mình là đánh thức những tiềm ẩn bên trong người khác.
Fark ettim ki, benim görevim insanların içindeki yetenekleri harekete geçirmekti.Uvědomil jsem si, že mým úkolem je povzbuzovat jiné lidi.
Fark ettim ki, benim görevim insanların içindeki yetenekleri harekete geçirmekti.Uvedomil som si, že mojou prácou bolo prebudiť možnosti v iných ľuďoch.
Fark ettim ki, benim görevim insanların içindeki yetenekleri harekete geçirmekti.Zrozumiałem, że moja praca polega na budzeniu możliwości w innych.
Fark ettim ki, benim görevim insanların içindeki yetenekleri harekete geçirmekti.Κατάλαβα πως η δουλειά μου ήταν να αφυπνίσω τις δυνατότητες των άλλων.
Fark ettim ki, benim görevim insanların içindeki yetenekleri harekete geçirmekti.Осъзнах, че моята работа е да създавам възможности за другите.
Fark ettim ki, benim görevim insanların içindeki yetenekleri harekete geçirmekti.Я зрозумів, що повинен пробуджувати в інших людях їхні приховані можливості.
Fark ettim ki, benim görevim insanların içindeki yetenekleri harekete geçirmekti.Я понял, что должен пробуждать в других людях интерес и веру.
Fark ettim ki, benim görevim insanların içindeki yetenekleri harekete geçirmekti."בן, מה קרה?" זה מה שקרה. הבנתי שמשימתי היא לעורר אפשרויות אצל אחרים.
Fark ettim ki, benim görevim insanların içindeki yetenekleri harekete geçirmekti.لقد أدركت أن وظيفتي هي إيقاظ القدرات في الأشخاص الآخرين
Fark ettim ki, benim görevim insanların içindeki yetenekleri harekete geçirmekti.そしてもちろん、自分にそれができているのかを知りたいと思いました
Fikir oldukça basit: tüketicilerin endişelenmeyi bırakıp harekete geçmeye başlaması.E l'idea è molto semplice, ed è il fatto che il consumatore si è passato da uno stato d'ansia ad uno d'azione.
Fikir oldukça basit: tüketicilerin endişelenmeyi bırakıp harekete geçmeye başlaması.Het idee is heel erg simpel, namelijk het feit dat de consument van angstigheid naar actie is overgegaan.
Fikir oldukça basit: tüketicilerin endişelenmeyi bırakıp harekete geçmeye başlaması.그리고 그 아이디어는 단순한데, 이는 소비자가 걱정만하던 단계에서 행동하는 단계로 바뀌었다는 사실입니다
Fikir oldukça basit: tüketicilerin endişelenmeyi bırakıp harekete geçmeye başlaması.Mój pomysł jest bardzo prosty, jak to, że konsument przeszedł od poczucia zagrożenia do działania.
Fikir oldukça basit: tüketicilerin endişelenmeyi bırakıp harekete geçmeye başlaması.Αυτή είναι η απλή ιδέα, πως ο καταναλωτής μετακινήθηκε από μια κατάσταση αγωνίας στην πράξη.
Fikir oldukça basit: tüketicilerin endişelenmeyi bırakıp harekete geçmeye başlaması.והרעיון הוא פשוט מאד, והוא העובדה שהצרכן עבר ממצב של חרדה לפעולה.
Fikir oldukça basit: tüketicilerin endişelenmeyi bırakıp harekete geçmeye başlaması.والفكرة بسيطة جدا وهي بان المستهلك تحول من حالة القلق إلى حالة البحث عن حل
Fikir oldukça basit: tüketicilerin endişelenmeyi bırakıp harekete geçmeye başlaması.消費者は 不安がるだけではなく 自らが行動しよう という考えです アメリカGDPの72%を占める消費者は
Filipin Eğitim Bakanlığı derhal harekete geçti.행동을 취합니다.
Filipin Eğitim Bakanlığı derhal harekete geçti.Департамент освіти Філіппін швидко відреагував і почав діяти.
Filipin Eğitim Bakanlığı derhal harekete geçti.Филиппин принял немедленные меры.
Filipin Eğitim Bakanlığı derhal harekete geçti.בפיליפינים נקט בפעולה מהירה.
Filipin Eğitim Bakanlığı derhal harekete geçti.في الفلبين اتخذ إجراءات سريعة.
Filipin Eğitim Bakanlığı derhal harekete geçti.素晴らしいことに この革新は
Freedom! Independence, tüm ekibiyle harekete geçti. - Bir de kozmonotumuz var.Freedom, Anak kapal Indenpendence sudah lengkap.
Freedom! Independence, tüm ekibiyle harekete geçti. - Bir de kozmonotumuz var."Freedom", załoga "Independence" w komplecie! <i>Mamy nawet jednego kosmonautę więcej!</i>
Freedom! Independence, tüm ekibiyle harekete geçti. - Bir de kozmonotumuz var.Liberté... <i>L'équipage d'Indépendance est au</i> <i>complet.
Freedom! Independence, tüm ekibiyle harekete geçti.Die Crew der independence ist wieder voliständig anwesend!
Freedom! Independence, tüm ekibiyle harekete geçti.Independence legénysége a fedélzeten.
Freedom! Independence, tüm ekibiyle harekete geçti.Tự Do, phi hành đoàn của Độc Lập đã lên tàu và đủ người!
Freedom! Independence, tüm ekibiyle harekete geçti."Фрийдъм", целият екипаж на "Индепендънс" е налице.
Freedom! Independence, tüm ekibiyle harekete geçti."Фрийдъм", целият екипаж на "Индепендънс" е налице.
Genç kadınları harekete geçirmeyi başardılar.Así, movilizaron a las mujeres jóvenes.
Genç kadınları harekete geçirmeyi başardılar.Au fost în stare să mobilizeze tinere femei.
Genç kadınları harekete geçirmeyi başardılar. Bununla da kalmayıp adaylara gittiler veSie konnten junge Frauen mobilisieren, doch nicht nur das, sie gingen zu den Kandidaten und fragten sie:
Genç kadınları harekete geçirmeyi başardılar. Bununla da kalmayıp adaylara gittiler veΜπόρεσαν να κινητοποιήσουν τις νέες γυναίκες, αλλά δεν έκαναν μόνο αυτό.
Genç kadınları harekete geçirmeyi başardılar.Były w stanie zmobilizować młode kobiety.
Genç kadınları harekete geçirmeyi başardılar.Conseguiram mobilizar as mulheres jovens.
Genç kadınları harekete geçirmeyi başardılar.De var i stand til at mobilisere unge kvinder.
Genç kadınları harekete geçirmeyi başardılar.Elles ont réussi à mobiliser les jeunes femmes.
Genç kadınları harekete geçirmeyi başardılar.Ini berhasil untuk memobilisasi perempuan muda.
Genç kadınları harekete geçirmeyi başardılar.그녀들은 젊은 여성들을 동원해서
Genç kadınları harekete geçirmeyi başardılar.Mozgósítani tudták a fiatal nőket.
Genç kadınları harekete geçirmeyi başardılar.Sono riuscite a mobilitare le giovani donne.
Genç kadınları harekete geçirmeyi başardılar.Ze mobiliseerden jonge vrouwen.
Genç kadınları harekete geçirmeyi başardılar.Им удалось мобилизовать молодых женщин.
Genç kadınları harekete geçirmeyi başardılar.Їм вдалося мобілізувати молодих жінок.
Genç kadınları harekete geçirmeyi başardılar.Те можаха да мобилизират младите жени.
Genç kadınları harekete geçirmeyi başardılar.הן הצליחו להניע נשים צעירות.
Genç kadınları harekete geçirmeyi başardılar.كنّ قادرات على تحريك الشابات.
Genç kadınları harekete geçirmeyi başardılar.そればかりでなく
Gidelim Maddox. -C-2, konvoy harekete geçti. -Anlaşıldı.- C-2, o comboio está a sair. - <i>Entendido.</i>
Gidelim Maddox. -C-2, konvoy harekete geçti.Ja!
Göreceksiniz, onları, sattığınız yerde Harekete geçireceğim. Onlara yaptığınızı kendi başınıza getireceğim.Aj, já vzbudím je z toho místa, kamž jste je prodali, a obrátím odplatu vaši na hlavu vaši.
Göreceksiniz, onları, sattığınız yerde Harekete geçireceğim. Onlara yaptığınızı kendi başınıza getireceğim.eis que eu os suscitarei do lugar para onde os vendestes, e retribuirei o vosso feito sobre a vossa cabeça;