Bir gün, bu hayatını sonlandırmak için harekete geçer.Giờ làm sao chúng tôi có thể can đảm làm việc kết thúc một sinh mạng.
150.000 kişilik savaşçı kuvvet, Viyana'ya doğru harekete geçti.Quân xâm lược đã vây hãm Győr và 150.000 quân còn lại di chuyển về thành phố Vienna.
Nero, yeniden yapılanma için bir kamu yardım çabasını harekete geçirdi. .Nero liền đề ra chương trình cứu trợ và xây dựng phục hồi các kiến trúc.
Herkes bu daireyi tutmak üzere harekete geçer.Hai người quyết định ở lại căn hộ để theo dõi người doanh nhân.
Zamansal çerçeve yaklaşık olarak 3 saniye içerisinde harekete geçebilir.Vật thể di chuyển từ từ trong khoảng ba phút.
Başka bir ifadeyle: Dinamik, harekete sebep olan ve hareketi değiştiren unsurları inceler.II. bước 2: tìm hiểu nguyên nhân gây nên và thay đổi vận động.
Buradan harekete geçen köylü isyancılar Gaunt'lu John'un Savoy Sarayı adlı şehir konağını yaktılar.Cung điện Savoy của John xứ Gaunt bị thiêu rụi.
“O zaman harekete geçmek istediğimi biliyordum.”Ông ấy nói khi đang hành động."
1540'ta Henry, İncil’in serbest dolaşımına karşı harekete geçti.Năm 1540, Henry cho phá hủy những điện thờ các thánh.
Uyanan yel, daha önceden uyanmış olan suyu, ateşi harekete geçirir.なべに水を入れ、火にかけて沸騰させる。
Ayrıca Iraklılara PKK'ya karşı harekete geçmek konusunda baskı uygulayacağını söyledi.また、ブッシュはイラクに対してPKKに対する行動を起こすように引き続き圧力をかけることも述べた。
Toplamda organizatörler yaklaşık 1.500 otobüs ve 30.000 gönüllüyü harekete geçirmeyi planlıyordu.組織者は約1,500台のバスを動員に使用し、約30,000人のボランティアがイベントに実施に携わった。
Prag'da öğrenciyken, 1897'de Alman karşıtı ayaklanmalarada yer alır, 1906'da anarşist harekete katılır.ハシェクは1897年には学生としてプラハでの反ドイツ暴動に参加し、1906年にはアナーキスト運動に加わった。
Leopold Avusturya Hollandasını yeniden ele geçirmek üzere derhal harekete geçti.レオポルトはオーストリア領ネーデルラントを奪還するために素早く行動した。
Buna ihtiyacı yoktu – çünkü doğru koşullarda hikayeler kendi kendilerini ekerek harekete geçiyordu.”とにかく、彼らは自重しなかったので、これらの状況は彼らの負の一面を見事に表しているのである」とした。
Mondros Ateşkes Antlaşması ile terhis edilen askerler de bu harekete katılmışlardır.ムドロス休戦協定で解散した兵士たちも活動に参加した。
Onu kurtarmak için harekete geçerler.逃れんとするものを助け給え。
Mart 1291'de Mısır ordusu Kahire'den harekete geçti.1291年3月、ハリールはカイロを出立した。
Taarruz başladığında Tümen, harekete geçmişti.そして夕闇が落ちると彼らは行動に移った。
Gezegenler ve uyduların yörüngelerinde bu tür bir harekete rastlanır.惑星軌道や衛星軌道を周回する、宇宙探査機の一類型。
Bu düşünceler dünyadaki küresellik karşıtı harekete ivme kazandırmıştır.こうした行為は広く世間の反感を買うことになった。
“O zaman harekete geçmek istediğimi biliyordum.”だから、私は攻撃することにした」。
1941 Temmuz'unda iki ordu da harekete geçti.1941年12月、2つの襲撃作戦が行われた。
1533'te Kral François, Paris'i, Avrupa'nın en büyük şehri haline getirmek için harekete geçti.1533年、王のフランソワ1世は、ヨーロッパでもキリスト教世界でも最も大きい都市パリにふさわしい市庁舎を設置すると決めた。
Bu toplantıyı haber alan Fransızlar harekete geçti.この知らせを聞いたフランス人義勇兵たちは静かにうなだれた。
Harekete geçmemenin etkisi ne olabilir?動かない方が驚きです。
Çabuk harekete geçerler.素早い動きで戦う。
Yüksek verimlilik ile harekete çevrilebilir.高効率を実現できる。
Herkes bu daireyi tutmak üzere harekete geçer.2人はそのアパートに住むことにした。
Seferin başlamasından önce öldüğünden kuzey seferi planı hiçbir zaman harekete geçirilemedi.どんな場所だろうと、私が到着するまで決して始めさせることはなかったのだ。
William hemen harekete geçti ve Britanya sahiline çıktı.その後フランスへ進出しイギリス海峡で活動。
Bu haberle birlikte Utku, Ali’yi bulmak için harekete geçer.そんな彼を立ち直らせようと、アランは行動をともにする。
Nesneleri harekete geçiren güçtür nous.物に乗り移る能力の持ち主。
Siyonist harekete katıldı.その後、シオニスト運動に参加。
Buffy ise harekete geçer.ホバー走行で移動。
Fransa'ya bağlanma yanlısı harekete karşı kararlı bir tutum sergiledi.フランスも接収などの厳しい措置をとった。
Toplamda organizatörler yaklaşık 1.500 otobüs ve 30.000 gönüllüyü harekete geçirmeyi planlıyordu.为了完成此次活动,組織者動用了1500辆巴士及30000位志願者。
Ayrıca Britanya hükmünün medeniyeti ve Hristiyanlığı Fiji'ye getireceği umuduyla harekete geçmiştir.他亦部分出於希望大英帝國會帶來基督教和文明給斐濟。
Bu yerin gerçekte var olduğunu öğrenince de oraya doğru harekete geçer.雖隱居於幽靜之地,實則對天下之事瞭若指掌。
Bazı çizgi roman kahramanları güçlerini harekete geçirmek için sihirli kelimeleri kullanır.某些漫画书中的英雄使用魔法词来激活他们的超能力。
Kısa bir süre sonra 27 Eylül gece yarısında, operatörler kontrol çubuklarını harekete geçirdiler.9月27日凌晨,操作者对控制棒进行调整启动反应堆。
15 Mart MÖ 44 tarihinde, Cassius yandaşlarıyla beraber harekete geçti ve Sezar'ı yüzünden bıçakladı.公元前44年3月15日,卡西乌斯敦促他的解放者同伙们开始行动,并当面刺杀了恺撒。
Sonraki gün Osmanlı ordusu Edirne'den harekete geçti.次日,俄军便开始进攻格罗兹尼。
Bunun üzerine, Suriye Lübnan'a müdahale etmek için harekete geçti.欣身心受創,莉勸欣報警。
Orada ilk organize çalışmasını işçi sınıfını harekete geçirerek gerçekleştirdi.在那里他开始真正深入工人阶级的生活。
Motor makarayı harekete geçirir.请看金属活动性。
Tilki bu konuda harekete geçip evi bastı.晋温峤伐苏峻于此,筑垒逼之。
Zaten güçlerinin yetersiz olduğunu düşündüklerinden kente karşı bir harekete de girşmediler.牠們肯定不會攻擊入侵者,所以估計牠們的巢相距甚遠。
Kırk beş dakika beklenildikten sonra harekete geçilmiştir.等待45分鐘後決定撤退。
Bu testler tamamlandığında İmparator'u öldürmek üzere harekete geçecektir.一经发现,会遭到皇帝斥责。
Merkez bankası kendi para politikası araçlarını özgürce seçebilir ve araç bağımlılığını harekete geçirir.進階衡量法则给予银行比较大的自由度来使用它们自己的测量方法来计算它们的作业奉献。
Özellikle Hindistan'da sömürge karşıtı harekete merak duydu.在这场防御战中尤其印度的装甲车的侧翼行动起了巨大的作用。
Bu düşünceler dünyadaki küresellik karşıtı harekete ivme kazandırmıştır.大会目的是在全世界创造民众反帝运动。
Bunun ardından kraliyet ordusunu harekete geçirdi.但之後,皇室內鬥。
Saat 07.00 itibarıyla Ulusal Muhafız Üst Komutası tarafından plan harekete geçirildi.6时37分,指令长景海鹏最后一个离开天宫。
Üç saat süren bombardımanın ardından birinci hücum dalgası harekete geçti.降落三小時後,一號引擎終於熄火。
Toplum yalnızca bilişsel değil, fakat duygusal ve harekete geçiren becerilere de ihtiyaç duyar.사회는 그저 인식적인 면에서 뿐 아니라 감성적이며 애정을 가진 사람들이 가진 모든 재주를 필요로 한다.
Güneyde 1. Ukrayna Cephesi unsurları batı yönünde harekete devam ettiler.우크라이나 1전선군 소속의 나머지는 계속해서 서쪽으로 달려나가고 있었다.
4. Birinci Kale tekrar harekete geçer.4회째는 다시 ㄱ으로 순환된다.
Bu silah sesleri Osmanlı karargâhlarını harekete geçirmiştir.이 강수량은 8개 중국 대표강을 범람시켰다.