Ana içeriğe geç
Sözlük

harekete ile cümle

harekete kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Çabuk harekete geçerler.Gyorsan cselekszik.
Tilki bu konuda harekete geçip evi bastı.Cigán erre betört az üzletbe, felforgatta a helyiséget és kiszórta az árut az épület elé.
Şehri kuşatan politik karmaşadan yararlanarak harekete geçildi.Politikailag nyugtalan régión halad keresztül.
Bu kampanyalar sayesinde hükümetlere baskı yaparak kamuoyunu harekete geçirmeyi hedeflemektedir.A cél ezzel az volt, hogy a kormányzón keresztül nyomást gyakoroljon a kurdokra.
Bir an bile tereddüt etmeden , komploya karşı şiddetle harekete geçtiler.Tétovázás nélkül, azonnali intézkedéseket tettek az összeesküvés ellen.
Buna ihtiyacı yoktu – çünkü doğru koşullarda hikayeler kendi kendilerini ekerek harekete geçiyordu.”Hänen ei tarvinnut – koska, oikeissa olosuhteissa, tarinat aktivoituivat kylväen itse itsensä."
Başkaldırıdan duygulananlar harekete geçme fırsatını hissedip örgütsel toplantılara katıldılar.Monet heistä, joita kapina oli liikuttanut, tunsivat mahdollisuuden toimia ja osallistuivat kokouksiin.
Onu kurtarmak için harekete geçerler.He päättävät pelastaa hänet.
Henry bunlardan haberdar olduğunda harekete geçti.Näistä toimenpiteistä Henrik tiesi, mitä hänen täytyy tehdä.
Hükümetin pes etmesi Çekoslovak milliyetçiliğini harekete geçirdi.Tšekkoslovakian hallitus hylkäsi tämän jälkeen hänen kansalaisuutensa.
Çabuk harekete geçerler.Tein sen kiireellä.
Kaynaklar harekete geçmeye yeterli mi?Yliveteli → Vetelilähde?
Zamansal çerçeve yaklaşık olarak 3 saniye içerisinde harekete geçebilir.Infrapunayhteys voidaan muodostaa noin sekunnissa.
Herkes bu daireyi tutmak üzere harekete geçer.Keskusta pyrkii pitämään koko maan asuttuna.
Cezanın da harekete yönelik olması gerekir, kişiye değil.Pitäisi haastaa itse asia, ei ihmistä.
Oligarşilerin harekete geçmesini tetikleyen de bu durum olabilir.Näin taustalla ovat saattaneet olla oligarkiaa kannattaneet piirit.
22 Ocak 1993'te Hırvatistan ordusu Krayina bölgesindeki Sırplara karşı harekete geçti.Kroaatit hyökkäsivät 22. tammikuuta 1993 Zadarin seuduilla.
Buffy ise harekete geçer.Rebekka tarttuu toimeen.
Volkan yakın gelecekte harekete geçeceğine dair herhangi bir belirti göstermemektedir.Το ηφαίστειο δεν δείχνει σημάδια για έκρηξη στο κοντινό μέλλον.
Çabuk harekete geçerler.Ας κάνουμε γρήγορα.
I. Serhas, Yunanistan'ı istila etmek için büyük bir ordu ve donanmayla harekete geçmiştir.Ο Ξέρξης συγκέντρωσε πολύ μεγάλο στρατό και στόλο για να κατακτήσει ολόκληρη την Ελλάδα.
Şimdi harekete geçme zamanı, çünkü yarın çok geç olabilir...Γιατί αύριο θα είναι αργά.
İngiltere başbakanı Neville Chamberlain, bu harekete karşı pasif kaldı.Ο Βρετανός πρωθυπουργός Νέβιλ Τσάμπερλεν αρνήθηκε.
Berlin’deki sosyalist harekete dâhil oldu.Όλο το διπλωματικό σώμα του Βερολίνου ήταν παρόν.
Saat 07.00 itibarıyla Ulusal Muhafız Üst Komutası tarafından plan harekete geçirildi.Μια ανακοίνωση που κήρυττε "Κατάσταση Πολέμου" διαβάστηκε από τον Λοχαγό της Στρατιωτικής Ακαδημίας στις 7.
Siyonist harekete katıldı.Οι Σικυώνιοι συμμετείχαν στον τρωικό πόλεμο.
Görme algıları harekete çok duyarlıdır ve gördükleri her şeyi ağır çekimde algılarlar.Spionerer og optager alt, hvad han ser.
Sonraki gün Osmanlı ordusu Edirne'den harekete geçti.Næste dag marcherede dele af den osmanniske hær fra Edirne i Thrakien.
Motor makarayı harekete geçirir.Nu rykker energi rocken.
Şimdi harekete geçme zamanı, çünkü yarın çok geç olabilir...Nå er det på tide å handle, for i morgen er det for sent. (...)
Kısa bir süre sonra 27 Eylül gece yarısında, operatörler kontrol çubuklarını harekete geçirdiler.Kort tid etter midnatt 27. september begynte operatørene å fjerne kontrollstavene for å innlede produksjonen.
Hagay'ın mesajı, halkın İkinci Tapınağın restore edilmesi için harekete geçmesinin aciliyetiyle ilgilidir.Haggais budskap er fylt med en nødvendighet for folket om å fortsette gjenoppbyggingen av tempelet.
Bormann, Rommel'in harekete dahil olduğundan emindi, Goebbels ise emin olamıyordu.Bormann var sikker på at det var tilfelle, mens Goebbels tvilte.
Maximilain harekete geçmek zorunda kaldı.Maximian måtte gjøre det samme.
Bu, monarşi hakkındaki senatoryal korkuyu harekete geçirmeyen küçük, dramatik olmayan bir yoldu.Det ble oppnådd på en udramatisk måte som ikke skremte opp senatets frykt for gjeninnføring av monarkiet.
Görme algıları harekete çok duyarlıdır ve gördükleri her şeyi ağır çekimde algılarlar.Ser du ikke at sammensvergelsene er lamslåtte av at alle disse kjenner til den?
Komplo MÖ 63'te harekete geçirilecekti.Jutulen ble revet i 1963.
70 gemilik bir donanma ile Kıbrıs'ı geri almak için harekete geçti.Han samlet en flåte på 70 skip for å erobre Kypros tilbake.
Saat 07.00 itibarıyla Ulusal Muhafız Üst Komutası tarafından plan harekete geçirildi.Omtrent kl. 0600 ble de observerte fra fortet.
Komşu bölgelerdeki Türk halkları da bu harekete destek verdi.Også slovaker i hjemlandet støttet dette.
Ocak 1254'te de büyük Moğol ordusu harekete geçmiştir.Mongolene gikk etter dette med på en våpenhvile i januar 1254.
İngiltere başbakanı Neville Chamberlain, bu harekete karşı pasif kaldı.Storbritannias statsminister Neville Chamberlain går av.
2015 yılı itibarıyla harekete 120 üye ve 20 gözlemci ülke vardır.Medlemskapet består av 125 medlemsstater og 16 observatørstater.
22 Ocak 1993'te Hırvatistan ordusu Krayina bölgesindeki Sırplara karşı harekete geçti.I januar 1993 angrep bosniske styrker den serbiske landsbyen Kravica.
Bunun üzerine, Suriye Lübnan'a müdahale etmek için harekete geçti.Dan (Kami juga telah mengutus) Lut (kepada kaumnya).
Leopold Avusturya Hollandasını yeniden ele geçirmek üzere derhal harekete geçti.Leopold segera mencoba merebut kembali Belanda Austria.
Çabuk harekete geçerler.Kita harus mengambil tindakan cepat.
Yahudiye ve Suriye'den toplanmış güçlü bir ordu, Mucianus'un komutasında Roma'ya doğru harekete geçti.Legiun Yudea dan Suriah maju ke Roma di bawah komando Mucianus.
Üç saat süren bombardımanın ardından birinci hücum dalgası harekete geçti.Ia ditangkap 36 menit setelah panggilan darurat pertama.
Harekete resmen herhangi bir ad verilmemesine rağmen İlyas ona Tahrik-i Îmân derdi.Ilyas berulang kali memperingatkan kaumnya, namun mereka tetap durhaka.
Buffy ise harekete geçer.Vernon Kell mulai bertindak.
Otto motorunu henüz harekete geçirmeden sattı.Tetapi, Smith tetap tidak mau mengganti motornya.
22 Ağustos'ta yaklaşık 50.000 kişilik bu birlikler beraberlerinde iki topla birlikte harekete geçtiler.Antara 2.000 dan 5.000 orang bergabung dengan gerakan ini pada 15 Oktober.
Birinci İmparatorluk'un sona ermesi ile, Chateaubriand, Bourbon'ları harekete geçirdi.Sau sự sụp đổ của Đệ nhất đế chế, Chateaubriand tập hợp với nhà Bourbon.
Ne var ki, Maximus 387'de İtalya'yı işgale girişince Theodosius harekete geçmek zorunda kaldı.Tuy nhiên, khi Maximus đã bắt đầu một cuộc xâm lược Ý năm 387, Theodosius đã buộc phải hành động.
Seferin başlamasından önce öldüğünden kuzey seferi planı hiçbir zaman harekete geçirilemedi.Kế hoạch bắc phạt của ông không bao giờ đưa vào hoạt động kể từ khi ông qua đời trước khi chiến dịch bắt đầu.
Lavrov, 1862 yılında devrimci harekete katıldı.Lavrov gia nhập phong trào cách mạng như một căn bản vào năm 1862.
Kısa bir süre sonra 27 Eylül gece yarısında, operatörler kontrol çubuklarını harekete geçirdiler.Ngay sau nửa đêm ngày 27 tháng 9, các điều hành viên bắt đầu rút các thanh điều khiển để bắt đầu sản xuất.
4. Birinci Kale tekrar harekete geçer.Tập đoàn quân số 4 bắt đầu phản công.
Paris’teyken, kendini tamamen sosyalist devrimci harekete adamıştı.Khi còn ở Paris, Lavrov hoàn toàn cam kết với phong trào xã hội chủ nghĩa cách mạng.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
harekete ile cümle - Sayfa 13 - harekete kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App