Siyonist harekete katıldı.윤인완은 제작 과정에도 참여하였다.
Komplo MÖ 63'te harekete geçirilecekti.1991년 10월에 제63회 입단대회를 통해 입단했다.
Tilki bu konuda harekete geçip evi bastı.흑인영가는 이 운동에 편승하여 각지로 전파되었다.
Hemen harekete geçip Max'in arabasıyla Londra'da Anna'yı deli gibi aramaktadırlar.윌리엄과 친구들은 맥스의 차에 탑승해서 애나를 찾으러, 런던을 가로질러 주행한다.
Onu kurtarmak için harekete geçerler.를 구하는 것을 돕게 된다.
Otto motorunu henüz harekete geçirmeden sattı.첫 번째는, 기계선의 엔진이 80초간밖에 작동하지 않았던 것이다.
Çok genç yaşta Rusya’daki devrimci harekete katıldı ve çok geçmeden tutuklandı.젊었을 때 반(反)러시아 운동에 참여하였고, 이 때문에 수년간 감옥에 있었다.
Bu birçok kürtaj karşıtını harekete geçirmiş ve büyük tartışmalara sebep olmuştur.이는 삽시간에 업계 이슈로 떠올랐고 많은 논쟁들을 낳았다.
Buna ihtiyacı yoktu – çünkü doğru koşullarda hikayeler kendi kendilerini ekerek harekete geçiyordu.”הוא לא היה צריך – מפני שבתנאים מתאימים, הסיפורים התחילו לפעול, וזרעו את עצמם."
Kırk beş dakika beklenildikten sonra harekete geçilmiştir.הפעולה התארכה ונמשכה כחמישים דקות.
Bundan sonra Romalılar bu isyana karşı harekete geçtiler.בשלב זה החליטו הרומאים להתערב.
Leopold Avusturya Hollandasını yeniden ele geçirmek üzere derhal harekete geçti.לאופולד פעל במהירות וכבש מחדש את ארצות השפלה האוסטריות.
Otomatik tüfeklerin çoğu ve özel otomatik silahlar gazla harekete geçer.רוב הרובים האוטומטיים והחצי אוטומטיים מבוססים על בריח נדרך גז.
Duyguları harekete geçiren.הולכת אחר רגשותיה.
Fakat harekete geçmek için gece yarısını beklediler.עד חצות השתתפנו בחגיגה.
Ruslar yardıma geleceklerini söyleyip harekete geçtiler.על מנת לפייס את הרוסים התקבלה ההחלטה על תמיכה וסיוע שיוגש להם.
Uluslararası Af Örgütü onun savunması için harekete geçti.ארגון ההגירה הבינלאומי הביע דאגה מהמהלך.
Şimdi harekete geçme zamanı, çünkü yarın çok geç olabilir...מחר עלול להיות מאוחר מדי".
Saat 07.00 itibarıyla Ulusal Muhafız Üst Komutası tarafından plan harekete geçirildi.בשעה 01:00 לערך הגיע לאזור המלון כוח של סיירת מטכ"ל.
Ya gözaltına alınarak teslim olmayı kabul edecek ya da harekete geçeceklerdir.איננו יודעים אם נתפס או הסגיר את עצמו.
Diğer taraftan ordu birlikleri harekete geçirildi.באותו זמן, כוחות פוליטיים היו בפעולה.
1916 yılına girildiğinde doğudan Ruslar harekete geçmişti.ואולם, ב-1916 החל היתרון לעבור לידי הרוסים.
Kariyerinin kötüye gidişinin ardından Hepburn, kendi geri dönüş aracını yaratmak üzere harekete geçti.След този спад в кариерата си, Хепбърн предприема действия, за да създаде свой собствен метод за завръщане.
İkinci Dünya Savaşı sürecinde harekete geçmiş ve 1940 yılında tutuklanmıştır.В началото на Втората световна война е мобилизиран и през 1940 г. е пленен.
2015 yılı itibarıyla harekete 120 üye ve 20 gözlemci ülke vardır.Към 2012 г. организацията наброява 120 члена и 17 държави със статут на наблюдатели.
Çabuk harekete geçerler.Да се извършват бързо.
Edebiyat, okurun maneviyatını güçlendirmeli, onu aydınlatmalı ve duygularını harekete geçirmelidir.Литературата трябва да възпитава читателя морално, да го просветлява, да буди неговия разум.
Marcus Antonius'un karısı Fulvia harekete geçmeye karar verdi.Фулвия, жената на Марк Антоний е водена от други подбуди.
Genç yaşta devrimci harekete katıldı.Оше млад се включва в революционното движение.
Ancak bu durum Fransa'yı harekete geçirdi.Тези изисквания са насочвани към Франция.
Gezegenler ve uyduların yörüngelerinde bu tür bir harekete rastlanır.Тези сателити имат подобни орбити и фотометрични характеристики.
Ekonomik-parasal birlik koşullarını düzenleyen ortak yapılar ve ortaklığı harekete geçirici mekanizmalar.Социално-икономическото замогване създава условия за строителна дейност.
Fakat harekete geçmek için gece yarısını beklediler.След полунощ протестите затихват.
Maximilain harekete geçmek zorunda kaldı.Maksimilijan je bio prisiljen djelovati.
Yapılan reform Gorbaçov’un beklemediği bazı güçleri de harekete geçirecektir.Ove reforme također su pokrenule neke snage i pokrete koje Gorbačov nije očekivao.
Daha sonraları anarşist harekete katıldı.Tamo se priključila anarhističkom pokretu.
Faşist tanklar vuruldu ve piyade devriyeleri harekete geçti.Krenuli su srpski tenkovi, a za njima pješaštvo.
Yüksek verimlilik ile harekete çevrilebilir.Može postći vrlo visoke stupnjeve učinkovitosti.
Kaynaklar harekete geçmeye yeterli mi?Postoje li strojevi za zaustavljanje kretanja tijela?
Aynı zamanda burada devrimci harekete katıldı.Tijekom studija se uključio u revolucionarni pokret.
Kartaca kuvvetleri şimdi Adys'i savunmak üzere harekete geçmişlerdi.SS oklopne divizije krenuli su u obranu Aachena.
Başkaldırıdan duygulananlar harekete geçme fırsatını hissedip örgütsel toplantılara katıldılar.Mnogi su nazočili organizacijskim sastancima, osjetivši priliku da se uključe u akciju.
Taarruz başladığında Tümen, harekete geçmişti.Keď sme štartovali, už sa stmievalo.
Genç yaşta devrimci harekete katıldı.Už odmalička sa zoznamoval s revolučnými hnutiami.
Soğukkanlı olup hissiyatını saklamayı bilir, vakti gelince harekete geçip muvaffak olurdu...Mal krehké zdravie a akoby tušil svoj skorý koniec, vyvíjal činnosť až zimnične prudkú a nešetril sa...
Cezanın da harekete yönelik olması gerekir, kişiye değil.Akcent kladie na hnutie, nie na cieľ.
Duyguları harekete geçiren.Zvládanie emócií.
Bir gün, bu hayatını sonlandırmak için harekete geçer.Následne sa rozhodol, že jedného dňa toto mesto nájde.
Özellikle Hindistan'da sömürge karşıtı harekete merak duydu.Do bojov India nasadila hlavne pechotu.
Fransa'ya bağlanma yanlısı harekete karşı kararlı bir tutum sergiledi.Priviedla Francúzsko k fatálne chybnému odhadu situácie.
Bu sefer tüm askerler asıllarına bakmadan birlikte harekete geçtiler.Tentoraz si snažia nájsť pred vstupom do arény spojencov.
3000 kişilik Per takviyesi yaklaştığına dair haberler Herakleios'a ulaştı ve onu harekete geçirmeye zorladı.Novica, da se bliža 3.000 perzijskih vojakov je Heraklija prisila k ukrepanju.
14 Ağustos 1974 sabahı saat 04:30'da Kıbrıs'taki Türk birlikleri harekete geçtiler.3. decembra 1914 ob 7.00 so srbske sile začele protiofenzivo.
Karizmatik harekete benzer olan Pentikostalizm Karizmatik hareketten daha önce ortaya çıkmıştır.Tako se je začelo Binkoštno (pentekostalno) oz. Karizmatično gibanje.
Bu da II. Friedrich'i harekete geçirdi.Ta je bila zaročena s Friderikom II.
Fiş devresi elektriği geçirmiyorsa ana kart asansörün harekete geçmesine izin vermez.Če na dvigalko samo pritisnemo, se ne bo zgodilo ničesar.
150.000 kişilik savaşçı kuvvet, Viyana'ya doğru harekete geçti.S 150.000 vojaki je vkorakal na Poljsko.
Berlin’deki sosyalist harekete dâhil oldu.V Parizu se je aktivno vključil v socialistična gibanja.
Sabit basınçta hareket yoktur harekete hazırlık vardır.Če ni vzpodbujanja, ni napetosti.
Ekip bunun üzerine harekete geçer.Z akcijo bo nadaljevala.