hareket etmek ile cümle
hareket etmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Ağacın en tepesine yaklaştığınızda artık düşemeyeceğinizi hissediyorsunuz; hareket etmek oldukça zorlaşıyor.Khi bạn đến gần ngọn, bạn sẽ cảm thấy mình không thể ngã thực tế, rất khó di chuyển
Ağacın en tepesine yaklaştığınızda artık düşemeyeceğinizi hissediyorsunuz; hareket etmek oldukça zorlaşıyor.나무 꼭대기에 다다르게 되면, 나무에서 떨어질 수도 있다는 생각이 사라질겁니다. 사실, 움직이기조차 힘들지요.
Ağacın en tepesine yaklaştığınızda artık düşemeyeceğinizi hissediyorsunuz; hareket etmek oldukça zorlaşıyor.Na szczycie wydaje się, że nie można upaść... Jednak trudno jest się poruszać.
Ağacın en tepesine yaklaştığınızda artık düşemeyeceğinizi hissediyorsunuz; hareket etmek oldukça zorlaşıyor.Près de la cime, on dirait qu'on ne peut pas tomber -- il est même difficile de se déplacer.
Ağacın en tepesine yaklaştığınızda artık düşemeyeceğinizi hissediyorsunuz; hareket etmek oldukça zorlaşıyor.Quando arrivi vicino alla cima, hai la sensazione di non poter cadere -- infatti è difficile muoversi.
Ağacın en tepesine yaklaştığınızda artık düşemeyeceğinizi hissediyorsunuz; hareket etmek oldukça zorlaşıyor.Wenn man sich dem Baumwipfel nähert, denkt man, man könne nicht fallen. Es ist schon schwer, sich zu bewegen.
Ağacın en tepesine yaklaştığınızda artık düşemeyeceğinizi hissediyorsunuz; hareket etmek oldukça zorlaşıyor.כאשר אתה מגיע קרוב לראש העץ, אתה חש שאינך יכול ליפול -- למעשה, קשה לנוע.
Ağacın en tepesine yaklaştığınızda artık düşemeyeceğinizi hissediyorsunuz; hareket etmek oldukça zorlaşıyor.حين تقترب من قمة الشجرة، تشعر وكأنه لا يمكنك السقوط -- في الواقع، من الصعب التحرك.
Ağacın en tepesine yaklaştığınızda artık düşemeyeceğinizi hissediyorsunuz; hareket etmek oldukça zorlaşıyor.実際 動くのも難しいぐらいです 地表付近とは違い 生き物たちで混み合っている -
Ama şu anda birlikte hareket etmek zaferimizi garantiye alacak, sırf bu yüzden seni dinliyorum.Kuuntelen sinua vain sen takia.
Ama şu anda birlikte hareket etmek zaferimizi garantiye alacak, sırf bu yüzden seni dinliyorum.Pero parece que unidos tenemos más posibilidades. Esa es la única razón por la que te estoy escuchando.
Ama şu anda birlikte hareket etmek zaferimizi garantiye alacak, sırf bu yüzden seni dinliyorum.- ser et samarbejde ud til at være nødvendigt. Kun derfor lytter jeg til dig.
Ama şu anda birlikte hareket etmek zaferimizi garantiye alacak, sırf bu yüzden seni dinliyorum.To jedyny powód, dla którego cię słucham.
Ama şu anda birlikte hareket etmek zaferimizi garantiye alacak, sırf bu yüzden seni dinliyorum.-verkar samarbete säkrare för segern. Bara därför lyssnar jag på dig.
Ama şu anda birlikte hareket etmek zaferimizi garantiye alacak, sırf bu yüzden seni dinliyorum.Αλλά τώρα; Μια συνεργασία μας διασφαλίζει τον θρίαμβο. Μόνο γι' αυτό κάθομαι και σε ακούω!
Artık buralarda hareket etmek zorlaşırken, düşük tankların gizlenmesi kolaylaştırıldı.더 수월하게 감출 수 있습니다
Artık buralarda hareket etmek zorlaşırken, düşük tankların gizlenmesi kolaylaştırıldı.Prokhorovka tiene más terreno accidentado: hay muchas colinas y hoyos nuevos en la parte central del mapa.
Bu durum mantıklı, çünkü sağa gittikçe, parçacıklar daha hızlı hareket etmekte. -Ale to ma sens, ponieważ gdy przesuwamy się w prawo nasze cząsteczki stają się szybsze i szybsze.
- Bu durum mantıklı, çünkü sağa gittikçe, parçacıklar daha hızlı hareket etmekte. -Conforme vamos, aumentando na direção x, o campo fica mais forte e mais forte.
Bu enerjiyi ortamda hareket etmek için kullanıyor.그 에너지를 주어진 공간에서 움직이는 데 사용합니다
Bu enerjiyi ortamda hareket etmek için kullanıyor.בתוך הסביבה שלה.
Bu enerjiyi ortamda hareket etmek için kullanıyor.حول بيئتها المحيطة.
Bu enerjiyi ortamda hareket etmek için kullanıyor.前に述べたように 動くことは
Bu kimyasalların fazla olduğu yöne doğru hareket etmek istiyorlar.Eles querem se mover na direção em que há mais desses produtos químicos.
Bu kimyasalların fazla olduğu yöne doğru hareket etmek istiyorlar.Mají tendenci se pohybovat ve směru, kde je více těchto chemických látek.
Bu kimyasalların fazla olduğu yöne doğru hareket etmek istiyorlar.Mereka ingin bergerak ke arah yang ada lebih dari bahan kimia ini.
Bu kimyasalların fazla olduğu yöne doğru hareket etmek istiyorlar.Poruszają się w kierunku uwalnianych chemokin.
Bu kimyasalların fazla olduğu yöne doğru hareket etmek istiyorlar.Potujejo v smeri, kjer je več teh snovi.
Bu kimyasalların fazla olduğu yöne doğru hareket etmek istiyorlar.Quieren avanzar en la dirección que hay más de Estos productos químicos.
Bu kimyasalların fazla olduğu yöne doğru hareket etmek istiyorlar.Вони бажають рухатись в напрямку, де тих речовин найбільше.
Bu kimyasalların fazla olduğu yöne doğru hareket etmek istiyorlar.Искат да се придвижат натам, където има повече такива химикали.
Bu kimyasalların fazla olduğu yöne doğru hareket etmek istiyorlar.הם נעים לכוון של הריכוז הכי גבוה של הכימיכלים האלה.
Bu kimyasalların fazla olduğu yöne doğru hareket etmek istiyorlar.أنهم يريدون التحرك في اتجاه تلك المواد الكيميائية.
Bu resimde gördüğünüz gibi, 'protocell' aydınlıktan uzaklaşarak karanlık temellere doğru hareket etmektedir.여러분들은 이 도표를 통해 프로토셀이 빛으로 부터 멀리하여 어두운 곳으로 움직이는 것을 볼 수 있습니다.
Bu resimde gördüğünüz gibi, 'protocell' aydınlıktan uzaklaşarak karanlık temellere doğru hareket etmektedir.Na tych diagramach widać, że protokomórki unikają światła i kierują się ku ciemnym fundamentom.
Bu resimde gördüğünüz gibi, 'protocell' aydınlıktan uzaklaşarak karanlık temellere doğru hareket etmektedir.På disse billeder kan I se at protocellerne faktisk bevæger sig væk fra lyset, henimod de mørke fundamenter.
Bu resimde gördüğünüz gibi, 'protocell' aydınlıktan uzaklaşarak karanlık temellere doğru hareket etmektedir.Puteţi vedea din aceste diagrame că protocelulele se îndepărtează de lumină spre fundaţiile întunecate.
Bu resimde gördüğünüz gibi, 'protocell' aydınlıktan uzaklaşarak karanlık temellere doğru hareket etmektedir.Szóval, látni ezekből a diagramokból, ahogy a protosejt távolodik a fénytől, a sötét talpazat felé.
Bu resimde gördüğünüz gibi, 'protocell' aydınlıktan uzaklaşarak karanlık temellere doğru hareket etmektedir.Z tohoto nákresu můžete vidět, že protobuňky se vlastně hýbou pryč od světla, vstříc temným základům.
Bu resimde gördüğünüz gibi, 'protocell' aydınlıktan uzaklaşarak karanlık temellere doğru hareket etmektedir.Виждате от тези диаграми, че протоклетката всъщност се отдалечава от светлината, към тъмните основи.
Bu resimde gördüğünüz gibi, 'protocell' aydınlıktan uzaklaşarak karanlık temellere doğru hareket etmektedir.Из этой картинки видно, как протоклетки движутся в сторону от света, в сторону тёмного фундамента.
Bu resimde gördüğünüz gibi, 'protocell' aydınlıktan uzaklaşarak karanlık temellere doğru hareket etmektedir.אז, אתם יכולים לראות מהשרטוטים האלה שהפרוטוסל בעצם מתרחק מהאור, לעבר היסודות החשוכים.
Bu resimde gördüğünüz gibi, 'protocell' aydınlıktan uzaklaşarak karanlık temellere doğru hareket etmektedir.لذا ، يمكنك أن ترى من هذه المخططات أن البروتوسيل في الواقع يتحرك بعيدا عن الضوء ، تجاه القواعد المظلمة.
Bu resimde gördüğünüz gibi, 'protocell' aydınlıktan uzaklaşarak karanlık temellere doğru hareket etmektedir.暗い基礎部分に向かって 移動しているところです これは研究室で観察されています
Bu, tekneyle sürekli rüzgara karşı hareket etmek gibi.C'est comme si les gens naviguaient par vents contraires en permanence.
Bu, tekneyle sürekli rüzgara karşı hareket etmek gibi.Cũng giống như người ta cứ chèo thuyền ngược gió mãi.
Bu, tekneyle sürekli rüzgara karşı hareket etmek gibi.Det är som att personer seglar i motvind hela tiden.
Bu, tekneyle sürekli rüzgara karşı hareket etmek gibi.Det er som om folk sejler ind i modvinden hele tiden.
Bu, tekneyle sürekli rüzgara karşı hareket etmek gibi.E ca și cum oamenii ar naviga tot timpul împotriva vîntului.
Bu, tekneyle sürekli rüzgara karşı hareket etmek gibi.È come navigare controcorrente tutto il tempo.
Bu, tekneyle sürekli rüzgara karşı hareket etmek gibi.É como se estas pessoas estivessem sempre a remar contra a maré.
Bu, tekneyle sürekli rüzgara karşı hareket etmek gibi.Es como si las personas estuviesen todo el tiempo navegando contra la corriente.
Bu, tekneyle sürekli rüzgara karşı hareket etmek gibi.Es ist, als ob die Leute die ganze Zeit in den Gegenwind segeln.
Bu, tekneyle sürekli rüzgara karşı hareket etmek gibi.Het is alsof je voortdurend tegen de wind in moet zeilen.
Bu, tekneyle sürekli rüzgara karşı hareket etmek gibi.Ini seperti berlayar melawan angin sepanjang waktu.
Bu, tekneyle sürekli rüzgara karşı hareket etmek gibi.Je to jak kdyby lidé stále plachtili proti větru.
Bu, tekneyle sürekli rüzgara karşı hareket etmek gibi.사람들이 맞바람을 맞으며 항해하는 형국이죠.
Bu, tekneyle sürekli rüzgara karşı hareket etmek gibi.Olyan, mintha ellenszélben hajóznánk.
Bu, tekneyle sürekli rüzgara karşı hareket etmek gibi.To jak żeglowanie pod wiatr.
Bu, tekneyle sürekli rüzgara karşı hareket etmek gibi.To je, kot da bi ljudje ves čas jadrali proti vetru.