Ana içeriğe geç
Sözlük

harcamaya ile cümle

harcamaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Altını ve gümüşü biriktirip de Allah yolunda harcamayanlar...And there are those who amass gold and silver and do not spend it in the Way of Allah.
Herkesi, çabalarını çatışmaya değil, birbiriyle konuşmaya harcamaya davet ediyorum.I urge everyone to put their efforts into talking to each other, not into confrontation.
"Birikimlerimizi harcamaya başladık, ki daha önce hiç böyle bir durumda kalmamıştık.She adds, "We started using money from our savings, something that had never happened before.
Taslakta 110.54 milyar dolar harcamaya karşın 78.66 milyar dolar gelir öngörülüyor.The draft foresees expenditures of $110.54 billion and revenues of $78.66 billion.
Satıcılar, tüketicilerin yiyeceğe daha az para harcamaya çalıştığını söylüyor.Consumers try to spend less on food, vendors say.
Arnavutlar tatillerde çok para harcamaya alışkın değiller.Albanians are not used to spending much money on their vacations.
Harcamayacağım günleri, onları uzatmaya çabalayarak.Ich werde meine Tage nicht dazu verschwenden, sie zu verlängern.
Ek işi olan taksi şirketine gitmeyi boşverir ve zengin bir adam gibi bonkörce para harcamaya başlar.Au lieu de poursuivre la compagnie de taxis, elle envoie une boîte de bons cigares au conducteur.
Harcamayacağım günleri, onları uzatmaya çabalayarak.Sobrevivir para gastarlos, no tanto.
Bütün günümü İspanyolca öğrenmek için harcamaya başladım.Y empecé a saber todas las cosas del mundo en el idioma nativo.
Bütün günümü İspanyolca öğrenmek için harcamaya başladım.За первый год проживания в стране выучил испанский.
Gün geçtikçe daha fazla para harcamaya başladı.Mas era cada vez mais difícil ganhar dinheiro.
Gün geçtikçe daha fazla para harcamaya başladı.Nu moest steeds meer baar geld worden aangevoerd.
Bütün günümü İspanyolca öğrenmek için harcamaya başladım.W związku z tym starał się, aby cały personel uczył się mówić po węgiersku.
Bundan dolayı Slackware kullanmayı düşünen acemiler Linux öğrenmek için zaman harcamaya hazır olmalıdırlar.Główną jest fakt, że potrzeba czasu, aby klienci przyzwyczaili się do idei washletu.
Bütün günümü İspanyolca öğrenmek için harcamaya başladım.Löfling ville också passa på att lära sig spanska.
Bütün günümü İspanyolca öğrenmek için harcamaya başladım.Během této cesty měla možnost plně uplatnit znalost španělského jazyka.
Bütün günümü İspanyolca öğrenmek için harcamaya başladım.Itt döntötte el, hogy megtanul spanyolul.
Bütün günümü İspanyolca öğrenmek için harcamaya başladım.Tujuannya adalah untuk mendorong pembelajaran bahasa di seluruh Eropa.
Bütün günümü İspanyolca öğrenmek için harcamaya başladım.Do đó tôi tự ép buộc mình phải dồn mọi khả năng để học cho được tiếng Việt.
Zaman harcamayacağım.Neću gubiti vrijeme.
Zaman harcamayacağım.Neću tratiti vrijeme.
Gün geçtikçe daha fazla para harcamaya başladı.Su vienu iš jų Ona praleidžia vis daugiau laiko.
Bütün günümü İspanyolca öğrenmek için harcamaya başladım.Būdamas 11-os, jis nusprendė išmokti visų pasaulio kalbų.
Bütün günümü İspanyolca öğrenmek için harcamaya başladım.Nendega pidevalt suheldes lootsin keelt üha enam ära õppida.
Baba para harcamayacađým. Davetliyiz.Τότε να σταματήσει να την χτυπάει.
Baba para harcamayacađým.Не му е за първи път!
Bazı ülkeler bu gibi projelere önemli finansal kaynaklar tahsis etmeye ve harcamaya başlamış durumdadırlar.Cambios registrados en la duración de la estación de crecimiento
Bazı ülkeler bu gibi projelere önemli finansal kaynaklar tahsis etmeye ve harcamaya başlamış durumdadırlar.и свързаните c него информационни
Boşa zaman harcamayalım.Não perca tempo.
Boşa zaman harcamayalım.Не си губете времето.
Bu dünyadaki değerli ve kısıtlı zamanımı bu şekilde harcamaya değdiğini düşünüyorum.Czuję, że warto spędzać cenny i ograniczony czas, jaki przypadł mi w udziale, w ten właśnie sposób.
Bu dünyadaki değerli ve kısıtlı zamanımı bu şekilde harcamaya değdiğini düşünüyorum.És tényleg úgy érzem, hogy érdemes az értékes és limitált időmet, ezen a földön, ezzel tölteni.
Bu dünyadaki değerli ve kısıtlı zamanımı bu şekilde harcamaya değdiğini düşünüyorum.Ik voel werkelijk dat dit het waard is om mijn kostbare en beperkte tijd op Aarde aan te besteden.
Bu dünyadaki değerli ve kısıtlı zamanımı bu şekilde harcamaya değdiğini düşünüyorum.Je pense que ca vaut vraiment la peine de dépenser mon temps précieux et limité sur terre de cette manière.
Bu dünyadaki değerli ve kısıtlı zamanımı bu şekilde harcamaya değdiğini düşünüyorum.그리고 전 이 일에 이렇게 제 귀하고 한정된 시간을 할애할 가치가 충분히 있다고
Bu dünyadaki değerli ve kısıtlı zamanımı bu şekilde harcamaya değdiğini düşünüyorum.Na verdade, sinto que vale a pena gastar o meu valioso e limitado tempo nesta Terra, desta maneira.
Bu dünyadaki değerli ve kısıtlı zamanımı bu şekilde harcamaya değdiğini düşünüyorum.Sento davvero che è utile passare il mio tempo sulla terra, prezioso e limitato, in questo modo.
Bu dünyadaki değerli ve kısıtlı zamanımı bu şekilde harcamaya değdiğini düşünüyorum.Și chiar simt că merită să petrec timpul meu prețios și limitat pe acest pamânt în acest fel.
Bu dünyadaki değerli ve kısıtlı zamanımı bu şekilde harcamaya değdiğini düşünüyorum.Và tôi thực sự cảm thấy xứng đáng để dành thời gian quý giá và ít ỏi trên Trái Đất này theo cách này.
Bu dünyadaki değerli ve kısıtlı zamanımı bu şekilde harcamaya değdiğini düşünüyorum.Y realmente siento que vale la pena dedicar mi valioso y limitado tiempo en esta tierra de este modo.
Bu dünyadaki değerli ve kısıtlı zamanımı bu şekilde harcamaya değdiğini düşünüyorum.И наистина чувствам, че си заслужава да прекарам ценното си и ограничено време на тази Земя по този начин.
Bu dünyadaki değerli ve kısıtlı zamanımı bu şekilde harcamaya değdiğini düşünüyorum.אני בעצמם מרגישה ששווה לי להשקיע את זמני היקר והמוגבל בכדור הארץ
Bu dünyadaki değerli ve kısıtlı zamanımı bu şekilde harcamaya değdiğini düşünüyorum.وانا اشعر حقية انه شيئ مجدي ويستحق ما يصرف عليه من الغالي والمحدود من الوقت على الارض
Bu dünyadaki değerli ve kısıtlı zamanımı bu şekilde harcamaya değdiğini düşünüyorum.このようにして過ごすのは 実際価値のあることだと 私は思うのです
Bu ikiliden birisi fazladan 1 dolara sahip olduğunda bunun %60'ını harcamaya ayırsın.소비 행위에 대해 추가적인 1 달러 당 60%를 소비하는 데 사용하고요. 경제학적 용어로 말하자면
Bu ikiliden birisi fazladan 1 dolara sahip olduğunda bunun %60'ını harcamaya ayırsın.Ele vai gastar 60% então apresentarei um formal de palavra que
Bunlar üzerinde çok vakit harcamayacağım.Ich werde nicht viel Zeit mit ihnen verbringen.
Bunlar üzerinde çok vakit harcamayacağım.Je ne passera pas beaucoup de temps là-dessus.
Bunlar üzerinde çok vakit harcamayacağım.Nie będę się nad nimi rozwodził.
Bunlar üzerinde çok vakit harcamayacağım.Non mi soffermerò a lungo sull'argomento.
Bunlar üzerinde çok vakit harcamayacağım.No voy a perder mucho tiempo en ellos.
Bunlar üzerinde çok vakit harcamayacağım.Nu o sa intru in detalii asupra acestora.
Bunlar üzerinde çok vakit harcamayacağım.Няма да им отделям много време.
Bunlar üzerinde çok vakit harcamayacağım.Я не буду про них долго рассказывать.
Bu yaptıklarımı yapmak için, inşa sektöründe harcamaya neden olan şeyi anlamalısınız.Abyste mohli dělat to co já, musíte pochopit, jak se ve stavebnictví plýtvá.
Bu yaptıklarımı yapmak için, inşa sektöründe harcamaya neden olan şeyi anlamalısınız.Ahhoz, hogy így tegyenek, mint én, meg kell érteniük, mitől van annyi hulladék az építőiparban.
Bu yaptıklarımı yapmak için, inşa sektöründe harcamaya neden olan şeyi anlamalısınız.Để thực hiện được những gì tôi đã làm, bạn phải hiểu điều gì tạo ra rác thải trong ngành chế xuất xây dựng.
Bu yaptıklarımı yapmak için, inşa sektöründe harcamaya neden olan şeyi anlamalısınız.제가 하는일을 하려면, 건축과정에 쓰레기가 나오는 이유를 알아야 합니다.
Bu yaptıklarımı yapmak için, inşa sektöründe harcamaya neden olan şeyi anlamalısınız.Om dit te kunnen doen, moet je goed begrijpen waar afval in de bouw vandaan komt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod