Ana içeriğe geç
Sözlük

harcamaya ile cümle

harcamaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Caroline tüm parasını kıyafetlere harcamayacak kadar mantıklıdır.Caroline knows better than to spend all her money on clothes.
Caroline tüm parasını kıyafetlere harcamayacak kadar akıllıdır.Caroline knows better than to spend all her money on clothes.
Üç günlük tartışma zaman harcamaya değerdi.The three-day discussion was worthwhile.
Paramı boşa harcamayacağım.I'm not going to waste my money.
Böyle bir şey yapmanın zaman harcamaya değeceğini sanmıyorum.I don't think it worthwhile doing such a thing.
Genç insanlar, boşa zaman harcamaya eğilimlidir.Young people are apt to waste time.
Gazeteciye göre, bu, hayatı zaman harcamaya değer yapar.According to the newspaperman, it makes life worthwhile, doesn't it?
Bütün parasını at yarışına harcamayacak kadar akıllı.He knows better than to spend all his money on horse racing.
Bütün parasını elbiselere harcamayacak kadar akıllıdır.She knows better than to spend all her money on clothes.
Bütün paranı elbiselere harcamayacak kadar akıllı olmalısın.You should know better than to spend all your money on clothes.
Bunun zaman harcamaya değer olduğunu düşünüyor musun? Öyle olduğunu sanmıyorum.Do you think it's worthwhile? I don't think so.
Değiştiremediğin şeyler hakkında şikâyet ederek çok fazla zaman harcamaya çalışma.Try not to spend so much time complaining about things you can't change.
Aileme yemek pişirmek için gereğinden daha fazla zaman harcamayacağım.I didn't want to spend any more time than necessary cooking for my family.
Vaktimiz dar, boşa harcamayalım.Let's not waste what little time we have.
Çok az zamanımız var, onu da boşa harcamayalım.Let's not waste what little time we have.
Bu fırsatı boşa harcamayalım.Let's not waste this opportunity.
Daha fazla parayı boşa harcamayalım.Let's not waste any more money.
Bu şansı boşa harcamayalım.Let's not waste this chance.
Zamanımızı boşa harcamayalım.Let's not waste our time.
Zaman harcamaya değer bir şey yapacağımızı umuyorum.I hope we're going to do something worthwhile.
Zamanını boşa harcamayacağım.I won't waste your time.
Zaman harcamayacağım.I'm not going to waste time.
Vaktimi boşa harcamayacağım.I won't waste my time.
Oraya gidip gitmemem zaman harcamaya değer mi bilmiyorum.I don't know whether my going there is worthwhile.
Bir piyano için çok para harcamaya istekliyim.I'm willing to spend a lot for a piano.
Artık birbirimizin zamanını boşa harcamayalım.Let's not waste any more of each other's time.
Zamanımı harcamaya son ver.Stop wasting my time.
Tom hakkında konuşarak boşa zaman harcamayalım.Let's not waste time talking about Tom.
Tom'un fikrini değiştirmeye çalışarak boşa zaman harcamayacağım.I won't waste time trying to change Tom's mind.
Değiştiremeyeceğimiz şeyler hakkında konuşarak boşa zaman harcamayalım.Let's not waste time talking about things we can't change.
Tom ve Mary birlikte daha çok zaman harcamaya başladı.Tom and Mary began spending more time together.
Yaptığım şeyin zaman harcamaya değer olduğunu düşünüyorum.I think what I'm doing is worthwhile.
Muhtemelen Tom'la biraz zaman harcamaya gitmeliyim.I should probably go and spend some time with Tom.
Başka bir dili okumak zordur ama zaman harcamaya değer.Studying another language is hard, but worthwhile.
Tom Mary ile çok zaman harcamaya başladı.Tom has started spending a lot of time with Mary.
Tom o kadar çok para harcamaya istekli değildi.Tom wasn't willing to spend that much money.
Tom o kadar para harcamaya istekli değildi.Tom wasn't willing to spend that much money.
Zamanınızın çoğunu zevk aldığınız bir şeyi yaparak harcamaya çalışmalısınız.You should try spending most of your time doing something you enjoy.
Bilgisayar oyunlarına daha fazla para harcamayacağın konusunda bana söz vermiştin.You promised me that you wouldn't spend any more money on computer games.
İşte biraz para. Bunu yararlı şeylere harcamaya çalış.Here's some money. Try to spend it on something useful.
Üç yüz dolara kadar para harcamaya iznin var.You're allowed to spend up to three hundred dollars.
Burada daha fazla zaman harcamayalım.Let's not spend any more time here.
Bunun hakkında konuşarak daha fazla zaman harcamayalım.Let's not spend any more time talking about this.
Harcamayacağım günleri, onları uzatmaya çabalayarak.I shall not waste my days in trying to prolong them.
Gün geçtikçe daha fazla para harcamaya başladı.During this time he began spending money excessively.
Bütün günümü İspanyolca öğrenmek için harcamaya başladım.I've spent all my spare time this past week learning your language.
Bu yaptıklarımı yapmak için, inşa sektöründe harcamaya neden olan şeyi anlamalısınız.In order to do what I do, you have to understand what causes waste in the building industry.
Bu yüzden enerjimizi harcamayalım, ha?So, let's not drain our energy, huh?
Bunlar üzerinde çok vakit harcamayacağım.I'm not going to spend a lot of time on those.
Vaktimizi boţa harcamayalým.- Isto é função da Igreja. - Não, senhor Valendeloff, também é sua!... ...
İşte sizler, Allah yolunda harcamaya çağırılan insanlarsınız. Ama bir kısmınız cimrilik ediyor.Beware! You are called to spend in the way of God, yet some among you close their fists.
İşte sizler, Allah yolunda harcamaya çağırılıyorsunuz. İçinizden kiminiz cimrilik ediyor.Beware! You are called to spend in the way of God, yet some among you close their fists.
İşte sizler Allah yolunda harcamaya çağrılan kimselersiniz. İçinizden kiminiz cimrilik ediyor.Beware! You are called to spend in the way of God, yet some among you close their fists.
İşte sizler Allah yolunda harcamaya dâvet ediliyorsunuz.İçinizden bazıları cimrilik ediyor.Beware! You are called to spend in the way of God, yet some among you close their fists.
Sizler, ALLAH yolunda harcamaya çağrılıyorsunuz, ancak bir kısmınız cimrilik etmektedir.Beware! You are called to spend in the way of God, yet some among you close their fists.
Neden siz Allah yolunda harcamayasınız ki? Göklerin ve yerin mirası zaten Allah'ındır.And what is the matter with you that you spend not in the Cause of Allah?
Neden siz Allah yolunda harcamayasınız ki?And what is the matter with you that you spend not in the Cause of Allah?
İşte sizler, Allah yolunda harcamaya çağırılan insanlarsınız.Here you are, being called to spend in the cause of God.
İşte sizler, Allah yolunda harcamaya çağırılıyorsunuz.Here you are, being called to spend in the cause of God.
İşte sizler Allah yolunda harcamaya çağrılan kimselersiniz.Here you are, being called to spend in the cause of God.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod