Ana içeriğe geç
Sözlük

harcamalar ile cümle

harcamalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bunun amacı yönetimdeki harcamaları azaltmaktı.Det mindskede kravene til ledningernes kvalitet.
Tüketim harcamaları öncelikle, o ekonomideki harcanabilir gelire bağlıdır.Men først må man altså have noget at spare op af – heraf opsparingens indkomstafhængighed.
Bütün partiler ve hatta SPD bile savaş harcamalarını onayladı.Til slutt stemte alle partiene, unntatt SPD, for loven.
Savunma harcamalarının 2022 yılına kadar 620 milyar dolara çıkması bekleniyor.Landets forsvarsutgifter vil være rundt 112 milliarder USD innen 2016.
Roosevelt’in devlet harcamaları politikası ise bir denge politikasıydı.Wallenius var tilhenger av randstatspolitikken og var politisk engasjert.
Bunun amacı yönetimdeki harcamaları azaltmaktı.Intensjonen var å redusere driftsutgiftene.
Avrupa'da KOAH sağlık harcamalarının %3'ünü oluşturur.Di Eropa, COPD mewakili 3% dari pengeluaran kesehatan.
Bu kararla hükûmet kalkınma programları harcamalarına 10 milyar dolar fazladan para harcamıştı.Keputusan tersebut memberikan US$10 miliar tambahan untuk pengeluaran bagi program pembangunan.
Sonuç olarak, silahlı kuvvetlerdeki toplam harcamaların verilenden biraz daha yüksek olması muhtemeldir.Akibatnya, biaya mempertahankan keberadaan pasukan ekstensif mungkin terlalu banyak bagi masyarakat.
Yaşlanan nüfus ve yeni sağlık teknolojileri ile sağlık harcamaları muhtemelen artmaya devam edecektir.Do dân số đang lão hóa và các kỹ thuật y tế mới, chi tiêu cho y tế dường như sẽ tiếp tục tăng lên.
Birlerşik devletlerde, sağlık harcamaları iflas nedenlerinin başında gelmektedir.Tại Hoa Kỳ, sức khỏe cộng đồng được bắt nguồn từ những thành tựu chăm sóc sức khỏe ban đầu.
Sağlık ya da eğitim gibi sosyal harcamalar OECD ortalamasındadır.保健や教育への社会支出はおおよそOECDの中間程度である。
Bu harcamaları finanse etmek için de devlet memuriyetleri için mansıp satmaya başladı.それの運営資金に充てるため本宅も売り払われた。
Yeni kraliçenin gayet yüksek saray harcamaları ortaya çıkarması İngiltere halkı tarafından iyi karşılanmadı.そのため、女王がドイツ系のアルブレヒトと結婚することは、イギリス国民からあまり歓迎されていなかったようである。
Bunun amacı yönetimdeki harcamaları azaltmaktı.これはコストを抑制するのが目的であった。
Askeri harcamalar, 2008 yılında GSYİH'nin yaklaşık %2'si olarak gerçekleşmiştir.2008年現在、軍事費はGDPの2.5%を占めている。
Ülkenin 2011 yılındaki askeri harcamaları $4,46 milyardır.2011年の軍事支出も467億ドルと低めに抑えられている。
Capone, harcamalarını arttırdı.アダムズは残りの金を散財してしまった。
Tasarruf toplam harcamaların toplam gelirden çıkarılması ile hesaplanır.経費をのぞいた収益は全額寄付される。
Düğün için yaptıkları harcamalar makuldu.彼らの結婚費用は相当なものだった。
Sağlık harcamaları ve yardımlarını azaltma planı konusunda belirleyici bir karar yok denebilir.医療費・年金給付の抑制策の決め手はないといえよう。
Ancak eğitim harcamaları konusunda yine eşitsizlikler mevcuttur.它們在教育上的開支也同樣有所差異。
Reformdan sonra fiyatlar aşırı artmış, devlet harcamaları azaltılmış ve ağır vergiler yürürlüğe konmuştur.很快出现了物价飞涨的现象,政府支出锐减而税收沉重。
Harcamaları federal devletin maddi kaynaklarından karşılanmaktadır.建设所用资金全部来自联邦预算。
Capone, harcamalarını arttırdı.Borland失去更多利润。
Japonya'nın yollardaki harcamaları fazla kabul edildi.일본에서는 도로에 쓰이는 지출이 증가되어 왔다.
Bunun amacı yönetimdeki harcamaları azaltmaktı.하일은 정부의 비용을 삭감하는 일을 하였다.
Avrupa'da KOAH sağlık harcamalarının %3'ünü oluşturur.유럽에서 만성 폐쇄성 폐질환은 의료관련 지출의 3%를 차지한다.
Bu veriler mahalli para askeri harcamalarını hesaplamak için genel olarak derlenmiştir.이 때문에 번의 군용 자금을 일반 재정에 유용하게 되었다.
Bu kararla hükûmet kalkınma programları harcamalarına 10 milyar dolar fazladan para harcamıştı.이 새로운 법률은 주에서 수자원 공급과 휴양 프로젝트들을 위한 6억 천만 달러 이상을 부여하였다.
Ancak eğitim harcamaları konusunda yine eşitsizlikler mevcuttur.그러나 교육 기득권층의 반발이 나타났다.
Harcamaların gelirden fazla olması borçlanma gibi kötü bir sonucu ortaya çıkararır.예산안은 수입과 지출, 수입보다 지출이 많을 경우 부채를 포함한다.
Tasarruf toplam harcamaların toplam gelirden çıkarılması ile hesaplanır.ההוצאה של אוסף קשתות היא סכום ההוצאות של כל הקשתות באוסף.
Kamu harcamaları kısılarak bütçe açıkları daraltılmıştır.הורדת המיסים הבלתי פוסקת מרוששת את תקציב המדינה.
Her fiyat seviyesinde yapılması planlanan harcamaların toplamından oluşmaktadır.עבור כל סעיף ייקבע מראש הסכום המוקצה לפעילות המתוכננת.
Ya vergileri artırması ya da harcamaları kesmesi gerekti.הרצון היה להוריד מיסים והוצאות.
Ancak, oyun için veya oyun içi yapılan harcamaların, kişiyi diğer oyunculardan daha iyi yapmaması gerekir.Inak povedané, zisk jedného hráča nemusí pre iného hráča nutne znamenať stratu.
Harun Reşid, Mekke için büyük harcamalar yapmıştı.A. Hlinka poskytol nemalé finančné prostriedky na stavbu.
Tasarruf toplam harcamaların toplam gelirden çıkarılması ile hesaplanır."Následne je vypočítaná tak, že sa odčíta celkový príjem od minimálnych nákladov na život.
Ancak dört ay geçtiğinde, Aristagoras'ın harcamalarıyla da eldeki para ve erzak tükenmişti.Po štyroch mesiacoch boja minuli Peržania a Aristagoras všetko zlato, ktoré si so sebou priviezli.
Devam eden Girit Savaşı için büyük harcamaları karşılaması gerekmekte idi.Nujno je namreč potreboval denar za načrtovan pobeg.
Roma'yı Nero'nun aşırı harcamaları ve iç savaşlar yüzünden oluşan malî yükten kurtardı.Vespazijan je Rim osvobodil finančnih bremen, ki so bila posledica Neronovih ekscesov in državljanskih vojn.
Ülke GSYİH'sinin %1,8'ini askerî harcamalara ayırmaktadır.Kubos Vyriausybė karinėms išlaidoms išleidžia ~1,8 % BVP.
Katma Değer Vergisi (kısaca KDV), harcamalar üzerinden alınan bir vergi türüdür.Pelno mokestis (įmonių pelno mokestis) – mokestis, renkamas nuo juridinių asmenų pelno.
Bundan sonra devlet harcamalarını gittikçe artması gerekmiştir.Didesnę reikšmę turi tiesioginės valstybės biudžeto išlaidos.
Roosevelt’in devlet harcamaları politikası ise bir denge politikasıydı.Rousseau poliitiline ideaal oli rahvavõim.
Fakat bu yüksek harcamaları devlet hazinesini boşalttı.Kuid sellest jäi riigikassa täitmiseks väheseks.
"1000 dolarımı harcamalıyım, binalarımı tamir ettiririm." der. Böylece harcamalarda bir artış yaşanır.Szóval van ez a fajta növekedés tölti meg, így a mezőgazdasági termelő azt mondja, fogom tölteni
1.Bu Kısım’da bulunan hükümlerin kurumlar için gerektirdiği idari harcamalar, Birlik bütçesinden karşılanır.2.Agencja jest otwarta dla wszystkich Państw Członkowskich zamierzających uczestniczyć w jej pracach.
1.Bu Kısım’da bulunan hükümlerin kurumlar için gerektirdiği idari harcamalar, Birlik bütçesinden karşılanır.Komise může přijmout jakýkoli účelnýpodnět pro podporu koordinace podle odstavce 1.
1.Bu Kısım’da bulunan hükümlerin kurumlar için gerektirdiği idari harcamalar, Birlik bütçesinden karşılanır.Unija lahko z eno ali večtretjimi državami ali mednarodnimi organizacijami sklepa sporazume o pridružitvi.
2006 yılında toplam OTP harcamalarının %77,5’inden sorumlu olup, bütçenin baskın bölümünü oluşturmaktadır.Ez teszti ki a költségvetés túlnyomó részét: 2006-ban a KAP összes kiadásainak 77,5%-át képviselte.
2006 yılında toplam OTP harcamalarının %77,5’inden sorumlu olup, bütçenin baskın bölümünü oluşturmaktadır.Je to dominantní část rozpočtu a odpovídala za 77,5 % celkových výdajů SZP v roce 2006.
2006 yılında toplam OTP harcamalarının %77,5’inden sorumlu olup, bütçenin baskın bölümünü oluşturmaktadır.Това е преобладаващата част от бюджета, равна на 77,5% от общите разходи на ОСП през 2006 г.
4.Bütçede görünen harcamaların gerçekleşmesi, III-318.O Provedor de Justiça Europeu exerce as suas funções com total independência.
4) toplam kamu harcamaları1 zdravstveno in socialno dejavnosti kazenskega
4) toplam kamu harcamaları2 som andel af samlede offentlige beløb (mio. EUR)
4) toplam kamu harcamaları2 som andel av de totala offentliga belopp (miljoner euro) och socialvård (3) (%) av BNP (
4) toplam kamu harcamaları4) a teljes közkiadás a GDP egészségügy és szociális
4) toplam kamu harcamaları4 podíl na celkových veřejných výdajích ( částka (milionů EUR)
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod