Ana içeriğe geç
Sözlük

harcamalar ile cümle

harcamalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Üyelerin savunma harcamalarının GSYİH'lerinin %2'si kadar olması gerekmektedir.Os gastos de defesa dos países membros devem ser superiores a 2% do PIB.
Bunun amacı yönetimdeki harcamaları azaltmaktı.Eles se comprometeram a reduzir os gastos governamentais.
Bu harcamalar kısıntısı ona çok düşman kazandırdı.Este seu mau feitio criou-lhe um grande número de inimigos.
Harcamaları federal devletin maddi kaynaklarından karşılanmaktadır.É mantida com recursos financeiros do Governo Federal.
Huo Guang'ınn naipliği altında Zhao, hükümetin harcamalarını düşürmenin yanı sıra vergileri de düşürdü.Zhaodi verlaagde met de hulp van Huo Guang, de belastingen en ook de overheidsuitgaven.
Ülkenin 2011 yılındaki askeri harcamaları $4,46 milyardır.Het defensiebudget van Azerbeidzjan voor 2011 bedraagt 4,46 miljard USD.
Merkezi ve yerel yönetim harcamaları yaklaşık olarak birbirine eşittir.Agrarisch en alleen woonbestemming is ongeveer gelijk verdeeld.
Harcamaları arttıkça daha fazla vergilemek zorunda kaldı.Naarmate het inkomen hoger is, wordt meer belasting betaald.
Venedik halkına kendini sevdirmek için epeyce harcamalar yapmak zorunda kaldı.De Venlose bevolking was namelijk zeer Geldersgezind.
Ayrıca, çocukların harcamalarını ebeveynler kendi aygıtılarından onaylar.Kindertoeslag ontvingen ouders náást kinderbijslag.
Ancak eğitim harcamaları konusunda yine eşitsizlikler mevcuttur.Bovendien worden bepaalde opleidingskosten terugbetaald.
Tasarruf toplam harcamaların toplam gelirden çıkarılması ile hesaplanır.Alle uitgaven moeten door de inkomsten worden gedekt.
Askeri harcamalar, 2008 yılında GSYİH'nin yaklaşık %2'si olarak gerçekleşmiştir.Obejmuje również wydatki wojskowe jako procent produktu krajowego brutto (PKB) w 2008 roku.
Sikkenin değerinin düşmesi, Bizans'ın düşen gelirler karşısında harcamalarını sürdürmesini sağlamıştır.W obliczu spadających przychodów psucie monety pozwoliło Bizancjum utrzymać niezbędne wydatki na obronę.
Ancak eğitim harcamaları konusunda yine eşitsizlikler mevcuttur.Spotyka się także wyodrębnienie inwestytury szkolnej.
Kamu harcamaları kısılarak bütçe açıkları daraltılmıştır.Jednocześnie wprowadzono ograniczenia wydatków budżetowych.
Roma Senatosu, savaş kazanıldığında bu harcamaları geri ödeyecekti.W razie klęski wojennej Rzymianie nie odzyskiwali pieniędzy.
Bundan sonra devlet harcamalarını gittikçe artması gerekmiştir.Być może jednak liczba stanów będzie musiała wzrosnąć wykładniczo.
Tüm NATO üyelerinin toplam askerî harcaması, dünyadaki savunma harcamalarının %70'inden fazladır.Den sammanlagda militära budgeten för alla Natoländer utgör 69 procent av världens försvarsutgifter.
Ülke GSYİH'sinin %1,8'ini askerî harcamalara ayırmaktadır.Landet använder 0,5 % av BNP på militärutgifter.
Ekonominin tüm alanlarında ve genel harcamalarda kullanılıp uluslararası ticarete de imkân sağlamıştır.På så sätt tjänar alla länder på handeln och världens resurser skulle användas på ett effektivare sätt.
Artan petrol fiyatları, silah harcamalarını da artırmış ve savaş tehlikesini yükseltmiştir.Rökaren påför sig själv kostnader av en förbrukad cigarett och ökad risk för hälsoproblem.
Bundan sonra devlet harcamalarını gittikçe artması gerekmiştir.Den blir då följaktligen allt mer beroende av offentlig finansiering.
Bunun için ayrıca gereksiz harcamalarda da kısma yoluna gidilmektedir.Överbehandling medför också onödiga kostnader.
Bu verginin amacı kişilerin harcamalarını vergilendirmektir.Organisationens ekonomiska tvingar fram personalnedskärningar.
Bunun amacı yönetimdeki harcamaları azaltmaktı.Для цього він намагався зменшити витрати уряду.
Fakat bu yüksek harcamaları devlet hazinesini boşalttı.Великі витрати спустошили державну скарбницю.
Üyelerin savunma harcamalarının GSYİH'lerinin %2'si kadar olması gerekmektedir.Згідно з неофіційною домовленістю, члени Альянсу повинні витрачати на оборону не менше 2% ВВП.
Tüm NATO üyelerinin toplam askerî harcaması, dünyadaki savunma harcamalarının %70'inden fazladır.Celkové armádní výdaje všech členů NATO tvoří přes 70 % celosvětových armádních výdajů.
Reformdan sonra fiyatlar aşırı artmış, devlet harcamaları azaltılmış ve ağır vergiler yürürlüğe konmuştur.Protože prudce vzrostly ceny, vládní výdaje byly přísně omezeny a byly zavedeny tvrdé daně.
Bu harcamalar kısıntısı ona çok düşman kazandırdı.Jejich doprovod dolů ho potom stál mnoho sil.
Ya vergileri artırması ya da harcamaları kesmesi gerekti.Musel však udržet stávající výši příjmů nebo ji dokonce zvednout.
Kalite değerleri yükselecek, harcamalar azalacaktır.Dlouhodobý majetek se zvýší a peníze se sníží.
Ancak eğitim harcamaları konusunda yine eşitsizlikler mevcuttur.Cu toate acestea, rămâne o inegalitate în cheltuielile pentru educație.
Askeri harcamalar, 2008 yılında GSYİH'nin yaklaşık %2'si olarak gerçekleşmiştir.Cheltuielile militare au reprezentat circa 2,7% din PIB în 2008.
Kalite değerleri yükselecek, harcamalar azalacaktır.Resursele logistice se nivelează, costurile scad.
Üyelerin savunma harcamalarının GSYİH'lerinin %2'si kadar olması gerekmektedir.Cheltuielile totale cu apărarea se ridică la 2% din PIB.
Bu da saray harcamalarının artmasına yol açtı.El a început să reducă cheltuielile curții.
Devlet, kayda değer hükümet harcamalarıyla ekonomiyi bir ölçüde kontrol eder.Statul controlează o parte din economie, având un nivel substanțial al cheltuielilor guvernamentale.
Bu verginin amacı kişilerin harcamalarını vergilendirmektir.Scopul taxei este de a descuraja deținerea de autovehicule.
Kamu harcamaları kısılarak bütçe açıkları daraltılmıştır.O reducere în valoarea banilor cheltuiți este efectul dat de înghețarea bugetului.
Geri kalan giderler ise belediye hizmetlerinin bakımı ve diğer kültür, sanat ve spor harcamalarıdır.Restul cheltuielilor sunt repartizate pentru întreținerea aparatului primăriei, cultură, artă, sport.
Károlyi büyük tasarruf paketleriyle devlet harcamalarını azalttı.Károlyi nagyszabású takarékossági programmal akarta csökkenteni az állami kiadásokat.
Şatoyu ve bahçesini yeniden dekore etmek için yaptığı harcamaların sonu gelmiyordu.Így a rárói kastély felújítására és fenntartására nem akartak pénzt költeni.
Askeri harcamalar, 2008 yılında GSYİH'nin yaklaşık %2'si olarak gerçekleşmiştir.Lettország 2008-ig a katonai költségvetést a GDP 2%-ra kívánja emelni.
Birçok kimse Eisenhower'ı askeri harcamaları kısıtlamak ve bir uzay programı geliştirememekle suçladı.Eisenhower csökkentette a katonai kiadásokat, és kevesebb pénzt szánt az űrkutatásra.
Ayrıca, çocukların harcamalarını ebeveynler kendi aygıtılarından onaylar.A fiatalok kikérték szüleik beleegyezését is.
Yerel halk ve samurai yardımcıları devletten onarım harcamaları için kaynak aldılar.A tulajdonos és az önkormányzat együtt kereste az anyagi forrásokat a rekonstrukcióhoz.
Kalite değerleri yükselecek, harcamalar azalacaktır.Az emelések hozzáadódnak, a csökkentések levonódnak.
Bu harcamalar kısıntısı ona çok düşman kazandırdı.De a terhek, melyeket ezáltal a lakosságra rótt, sok ellenséget szereztek neki.
Kamu harcamaları kısılarak bütçe açıkları daraltılmıştır.Budjettileikkaukset kuitenkin siirtänevät hanketta.
Başkan Clinton döneminde askeri harcamaların kısıtlanmaya gidilmesinde devam edilmiştir.Presidentti Bill Clintonin kaudella puolustusmenojen kutistaminen jatkui edelleen.
Askeri harcamalar, 2008 yılında GSYİH'nin yaklaşık %2'si olarak gerçekleşmiştir.Valtionvelan korkoihin käytettiin vuonna 1998 noin 25 % valtion verotuloista.
Ülke GSYİH'sinin %1,8'ini askerî harcamalara ayırmaktadır.Sotilasmenot ovat 1,75 % bruttokansantuotteesta.
Japonya'nın yollardaki harcamaları fazla kabul edildi.Οι δαπάνες για τους δρόμους της Ιαπωνίας υπήρξαν εκτεταμένες.
Ülke GSYİH'sinin %1,8'ini askerî harcamalara ayırmaktadır.Η κυβέρνηση σήμερα χρησιμοποιεί περίπου 1.8% του ΑΕΠ για στρατιωτικές δαπάνες.
Devlet, kayda değer hükümet harcamalarıyla ekonomiyi bir ölçüde kontrol eder.Το κράτος ελέγχει μέρος της οικονομίας με σημαντικές δημόσιες δαπάνες.
Fakat bu yüksek harcamaları devlet hazinesini boşalttı.Οι δαπάνες του όμως ζημίωσαν το δημόσιο θησαυροφυλάκιο.
Bu da saray harcamalarının artmasına yol açtı.Ο Φραγκίσκος περιόρισε τα έξοδα της Αυλής.
Kamu harcamaları kısılarak bütçe açıkları daraltılmıştır.Το κόστος κατασκευής υπερέβη τον προϋπολογισμό.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod