Ana içeriğe geç
Sözlük

harcamalar ile cümle

harcamalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
GERD harcamaları satın alma gücü paritesi açısından yıllık bazda %19,7'lik artış kaydetti.In terms of purchasing power parity, GERD expenditure increased 19.7% year on year.
Arnavutların seyahat harcamaları 2009 yılında bir önceki yılın iki katına çıktı.Albanians spent twice as much on travel in 2009 than the year before.
SETimes'a konuşan Theophanous, "Her zamanki kamu sektörü harcamaları sorunumuz var."We have the usual problem of public sector spending.
IMF Kosova yönetimini harcamaları %39 oranında artırmakla eleştirdi.The IMF criticised the Kosovo administration for increasing spending by 39%.
Lovrinceviç, "Emekli maaşları, maaşlar ve diğer gelirler için yapılan harcamaları kısmak çok zor."Expenditures [for] pensions, wages and other income is very difficult to reduce.
Diğer önemli ekonomik göstergeler gibi, tüketici harcamaları da azaldı. [Reuters]Consumer spending is down, as are other key economic indicators. [Reuters]
Bununla birlikte, savunma harcamalarından ödün vermek, karşı dirençle karşılanacak. [1]Sacrificing defense spending will, however, be met with stalwart resistance.[1]
SOFAZ, bu kanuna uygun olarak, sadece bütçesinin öngördüğü harcamaları gerçekleştirebilir.In compliance with this Law, SOFAZ can only execute expenditures envisaged by its budget.
En geniş anlamıyla bu kavram, eğitim ve refah için artan harcamaları içeriyordu.At its broadest, this concept included increased spending on education as well as welfare.
Askeri ve kilise harcamalarında kesinti yapılan 1927 bütçesi henüz kabul edilmemişti.The 1927 budget, with its cuts to military and church spending, had not yet been passed.
Devlet büyüdükçe, devlet harcamaları arttı.As the state grew, the state expenses increased.
Guam ekonomisi esas olarak ABD askeri harcamalarına ve turist gelirlerine bağlıdır.The economy of Guam depends mainly on US military spending and on tourist revenue.
2010 yılında sağlık harcamaları ülkenin GSYH'sinin %3,4'ünü oluşturdu.In 2010, spending on healthcare accounted for 3.4% of the country's GDP.
Alternatif tıp, büyük reklam harcamaları yapılan karlı bir endüstridir.Alternative medicine is a profitable industry with large media advertising expenditures.
Harcamaları federal devletin maddi kaynaklarından karşılanmaktadır.Zusätzliche Zuschüsse erhalten sie aus den Steuereinkünften des Bundesstaates.
Ancak eğitim harcamaları konusunda yine eşitsizlikler mevcuttur.Außerdem gibt es Refinanzierungsmöglichkeiten für Ausbildungskosten.
Kamu harcamaları kısılarak bütçe açıkları daraltılmıştır.Übersteigen die Ausgaben die Einnahmen, ist der Naturhaushalt gestört.
Reformdan sonra fiyatlar aşırı artmış, devlet harcamaları azaltılmış ve ağır vergiler yürürlüğe konmuştur.In einer international koordinierten Aktion steigerten die Staaten die Staatsausgaben und senkten die Steuern.
Kasım 2008’den beri banka borcu harcamaları devlet tarafından garanti altına alınmaktadır.Seit Oktober 2008 werden Bankschuldverschreibungen weltweit zunehmend vom Staat garantiert.
Ya vergileri artırması ya da harcamaları kesmesi gerekti.Die Steuern erhöhen oder senken?
Harcamaların gelirden fazla olması borçlanma gibi kötü bir sonucu ortaya çıkararır.Zehren die Verluste das Reinvermögen vollständig auf, kommt es zur Überschuldung als Insolvenzgrund.
Bunun amacı yönetimdeki harcamaları azaltmaktı.3. Das Programm reduziert administrive Ausgaben.
Fakat bu yüksek harcamaları devlet hazinesini boşalttı.Dadurch füllte er seine Staatskassen auf.
Tüm bu gelirler tek bir havuzda toplanıyor, gerekli ön harcamalar buradan karşılanıyordu.Sämtliche Einnahmen kamen in einen gemeinsamen Topf, aus dem zunächst alle Aufwendungen bestritten wurden.
Hanehalkı harcamaları prim payı %1.39 yükselmiştir.La part de logements HLM loués vides était de 1,9 %.
Askeri harcamalar, 2008 yılında GSYİH'nin yaklaşık %2'si olarak gerçekleşmiştir.Il a constitué près de 3 % du PIB de 2008.
Bunun amacı yönetimdeki harcamaları azaltmaktı.Pour y parvenir, il s'agit de réduire la dépense publique.
Tasarruf toplam harcamaların toplam gelirden çıkarılması ile hesaplanır.Toutes les dépenses d'un budget doivent être couvertes par la masse commune des recettes.
Harcamalar üzerinden alınan vergiler, yapılan bir harcamanın vergilendirilmesini ifade eder.Les sommes qui ont été consignées sont utilisées pour régler les dépenses ainsi engagées.
Bu harcamalar kısıntısı ona çok düşman kazandırdı.Su prepotencia le hizo ganarse muchos enemigos.
Bunun için ayrıca gereksiz harcamalarda da kısma yoluna gidilmektedir.También debía hacer frente a los gastos imprevistos.
Süleyman dönemindeki mimari harcamalar ekonomiyi oldukça zorluyordu.Durante la Gran Depresión, la gente de Harlem sufrió mucho económicamente.
Harcamalar üzerinden alınan vergiler, yapılan bir harcamanın vergilendirilmesini ifade eder.La ejecución del presupuesto se fiscaliza una vez ejecutado el gasto.
Kamu harcamaları kısılarak bütçe açıkları daraltılmıştır.Las restricciones presupuestarias condicionan el proyecto.
Capone, harcamalarını arttırdı.Carroll absorbió los gastos ocasionados.
Yapılan harcamalar bakımından da Avrupa üçüncüsü.Con ellos, se hace la tercera gira europea.
Avrupa'da KOAH sağlık harcamalarının %3'ünü oluşturur.In Europa, la BPCO rappresenta il 3% della spesa sanitaria complessiva.
Roma'yı Nero'nun aşırı harcamaları ve iç savaşlar yüzünden oluşan malî yükten kurtardı.Liberò Roma dai problemi finanziari creati dagli eccessi di Nerone e dalle guerre civili.
Tasarruf toplam harcamaların toplam gelirden çıkarılması ile hesaplanır.L'ammontare complessivo di risparmio sarebbe, inoltre, determinato dal reddito nazionale.
Borç ve kamu para yardımları önemli ölçüde artarken, kalkınma harcamaları keskin bir şekilde azaltıldı.I profitti e le perdite per un centro di profitto sono calcolate separatamente.
Bu harcamalar kısıntısı ona çok düşman kazandırdı.Questa sua vena aggressiva le procurò numerosi nemici.
Devletin gelirleri onların hazinelerinde toplanıyor ve harcamaları öngördükleri şekilde yapıyorlardı.I governatori, d'accordo con i Pubblicani, gonfiavano i tributi da riscuotere e se ne intascavano i profitti.
Japonya'nın yollardaki harcamaları fazla kabul edildi.Lo sviluppo delle autostrade giapponesi è stato portato avanti con elevati indebitamenti.
Tüm NATO üyelerinin toplam askerî harcaması, dünyadaki savunma harcamalarının %70'inden fazladır.Военные расходы всех членов НАТО в совокупности составляют более 70 процентов от общемирового объёма.
Ancak eğitim harcamaları konusunda yine eşitsizlikler mevcuttur.На сегодняшний момент в получении образования существует половое неравенство.
Roma'yı Nero'nun aşırı harcamaları ve iç savaşlar yüzünden oluşan malî yükten kurtardı.Веспасиан освободил Рим от финансового бремени, возникшего со времен Нерона и гражданских войн.
Harcamaları arttıkça daha fazla vergilemek zorunda kaldı.Чем более он раздавал деньги, тем более ему жертвовали.
Kamu harcamaları kısılarak bütçe açıkları daraltılmıştır.Разница в стоимости позволяла покрывать дефицит бюджета.
Harcamaları federal devletin maddi kaynaklarından karşılanmaktadır.Деньги будут выделены из федерального бюджета.
MPC elde edilen her yeni gelirin yüzde kaçının tüketim harcamaları için değerlendirildiğini gösterir.Величина MPC показывает, какая часть прироста доходов направляется на потребление.
Ya vergileri artırması ya da harcamaları kesmesi gerekti.Теперь он должен удалиться или платить арендную плату.
Harun Reşid, Mekke için büyük harcamalar yapmıştı.Харун ар-Рашид регулярно одаривал его большими суммами денег.
Bu kararla hükûmet kalkınma programları harcamalarına 10 milyar dolar fazladan para harcamıştı.وتسبب هذا في دهشة الكاتب لأن الحكومة استثمرت 3 مليارات دولار في تطوير أجهزة التصويت الفعالة.
Sağlık ya da eğitim gibi sosyal harcamalar OECD ortalamasındadır.كما أن مقر الجامعة الدولية للصحة والرعاية الاجتماعية يقع في أوتاوارا.
Avrupa'da KOAH sağlık harcamalarının %3'ünü oluşturur.في أوروبا، يمثل مرض الانسداد الرئوي المزمن 3٪ من الإنفاق على الرعاية الصحية.
Bu göç yolları hava termallerinin kullanılmasını mümkün kılarak daha az enerji harcamalarını sağlar.حيث ان مسارات الهجرة تلك تجعلها تستخدم طاقة أقل بسبب وجود التيار الهوائي.
Devlet, kayda değer hükümet harcamalarıyla ekonomiyi bir ölçüde kontrol eder.وتسيطر الدولة على جزء من الاقتصاد، ويد الإنفاق الحكومي كبيراً.
Japonya'nın yollardaki harcamaları fazla kabul edildi.Os gastos do Japão com estradas têm sido grande.
Avrupa'da KOAH sağlık harcamalarının %3'ünü oluşturur.Na Europa, a DPOC é responsável por 3% das despesas de saúde.
2011 yılında Hint hükümeti, harcamalarının çoğunun hedeflenen alıcılara ulaşamayacağı sonucuna vardı.O atual governo concluiu que a maioria dos seus gastos não consegue chegar a seus destinatários.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod