Ana içeriğe geç
Sözlük

harcamak ile cümle

harcamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Harika görünmek için çok para harcamak zorunda değilsiniz.Совсем не нужно тратить много денег, чтоб прекрасно выглядеть.
Harika görünmek için çok para harcamak zorunda değilsiniz.אתם לא צריכים להוציא הרבה כסף כדי להראות נפלא.
Harika görünmek için çok para harcamak zorunda değilsiniz.فانت لا تحتاج ان تصرف مالاً كثيراً لكي تبدو رائعاً
Hepsini birden. Muhtemelen biraz maaş üzerinden her gün harcamak olacak ay tabii.Dia mungkin akan membelanjakannya sedikit demi sedikit... ...sepanjang bulan.
Hepsini birden. Muhtemelen biraz maaş üzerinden her gün harcamak olacak ay tabii.Hän todennäköisesti kuluttaa pienen osan palkastaan kuun jokaisena päivänä.
Hepsini birden. Muhtemelen biraz maaş üzerinden her gün harcamak olacak ay tabii.Hij zal vermoedelijk steeds een klein deel per dag uitgeven gedurende de hele maand.
Hepsini birden. Muhtemelen biraz maaş üzerinden her gün harcamak olacak ay tabii.Klient bude pravděpodobně utrácet část své výplaty každý den v průběhu celého měsíce.
Hepsini birden. Muhtemelen biraz maaş üzerinden her gün harcamak olacak ay tabii.On prawdopodobnie będzie wydawał troszkę swojej pensji każdego dnia, przez następny miesiąc.
Hepsini birden. Muhtemelen biraz maaş üzerinden her gün harcamak olacak ay tabii.Probabilmente lo spenderà un po' alla volta nel corso del mese.
Hepsini birden. Muhtemelen biraz maaş üzerinden her gün harcamak olacak ay tabii.Το πιο πιθανό είναι ότι θα ξοδέψει μικρά μέρη του μισθού του τις υπόλοιπες μέρες του μήνα.
Hepsini birden. Muhtemelen biraz maaş üzerinden her gün harcamak olacak ay tabii.הכל בבת אחת, והוא בטח הולך לבזבז קצת ממשכורתו בכל יום על פני
Her ne kadar Godtfred bir freze makinesine para harcamak istemiyor olsaydı daMeskipun Godtfred tidak suka menghabiskan uang pada mesin pemotong.
Her ne kadar Godtfred bir freze makinesine para harcamak istemiyor olsaydı daOok al was Godtfred het niet gewend om geld uit te geven aan een zaagmachine
Her ne kadar Godtfred bir freze makinesine para harcamak istemiyor olsaydı daعلى الرغم من أن غوتفريد لم يكن مرتاحاً لإنفاق المال من أجل فارزة (آلة تفريز)
İki küçük t-- aslında bunu durdurayım ve içlerini doldurayım, çünkü zamanınızı harcamak istemiyorum.Dos es minúsculas--realmente me deja sólo pausa y relleno en porque no quiero perder el tiempo.
İki küçük t-- aslında bunu durdurayım ve içlerini doldurayım, çünkü zamanınızı harcamak istemiyorum.Dvě malá t... Víte co, já to zastavím a vyplním zbytek, abych neplýtval časem.
İki küçük t-- aslında bunu durdurayım ve içlerini doldurayım, çünkü zamanınızı harcamak istemiyorum.Dwa małe t -- pozwólcie, że na chwile przerwę i to wypełnię, żeby nie marnować Waszego czasu.
İki küçük t-- aslında bunu durdurayım ve içlerini doldurayım, çünkü zamanınızı harcamak istemiyorum.작은 소문자 t들을 -- 사실 이것을 잠시 멈추고 여기를 채우고싶은데 여러분의 시간을 낭비하고 싶지 않기 때문입니다
İki küçük t-- aslında bunu durdurayım ve içlerini doldurayım, çünkü zamanınızı harcamak istemiyorum.Две малки t. Всъщност ще поставя на пауза клипа и ще ги попълня, защото не искам да ви губя времето.
İki küçük t-- aslında bunu durdurayım ve içlerini doldurayım, çünkü zamanınızı harcamak istemiyorum.اثنين t صغيرة--بالفعل دعونى اتوقف واملأ هذه لأنى لا اريد ان اضيع الوقت
Ivrea'da bulunmaktan ve kendi tezim üzerinde fazla vakit harcamak istemediğimdenE estando na Ivrea e não querendo gastar muito tempo na minha tese
Ivrea'da bulunmaktan ve kendi tezim üzerinde fazla vakit harcamak istemediğimdenأن تعمل على معالج جديد... ثم لأنني في إيفريا ولا أريد أن يكون جل الوقت لأطروحتي
Ne biz paramızı harcamak, % 57 ücret üzerinde harcanmaktadır.En qué nos gastamos el dinero: un 57% va a los sueldos.
Ne biz paramızı harcamak, % 57 ücret üzerinde harcanmaktadır.Τι ξοδεύουμε τα χρήματά μας για, 57% δαπανάται στους μισθούς.
Neyse, bu konuya çok zaman harcamak istemiyorum.Então, é 0 vezes alguma coisa limitada entre 1 e menos 1.
Neyse, bu konuya çok zaman harcamak istemiyorum.Menos todo esto evaluado en 0.
Neyse, bu konuya çok zaman harcamak istemiyorum.Nie chcę się na tym skupiać za bardzo.
Neyse, bu konuya çok zaman harcamak istemiyorum.בכל מקרה, לא נתמקד בזה יותר מידי.
Neyse, bu konuya çok zaman harcamak istemiyorum.على أية حال , أنا لا أريد أن أركز على هذا كثيراً
Neyse, bu konuya çok zaman harcamak istemiyorum.分かりましたか?
Ondan, bu uzak hedefler, bu hayaller için vatandaşın vergisini harcamak istemeyebilirler.Затова не считат, че е нужно парите на данъкоплатците да бъдат изхарчени за "витаещи из облаците мечти".
Para harcamak çok kolaydır. Bir evin bütün parçalarının işlevini geliştirmek çok zordur.Nhưng rất khó để sửa chức năng toàn bộ vật dụng trong nhà.
Para harcamak çok kolaydır.Det är väldigt lätt att spendera pengar.
Para harcamak çok kolaydır.È molto facile spendere soldi.
Para harcamak çok kolaydır.Es muy fácil gastar el dinero.
Para harcamak çok kolaydır.Geld ausgeben ist sehr einfach.
Para harcamak çok kolaydır.Het is erg makkelijk om geld uit te geven.
Para harcamak çok kolaydır.Je ľahké míňať peniaze.
Para harcamak çok kolaydır.비용이 또 들어갑니다.
Para harcamak çok kolaydır.Łatwo jest wydać pieniądze.
Para harcamak çok kolaydır.Sangat mudah untuk membelanjakan uang.
Para harcamak çok kolaydır.Είναι πανεύκολο να ξοδεύεις χρήματα.
Para harcamak çok kolaydır.Дуже легко витратити гроші.
Para harcamak çok kolaydır.Много е лесно да се харчат пари.
Para harcamak çok kolaydır.Очень легко тратить деньги.
Para harcamak çok kolaydır.זה מאד פשוט לבזבז כסף.
Para harcamak çok kolaydır.انه صعب جداً أن تحسن وظيفة
Para harcamak çok kolaydır.そうした住宅の全ての機能を
Paran olmadığı vakit, zaman harcamak zorunda kalırsın, ve "Mars et Avril" filmini çekmek yedi senemi aldı.돈이 없으면, 시간을 들여야 해요. 제가 "마스 엣 에이브릴"을 완성하는데 7년이 걸렸습니다.
Paran olmadığı vakit, zaman harcamak zorunda kalırsın, ve "Mars et Avril" filmini çekmek yedi senemi aldı.Als je geen geld hebt, moet je de tijd nemen. Het kostte me 7 jaar om 'Mars & Avril' te maken.
Paran olmadığı vakit, zaman harcamak zorunda kalırsın, ve "Mars et Avril" filmini çekmek yedi senemi aldı.Cand nu ai bani, îți trebuie timp şi mi-a luat şapte ani să fac "Martie şi Aprilie".
Paran olmadığı vakit, zaman harcamak zorunda kalırsın, ve "Mars et Avril" filmini çekmek yedi senemi aldı.Če nimaš denarja, si moraš vzeti čas in potreboval sem sedem let za dokončanje filma Mars in Avril.
Paran olmadığı vakit, zaman harcamak zorunda kalırsın, ve "Mars et Avril" filmini çekmek yedi senemi aldı.Cuando no se tiene dinero, se debe tomar tiempo, y me tomó siete años hacer "Mars et Avril".
Paran olmadığı vakit, zaman harcamak zorunda kalırsın, ve "Mars et Avril" filmini çekmek yedi senemi aldı.Ha nincs pénzed, időt kell rá szánnod, 7 évembe került elkészíteni a filmet.
Paran olmadığı vakit, zaman harcamak zorunda kalırsın, ve "Mars et Avril" filmini çekmek yedi senemi aldı.Jeśli nie masz pieniędzy, to musisz mieć czas. Produkcja zajęła mi 7 lat.
Paran olmadığı vakit, zaman harcamak zorunda kalırsın, ve "Mars et Avril" filmini çekmek yedi senemi aldı.Když nemáte peníze, musíte investovat čas, trvalo mi 7 let natočit "Mars et Avril".
Paran olmadığı vakit, zaman harcamak zorunda kalırsın, ve "Mars et Avril" filmini çekmek yedi senemi aldı.När du inte har pengar, måste du ha tid, och det tog mig 7 år att göra "Mars et Avril".
Paran olmadığı vakit, zaman harcamak zorunda kalırsın, ve "Mars et Avril" filmini çekmek yedi senemi aldı.Quando non si hanno soldi, serve tempo, e mi ci sono voluti sette anni per girare "Mars et Avril".
Paran olmadığı vakit, zaman harcamak zorunda kalırsın, ve "Mars et Avril" filmini çekmek yedi senemi aldı.Wenn man nicht das nötige Geld hat, braucht man Zeit. Und ich habe 7 Jahre für "Mars et Avril" gebraucht.
Paran olmadığı vakit, zaman harcamak zorunda kalırsın, ve "Mars et Avril" filmini çekmek yedi senemi aldı.Όταν δεν έχεις χρήματα, πρέπει να έχεις χρόνο. Μου πήρε επτά χρόνια να γυρίσω το "Mars et Avril".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod