Ana içeriğe geç
Sözlük

harcama ile cümle

harcama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Gerçekten giyeceğim bir şeye para harcamak isterim.I'd rather spend money on something I'd actually wear.
Tom'un o kadar çok harcamaması gerekir.Tom shouldn't spend so much.
Benim en büyük zayıflığım ayakkabılara para harcamak.My biggest weakness is spending money on shoes.
Cephaneyi boşa harcama.Don't waste ammunition.
Cephaneyi boşa harcamayın.Don't waste ammunition.
Cephaneni boşa harcama.Don't waste your ammunition.
Başka bir dili okumak zordur ama zaman harcamaya değer.Studying another language is hard, but worthwhile.
Başkanın kamu harcamalarını düzenleyen bir yasayı imzalanması gerekiyor.The President needs to sign a law regulating public spending.
Paramı boşa harcamak istemiyorum.I don't want to waste my money.
Zamanımı boşa harcamamaya çalışıyorum.I'm trying not to waste my time.
Tom buzun üzerinde çaba harcamadan kaydı.Tom glided across the ice effortlessly.
İhtiyacımız olmayan şeylere para harcamayı bırakmazsak, yakında meteliksiz oluruz.We'll be broke soon if we don't stop spending money on things we don't need.
Savurgan harcamayı kesmemiz gerekiyor.We need to cut wasteful spending.
Parayı hiç harcamadım.I haven't spent any of the money.
Şimdi harcama kesintilerine ihtiyacımız var.We need spending cuts now.
Tom harcamaları hesapladı.Tom calculated the expenses.
Harcamaları düşük tutacağım.I'll keep expenses low.
Vaktini Tom'a yardım etmeye çalışarak harcama.Don't waste your time trying to help Tom.
Tom'u ikna etmeye çalışırken zamanını boşa harcama.Don't waste your time trying to convince Tom.
Onu bizim için birine yaptırmak için ne kadar para harcamak zorunda olacağız?How much money will we have to spend to have someone do that for us?
Bu projeyi tamamlamak için ne kadar para harcamamız gerekiyor?How much more money do we need to spend to complete this project?
Zamanı boşa harcamayı bırak.Stop wasting time.
Tom, parasını istediği gibi harcamakta serbesttir.Tom is free to spend his money any way he wants to.
Tom Mary ile çok zaman harcamaya başladı.Tom has started spending a lot of time with Mary.
Tom onu yaparak boşa vakit harcamadı.Tom wasted no time doing that.
Leyla, Bay Perfect için bekleyerek zaman harcamayı reddetti.Layla refused to waste time waiting around for Mr. Perfect.
Tom o kadar çok para harcamaya istekli değildi.Tom wasn't willing to spend that much money.
Tom o kadar para harcamaya istekli değildi.Tom wasn't willing to spend that much money.
İnsanların zaman harcamak için bilgisayarları kullanmaları çok kötü.It's too bad people use computers to waste time.
Onu yapmaya fazla zaman harcamamayı tercih ederim.I'd rather not spend much time doing that.
Boston'da fazla zaman harcamamayı tercih ederim.I'd rather not spend much time in Boston.
Zamanınızın çoğunu zevk aldığınız bir şeyi yaparak harcamaya çalışmalısınız.You should try spending most of your time doing something you enjoy.
Hayatı koruyun; lütfen suyu boşa harcamayın.Preserve life; please don't waste water.
Sami parasını atlara harcamak istemedi.Sami didn't want to spend his money on horses.
Tom onu yapmak için çok zaman harcamamayı tercih edeceğini söyledi.Tom said he'd rather not spend so much time doing that.
Tom onu yaparak çok zaman harcamamayı tercih ettiğini söyledi.Tom said he'd rather not spend much time doing that.
Bu kadar çok harcamamalıyım.I shouldn't spend so much.
Tom hapiste zaman harcamak istemiyordu.Tom didn't want to spend time in jail.
Ne kadar para harcamayı planlıyorsunuz?How much money do you plan to spend?
Tom'un kazandığı kadar çok para harcamasına gerek yoktu.Tom didn't need to spend as much money as he did.
Tom kazandığı kadar çok para harcamak zorunda değildi.Tom didn't have to spend as much money as he did.
O kadar çok para harcamak istemiyordum.I wasn't willing to spend that much money.
Bunu yaparken biraz vakit harcamalıyım.I need to spend some time doing that.
Tom'a Mary'yi onu yapmaya ikna etmeye çalışarak zamanını boşa harcamamasını tavsiye ettim.I advised Tom not to waste his time trying to convince Mary to do that.
Tom'a zamanını onu yapmaya çalışarak harcamamasını tavsiye ettim.I advised Tom not to waste his time trying to do that.
Onu yaparak zamanımızı boşa harcamamamız gerekirdi.We shouldn't have wasted our time doing that.
Umarım Tom zamanımızı boşa harcamaz.I hope Tom doesn't waste our time.
Büyük olasılıkla Tom, Mary'den daha fazla para harcamak zorunda kalacak.Tom will quite likely have to spend more money than Mary.
Tom'u sana yardım etmesi için ikna etmeye çalışarak zamanını boşa harcama.Don't waste your time trying to convince Tom to help you.
Parayı harcamaktan pişman olma.Don't regret spending the money.
İnsanların zamanını boşa harcamayı sevmiyorum.I don't like wasting people's time.
Tom fazla zaman harcamadı, değil mi?Tom didn't waste much time, did he?
Sanırım bunu yapmaya çalışman için daha fazla zaman harcamana gerek yok.I think you shouldn't spend any more time trying to do that.
Bunu yapmaya çalışmak için daha fazla zaman harcaman gerektiğini sanmıyorum.I don't think you should spend any more time trying to do that.
Tom'la vaktini harcama. Kulağı nasihate tıkalıdır onun.Don't waste your time with Tom. He's immune to good advice.
Sami'nin, zamanını boşa harcamaması gerekir.Sami shouldn't waste his time.
Tom'a sormakla zamanını harcama.Don't waste your time asking Tom.
Tom'a sorarak vaktini boşuna harcama.Don't waste your time asking Tom.
Kalan paramı sadece gerekli işler için harcamalıyım.I must spend my remaining money only on essential things.
Dün 3000 doların üstünde harcamam oldu.I spent over three thousand dollars yesterday.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod