Önemli olan şey, kendiniz yerine başkasına harcamanızdır.Αυτό που έχει πραγματικά σημασία είναι να τα ξοδεύεις για κάποιον άλλο αντί για τον εαυτό σου.
Önemli olan şey, kendiniz yerine başkasına harcamanızdır.Важливо лиш те, що ти витратив їх на когось іншого, а не на себе.
Önemli olan şey, kendiniz yerine başkasına harcamanızdır.Важно то, что потратить их на кого-то другого, а не на себя.
Önemli olan şey, kendiniz yerine başkasına harcamanızdır.Наистина важното е, че си ги похарчил за някой друг вместо за себе си.
Önemli olan şey, kendiniz yerine başkasına harcamanızdır.מה שמשנה הוא שהוצאתם את הכסף על אדם אחר ולא על עצמכם.
Önemli olan şey, kendiniz yerine başkasına harcamanızdır.مايهم حقيقة هو في أنك أنفقت هذا المال على شخص آخر عوضًا عن نفسك
Önemli olan şey, kendiniz yerine başkasına harcamanızdır.だれかのために使ったという事実なのです このような実験を何度やっても
Onlar açlar. Boşa zaman harcamayalım. Hadi.Ball!
Onları çok zaman harcamaları için istihdam etmelisiniz.Anda harus mempekerjakan mereka untuk menghabiskan banyak waktu.
Onları çok zaman harcamaları için istihdam etmelisiniz.E devi assumerli perché lavorino per molto tempo.
Onları çok zaman harcamaları için istihdam etmelisiniz.És nekik sok munkát kell majd elvégezniük.
Onları çok zaman harcamaları için istihdam etmelisiniz.Je moet ze aannemen om heel veel tijd te besteden.
Onları çok zaman harcamaları için istihdam etmelisiniz.오랜 시간을 들여 해결해야했던 문제를
Onları çok zaman harcamaları için istihdam etmelisiniz.Man muss sie einstellen, damit sie viel Zeit hineinstecken.
Onları çok zaman harcamaları için istihdam etmelisiniz.Musisz zatrudnić ich aby poświęcili dużo czasu na wykonywanie zadań.
Onları çok zaman harcamaları için istihdam etmelisiniz.Temos de as contratar para gastarem muito tempo.
Onları çok zaman harcamaları için istihdam etmelisiniz.Tienes que contratarlas para dedicarle mucho tiempo.
Onları çok zaman harcamaları için istihdam etmelisiniz.Trebuie să-i angajezi să sacrifice foarte mult timp.
Onları çok zaman harcamaları için istihdam etmelisiniz.Vous devez les embaucher pour qu'elles y passent beaucoup de temps.
Onları çok zaman harcamaları için istihdam etmelisiniz.Вам нужно, чтобы они тратили много времени на вас.
Onları çok zaman harcamaları için istihdam etmelisiniz.Трябваше да ги назначите да прекарват много време в работа.
Onları çok zaman harcamaları için istihdam etmelisiniz.יש להעסיקם לזמן רב.
Onları çok zaman harcamaları için istihdam etmelisiniz.ينبغي عليك توظيفهم لقضاء الكثير من الوقت.
Onları çok zaman harcamaları için istihdam etmelisiniz.さて、同じ問題を
Onun problemini çözmek için bir dakikamı bile harcamayacağım, çünkü umrumda değil.저는 파란색 제품의 브랜드 매니저의 고충따위는 1분도 생각하지 않습니다.그럴 이유가 없기 때문이죠.
Onun problemini çözmek için bir dakikamı bile harcamayacağım, çünkü umrumda değil.A nebudu investovat ani minutu svého času, abych vyřešil její problém, protože mě to nezajímá.
Onun problemini çözmek için bir dakikamı bile harcamayacağım, çünkü umrumda değil.En ik ga geen minuut investeren om haar probleem op te lossen, omdat het me niets kan schelen.
Onun problemini çözmek için bir dakikamı bile harcamayacağım, çünkü umrumda değil.E non investirò un solo minuto del mio tempo cercando di risolvere il suo problema. Perché non mi interessa.
Onun problemini çözmek için bir dakikamı bile harcamayacağım, çünkü umrumda değil.Et je ne vais pas investir une minute de mon temps à résoudre leur problème, car ça ne m'intéresse pas.
Onun problemini çözmek için bir dakikamı bile harcamayacağım, çünkü umrumda değil.Ich werde nicht eine Minute meiner Zeit verschwenden, um ihr Problem zu lösen, denn das ist mir egal.
Onun problemini çözmek için bir dakikamı bile harcamayacağım, çünkü umrumda değil.I nie zamierzam poświęcić minuty mojego czasu, żeby rozwiązać ich problem. Bo mam to gdzieś.
Onun problemini çözmek için bir dakikamı bile harcamayacağım, çünkü umrumda değil.In ne bom vložil niti minute mojega časa, da bi rešil njen problem, ker me preprosto ne zanima.
Onun problemini çözmek için bir dakikamı bile harcamayacağım, çünkü umrumda değil.Não vou investir um minuto do meu tempo a resolver o seu problema dele, simplesmente porque não quero saber.
Onun problemini çözmek için bir dakikamı bile harcamayacağım, çünkü umrumda değil.Nem fogok akár egy percet is rászánni, hogy megoldjam az ő problémáját, mert nem érdekel.
Onun problemini çözmek için bir dakikamı bile harcamayacağım, çünkü umrumda değil.Och jag lägger inte en minut på att lösa hennes problem, för jag bryr mig inte.
Onun problemini çözmek için bir dakikamı bile harcamayacağım, çünkü umrumda değil.Saya tidak akan menghabiskan waktu untuk melihat yang lain, karena saya tidak peduli.
Onun problemini çözmek için bir dakikamı bile harcamayacağım, çünkü umrumda değil.Và tôi cũng chẳng bỏ ra 1 phút để giải quyết vấn đề của nó. bởi vì tôi không quan tâm.
Onun problemini çözmek için bir dakikamı bile harcamayacağım, çünkü umrumda değil.Και δε θα ξοδέψω ούτε ένα λεπτό για να λύσω το δικό της πρόβλημα. γιατί δε με νοιάζει.
Onun problemini çözmek için bir dakikamı bile harcamayacağım, çünkü umrumda değil.И няма да отделя и минута, за да реша проблема на мениджъра, защото не ме интересува.
Onun problemini çözmek için bir dakikamı bile harcamayacağım, çünkü umrumda değil.И я не собираюсь вкладывать и минуту своего времени в решение их проблем потому, что мне всё равно.
Onun problemini çözmek için bir dakikamı bile harcamayacağım, çünkü umrumda değil.ואני לא מתכוון להשקיע דקה מזמני לפתור את הבעיה שלהם, כיוון שלא איכפת לי.
Onun problemini çözmek için bir dakikamı bile harcamayacağım, çünkü umrumda değil.ولن أقوم باستثمار أي دقيقة من وقتي لأحل لها مشكلتها، لأنني لا أهتم.
Onun problemini çözmek için bir dakikamı bile harcamayacağım, çünkü umrumda değil.だって全然関係ないのですから。 これはハイドレイトという名前の雑誌です。 水についてだけで180ページあります。
Onun üzerine 1 milyon dolar harcama yapıyor ve eski FBI ajanlarını ve결국 이 수수께끼의 내막을 파해치기 위해 100만 달러 이상을 들여
Onun üzerine 1 milyon dolar harcama yapıyor ve eski FBI ajanlarını veהוא בזבז יותר ממיליון דולר ושכר סוכני עבר של האף.בי.איי.
Onun üzerine 1 milyon dolar harcama yapıyor ve eski FBI ajanlarını veوانتهى به الأمر الى انفاق ما يزيد على مليون دولار والاستعانة بموظفين سابقين في مكتب التحقيقات الفيدرالي
Onun üzerine 1 milyon dolar harcama yapıyor ve eski FBI ajanlarını ve元ロンドン警視庁捜査官を雇い 真相を突き止めました
Onu unutamayız. Ben bunu, ülkenin tarihindeki en büyük tekil harcama olarak tanımladım.Definoval jsem to jako největší jednorázový výdaj v historii země.
Onu unutamayız. Ben bunu, ülkenin tarihindeki en büyük tekil harcama olarak tanımladım.Ta primer sem opredelil kot največji izdatek v zgodovini države.
Ortalama harcamadan daha düşükAz átlagosnál kisebb kiadások
Ortalama harcamadan daha düşükCiper, Grčija, Španija
Ortalama harcamadan daha düşükInférieur aux dépenses moyennes
Ortalama harcamadan daha düşükInferior à média das despesas
Ortalama harcamadan daha düşükLagere besteding dan gemiddeld
Ortalama harcamadan daha düşükLägre utgifter än genomsnittet
Ortalama harcamadan daha düşükLavere udgifter end gennemsnittet
Ortalama harcamadan daha düşükNižšie ako priemerné čerpanie
Ortalama harcamadan daha düşükPienempi osuus luontoarvoltaan arvokkaita maatalousalueita
Ortalama harcamadan daha düşükSpesa inferiore alla media
Ortalama harcamadan daha düşükWydatki niższe od średnich