NASA Mars'ı daha fazla anlamak için zaman ve para harcamamalıdır."NASA moet in het bestuderen van Mars tijd noch moeite steken."
NASA Mars'ı daha fazla anlamak için zaman ve para harcamamalıdır."NASA n-ar mai trebui să irosească timp și efort pentru a studia planeta Marte."
NASA Mars'ı daha fazla anlamak için zaman ve para harcamamalıdır."NASA nie powinna marnować czasu na jego badanie."
NASA Mars'ı daha fazla anlamak için zaman ve para harcamamalıdır."NASA tidak seharusnya menghabiskan waktu dan usaha lagi untuk mempelajarinya."
NASA Mars'ı daha fazla anlamak için zaman ve para harcamamalıdır."От НАСА не трябва да харчат време или усилие да изучават повече Марс."
NASA Mars'ı daha fazla anlamak için zaman ve para harcamamalıdır."עוד זמן בלמידה של מאדים."
NASA Mars'ı daha fazla anlamak için zaman ve para harcamamalıdır."أو الوقت على دراسة المريخ مرةً أُخرى
NASA Mars'ı daha fazla anlamak için zaman ve para harcamamalıdır."幸運なことにワシントンのNASA本部の
Ne biz paramızı harcamak, % 57 ücret üzerinde harcanmaktadır.En qué nos gastamos el dinero: un 57% va a los sueldos.
Ne biz paramızı harcamak, % 57 ücret üzerinde harcanmaktadır.Τι ξοδεύουμε τα χρήματά μας για, 57% δαπανάται στους μισθούς.
Nedeni ise basitçe şu ki, böylesine bir enerji ve zamanınızı gerçekten umursamadığınız birine harcamazsınız.Eftersom man kan inte bara ge den typen av energi och lägga ned den tiden om du verkligen inte bryr dig.
Nedeni ise basitçe şu ki, böylesine bir enerji ve zamanınızı gerçekten umursamadığınız birine harcamazsınız.Hiszen egyszerűen nem fektetnéd bele azt a fajta energiát és időt, ha nem számítana igazán!
Nedeni ise basitçe şu ki, böylesine bir enerji ve zamanınızı gerçekten umursamadığınız birine harcamazsınız.Je besteedt dat soort van energie en tijd niet als je er niet echt om geeft.
Nedeni ise basitçe şu ki, böylesine bir enerji ve zamanınızı gerçekten umursamadığınız birine harcamazsınız.Karena Anda tidak akan mengeluarkan energi dan waktu sebanyak itu jika Anda tidak peduli.
Nedeni ise basitçe şu ki, böylesine bir enerji ve zamanınızı gerçekten umursamadığınız birine harcamazsınız.왜냐하면, 만약 여러분이 별 관심이 없다면 그런 에너지와 시간을 쏟겠냐는 것이지요. 그리고 또 우리는
Nedeni ise basitçe şu ki, böylesine bir enerji ve zamanınızı gerçekten umursamadığınız birine harcamazsınız.Parce que vous ne dévouerez pas ce genre d'énergie et de temps si vous ne vous sentez pas concerné.
Nedeni ise basitçe şu ki, böylesine bir enerji ve zamanınızı gerçekten umursamadığınız birine harcamazsınız.Pentru că n-ai depune atâta efort şi timp dacă nu ţi-ar păsa.
Nedeni ise basitçe şu ki, böylesine bir enerji ve zamanınızı gerçekten umursamadığınız birine harcamazsınız.Perché non si investe tutta quell'energia e quel tempo se non per qualcosa a cui si tiene davvero.
Nedeni ise basitçe şu ki, böylesine bir enerji ve zamanınızı gerçekten umursamadığınız birine harcamazsınız.Porque uno simplemente no invierte tanta energía y tiempo si realmente no le importa.
Nedeni ise basitçe şu ki, böylesine bir enerji ve zamanınızı gerçekten umursamadığınız birine harcamazsınız.Protože prostě nemůžete obětovat tolik energie a času, pokud je vám to jedno.
Nedeni ise basitçe şu ki, böylesine bir enerji ve zamanınızı gerçekten umursamadığınız birine harcamazsınız.Weil man einfach nicht diese Art von Energie und Zeit aufbringt, wenn es einen nicht wirklich kümmert.
Nedeni ise basitçe şu ki, böylesine bir enerji ve zamanınızı gerçekten umursamadığınız birine harcamazsınız.Γιατί πολύ απλά δεν αφιερώνεις τόση ενέργεια και χρόνο αν δεν σε νοιάζει.
Nedeni ise basitçe şu ki, böylesine bir enerji ve zamanınızı gerçekten umursamadığınız birine harcamazsınız.Защото просто няма да отдадете цялата тази енергия и време, ако не искате.
Nedeni ise basitçe şu ki, böylesine bir enerji ve zamanınızı gerçekten umursamadığınız birine harcamazsınız.כי אף אחד לא ישקיע אנרגיה וזמן כאלה אלא אם באמת אכפת לו.
Nedeni ise basitçe şu ki, böylesine bir enerji ve zamanınızı gerçekten umursamadığınız birine harcamazsınız.لأنك ببساطة لن تلتزم بهذا النوع من الطاقة والوقت إذا لم تهتم حقًّا.
Nedeni ise basitçe şu ki, böylesine bir enerji ve zamanınızı gerçekten umursamadığınız birine harcamazsınız.割けるものでしょうか それは同時に 我々が考えを切り替える必要があることを意味している
Neyse, bu konuya çok zaman harcamak istemiyorum.Então, é 0 vezes alguma coisa limitada entre 1 e menos 1.
Neyse, bu konuya çok zaman harcamak istemiyorum.Menos todo esto evaluado en 0.
Neyse, bu konuya çok zaman harcamak istemiyorum.Nie chcę się na tym skupiać za bardzo.
Neyse, bu konuya çok zaman harcamak istemiyorum.בכל מקרה, לא נתמקד בזה יותר מידי.
Neyse, bu konuya çok zaman harcamak istemiyorum.على أية حال , أنا لا أريد أن أركز على هذا كثيراً
Neyse, bu konuya çok zaman harcamak istemiyorum.分かりましたか?
Ne zaman güzel bir fikir bulsa, "Bu çok güzel, bunu kesinlikle yapmalıyım. buna bir servet harcamalıyım.À chaque fois qu'il avait une idée, il se disait : " C'est génial, je vais commencer à la construire.
Öğrenci başına harcama, ülkeler arasındaki performans farklılığının yaklaşık yüzde 20'sinden azını açıklıyor.학생 1명당 들인 돈이 겨우 설명할 수 있는 건, 20 퍼센트도 안됩니다. 국가들 간의 성취도 차이에 있어서 말이죠.
Öğrenci başına harcama, ülkeler arasındaki performans farklılığının yaklaşık yüzde 20'sinden azını açıklıyor.De uitgaven per student verklaren voor minder dan 20 procent de prestatievariaties tussen de landen.
Öğrenci başına harcama, ülkeler arasındaki performans farklılığının yaklaşık yüzde 20'sinden azını açıklıyor.Les dépenses par élève n'expliquent que moins de 20 % des variations des performances entre les pays.
Öğrenci başına harcama, ülkeler arasındaki performans farklılığının yaklaşık yüzde 20'sinden azını açıklıyor.O investimento por estudante só explica menos de 20% da variação do desempenho entre países.
Öğrenci başına harcama, ülkeler arasındaki performans farklılığının yaklaşık yüzde 20'sinden azını açıklıyor.Suma wydana na studenta wyjaśnia około, mniej niż 20% porównania rezultatów między krajami.
Öğrenci başına harcama, ülkeler arasındaki performans farklılığının yaklaşık yüzde 20'sinden azını açıklıyor.Витрати на учня лише пояснюють, що ми маємо менш ніж 20 відсотків розриву у показниках країн.
Öğrenci başına harcama, ülkeler arasındaki performans farklılığının yaklaşık yüzde 20'sinden azını açıklıyor.Разница в затратах может объяснить менее чем 20% разницы между качеством образования в разных странах.
Öğrenci başına harcama, ülkeler arasındaki performans farklılığının yaklaşık yüzde 20'sinden azını açıklıyor.ההשקעה לתלמיד מסבירה רק, ובכן, פחות מ-20 אחוז מהבדלי הביצועים בין המדינות.
Öğrenci başına harcama, ülkeler arasındaki performans farklılığının yaklaşık yüzde 20'sinden azını açıklıyor.فنسبة الإنفاق على كل طالب لا تفسر سوى أقل من 20 بالمائة من تفاوت الكفاءة الموجودة بين البلدان.
Öğrenci başına harcama, ülkeler arasındaki performans farklılığının yaklaşık yüzde 20'sinden azını açıklıyor.生徒1人当たりの支出で 説明できるのは 能力差の2割未満です 最もお金をかけている ルクセンブルグも
Ondan, bu uzak hedefler, bu hayaller için vatandaşın vergisini harcamak istemeyebilirler.Затова не считат, че е нужно парите на данъкоплатците да бъдат изхарчени за "витаещи из облаците мечти".
Önemli olan şey, kendiniz yerine başkasına harcamanızdır.Ami igazán számít, hogy másra költötted, és nem magadra.
Önemli olan şey, kendiniz yerine başkasına harcamanızdır.Ce contează cu adevărat e să-i cheltuieşti pentru altcineva şi nu pentru tine.
Önemli olan şey, kendiniz yerine başkasına harcamanızdır.Ce qui importe vraiment est que vous le dépensiez pour quelqu'un d'autre plutôt que pour vous-même.
Önemli olan şey, kendiniz yerine başkasına harcamanızdır.Det der virkelig betyder noget, er at du bruger dem på en anden i stedet for en selv.
Önemli olan şey, kendiniz yerine başkasına harcamanızdır.Kar res šteje, je to, da si denar namesto sebi namenil nekomu drugemu.
Önemli olan şey, kendiniz yerine başkasına harcamanızdır.정말 의미가 있는 것은, 그 돈을 나를 위해 사용한 것이 아니라 남을 위해 사용했다는 겁니다.
Önemli olan şey, kendiniz yerine başkasına harcamanızdır.Liczy się to, że tę sumę przeznacza się kogoś poza sobą.
Önemli olan şey, kendiniz yerine başkasına harcamanızdır.Lo que realmente importa es que lo gastaron en otra persona y no en sí mismos.
Önemli olan şey, kendiniz yerine başkasına harcamanızdır.Melainkan, apakah anda membelanjakan uang itu untuk orang lain darpada untuk diri sendiri.
Önemli olan şey, kendiniz yerine başkasına harcamanızdır.Merkitsevää oli se, että se käytettiin jonkun toisen hyväksi itsen sijaan.
Önemli olan şey, kendiniz yerine başkasına harcamanızdır.Na čem opravdu záleží je to, že utrácíte za někoho jiného a ne za sebe.
Önemli olan şey, kendiniz yerine başkasına harcamanızdır.O que é importante é tê-lo gasto com outra pessoa em vez de o fazermos connosco.
Önemli olan şey, kendiniz yerine başkasına harcamanızdır.Quello che conta veramente è che vengano spesi per qualcun altro invece che per se stessi.
Önemli olan şey, kendiniz yerine başkasına harcamanızdır.Vấn đề là bạn dùng tiền cho người khác thay vì cho bản thân
Önemli olan şey, kendiniz yerine başkasına harcamanızdır.Wel belangrijk is dat je het besteedt aan een ander.
Önemli olan şey, kendiniz yerine başkasına harcamanızdır.Wirklich wichtig ist, dass Sie es für jemand anderen ausgeben anstatt für sich selbst.