Ben çok harcadım.I've spent a lot.
Boş zamanını nasıl harcarsın?How do you spend your free time?
O ölmeden önce, hastanede bir aydan fazla zaman harcadı.Before dying, she spent more than a month in hospital.
Biz Noel hediyeleri için çok fazla harcadık.We spent too much for the Christmas presents.
Zamanınızı harcadığım için özür dilerim.I'm sorry to waste your time.
Harcadığım gerçek miktarı ondan sakladım.I hid the true amount I spent from him.
Bu kadar çok para harcamana gerek yok.There's no need for you to be spending so much money.
Tom ve Mary bütün cumartesi sabahını birlikte harcadılar.Tom and Mary spent all Saturday morning together.
Tom kütüphanede birkaç saat harcadı.Tom spent several hours in the library.
Tom kıyafetlere çok para harcar.Tom spends a lot of money on clothes.
Zamanımı boşa harcamam.I don't waste time.
Mary boşa zaman harcamaz.Mary doesn't waste time.
Onların paralarını boşa harcamıyorum.I don't waste their money.
John fizik problemine cevap bulmak için çaba harcadı.John struggled to find out the answer to the physics problem.
O zamanı boşa harcadı.She wasted time.
Oraya gidip gitmemem zaman harcamaya değer mi bilmiyorum.I don't know whether my going there is worthwhile.
Çocuklar açık havada çok zaman harcadı.The children spent a lot of time in the open air.
O, parasını harcar.She wastes her money.
Tom gibi birinin ayda kaç para harcadığını düşünüyorsun?How much money do you think someone like Tom spends each month?
Siz arkadaşlar ne kadar harcadınız?How much did you guys spend?
Siz beyler ne kadar para harcadınız?How much did you guys spend?
Buna ne kadar harcadın?How much did you spend on this?
Tom bir ayda ne kadar harcar?How much does Tom spend a month?
Buna ne kadar zaman harcamayı planlıyorsun?How much time do you plan to spend on this?
Her gün ev ödevine ne kadar zaman harcarsın?How much time do you spend on homework every day?
Gençken bilgisayarın önünde zaman harcamak yerine seyahat etmelisin.You should travel while you're young instead of spending time in front of the computer.
Bütün paramı harcadım.I've spent all my money.
Oğlunun ne kadar harcadığının farkında mısın?Are you aware of how much money your son has been spending?
Umarım zamanımızı boşa harcamıyorsunuz.I hope you're not wasting our time.
Tom'la takılarak çok zaman harcarım.I spend a lot of time hanging out with Tom.
Boston'da çok zaman harcarım.I spend a lot of time in Boston.
Radyo dinleyerek çok zaman harcarım.I spend a lot of time listening to the radio.
Gitar çalışması yaparak çok zaman harcarım.I spend a lot of time practicing the guitar.
Okuyarak çok zaman harcarım.I spend a lot of time reading.
TV izleyerek çok zaman harcarım.I spend a lot of time watching TV.
Tom'la birlikte çok zaman harcarım.I spend a lot of time with Tom.
Keşke çok fazla zamanı boşa harcamasaydım.I wish I hadn't wasted so much time.
Bize yardım ederek çok fazla zaman harcadığın için teşekkürler.Thanks for spending so much time helping us.
Zamanımızı boşa harcamasan iyi olur.You'd better not be wasting our time.
Tom yaptığı her şeyde istediği kadar zaman harcar.Tom always takes his time in everything he does.
Tom zamanımızı boşa harcadığı için özür diledi.Tom apologized for wasting our time.
Tom'un kesinlikle daha fazla çalışarak zaman harcaması gerekiyor.Tom definitely needs to spend more time studying.
Tom'un çocuklarıyla harcayacak zamanı yoktu.Tom didn't have time to spend with his children.
Tom'un çalışarak daha fazla zaman harcaması gerekiyor.Tom needs to spend more time studying.
Tom boş zamanını çoğunu TV izleyerek harcar.Tom spends most of his free time watching TV.
Tom babasının ona verdiği parayı bira için harcadı.Tom spent the money his father gave him on beer.
Teste hazırlanmak için çok saatler harcadı.He spent countless hours preparing for the test.
Annem parayı boşa harcamamamı öğretti.My mother has taught me not to waste money.
Tom oyunlar oynayarak çok fazla zaman harcar.Tom spends too much time playing games.
Tom bir sürü alakasız ayrıntıları bildirerek zamanımızı boşa harcadı.Tom wasted our time reporting a lot of irrelevant details.
Birlikte çok zaman harcarlar.They spend a lot of time together.
Boston'da çok zaman harcar mısın?Do you spend much time in Boston?
Paramın çoğunu elbiselere, müziğe, filmlere ve arkadaşlarla çıkmaya harcarım.I spend most of my money on clothes, music, movies and going out with friends.
Tom kütüphanede çok zaman harcar.Tom spends a lot of time in the library.
Bir piyano için çok para harcamaya istekliyim.I'm willing to spend a lot for a piano.
Benim harcamak için çok fazlam yok.I don't have much to spend.
Birlikte çok zaman harcadık.We spent a lot of time together.
Tom sanat malzemelerine üç yüz doların üzerinde harcadı.Tom spent over three hundred dollars on art supplies.
Çok hızlı harcayanlar asla zengin olmazlar.Those who spend too fast never grow rich.
Tom ne kadar para harcadığı konusunda yalan söyledi.Tom lied about how much money he spent.