Ana içeriğe geç
Sözlük

harca ile cümle

harca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Hükümetin harcamaları biraz fazladır.The government's expenditures are a bit excessive.
Boşa harcayacak hiç vaktim yok.I don't have any time to waste.
Evde çok zaman harcamam.I don't spend much time at home.
Fransızca çalışarak çok zaman harcamam.I don't spend much time studying French.
Bunun için zamanımı boşa harcamak istemiyorum.I don't want to waste my time on this.
Bu konuda zamanımı boşa harcamak istemiyorum.I don't want to waste my time on this.
Birlikte harcadığımız zamanın tadını çıkarırım.I enjoy the time we spend together.
Ben derecemi bitirmek için iki yıl harcadım.I had two years to finish my degree.
O artık Tom'la zaman harcamak istemiyordu.He didn't want to spend any more time with Tom.
O, Tom'la daha fazla zaman harcamak istemiyordu.She didn't want to spend any more time with Tom.
Bir kavgada harcanan enerji tasarruf edilmelidir.The energy expended in a fight should be saved.
Boşa harcayacak zamanım yok.I have no time to waste.
Bunun tamiriyle uğraşarak çok fazla zaman harcadım.I've spent too much time working on this.
Sadece Tom'un zamanını boşa harcadığını görmekten nefret ediyorum.I just hate to see Tom wasting his time.
Neredeyse üç bin dolardan fazla para harcadım.I just spent over three thousand dollars.
Tom çalışarak çok zaman harcar.Tom spends a lot of time studying.
Zamanımı boşa harcadığımı anlıyorum.I see I'm wasting my time.
Boş zamanımı çocuklarımla harcarım.I spend my free time with my kids.
Bütün dünü Tom'la harcadım.I spent all yesterday with Tom.
Bütün dünü o rapor hakkında çalışarak harcadım.I spent all yesterday working on that report.
Bu formları doldurarak bütün sabahı harcadım.I spent the entire morning filling out these forms.
Bence zaten bir sürü zamanı boşa harcadık.I think we've already wasted too much time.
Bence zamanımızdan yeterince boşa harcadık.I think we've wasted enough of our time.
Bence zamanınızdan yeterince boşa harcadık.I think we've wasted enough of your time.
Para harcamamalıyız.We shouldn't spend money.
Her gün Fransızca çalışarak ne kadar zaman harcarsın?How much time do you spend studying French every day?
Harcamaları kısmaya çalışıyoruz.We're trying to cut down expenses.
Harcamak için çok param yok.I don't have a great deal of money to spend.
Tom bir yemek için bu kadar harcamak istemiyordu.Tom didn't want to spend that much for a meal.
Zamanımı harcamana izin vermeyeceğim.I'm not going to let you waste my time.
Boston'da çok zaman harcadın mı?Have you spent much time in Boston?
Zamanını boşa harcadığımı hissediyorum.I feel that I've wasted your time.
Vaktini boşa harcamanı kast etmedim.I didn't mean to waste your time.
Yeterince zamanımı harcadın.You've wasted enough of my time.
Tom ne kadar harcadığımızı sordu.Tom asked how much we had paid.
Zamanını boşa harcadığım için üzgünüm.I'm sorry I wasted your time.
Zaman harcamayacağım.I'm not going to waste time.
Yeterince zaman harcadık.We've wasted enough time.
Zamanımı boşa harcamıyorum.I'm not wasting my time.
Vaktimi boşa harcadın.You've wasted my time.
İki elle kazan, biriyle harca.Earn with both hands, spend with one.
Yaz tatilini nerede harcamayı planlıyorsun?Where do you plan to spend your summer vacation?
Tom ve Mary planı tartışmaya üç saat harcadılar.Tom and Mary spent three hours discussing the plan.
Tom ve Mary oğullarına çok para harcar.Tom and Mary spend a lot of money on their son.
Bu konuda ne kadar harcama yaptın?How much did you spend on that?
Biz boşa harcandık.We were wasted.
Soruna bir çözüm bulmaya çalışarak saatler harcadık.We spent hours trying to find a solution to the problem.
Paramızı ihtiyacımız olmayan şeyler için boşa harcamamıza gerek yok.We don't need to waste money on things we don't need.
Hayatımın en iyi yıllarını senin hatrın için harcamak istemiyorum.I don't want to waste the best years of my life for your sake.
Vaktimi boşa harcamayacağım.I won't waste my time.
Markku televizyon seyrederek çok fazla zaman harcar.Markku spends a lot of time watching television.
Yaz tatillerimin dörtte üçünden daha fazlasını seyahat ederek harcadım.I spent more than three-fourths of my summer holidays traveling.
Tom Mary'ye zamanını boşa harcamamasını söyledi.Tom told Mary not to waste her time.
Harcanılan bir kuruş çoğunlukla biriktirilen bir kuruştan daha faydalıdır.A penny spent is often more useful than one saved.
Telefonda çok zaman harcadım.I spend a lot of time on the phone.
O, telefonda çok zaman harcar.She spends a lot of time on the phone.
Kocam çok fazla para harcadığımı düşünüyor.My husband thinks I spend too much money.
Kocamın çok fazla para harcadığını düşünüyorum.I think my husband spends too much money.
Yeni bir CD'ye 3000 yen harcadım.I spent 3000 yen on a new CD.
Yeni bir daireyi döşemek büyük harcamalar gerektirir.Furnishing a new apartment requires large expenses.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod