Ana içeriğe geç
Sözlük

harca ile cümle

harca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom, bu kadar çok para harcamamalıydı.Tom shouldn't have spent so much money.
Tom'la zaman harcamayı seviyorum.I love spending time with Tom.
Tatoeba'da çok fazla zaman harcarım.I spend too much time on Tatoeba.
Artık birbirimizin zamanını boşa harcamayalım.Let's not waste any more of each other's time.
Boşa harcanmış zaman telafi edilemez.Wasted time is irretrievable.
Kahkaha olmayan bir gün, boşa harcanmış bir gündür.A day without laughter is a day wasted.
Tom çok zaman harcadı.Tom wasted a lot of time.
Ben bütün maaşımı bir günde harcadım.I spent all my wages in one day.
Bana zamanımı boşa harcadığımı mı söylüyorsun?Are you telling me I'm wasting my time?
Tom bana zamanımı boşa harcadığımı düşündüğünü söyledi.Tom told me he thought I was wasting my time.
"Sana verdiğim paraya ne oldu?" "Onu harcadım.""What happened to the money I gave you?" "I spent it."
Senin zamanını harcadığım için beni affet.Forgive me for wasting your time.
O boşa zaman harcayacak bir insan değil.He's not a man to waste time.
Bütçe bu harcamalar için izin vermez.The budget does not allow for this expenditure.
Bana kalan parayı sadece temel şeyler için harcamalıyım.I must spend the money remaining to me only for essential things.
O, çaba harcamadan ağırlığı kaldırdı.He lifted the weight without effort.
O bu hafta sonu çok para harcadı.He spent a lot of money this weekend.
Zamanımı harcamaya son ver.Stop wasting my time.
Zamanımı boşa harcamayı bırak.Stop wasting my time.
Boşa zaman harcamayı durdurabilir miyiz?Can we stop wasting time?
Sadece 30 dakika boşa harcadık.We just wasted 30 minutes.
Lütfen zamanımı boşa harcama.Please don't waste my time.
Lütfen zamanımızı boşa harcamaktan vazgeç.Please stop wasting our time.
Onu boşa harcamak bir günah olacaktı.It would be a sin to waste it.
Onu düzeltmeye çalışarak boşa zaman harcama.Don't waste time trying to fix it.
Seni bekleyerek tüm sabahı boşa harcadım.I wasted all morning waiting for you.
Tom hakkında konuşarak boşa zaman harcamayalım.Let's not waste time talking about Tom.
Zaten yeterince zamanımı harcadın.You've wasted enough of my time already.
Tom'un fikrini değiştirmeye çalışarak boşa zaman harcamayacağım.I won't waste time trying to change Tom's mind.
Büyükannem her zaman yiyeceği boşa harcamanın bir günah olduğunu söyledi.My grandmother always said it was a sin to waste food.
Değiştiremeyeceğimiz şeyler hakkında konuşarak boşa zaman harcamayalım.Let's not waste time talking about things we can't change.
Bu arabayı çalıştırmaya çalışırken zaten birkaç öğleden sonrayı boşa harcadım.I've already wasted a couple of afternoons trying to get this car running.
Hayat birinden nefret ederek boşa zaman harcamak için çok kısa.Life is too short to waste time hating anyone.
Hiç kimsenin bana paramı nasıl harcayacağımı söylemeye hakkı yok.No one has the right to tell me how I can spend my own money.
Mary yıllar boyunca güzellik ürünlerine binlerce dolar harcadı.Mary has spent thousands of dollars on beauty products over the years.
Tom ve Mary birlikte daha çok zaman harcamaya başladı.Tom and Mary began spending more time together.
Tom istediği kadar zaman harcamak istiyor.Tom likes to take his time.
Tom odasında çalışarak çok zaman harcar.Tom spends a lot of time in his room studying.
Maria, İzlanda tarihini araştırmaya birkaç yıl harcadı.Maria spent several years investigating the history of Iceland.
Bu kadar çok parayı boşa harcamış olmam çok kötü.Too bad I wasted so much money.
Bu kadar çok parayı harcadığıma pişmanım.I regret spending so much money.
Bu kadar çok parayı boşa harcadığım için üzgünüm.I'm sorry I wasted so much money.
Sanırım Tom başka biriyle zaman harcamayı tercih eder.I think Tom would rather be spending time with someone else.
Aptalca şeylere para harcamayı durdurun.Stop spending money on stupid things.
Tom kitaplara çok para harcar.Tom spends a lot of money on books.
Çok harcamak biraz biriktirmekten daha kolay.It's easier to spend a lot than to save a little.
Belki Tom'la bir saat harcamalıyım.Maybe I should spend an hour with Tom.
Çocuklarınla yeterince zaman harcamıyorsun.You don't spend enough time with your children.
Yeni kazandığın parayı boşa harcama!Don't fritter your newly earned money away!
Derslerine çok az bir zaman harcadı.He spent a little time on his lessons.
Yasal harcamalar, aşağı yukarı, ona 9.000 sterline mal oldu.The legal costs set him back something in the order of £9,000.
Maaşını alır almaz onu harcadı.As soon as he received his pay, he spent it.
Bütün paramı aptalca şeylere harcadım.I spent all my money on stupid stuff.
TV izleyerek çok fazla zaman harcamanı sevmiyorum.I don't like you spending so much time watching TV.
Zamanını boşa harcamadığını gördüğüme memnun oldum.I'm glad to see you haven't been wasting your time.
Tom bu öğleden sonra piyano çalışarak bir sürü zaman harcadı.Tom spent a lot of time practicing the piano this afternoon.
Ne kadar az harcarsanız, o kadar çok biriktirirsiniz.The less you spend, the more you save.
Hiçbir şeyi harcamam.I don't waste anything.
Televizyon izlemeye çok fazla zaman harcama.Don't spend so much time watching television.
Ailesi çok fakirdi; bu sebepten, parayı rastgele harcayamıyorlardı.His family was very poor; consequently, they couldn't afford to spend money carelessly.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod