Ana içeriğe geç
Sözlük

harca ile cümle

harca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O, ayda ne kadar harcama yapıyor?How much does she spend per month?
Parasını nasıl harcayacağını bilir.He knows how to spend his money.
İnekler sadece geviş getirerek saatler harcar.Cows spend hours just chewing their cud.
Cep harçlığınızı boşa harcamayın.Don't waste your pocket money.
Görevimi yapmak için çaba harcadım.I endeavored to do my duty.
Yeni köprüye büyük miktarda para harcandı.A large amount of money was spent on the new bridge.
Onunla çok fazla zaman harcadın.You spend too much time with him.
Zamanını boşa harcama.Don't waste your time.
Onu yaparak zamanını boşa harcama.Don't waste your time doing that.
Tom'un zamanını boşa harcama.Don't waste Tom's time.
Bütün haftayı Boston'da harcadım.I spent the whole week in Boston.
Keşke seninle daha fazla zaman harcayabilsem.I wish I could spend more time with you.
Harcamaları paylaşalım.Let's share the expenses.
Oğlunla daha fazla zaman harcamak zorundasın.You have to spend more time with your son.
Ben sadece bir kuruş harcayacağım.I'm just going to spend a penny.
Tom'u beklemek için daha fazla zaman harcayamayız.We can't afford to spend any more time waiting for Tom.
Daha fazla mühimmatı boşa harcamayı göze alamayız.We can't afford to waste any more ammunition.
Yaşamımın geri kalanını Tom'la yaşayarak harcayamam.I can't spend the rest of my life living with Tom.
Zamanını boşa harcadığını görmeye dayanamıyorum.I can't stand to see you wasting your time.
İstediği gibi zaman harcadı.He took his time.
Onunla ilgili ne kadar zaman harcadın?How much time did you spend on it?
Tom akvaryumdaki balıklara bakarak saatler harcadı.Tom spent hours looking at the fish in the tank.
Vaktimiz dar, boşa harcamayalım.Let's not waste what little time we have.
Çok az zamanımız var, onu da boşa harcamayalım.Let's not waste what little time we have.
Bu fırsatı boşa harcamayalım.Let's not waste this opportunity.
Daha fazla parayı boşa harcamayalım.Let's not waste any more money.
Bu şansı boşa harcamayalım.Let's not waste this chance.
Zamanımızı boşa harcamayalım.Let's not waste our time.
Boşa vakit harcamayı durduralım.Let's stop wasting time.
Onu harcamak istemedim.I didn't want to waste it.
Ne kadar harcamak istiyorsun?How much do you want to spend?
Bu kadar zamanı boşa harcamak istemedim.I didn't want to waste so much time.
Tom'la konuşarak vakit harcamak istemiyorum.I don't want to waste time talking to Tom.
Tom muhtemelen o kadar para harcamak istemez.Tom probably doesn't want to spend that much money.
Bunu tekrar yapmaya çalışmak için zamanımı harcamak istemiyorum.I don't want to waste my time trying to do this again.
Zamanını harcamak istemiyorum.I don't want to waste your time.
Hainan'da daha fazla zaman harcaması mümkündür.It's possible he will spend more time in Hainan.
Zaman harcamaya değer bir şey yapacağımızı umuyorum.I hope we're going to do something worthwhile.
Mary ona zamanını boşa harcamamasını söyledi.Mary told him not to waste her time.
Bütün günü bununla harcayamayız.We don't have all afternoon.
Harcama konusundaki tartışma bekliyor.The debate on spending is pending.
Arkadaşımı beklerken tam bir saat harcadım.I've spent an entire hour waiting for my friend.
Tom'la yalnız başıma biraz zaman harcamayı gerçekten istiyorum.I really want to spend some time alone with Tom.
Belki Tom'la yalnız başıma birkaç dakika harcamam gerekir.Maybe I should spend a few minutes with Tom alone.
Tom zamanının çoğunu yalnız harcamayı tercih ediyor gibi görünüyor.Tom seems to prefer spending most of his time alone.
Niçin Tom'la daha çok zaman harcamıyorsun?Why don't you spend more time with Tom?
Niçin Tom'la biraz zaman harcamıyorsun?Why don't you spend some time with Tom?
O, özür dilemek için hiçbir çaba harcamadı.She made no effort to apologize.
Şu andan itibaren, biz daha az para harcamak zorunda kalacağız.From now on, we'll have to spend less money.
Zamanımı boşa harcamak istemedim.I didn't want to waste my time.
Tom boşa zaman harcamaz.Tom doesn't waste time.
Boşa zaman harcamazsın.You don't waste time.
Zamanını boşa harcamayacağım.I won't waste your time.
Tom boşa zaman harcamadı.Tom didn't waste any time.
Tom bir saniye bile boşa harcamadı.Tom didn't waste a second.
Tom tepki vererek zamanı boşa harcamak istemedi.Tom didn't waste time responding.
Boşa zaman harcamıyorsun, değil mi?You don't waste any time, do you?
Onları boşa harcamalarına izin vermeyin..Don't let them go to waste.
Bir servet harcamadan kendinizi şımartabilirsiniz.You can indulge yourself without spending a fortune.
O, parasının hepsini giysilere harcar.She spends all of her money on clothes.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod