Ana içeriğe geç
Sözlük

harca ile cümle

harca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yani hayatımı oraya harcadım.Život ze mě vyprchával.
Bütün günümü İspanyolca öğrenmek için harcamaya başladım.Během této cesty měla možnost plně uplatnit znalost španělského jazyka.
Bu durumun farkında olan İngilizler muhtemel bir savaşı engellemek için çaba harcadılar.Bůh je mi svědkem, že jsme zkusili všechno, co bylo možné, abychom zamezili novou ofensivu.
Ya vergileri artırması ya da harcamaları kesmesi gerekti.Musel však udržet stávající výši příjmů nebo ji dokonce zvednout.
Saniyede 2,7 ton yakıt harcar.Spotřebu měl 22,5 tuny paliva denně.
Binalar enerji harcar.Nemocnice buduje energocentrum.
Aristagoras kış boyunca ayaklanmayı alevlendirmek için çaba harcamıştır.Amursana využil nastávající zimy k reorganizaci sil.
İnsanları bu amaç uğruna harcanabilir birer hedef olarak görürler.Je velkou inspirací pro lidi s podobným osudem.
Kuvvet kolu ne kadar büyükse, yükü kaldırmak için harcanacak kuvvet o kadar az olur.Čím delší rameno, tím menší působící síla je potřeba.
Amerika obeziteyle savaşta yıllık 250.000.000 $ para harcamaktadır.Američany válka proti terorismu stojí 250 milionů dolarů denně.
Kalite değerleri yükselecek, harcamalar azalacaktır.Dlouhodobý majetek se zvýší a peníze se sníží.
Sanayi tesislerin inşaatında 25 milyon ML harcanmıştır (yapılan yatırımların % 89.udur).Její vklad činil 20 milionů Kč (podíl 25%).
Ve aynı zamanda yapımında en çok para harcanan Oyundur.Kromě toho byl i nejproduktivnějším obráncem play off.
Okaliptus ağaçları ise günde ortalama 400 litre su harcadıklarından bataklıkları kurutmada faydalıdırlar.Navíc, ložiska by byla i při průměrné těžbě 3 miliony barelů denně schopna vydávat ropu a živice po 400 let.
Havalimanının yenilenmesi için 110 milyon TL harcanmıştır.Na výstavbu stanice bylo vynaloženo 168 milionů Kčs.
Dönemin parasıyla bunun için 10 milyon TL harcandı.Klub za něj zaplatil 10 milionů liber.
Yaklaşık 1 milyar dolar bu görev için harcandı.Na postavení získal 1 miliardu dolarů.
“Kim Allah yolunda, malından iki şey harcarsa, cennetin kapılarından ‘Allah’ın kulu!Cel care nu are putința aceasta, va posti două luni neîntrerupte, ca semn al căinței cerute de către Dumnezeu.
Bazı sanatçılar yıllarını harcarlar.Unora artiști le ia ani de zile.
Ancak eğitim harcamaları konusunda yine eşitsizlikler mevcuttur.Cu toate acestea, rămâne o inegalitate în cheltuielile pentru educație.
Askeri harcamalar, 2008 yılında GSYİH'nin yaklaşık %2'si olarak gerçekleşmiştir.Cheltuielile militare au reprezentat circa 2,7% din PIB în 2008.
2003 yılı verilerine göre ülke GSYİH'nin %1.5'i askeriyeye harcanmaktadır.Conform statisticilor din 2003, cheltuielile militare constituie 1,5% din PIB al țării.
Speer oldukça fazla kitap okumaya zaman harcamıştır.Speer a dedicat mult timp și energie lecturii.
Kalite değerleri yükselecek, harcamalar azalacaktır.Resursele logistice se nivelează, costurile scad.
Şaklabanlara harcama.Nu confundați cu Gavojdia.
Üyelerin savunma harcamalarının GSYİH'lerinin %2'si kadar olması gerekmektedir.Cheltuielile totale cu apărarea se ridică la 2% din PIB.
Bu da saray harcamalarının artmasına yol açtı.El a început să reducă cheltuielile curții.
Hücreler metabolik etkinliklerini azaltır ve gerekli olmayan hücresel proteinlerini harcarlar.Are loc o reducere a activității metabolice celulare și consumarea proteinelor celulare neesențiale.
Kazandığı az miktarda parayı da barlarda arkadaşlarıyla içerek harcamaktadır.Preferau să cheltuie puținii bani pe care îi câștigau din concertele în cluburi pe alcool.
Oysaki bereket var insanın içine harcanan her şeyde.Iubirea lui cuprinde pe tot ce e om în lume.
Bir kere kalan RS-25D’ler kullanıldığında, daha ucuz ve harcanabilir olanıyla değiştirilirler.VC-25A sunt de așteptat să fie înlocuite, deoarece au devenit mai puțin rentabil să funcționeze.
Devlet, kayda değer hükümet harcamalarıyla ekonomiyi bir ölçüde kontrol eder.Statul controlează o parte din economie, având un nivel substanțial al cheltuielilor guvernamentale.
Reaksiyon ara ürünleri çok basamaklı kimyasal tepkimelerde ara basamaklarda oluşup harcanan ürünlerdir.Bazele folosite și alcoxizii obținuți sunt reactanți chimici foarte sensibili la umezeală.
Hertz aylarını bu araştırmaya harcadı ve gözlemlediği sonuçları raporladı.Jess decide să facă câteva teste ca să afle ce s-a întâmplat cu el.
Restorasyon için harcanan tutar 430,000 Euro'dur. ^Costul redecorării a fost de 430.000 de livre.
Bu verginin amacı kişilerin harcamalarını vergilendirmektir.Scopul taxei este de a descuraja deținerea de autovehicule.
Yaklaşık 1 milyar dolar bu görev için harcandı.A costat în jur de un miliard de dolari, în banii de atunci.
Yüzen otomobil Lotus marka bir aracın modifikasyonu sonucu yaklaşık 2 milyon dolar harcanarak yapılabildi.Conform revistei New Scientist, un asemenea tun laser va costa circa 32 milioane de dolari.
Yapımı için 400 milyon Amerikan doları harcanmıştır.A fost necesară o investiție de 400 milioane de dolari pentru extinderea producției.
Para harcamaktan hoşlanır.Adoră să câștige.
Yani hayatımı oraya harcadım.Eu mi-am dorit sa traiesc.
Kamu harcamaları kısılarak bütçe açıkları daraltılmıştır.O reducere în valoarea banilor cheltuiți este efectul dat de înghețarea bugetului.
Miz’in kemer için rakibi WWE için yıllarını harcamış, emektar Jerry ‘’The King’’ Lawler’dı.Bizzaro World : expresie folosită pentru prima dată de Jerry "The King" Lawler.
O, internette sörf yaparak çok fazla zaman harcar.Ea își petrece prea mult timp navigând pe internet.
Boşa harcayacak bir an bile yok.Nu e timp de pierdut.
Geri kalan giderler ise belediye hizmetlerinin bakımı ve diğer kültür, sanat ve spor harcamalarıdır.Restul cheltuielilor sunt repartizate pentru întreținerea aparatului primăriei, cultură, artă, sport.
Károlyi büyük tasarruf paketleriyle devlet harcamalarını azalttı.Károlyi nagyszabású takarékossági programmal akarta csökkenteni az állami kiadásokat.
Kızıl Ordu, kent nüfusun gıda gereksinimini karşılamak için büyük bir çaba harcadı.A Vörös Hadsereg továbbá komoly erőfeszítéseket tett a lakosság élelmezése érdekében.
Aristagoras kış boyunca ayaklanmayı alevlendirmek için çaba harcamıştır.A tél folyamán Arisztagorasz folytatta a felkelés terjesztését.
Ancak Alman savaş gemileri, ellerindeki mühimmatın %40'ını harcamıştı.A német cirkálók a csata során a lőszerkészletük mintegy felét ellőtték.
Yani hayatımı oraya harcadım.Azért éltem én.
Bu da bol para harcamak demektir.Talán ezért is szeretik annyira a pénzt.
1998 yılında £5.000.000 ekstra bir harcama ile seyirci kapasitesi 35.100'e çıkartıldı.1998-ban plusz 5 millió fontért kibővítették és 35 100 fősre.
Şatoyu ve bahçesini yeniden dekore etmek için yaptığı harcamaların sonu gelmiyordu.Így a rárói kastély felújítására és fenntartására nem akartak pénzt költeni.
Newell Half-Life 2'nin yapımı sürecinde birkaç ayını Steam projesi üzerine yoğunlaşarak harcadı.A Half-Life 2 fejlesztése közben a Steam projekten dolgozott.
Artık Sun İngilizce olarak herkesle konuşmakta ve Jin'in de öğrenmesi için çaba harcamaktadır.Mindenki megdöbben rajta, hogy Sun beszél angolul – beleértve Jin-t is.
Heinrich, sonraki pek çok yıllarını ve politik gücünü Alman sınırlarını sağlamlaştırma yönünde harcadı.Henrik a következő két évet hatalma és határai megszilárdításával töltötte.
Askeri harcamalar, 2008 yılında GSYİH'nin yaklaşık %2'si olarak gerçekleşmiştir.Lettország 2008-ig a katonai költségvetést a GDP 2%-ra kívánja emelni.
Max üç sihirli kurşunu av için harcamış olup vurduğu kuşları av torbasından çıkartır.Max kénytelen utolsó megmaradt töltényét, a varázsgolyót puskájába tenni.
Birçok kimse Eisenhower'ı askeri harcamaları kısıtlamak ve bir uzay programı geliştirememekle suçladı.Eisenhower csökkentette a katonai kiadásokat, és kevesebb pénzt szánt az űrkutatásra.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod