O, okumaya çok zaman harcadı.He spent a lot of his time reading.
Sorunu çözmek için özel bir çaba harcadı.He made a special effort to solve the problem.
Paramı boşa harcadım.I've wasted my money.
Mirasımı çoktan harcadım.I've already spent my inheritance.
Artık daha fazla zaman harcamayı göze alamam.I can't afford to waste any more time.
Tom özür dilemek için hiçbir çaba harcamadı.Tom made no effort to apologize.
Nefesini Tom'la boşa harcama.Don't waste your breath on Tom.
Bu senin büyük şansındı, Tom, ve sen onu harcadın.This was your big chance, Tom, and you blew it.
Bunu harcamak istemiyorum.I don't want to blow it.
Zamanımı seninle boşa harcadığıma inanamıyorum.I can't believe I've wasted my time with you.
Biz şimdi Tom ile zaman harcamak zorundayız.We have to spend time with Tom now.
Tom gereğinden daha fazla para harcamadı.Tom spent no more money than was necessary.
Tom anahtarlarını aramak için üç saatten fazla harcadı ama onları hâlâ bulamadı.Tom spent over three hours looking for his keys, but still couldn't find them.
Boston'da çok zaman harcadığını düşünüyorum.I think you've been spending too much time in Boston.
Bunun için çok para harcamamalıydım.I shouldn't have paid so much money for this.
Bu kadar çok para harcamamalıydım.I shouldn't have spent so much money.
Paramı harcamayı bırak.Stop spending my money.
Nefesini boşa harcama.Don't waste your breathe.
Kazandığından daha fazla para harcamamalısın.You should not spend more money than you earn.
Kazandığınızdan daha fazla para harcamamalısınız.You shouldn't spend more money than you earn.
Kazandığından fazla harcamaman gerekir.You shouldn't spend more than you earn.
Yaptığım şeyin zaman harcamaya değer olduğunu düşünüyorum.I think what I'm doing is worthwhile.
İşte daha çok zaman harcamam gerekiyor.I need to spend more time at work.
Paralarını iyi harcadılar.They've spent their money well.
Hiçbir şeyin boşa harcanmadığından emin olalım.Let's make sure nothing is wasted.
Günü Tom'la harcamaktan zevk alacağını biliyorum.I know you'll enjoy spending the day with Tom.
Tom çalışarak kütüphanede saatler harcar.Tom spends hours in the library studying.
O yerinde harcanmış paraydı.That was money well spent.
Her ay gıdaya ne kadar para harcarsın?How much do you spend on food every month?
Tom bütün parasını harcadı.Tom has spent all his money.
Tom onun bütün parasını harcadığını öğrendiğinde Mary'nin ne söyleyeceğini merak ediyordu.Tom wondered what Mary would say when she found out he'd spent all their money.
Tom Mary ile konuşarak zamanını boşa harcamadı.Tom didn't waste his time talking to Mary.
Tom Mary ile daha fazla vakit harcamak istemiyordu.Tom didn't want to spend any more time with Mary.
Tom büyük annesiyle çok zaman harcardı.Tom used to spend a lot of time with his grandmother.
İşte daha az zaman ve ailemle daha çok zaman harcamam gerekiyor.I need to spend less time at work and more time with my family.
Tom Fransızca çalışırken benim harcadığımdan daha az zaman harcıyor.Tom spends less time studying French than I do.
O, ona verdiğim tüm parayı harcadı.She spent all the money I gave her.
Muhtemelen Tom'la biraz zaman harcamaya gitmeliyim.I should probably go and spend some time with Tom.
Muhtemelen Tom'la biraz zaman harcamalıyım.I should probably spend some time with Tom.
Kumarhanelerde çok zaman harcadım.I've spent a lot of time in casinos.
Tom'u ikna etmeye çalışarak zamanımı boşa harcadığımı biliyordum.I knew I was wasting my time trying to convince Tom.
Evi temizlerken harcamam gerekenden daha fazla zaman harcamak istemiyorum.I don't want to spend more time cleaning the house than I need to.
Erkek çocukları ev ödevleri için kız çocuklarından daha az zaman harcar.Boys spend less time on homework than girls.
Erkekler video oyunları oynayarak kızlardan daha fazla zaman harcar.Boys spend more time playing video games than girls.
Erkekler bilgisayar ve internet üzerinde kızlardan daha fazla vakit harcarlar.Boys spend more time than girls on the computer and the Internet.
Yaz mevsiminizi nerede harcadınız?Where did you spend your summer?
Zamanın bolsa, dil öğrenmek için para harcamana gerek yok.If you have a lot of time, you don't have to spend money to learn a language.
Para harcamak seni mutlu eder mi?Does spending money make you happy?
Para harcamak beni mutlu etmez ama bir şeyler almak eder.Spending money doesn't make me happy, but buying things does.
Tom'un sana verdiği parayı zaten harcadın mı?Have you already spent the money Tom gave you?
Tom okumaya çok zaman harcar.Tom spends a lot of time reading.
Tom okuyarak çok zaman harcar.Tom spends a lot of time reading.
Tom Mary'nin Fransızca çalışarak zamanını boşa harcadığını düşündü.Tom thought Mary was wasting her time studying French.
Tom benim harcadığımın üç katı kadar çok harcadı.Tom spent three times as much as I did.
Tom benim harcadığımın iki katı kadar çok harcadı.Tom spent twice as much as I did.
Bilgisayarda ne kadar zaman harcarsın?How much time do you spend on a computer?
Giysilere ne kadar para harcarsın?How much money do you spend on clothes?
Orada saatler harcardık.We used to spend hours over there.
Biz orada saatler harcardık.We used to spend hours there.
Üçümüz birlikte çok zaman harcarız.The three of us spend a lot of time together.