Ana içeriğe geç
Sözlük

hara ile cümle

hara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.Împăratul Ahaşveroş a pus un bir asupra ţării şi asupra ostroavelor mării.
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.In kralj Ahasver je naložil davek zemlji in otokom na morju.
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.아하수에로왕이 그 본토와 바다 섬들로 공을 바치게 하였더라
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.Kong Ahasverus lagde Skat på Fastlandet og Kystlandene.
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.Kong Ahasverus la skatt på fastlandet og på øene i havet.
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.Kuningas Ahasveros saattoi työveron alaisiksi sekä mannermaan että merensaaret.
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.Le roi Assuérus imposa un tribut au pays et aux îles de la mer.
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.Och konung Ahasveros tog skatt både av fastlandet och av öarna i havet.
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.O rei Assuero impôs tributo � terra e �s ilhas do mar.
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.Potem ułożył król Aswerus podatek na ziemię swoję, i na wyspy morskie.
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.Potom uložil kráľ Ahasver daň na zem a na ostrovy mora.
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.Potom uložil král Asverus daň na zemi i na ostrovy mořské.
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.Und der König Ahasveros legte Zins aufs Land und auf die Inseln im Meer.
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.Vua A-suê-ru bắt xứ và các cù lao của biển nộp thuế.
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.Vua A-suê-ru bắt xứ và các cù_lao của biển nộp thuế .
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.Και επεβαλεν ο βασιλευς Ασσουηρης φορον επι την γην και τας νησους της θαλασσης.
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.И цар Асуир наложи данък на земята и на морските острови.
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.Потом наложил царь Артаксеркс подать на землю и на острова морские.
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.וישם המלך אחשרש מס על הארץ ואיי הים׃
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.ووضع الملك احشويروش جزية على الارض وجزائر البحر.
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.亞 哈 隨 魯 王 使 旱 地 和 海 島 的 人 民 都 進 貢
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.亞哈隨魯 王 使 旱地 和 海島 的 人民 都 進貢
Lütfen ,sehri fazla harap etme!Älkää tuhotko kaupunkia.
Lütfen ,sehri fazla harap etme!Du må ikke ødelægge hele byen.
Lütfen ,sehri fazla harap etme!Förstör inte hela staden!
Lütfen ,sehri fazla harap etme!Nie roznieś nam całego miasta!
Lütfen ,sehri fazla harap etme!¡No se cargue la ciudad!
Lütfen ,sehri fazla harap etme!Per favore, non danneggi troppo la città!
Lütfen ,sehri fazla harap etme!Por favor, não destrua tanto a cidade!
Lütfen ,sehri fazla harap etme!Μην καταστρέφετε όλη την πόλη!
Lütfen ,sehri fazla harap etme!Не надо так уж сильно разрушать город!
Mayalı harabeleri olan Copani Honduras'tı.온두라스 코판에 있는 마야 유적지였습니다.
Mayalı harabeleri olan Copani Honduras'tı.là tàn dư Mayan ở Copan, Honduras.
Mayalı harabeleri olan Copani Honduras'tı.Ostatnio zawitałam do ruin miasta Majów, Copán, w Hondurasie.
Mayalı harabeleri olan Copani Honduras'tı.היה חורבות המאיה של קופאן, הונדורס.
Mayalı harabeleri olan Copani Honduras'tı.كان أطلال المايا في كوبان، هندوراس.
Mayalı harabeleri olan Copani Honduras'tı.これは本堂の中にある考古学通路の中で撮りました
Mezarlıkta oturur, Gizli yerlerde geceler, Domuz eti yerler; Kaplarında haram et var.그들이 무덤 사이에 앉으며 은밀한 처소에서 지내며 돼지 고기를 먹으며 가증한 물건의 국을 그릇에 담으면서
Mezarlıkta oturur, Gizli yerlerde geceler, Domuz eti yerler; Kaplarında haram et var.Mely a sírokhoz ül, és a barlangokban hál, a disznóhúst eszi, és fertelmes leves van tálaiban,
Mezarlıkta oturur, Gizli yerlerde geceler, Domuz eti yerler; Kaplarında haram et var.ngồi trong mồ mả, trọ trong nơi kín, ăn thịt heo, đựng nước của vật gớm ghiếc trong khí mạnh nó,
Mezarlıkta oturur, Gizli yerlerde geceler, Domuz eti yerler; Kaplarında haram et var.ngồi trong mồ_mả , trọ trong nơi kín , ăn thịt heo , đựng nước của vật gớm_ghiếc trong khí mạnh nó ,
Mezarlıkta oturur, Gizli yerlerde geceler, Domuz eti yerler; Kaplarında haram et var.сидит в гробах и ночует в пещерах; ест свиное мясо, и мерзкое варево в сосудах у него;
Mezarlıkta oturur, Gizli yerlerde geceler, Domuz eti yerler; Kaplarında haram et var.הישבים בקברים ובנצורים ילינו האכלים בשר החזיר ופרק פגלים כליהם׃
Mezarlıkta oturur, Gizli yerlerde geceler, Domuz eti yerler; Kaplarında haram et var.يجلس في القبور ويبيت في المدافن يأكل لحم الخنزير وفي آنيته مرق لحوم نجسة.
Mezarlıkta oturur, Gizli yerlerde geceler, Domuz eti yerler; Kaplarında haram et var.在 墳 墓 間 坐 著 、 在 隱 密 處 住 宿 、 喫 豬 肉 、 他 們 器 皿 中 有 可 憎 之 物 作 的 湯
Mezarlıkta oturur, Gizli yerlerde geceler, Domuz eti yerler; Kaplarında haram et var.在 墳墓間 坐 著 、 在 隱密處 住宿 、 喫 豬肉 、 他 們 器皿 中 有 可憎 之 物 作 的湯
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.A bătut pe Moabiţi, şi Moabiţii au fost supuşi lui David şi i-au plătit un bir.
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.A Moábitákat is megveré; és a Moábiták Dávidnak adófizetõ szolgái lettek.
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.Auch schlug er die Moabiter, daß die Moabiter David untertänig wurden und Geschenke brachten.
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.Daud juga mengalahkan orang Moab sehingga mereka takluk dan membayar upeti kepadanya
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.Fremdeles slog han Moabiterne; og Moabiterne blev Davids skatskyldige Undersåtter.
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.Han slog ock moabiterna; så blevo moabiterna David underdåniga och förde till honom skänker.
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.Han slo også moabittene, og moabittene blev Davids tjenere og måtte svare ham skatt.
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.Hän voitti myös mooabilaiset, ja niin mooabilaiset tulivat Daavidin veronalaisiksi palvelijoiksi.
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.Il battit les Moabites, et les Moabites furent assujettis à David et lui payèrent un tribut.
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.또 모압을 치매 모압 사람이 다윗의 종이 되어 조공을 바치니라
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.Người cũng đánh Mô-áp ; dân Mô-áp bèn phục_dịch Ða - vít , và tiến_cống cho người .
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.Người cũng đánh Mô-áp; dân Mô-áp bèn phục dịch Ða-vít, và tiến cống cho người.
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.Porazil aj Moába, a tak boli Moabiti služobníkmi Dávidovi, donášajúcimi dary-poplatky.
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.Porazil je tudi Moaba; in Moabci so postali podložni Davidu in so prinašali darove.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod