Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.Porazil také i Moábské, a učiněni jsou Moábští služebníci Davidovi, a dávali jemu plat.
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.Poraził też Moabczyki, i byli Moabczyki sługami Dawidowymi, przynosząc mu hołd.
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.Quindi sconfisse i Moabiti, che divennero sudditi e tributari di Davide
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.Também derrotou os moabitas, e estes lhe ficaram sujeitos, pagando-lhe tributos.
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.También derrotó a los moabitas, y los moabitas fueron hechos siervos de David y le llevaban tributo
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.Και επαταξε τους Μωαβιτας, και εγειναν οι Μωαβιται δουλοι του Δαβιδ υποτελεις.
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.Он поразил также Моавитян, – и сделались Моавитяне рабами Давида, принося ему дань.
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.Порази и моавците; и моавците станаха Давидови слуги и плащаха данък.
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.ויך את מואב ויהיו מואב עבדים לדויד נשאי מנחה׃
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.وضرب موآب فصار الموآبيون عبيدا لداود يقدمون هدايا.
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.又 攻 打 摩 押 、 摩 押 人 就 歸 服 大 衛 、 給 他 進 貢
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.又 攻打 摩押 、 摩押人 就 歸服 大衛 、 給 他 進貢
Monrovya gibi savaştan harap olmuş yerlerde insanlar doğrudan size geliyor.An kriegszerrütteten Orten wie Monrovia kommen die Leute geradewegs auf einen zu.
Monrovya gibi savaştan harap olmuş yerlerde insanlar doğrudan size geliyor.Dans des endroits déchirés par la guerre comme Morovia, les gens viennent droit vers vous.
Monrovya gibi savaştan harap olmuş yerlerde insanlar doğrudan size geliyor.Di tempat yang dilanda perang seperti Monrovia, orang-orang langsung datang pada kami.
Monrovya gibi savaştan harap olmuş yerlerde insanlar doğrudan size geliyor.Em locais de guerra como Monróvia, as pessoas vinham diretamente ter contigo.
Monrovya gibi savaştan harap olmuş yerlerde insanlar doğrudan size geliyor.En lugares asolados por la guerra como Monrovia las personas vienen directamente a uno.
Monrovya gibi savaştan harap olmuş yerlerde insanlar doğrudan size geliyor.Háború dúlta helyeken, mint Monrovia, az emberek egyenesen hozzád jönnek.
Monrovya gibi savaştan harap olmuş yerlerde insanlar doğrudan size geliyor.În locuri sfâşiate de războaie ca Monrovia, oamenii veneau direct la noi.
Monrovya gibi savaştan harap olmuş yerlerde insanlar doğrudan size geliyor.In oorlogsgebieden zoals Monrovia komen mensen meteen naar je toe.
Monrovya gibi savaştan harap olmuş yerlerde insanlar doğrudan size geliyor.In posti devastati dalla guerra, tipo Monrovia, la gente viene subito da te.
Monrovya gibi savaştan harap olmuş yerlerde insanlar doğrudan size geliyor.Monrovia같이 전쟁으로 피폐해진 곳에서 사람들이 곧장 다가옵니다.
Monrovya gibi savaştan harap olmuş yerlerde insanlar doğrudan size geliyor.Ở những nơi bị chiến tranh tàn phá như Monrovia, những người dân tới bắt chuyện với bạn.
Monrovya gibi savaştan harap olmuş yerlerde insanlar doğrudan size geliyor.Ve válkou poznamenaných místech jako Monrovia, lidé přijdou přímo za tebou.
Monrovya gibi savaştan harap olmuş yerlerde insanlar doğrudan size geliyor.Vo vojnou spustošených miestach ako je Monrovia ľudia chodia priamo k vám.
Monrovya gibi savaştan harap olmuş yerlerde insanlar doğrudan size geliyor.W miejscach dotkniętych wojną jak Monrovia byliśmy oblegani przez ludzi.
Monrovya gibi savaştan harap olmuş yerlerde insanlar doğrudan size geliyor.Σε κατεστραμμένα από τον πόλεμο μέρη όπως η Μονρόβια, οι άνθρωποι έρχονται κατευθείαν σε σένα.
Monrovya gibi savaştan harap olmuş yerlerde insanlar doğrudan size geliyor.В горячих точках, как Монровия, люди просто сразу к тебе подходят.
Monrovya gibi savaştan harap olmuş yerlerde insanlar doğrudan size geliyor.В места, раздирани от войни, като Монровия хората идват директно при теб.
Monrovya gibi savaştan harap olmuş yerlerde insanlar doğrudan size geliyor.במקומות שסועי קרבות כמו מונרוביה, אנשים הגיעו ישר אלינו.
Monrovya gibi savaştan harap olmuş yerlerde insanlar doğrudan size geliyor.في مناطق نزاع مسلح مثل مونوروفيا, ياتي الناس مباشرة اليك.
Monrovya gibi savaştan harap olmuş yerlerde insanlar doğrudan size geliyor.人々はまっすぐにやってきて 何をしてるのか知りたがります
Monrovya gibi savaştan harap olmuş yerlerde insanlar doğrudan size geliyor.系好似蒙羅維亞啲戰火紛飛嘅地方, 啲人會直接走到你面前。
Myanmar'da Deprem 200'den Fazla Antik Tapınağı Harap EttiPHOTOS : Un tremblement de terre détruit plus de 200 temples antiques en Birmanie
Myanmar'da Deprem 200'den Fazla Antik Tapınağı Harap EttiTerremoto destruye más de 200 templos antiguos en Myanmar
Myanmar'da Deprem 200'den Fazla Antik Tapınağı Harap EttiUn forte terremoto ha distrutto più di 200 antichi templi in Myanmar
Myanmar'da Deprem 200'den Fazla Antik Tapınağı Harap EttiΣεισμός καταστρέφει πάνω από 200 αρχαίους ναούς στη Μυανμάρ
Myanmar'da Deprem 200'den Fazla Antik Tapınağı Harap EttiЗемлетрясение уничтожило более 200 древних храмов в Мьянме
Nesin sen, haraççı mı?Agora, dedicas-te à extorsão?
Nesin sen, haraççı mı?Cosa sei? Un artista di strada?
Nesin sen, haraççı mı?Er du nu blevet en tigger?
Nesin sen, haraççı mı?-Mikä huijari sinä olet?
Nesin sen, haraççı mı?Pressar du mig på pengar?
Nesin sen, haraççı mı?¿Te has convertido en un ladronzuelo o qué?
Nesin sen, haraççı mı?Teraz wymuszasz pieniądze?
Nesin sen, haraççı mı?Εκβιαστής είσαι;
Nesin sen, haraççı mı?Ты кто? Вымогатель?
Ne tuhaftır ki, hararetle tartışılan konu kadınlara meme yoğunluklarını söylesek mi söylemesek mi.Bola som ohromená, že tam bola vášnivá debata o tom, či by sme mali ženám hovoriť, akú majú hustotu prsníkov.
Ne tuhaftır ki, hararetle tartışılan konu kadınlara meme yoğunluklarını söylesek mi söylemesek mi.Byłam zdumiona burzliwą dyskusją na temat tego, czy należy informować kobiety o gęstości ich piersi.
Ne tuhaftır ki, hararetle tartışılan konu kadınlara meme yoğunluklarını söylesek mi söylemesek mi.És megdöbbentett, hogy parázs vita folyt arról, hogy közöljük-e a nőkkel mennyi az emlősűrűségük.
Ne tuhaftır ki, hararetle tartışılan konu kadınlara meme yoğunluklarını söylesek mi söylemesek mi.그 자리에서 참석자들이 여성들에게 유방치밀도를 통지해야 하는지에 관한 열띤 토론이 벌어진 것을 보고 어안이 벙벙했습니다.
Ne tuhaftır ki, hararetle tartışılan konu kadınlara meme yoğunluklarını söylesek mi söylemesek mi.Ohromilo mě, že tam byla velmi živá debata o tom, zda se má ženám říci, jaká je hustota jejich prsu.
Ne tuhaftır ki, hararetle tartışılan konu kadınlara meme yoğunluklarını söylesek mi söylemesek mi.И я была поражена, что там был горячий диспут о том, должны ли мы информировать женщин о плотности их груди.
Ne tuhaftır ki, hararetle tartışılan konu kadınlara meme yoğunluklarını söylesek mi söylemesek mi.І мене приголомшила палка дискусія щодо того, чи варто говорити жінкам, яка в них щільність молочних залоз.
Ne tuhaftır ki, hararetle tartışılan konu kadınlara meme yoğunluklarını söylesek mi söylemesek mi.והייתי המומה שהיה דיון לוהט לגבי האם עלינו לספר לנשים מה דחיסות השד שלהן.
Ne tuhaftır ki, hararetle tartışılan konu kadınlara meme yoğunluklarını söylesek mi söylemesek mi.وقد تفاجئت بوجود جدال محدوم حول اذا ما كان يجب اخبار النساء عن تصنيف كثافة الثدي الخاص بهن
Ne tuhaftır ki, hararetle tartışılan konu kadınlara meme yoğunluklarını söylesek mi söylemesek mi.激しい議論が交わされた事に 私は驚きました 当然 知らせるべきです
Ne yazık ki, aşağıda göreceğiniz üzere yıkım bir okulun harap olmasıyla sınırlı değildi.Por desgracia, la devastación no se limitó a una sola escuela como verá a continuación.
Nijerya'da Boko Haram, Somali'de Al-Shabaab... Hepsi Usame Bin Ladin'e hürmetlerini sunuyorlar.Al Shabaad -- et ils rendent tous hommage à Oussama Ben Laden.
Nijeryalı Şarkıcının Boko Haram'a MesajıDiese nigerianische Sängerin hat eine Nachricht für Boko Haram