Ana içeriğe geç
Sözlük

hara ile cümle

hara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Gizonlu Haşemin oğulları, Hararlı Şage oğlu Yonatan,die Kinder Hasems, des Gisoniters; Jonathan, der Sohn Sages, der Harariter;
Gizonlu Haşemin oğulları, Hararlı Şage oğlu Yonatan,dos filhos de Hasem, o gizonita: Jônatas, filho de Sage, o hararita;
Gizonlu Haşemin oğulları, Hararlı Şage oğlu Yonatan,Gisonbeli Hásem fiai: Jonathán, Hararitbeli Ságé fia.
Gizonlu Haşemin oğulları, Hararlı Şage oğlu Yonatan,gisonilainen Bene-Haasem; hararilainen Joonatan, Saagen poika;
Gizonlu Haşemin oğulları, Hararlı Şage oğlu Yonatan,gisoniten Bene-Hasem; harariten Jonatan, Sages son;
Gizonlu Haşemin oğulları, Hararlı Şage oğlu Yonatan,gisonitten Bene-Hasem; hararitten Jonatan, sønn av Sage;
Gizonlu Haşemin oğulları, Hararlı Şage oğlu Yonatan,Guniten Jasjen; Harariten Jonatan, Sjammas, Søn;
Gizonlu Haşemin oğulları, Hararlı Şage oğlu Yonatan,Iasen di Gun, Giònata figlio di Saghe, di Charar
Gizonlu Haşemin oğulları, Hararlı Şage oğlu Yonatan,기손 사람 하셈의 아들들과 하랄 사람 사게의 아들 요나단과
Gizonlu Haşemin oğulları, Hararlı Şage oğlu Yonatan,los hijos de Hasem el gizonita; Jonatán hijo de Sage el hararita
Gizonlu Haşemin oğulları, Hararlı Şage oğlu Yonatan,sinovi Hasema Gizonca, Jonatan, sin Sageja Hararovca,
Gizonlu Haşemin oğulları, Hararlı Şage oğlu Yonatan,Synové Chasem Gizonského, Jonatan syn Sage Hararského,
Gizonlu Haşemin oğulları, Hararlı Şage oğlu Yonatan,synovia Hášema Gizonského, Jonatán, syn Šageho, Harársky;
Gizonlu Haşemin oğulları, Hararlı Şage oğlu Yonatan,Synowie Asema Gisończyka: Jonatan, syn Sagii, Hororczyk;
Gizonlu Haşemin oğulları, Hararlı Şage oğlu Yonatan,οι υιοι του Ασημ του Γιζονιτου, Ιωναθαν ο υιος του Σαγη ο Αραριτης,
Gizonlu Haşemin oğulları, Hararlı Şage oğlu Yonatan,синовете на Асима гизонеца, Ионатан син на арареца Сагий,
Gizonlu Haşemin oğulları, Hararlı Şage oğlu Yonatan,Сыновья Гашема Гизонитянина: Ионафан, сын Шаге, Гараритянин;
Gizonlu Haşemin oğulları, Hararlı Şage oğlu Yonatan,בני השם הגזוני יונתן בן שגה ההררי׃
Gizonlu Haşemin oğulları, Hararlı Şage oğlu Yonatan,بنو هاشم الجزوني يوناثان بن شاجاي الهراري
Gizonlu Haşemin oğulları, Hararlı Şage oğlu Yonatan,基 孫 人 哈 深 的 眾 子 、 哈 拉 人 沙 基 的 兒 子 約 拿 單
Gizonlu Haşemin oğulları, Hararlı Şage oğlu Yonatan,基孫人 哈 深的 眾子 、 哈拉人 沙基 的 兒子 約拿單
Godtfred tek başına kalmıstı ve LEGO'daki diger bir yangın sayesinde birsürü ahsap urunler harap olmustu.Godtfred bleef alleen achter en hij onderging nog een brand die de hele houtproductie van Lego vernielde.
Godtfred tek başına kalmıstı ve LEGO'daki diger bir yangın sayesinde birsürü ahsap urunler harap olmustu.Godtfred został sam. Musiał przetrwać kolejny pożar, który zniszczył większość drewnianych produktów.
Godtfred tek başına kalmıstı ve LEGO'daki diger bir yangın sayesinde birsürü ahsap urunler harap olmustu.Mas a família gerenciou isso e eles tiveram muita comida no Natal.
Görkemli ormanıyla verimli tarlaları, Ölümcül bir hastalığa yakalanmış insan gibi Tümüyle harap olacak.Az õ erdejének és kertjének ékességét pedig lelkétõl mind testéig megemészti, és lesorvad, mint a sorvadozó;
Görkemli ormanıyla verimli tarlaları, Ölümcül bir hastalığa yakalanmış insan gibi Tümüyle harap olacak.hans Skovs og Frugthaves Herlighed skal den rydde Rub og Stub, og han bliver som en syg, der hentæres.
Görkemli ormanıyla verimli tarlaları, Ölümcül bir hastalığa yakalanmış insan gibi Tümüyle harap olacak.그 삼림과 기름진 밭의 영광이 전부 소멸되리니 병인이 점점 쇠약하여감 같을 것이라
Görkemli ormanıyla verimli tarlaları, Ölümcül bir hastalığa yakalanmış insan gibi Tümüyle harap olacak.Va arde, trup şi suflet, strălucirea pădurii şi cîmpiilor lui, de va fi ca un bolnav, care cade în leşin.
Görkemli ormanıyla verimli tarlaları, Ölümcül bir hastalığa yakalanmış insan gibi Tümüyle harap olacak.и славный лес его и сад его, от души до тела, истребит; и он будет, как чахлый умирающий.
Görkemli ormanıyla verimli tarlaları, Ölümcül bir hastalığa yakalanmış insan gibi Tümüyle harap olacak.וכבוד יערו וכרמלו מנפש ועד בשר יכלה והיה כמסס נסס׃
Görkemli ormanıyla verimli tarlaları, Ölümcül bir hastalığa yakalanmış insan gibi Tümüyle harap olacak.ويفني مجد وعره وبستانه النفس والجسد جميعا. فيكون كذوبان المريض.
Görkemli ormanıyla verimli tarlaları, Ölümcül bir hastalığa yakalanmış insan gibi Tümüyle harap olacak.又 將 他 樹 林 、 和 肥 田 的 榮 耀 、 全 然 燒 盡 . 好 像 拿 軍 旗 的 昏 過 去 一 樣
Görkemli ormanıyla verimli tarlaları, Ölümcül bir hastalığa yakalanmış insan gibi Tümüyle harap olacak.又 將 他 樹林 、 和 肥田 的 榮耀 、 全然 燒盡 . 好像 拿 軍旗 的 昏過 去 一樣
Harabe halindeki bu manastıra doğru yürüyen bir sıra insan var, ve bu insanlar bir tabut taşıyorlar.و موكب من الرهبان يدخل هذا الدير المتدمر حاملً كفن
Harabelerdeki tapınağın duvar resminin bir parçası.È la parte di un murale che si trovava tra le rovine del tempio.
Harabelerdeki tapınağın duvar resminin bir parçası.É parte do mural do templo que estava em ruínas.
Harabelerdeki tapınağın duvar resminin bir parçası.Es parte del mural del templo que estaba en las ruinas.
Harabelerdeki tapınağın duvar resminin bir parçası.Ne ovat raunioiden temppelin seinämaalauksesta.
Harabelerdeki tapınağın duvar resminin bir parçası.Это часть стенной росписи из развалин храма.
Harabelerin bir kısmının burada oluşunun nedeni kanıtlardan kurtulmaktı, değil mi?Alcune delle rovine si trovano qui dentro per eliminare le prove, non è così?
Harabelerin bir kısmının burada oluşunun nedeni kanıtlardan kurtulmaktı, değil mi?La razón por la que parte de las ruinas están aquí es para deshacerse de las pruebas, ¿verdad?
Harabelerin bir kısmının burada oluşunun nedeni kanıtlardan kurtulmaktı, değil mi?Nogle af ruinerne er vel herinde for at skjule beviserne?
Harabelerin bir kısmının burada oluşunun nedeni kanıtlardan kurtulmaktı, değil mi?O motivo pelo qual parte das ruínas estão aqui foi para não haver provas, não foi?
Harabelerin bir kısmının burada oluşunun nedeni kanıtlardan kurtulmaktı, değil mi?Osa raunioista on täällä- -jotta todisteista olisi päästy eroon.
Harabelerin bir kısmının burada oluşunun nedeni kanıtlardan kurtulmaktı, değil mi?Powodem, dla którego część ruin jest tu, było zacieranie śladów, tak?
Harabelerin bir kısmının burada oluşunun nedeni kanıtlardan kurtulmaktı, değil mi?Vissa av ruinerna är väl här för att sopa undan bevisen?
Harabelerin bir kısmının burada oluşunun nedeni kanıtlardan kurtulmaktı, değil mi?Ο λόγος που βρίσκεται εδώ μέρος των ερειπίων είναι για να σβηστούν οι αποδείξεις, σωστά;
Harabelerin bir kısmının burada oluşunun nedeni kanıtlardan kurtulmaktı, değil mi?Часть этих развалин попала сюда, чтобы не оставалось улик?
Haradadan ayrılıp Makhelotta konakladılar.A hnuvše se z Arad, položili se v Machelot.
Haradadan ayrılıp Makhelotta konakladılar.A keď odišli z Charády, táborili v Makhelóte.
Haradadan ayrılıp Makhelotta konakladılar.Au pornit din Harada, şi au tăbărît la Machelot.
Haradadan ayrılıp Makhelotta konakladılar.Ði từ Ha-ra-đa và đóng trại tại Mác-hê-lốt .
Haradadan ayrılıp Makhelotta konakladılar.Ði từ Ha-ra-đa và đóng trại tại Mác-hê-lốt.
Haradadan ayrılıp Makhelotta konakladılar.És elindulának Haradából, és tábort ütének Makhélótban.
Haradadan ayrılıp Makhelotta konakladılar.Ils partirent de Harada, et campèrent à Makhéloth.
Haradadan ayrılıp Makhelotta konakladılar.In iz Harade odidejo in se ušatore v Makhelotu.
Haradadan ayrılıp Makhelotta konakladılar.Ja he lähtivät Haradasta ja leiriytyivät Makhelotiin.
Haradadan ayrılıp Makhelotta konakladılar.하라다에서 발행하여 막헬롯에 진쳤고
Haradadan ayrılıp Makhelotta konakladılar.Och de bröto upp från Harada och lägrade sig i Makhelot.
Haradadan ayrılıp Makhelotta konakladılar.Og de drog fra Harada og leiret sig i Makhelot.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod